"Çare Direniştedir, Çaresizliği Öğrenmeyeceğiz!" Yazdır E-posta
Salı, 11 Mart 2008
Kışladağ Altın Madeni’nin, Danıştay kararıyla mühürlenmiş olmasına rağmen Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen bir talimatla yeniden açılması İnay köylülerini harekete geçirdi. “Çaresizliği öğrenmeyeceğiz” sloganıya bir basın açıklaması yapan İnay Vicdan Hareketi, AKP’nin Kanadalı Eldorado Gold-Tüprag şirketine sağladığı “kolaylığı” teşhir etti.

Kışladağ’da bulunan Kanadalı Eldorado Gold-Tüprag şirketine ait altın madeninin, Danıştay kararıyla mühürlenmesinden birkaç ay sonra, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen bir talimatla yeniden açılması İnay köylülerini harekete geçirdi. “Çaresizliği öğrenmeyeceğiz” sloganıya bir basın açıklaması yapan İnay Vicdan Hareketi, AKP hükümeti tarafından Danıştay kararının nasıl çarpıtılarak Kanadalı şirketin önünün açıldığını teşhir eden bir basın açıklaması yaptı.

Fiili suç duyurusu niteliğinde de olan basın açıklamasında, Çevre Bakanlığı ve Uşak Valiliği’nin suç işlediği dile getirildi ve İnay Vicdan Hareketinin sonuna kadar bu hukuksuzluğun takipçisi olacağı vurgulandı. İnay köylülerinin “çaresizliği öğrenmeyeceği” vurgulanan açıklamada “insanları, yurdumuzu ve yerküreyi seviyoruz. Bu sevgimizi elimizden alamayacaklar” ifadelerine yer verildi.

İnay Vicdan Hareketi tarafından yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

SUÇLUYORUZ!

Ey insanlar, demokratlar, hukukçular, çevreciler, kadınlar...

Elimizde Uşak valiliğinin bir açıklaması var. Lütfen okuyun. Bakanlık kanunsuz emir verebilir mi? Bir vali bu kanunsuz emri uygulayabilir mi? Bakanlık kanunsuz emir verirse, bu emri vali uygularsa suçlu olmazlar mı? Peki bunların yakasına kim yapışacak? Danıştay’ın 6. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararı ortadan kalkmamışken, “Ben bu kararla bu madeni açarım, bir kılıfını bulurum ve delerim bu kararı” denebilir mi? Hukuk fakültelerinin “idare hukuku” derslerinde, kötü örnekler olarak okutulması gereken olaylar yaşanıyor Kışladağ’da.

Nasıl olduğunu anlatalım sizlere:

Uşak’taki Kışladağ Altın Madenini 06.03.2008 tarihinde yasadışı bir şekilde yeniden açtılar. Hem de kamuoyunu yanıltarak, yalan beyanlarda bulunarak açtılar. Bu nedenle hukuk tanımayan ve yalan açıklamalarla kamuoyunu yanıltan Eldorado Gold-Tüprag yetkililerini suçluyoruz. 

Sadece şirket yetkililerini de değil, şirket yetkilileriyle elele verip hukuksal durum apaçık bizim (toprağın, suyun, havanın, yaşamın) lehimizeyken, tam tersine bir durum varmış gibi madenin açılmasına izin veren Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerini de suçluyoruz. Onları şimdi de tarih önünde de suçluyoruz. 

Gerçek durum şudur: 11.07.2006 tarihinde resmen açılışı yapılan altın madeninin ÇED olumlu belgesinin iptali davası açılmış, Manisa idare mahkemesi 2 ye 1 oyla itirazımızı reddetmiş ama temyiz incelemesini yapan Danıştay 6.Dairesi oy birliğiyle 09.07.2007 tarihinde işlemin yürütülmesini durdurmuştur. Ve Kışladağ altın madeni 17.08.2007 tarihinde resmen kapatılmıştır. Danıştayın ÇED olumlu belgesinin “açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanmasını telafisi imkansız zararlar doğacağı için” yürütmesinin durdurmuş olmasına bağlı olarak; madenin Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müessese Deneme İzni, Açılma Ruhsatı, su kuyularının açılmasının izinleri vb. de iptal edilmiş ve madenin açılması hukuken olanaksız hale gelmiştir.

Bunun üzerine şirket ve bakanlık yetkilileri madenin yeniden açılması için fırsat kollamışlardır: Maden kapalıyken Liç alanının genişletilmesi, 8 Kasım 2007 tarihinde şirket patronunun bakan Kürşat Tüzmen’e yazdığı mektup, şirketin internet sitesinde “Türkiye’de hükümet yetkilileriyle görüşmelerimiz devam ediyor, en kısa zamanda madeni açacağız,” biçimindeki açıklamalar fırsat kolladıklarının bazı örnekleridir. 

