Başbakan Hemşerilerine Yalan mı Söyledi? Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Eylül 2010
13 kişinin ölümüne neden olan felaket önlenebilir miydi? Büyük bölümü heyelan tehdidi altında olan kentte zaten "erken uyarı sistemi" vardı. Ama iddialara göre çalışacak personel olmadığı için sistem kullanılmıyordu. Dün Başbakan, sistemin kullanıldığını açıkladı. Ama belediye başkanları "Uyarı yapılmadı" diyor.
 
Doğu Karadeniz 80 Yıldır Selden Cekiyor Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Eylül 2010
Rize’de bir yandan sel felaketinin yaraları sarılmaya çalışılırken, diğer yandan mağdur vatandaşların isyanı yükseliyor.Rize’de yaşanan sel felaketinin ardından, ölenlerin toprağa verilmesi yaralıların tedavilerinin yapılması sonrası bu kez, evleri yıkılan ve evleri kullanılmaz hale gelen mağdur vatandaşlar, siyasilerin ve yerel yetkililerin kendileriyle yeterince ilgilenilmediğini ifade ederek adeta isyan ettiler.Yaklaşık 80 yıllık süreçte Doğu Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelen olaylarda 600’e yakın kişi hayatını kaybetti.
 
HES´çiler "Evet"i Bekliyor Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Eylül 2010
Köylülerin ve çevrecilerin Loç Vadisi’ndeki HES karşıtı nöbeti devam ederken, geçtiğimiz günlerde Şirket İnşaat Yüksek Mühendisi Bekir Sıtkı Esendir’in bölge halkına ve aktivistlere “Sizlere referanduma kadar tahammül ediliyor referandumdan sonra gözünüzün yaşına bakılmayacak” diye tehdit ettiği iddia edildi.
 
HES İnşaatlarında İşçi Ölümleri Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Eylül 2010
Kurulduğu yerlerde doğal yaşam alanlarına ağır tahribatlar veren hidroelektrik santrallerinin inşaatlarında da yeterli önlemler alınmıyor. Geçtiğimiz hafta HES inşaatlarında yaşanan kazalarda 2 işçi yaşamını yitirdi
 
Çevre ve Orman Bakanı:"Alliaoni" Diye Bir Yer Yoktur" Yazdır E-posta
Salı, 31 Ağustos 2010
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, İzmir’in Bergama ilçesinde Yortanlı Barajı’nın su toplama havzasında tartışmalara neden olan bölgeyle ilgili koruma kurulunun istediği şekilde düzenleme yapacaklarını belirterek, "Alliaoni’ diye bir yer yoktur, bu tamamen Paşa Ilıcası adıyla bilinen ve zaman içinde tadilatı yapılmış olan bir kaplıcadır" dedi.
 
Dünya İçin İşbaşına Yazdır E-posta
Salı, 31 Ağustos 2010
Küresel Eylem Grubu’nun aktivisti Yüce, “3. Boğaz köprüsünün yapımını engelleyemezsek, yeni otoyollar yerine, bisiklet ve raylı taşımacılığı yaygınlaştıracak devlet politikaları hayata geçmez ise bizlerin yaptıkları gezegenimizi kurtarmaya yetmeyecek. 10 Ekim tarihinde yaptığımız tüm işleri bir araya getirecek büyük yürüyüşler de yapacağız” dedi.
 
Aktüel Arkeoloji Dergisi Özel Sayısı: 'Barajlar Gerçeği ve Arkeoloji' Yazdır E-posta
Salı, 31 Ağustos 2010
Aktüel Arkeoloji dergisi 17. sayısını “Barajlar Gerçeği ve Arkeoloji” başlığı altında arkeoloji ve kültürel miras alanlarını tahrip eden barajlara ayırdı.
 
Hem İşten Çıkarıyorlar Hem De Köylülere Saldırıyorlar Yazdır E-posta
Pazartesi, 30 Ağustos 2010
Ulukışla Maden Köyü sınırları içinde yer alan Gümüştaş Maden İşletmesi bölgede huzursuzluk yaratmaya devam ediyor. Köylülerin mart ayında yaptırdıkları su analizleri sonucunda arsenikli çıkan köylerinin suyunun temizlenmesi yönünde onlarca kez şirkete başvurmasının ardından şimdi de köylerinin sularının kaçak yollarla şirket tarafından kullanıldığı ortaya çıktı.
 
