Bu Topraklar Hep Gözyaşları İle Islanmak Zorunda mı ? (Ahmet YARAŞ) Yazdır E-posta
Pazar, 26 Eylül 2010
Yıl 1980’di.  

Darbeyi yapanlar toplumu susturmak için ilk kurbanlarını vermek için zemin hazırlıyordu.

Erdal Eren  daha 17 yaşındaydı.

Ancak idam edilmesi için çoktan karar verilmişti.

Birtakım düzmecelerle -yaşının küçük olmasına rağmen- idam sehbasına götürüldü.

Yığınlar suskundu.

Korkutulmuştu.

O yıllar sözün bittiği yerdi.

Yıl 2010.

Toplum bu süreçte biraz da olsa demokratikleşti.

Seçimler yapıldı.

Hatta o darbeyi yapanların yargılanması  konuşuldu.

Başbakan, Eren’le birlikte idam edilenlerin adını anarak miting meydanlarında gözyaşı döktü.

Ancak o günlerde oldugu gibi bugünde;

Allianoi’un ‘iki tane Gavur Taşı’ diyenler hala yetkili masaların arkasında.

Yüzde yirmisi kazılmış Allianoi’un infazı gündemden düşmüyor.

Çünkü yetkili makamların bazıları infaza çoktan karar vermiş

Yetkili bakan, önce ‘caresizliğini’ iki gün sonra da  ‘konunun fazla abartıldığını’ ifade edebiliyor.

Gençler bu infaza karşı Allianoi’da çadırlarda sabahlıyor, kendilerini zincire vuruyor.

Yığınlar gözyaşı döküyor.

Henüz infaz edilemeycek kadar genç Allianoi’un idamını beş yıldır hukuk reddediyor.   

Arkadan dolanılıyor.

30 yıl öncesi gözlerimin önüne geliyor.

Toplum suskun, telefonlar dinleniyor, medya kuşatılmış, hukuk …

Ancak yine kurban verilmesi kaçınılmaz gibi.

Çünkü ardından Hasankeyf, Yuvarlakçay, Munzur, Loç, Senoz var.

Dün gencecik fidanlar infaz edildi.

Bugün kültür ve doğa infazın eşiğinde.

30 yıl sonra,

İnfaz edenler bugün Erdal’ı geri getiremiyor. Ve toplum olarak bu utançla yaşıyor.

Yarın bu kez küçük çıkar hesapları uğruna katledilmiş kültür ve doğa geri gelmeyecek.

Bir başka referandum yapılacak.

Bugünün politikacıları tarih olacak.

Erdal gibi Allianoi’da yaşayan bir efsane olacak.

Belki doğa ve kültür sever bir Başbakanımız olacak.

Allianoi’da yapılan yanlışları görecek, hatta insan olacak ve gözyaşı dökecek.

Muhalefet biz neredeydik diye yine kendini sorgulayacak.

Çocukları ebebeynlerinin bu suçluluğu ile yaşamak zorunda kalacak.

Bu topraklar hep gözyaşları ile ıslanmak zorunda mı ?


Yrd.Doç.Dr. Ahmet YARAŞ

www.allianoi.org

e mail : Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Trakya Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi
Arkeoloji Bölümü
22100 EDİRNE

 
< Önceki   Sonraki >