06.02.2008 tarihinde Danıştay 6. dairesi, Manisa İdare mahkemesinin bizim aleyhimize olan kararını esastan bozmuş, “yeniden bilirkişi heyeti oluşturulması ve , siyanür liçi yönteminin uyuşmazlık konusu altın madeni tesisinin yer aldığı alanın ve çevresinin topoğrafik, meteorolojik, hidreolojik, toprak yapısı vb. unsurlar dikkate alındığında bilimsel, teknik, ekonomik ve çevreye uyum yönünden seçilen en uygun teknik olup olmadığının, bu yöntemle ortaya çıkacak diğer ağır metallerin ve siyanür liç  yönteminin çevre ve insan sağlığı, toprak, su, hava, flora ve faunaya olan tüm etkilerinin ÇED raporu ile birlikte bir bütün olarak incelenerek açıklığa kavuşturulması gerektiği…” ne karar vermiştir. Yani Danıştay 6. Dairesi bizim itirazlarımızı haklı bularak bunları söylemiştir. İdari Yargılama Usulü Yasasının 52. maddesi gereğince bu bozma kararı, 9.7.2007 tarihli yürütmeyi durdurma kararı kalkmamıştır, yürütmeyi durdurma kararı devam etmektedir. Eğer devam etmeyecek olsaydı, Danıştay kendisi kaldırırdı. Manisa İdare mahkemesi de Danıştay’ın anılan kararını taraflara duyurmuştur. Başkaca bir karar vermemiştir. Özet olarak durum budur!

Teşhir Ediyoruz!

Fakat bu topraklarda Bizans’ın ezeli entrikacı ruhu dolaşmaktadır. Osmanlı döneminde şer’i kolaylık olarak kök salmış olan bu kültür, günümüzde hukuka karşı hile yapma edimi olarak işlemektedir. Bunu bildiğimiz için defalarca kamuoyuna kaygılarımızı açıklamıştık.

Çokuluslu şirketin çıkarına uygun bir “kolaylık” bulmayı çok isteyen devlet yetkilileri, 2008 yılı başından bu yana Eldorado Gold-Tüprag şirketinin madenin açılması amacını güden kampanyasına yardımcı olmuş ve şimdi Danıştay kararını çarpıtarak altıncı firmaya fırsat yaratmıştır.

Danıştay’ın Yürütmeyi Durdurma kararını geçersiz saymışlardır.

Çevre ve Orman Bakanlığı yargı kararına aykırı biçimde kanunsuz emir vermiş, Uşak valisi de bu kanunsuz emri uygulamıştır. Anayasa’nın 137. maddesine göre; “Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.” Çevre Bakanlığı ve Uşak Valiliği suç işlemiştir.

Bu uygulama sonucu 07.03.2008 tarihli basında “Danıştay 6. Dairesi, Uşak Kışladağ’da bulunan “Kışladağ Altın Madeni” hakkında verilen “yürütmenin durdurulması” kararını esastan bozdu” şeklinde haberler yaptırılmıştır. “Kışladağ altın madeninin sahibi Tüprag Metal Madencilik Şirket Müdürü Mehmet Yılmaz, “Yüce yargının verdiği bu kararın gerektirdiği hukuki süreç devam etmekte olup, yine karara istinaden uygulanması gereken idari süreç de ilgili kamu kurumlarınca başlatılmış ve nihayet Kışladağ Altın Madeni tekrar Yurt Ekonomisine katma değer sağlamaya başlamıştır” dedi, denilerek kamuoyuna yalan beyanda bulunulmuştur. 

Çare direniştedir, çaresizliği öğrenmeyeceğiz!

İşte bu nedenlerle Eldorado Gold-Tüprag şirketi yetkililerini, Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerini ve  Uşak Valiliğini suçluyoruz. Suç duyurusunda bulunacağız. Tazminat davaları açacağız. Her türlü hukuksuzluğa varlığımızla ve aklımızla karşı duracağız. Bergamalılara reva görülen haksızlığa karşı durduğumuz gibi şimdi de direneceğiz.. “Hukuka karşı hile de yaparız, kanunsuz emir de veririz, sizin lehinize olan durumu bile aleyhinize çeviririz, çünkü biz iktidarız” demeye getirerek, bize çaresizliği öğretmeye çalışıyorlar. Ama yanılıyorlar. Çare ellerimizdedir, çaresizliği öğrenmeyeceğiz. Çare biziz, çare yaşama sahip çıkmaktır, çare suya, havaya, toprağa ve tohuma sahip çıkmaktır diyenlerle yan yana olacağız. Oyunlarını bozacağız. Eldoarado Gold-Tüprag’ın çıkarına, kamu yararına aykırı hukuksuzluklara karşı yaşamı savunmayı sürdüreceğiz. Çünkü insanları, yurdumuzu ve yerküreyi seviyoruz. Bu sevgimizi elimizden alamayacaklar!... 

İNAY VİCDAN HAREKETİ
Dönem Sözcüsü
Muammer Sakaryalı

11/03/2008
sol

 
< Önceki   Sonraki >