Tarlabaşı Ranta Kurban Ediliyor Yazdır E-posta
Pazar, 29 Ağustos 2010
TMMOB Mimarlar Odası, hukuka ve kamu yararına aykırı, kamusal olanakların özel bir şirket yararına tahsis edilmesi niteliğinde olan, yıkımların siyasi iktidar, yerel yönetim ve Çalık Holding'in ortak projesi olduğunu belirterek, 'Neyin telaşındasınız' diye sordu.
 
Karagöl Can Çekişiyor Yazdır E-posta
Pazar, 29 Ağustos 2010
İzmir’deki Yamanlar Dağı’nda bulunan mesire alanlarından Karagöl, kurtarılmayı bekliyor. Kaynaklar Çevre ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Arif Şen, “Karagöl’ün suyunun rengi bile değişmiş. Çok yakında burada yaşayn canlı kalmaz.” derken Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri ise söz konusu yer yeni bir projeleri olmadığını kaydediyor.
 
'Yaşam Mücadelesi Veriyoruz' Yazdır E-posta
Pazar, 29 Ağustos 2010
Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Yazar Ömer Şan, 24 Ağustos günü Yazar Yelda Cumalıoğlu’nun Sabah gazetesi Ankara ekinde ve bazı İnternet sitelerinde yayınlanan ‘HES karşıtları pes dedirtince’ başlıklı yazısına, yanıt verdi.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Anasayfa
Kitaplık
Gündem
Haber Arşivi
Makale Arşivi
Basından Seçtiklerimiz
Çeviri Arşivi
Etkinlikler
Linkler
İletişim
Arama
Giriş Formu
İsim Parola
Hatırla
Parolam? Kayıt Ol
Paylaş
Add to: Icio Add to: Yigg Add to: Digg Add to: Del.icoi.us Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Blogmarks Add to: Technorati Add to: Google Information
by: Camp26.Com
Kimler Sitede?
  • bulut

Image

ANAYASA REFERANDUMUNDA HUKUKİLİK/YERİNDELİK DENETİMİ TARTIŞMALARINA DAİR BİR NOT (EY İKTİDAR MESAJIN KİME...?)

Anayasa paketinin bizce en önemli maddesi kamu emekçilerinin sendikal hakları üzerine yapılması düşünülen değişiklik. Bu konuda her örgütlü kesimden güçlü birleşik mücadele çağrıları yükselmesini beklerken son günlerde okuduğumuz her üç yazıdan birinin anayasanın 125. maddesine yapılan yargı yerlerinde yerindelik denetimi yapılamayacağına dair ek ile ilgili olması pek şaşırtıcı ( belki de değil).  Ancak madem bu konu bu denli heyecanlı bir tartışma yarattı tarihe bir not düşmenin biz ekolojistler açısından da önemi olması gerekir. Seçilen kavram setlerinin ideolojik bir tercih olduğu hatırlanacak olursa geriye dönüp referandum günleri hatırlamaya çalışanlar açısından bu konuda da yalnızca  evet – hayır yazısı yazmak gibi bir niyetimiz olmadığı da anlaşılacaktır. Elbette konunun anayasa hukuku kadar hukuk felsefesi alanına giren yanları da var. Ancak konuyu bu denli geniş ele almak bu yazının haddi değil.

Devamını oku...
 

Image

DERSİM'DE ORMAN YANGINLARINI DURDURMAK İÇİN AÇIK ÇAĞRI...

Dersim yanıyor...Dersim yakılıyor...38 de ataları katledilen neslin şimdilerde devlet eliyle doğası katlediliyor. Son günlerde Türkiye’nin değişik illerinde çıkan orman yangınları yaygın medyada üçüncü sayfa duyarlılığıyla yer alırken, yakılan ormanlarla ilgili tam bir sansür uygulanıyor. Ormanların yağmasını hızlandıran bu uygulamalar karşısında, iklim değişikliği konusunda hükümetin adım atmasını beklemek ise tam bir hayalperestliğe dönüşüyor. Daha 18 Ağustos 2010 tarihinde, İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu ile ilgili genelge yayınlayarak iklim değişikliğinin “tehlikeli boyutlara vardığı” kabul edilmesine karşın yakılan ormanlar konusunda bir adım atılmıyor.  Yanan Kürt coğrafyası olunca ses daha bir kısık çıkıyor, ateş düştüğü yeri yakıyor.

Devamını oku...