Çiçeklerle Konuşan Kitap Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Ekim 2007
Prof. Erdoğan Tekin, 1500'ü aşkın çiçek türüne ilişkin 30 bin dolayında renkli fotoğraf içeren eşsiz bir koleksiyon oluşturmuş

Ankara'da, İrfan Şahinbaş Sahnesi'nde provadayım. Her yer "aynı sefa" çiçekleriyle kaplı... Muhsin Ertuğrul 'un elli yıl önce "Belki ileride burada bir deneme sahnesi kurulur" diye aldırdığı araziye gerçekten bir deneme sahnesi kurulmuş olması, ne zaman düşünsem sevindirir beni. Devlet Tiyatroları'nın dekor-kostüm atölyeleri, depoları, prova sahneleri, misafirhaneleri geniş bir alana serpiştirilmiştir burada. İşin en güzel yanı, prova yapılan kapalı mekândan dışarı çıktığınızda bir avuç doğa parçasıyla karşılaşma olanağı bulursunuz... Günümüzün büyük kentlerinde kolay rastlanmayan bir ayrıcalık...

KENTLEŞME: İSTİLA

Bizde kentleşme, her şeyin apartmanlara ve otomobillere göre düzenlendiği bir istila gibi yaşanıyor. Beton ve asfalt, hayatımızın gözeneklerine dek girmiş durumda.

İki katlı bir ev. Orta büyüklükte bir bahçesi de var. Veriliyor müteahhide. Oluyor en az sekiz-on katlı bir apartman. Çeşitli toplumsal ve ekonomik etkenler dikkate alındığında anlaşılmaz bir şey yok bunda. Apartman o iki katlı evden daha geniş bir alanı kaplıyor doğal olarak. Bahçe, yani yaşam alanımızın çevresinde doğayla kesiştiğimiz yüzölçümü daralıyor. Buna da peki diyelim. Ama o da yetmiyor, bahçe de istila ediliyor. Birazı asfaltlanıp otopark oluyor, geri kalanı da herhalde aman çamur olmasın düşüncesiyle betonla "sterilize" ediliyor. Bir parça toprak kalırsa geriye, orası da çimleniyor. Eski bahçelerin insanı çiçekle, otla, ağaçla daha özgürce buluşturan güngörmüş yabanlığından eser kalmıyor. Evimin yakınındaki büyük bir apartmanın her nasılsa "sağ kalmış" genişçe bir bahçesi var. Ne zaman yolum düşse, süs çiçekleriyle yaban çiçeklerinin o bahçedeki uyumu içimi ferahlatır, kara hindibalara gözüm takılır, laf atarım geçerken. (Evet, çiçeklerle konuşmayı severim. Evdekilerle sohbet bile ederim.) Geçenlerde bir baktım, çim biçme makinesiyle dümdüz edilmiş, zapturapt altına alınmış o canım bahçe, güzelim hindibalar öbek öbek yığılmış kenarlara. "Niye" diye sordum kapıcıya; ev sahipleri "Bahçede pislik oluyor, temizleyelim" buyurmuşlar.

Böyle yaparak "yaban" ı yaşamımızdan kovmuş oluyoruz aklımız sıra, sonra çöküyoruz sterilize ortamlarımızda televizyonlarımızın karşısına, insanın yaptığı her türlü vahşetin görüntülerini izlemeye koyuluyoruz, uygarız ya...

TÜRKİYE'NİN EN GÜZEL YABAN ÇİÇEKLERİ


Bu ruh hali içindeyken elime geçen bir kitap, daha doğrusu iki ciltlik muhteşem bir çalışma yaralarımı sardı, sanki kaybettiklerime kavuşturdu beni: "Türkiye'nin En Güzel Yaban Çiçekleri" . ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak 40 yıl çalıştıktan sonra emekli olan doğa âşığı Prof. Erdoğan Tekin , 50 yıldır sürdürdüğü fotoğrafçılık merakını, 1980'lerin başından itibaren Türkiye'nin yaban çiçeklerine yoğunlaştırmış ve 1500'ü aşkın çiçek türüne ilişkin 30 bin dolayında renkli fotoğraf içeren eşsiz bir koleksiyon oluşturmuş. İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan 1. cildin büyük bir ilgiyle karşılanması (kitabın 4. baskısı çıktı) üzerine hem botanikçi hem de doğa fotoğrafçısı arkadaşlarından yardım alarak 2. cildi de yayına hazırlamış. İki cildin toplamında sergilenen yaban çiçeği türü sayısı 1700'ü buluyor. Prof. Tekin'in söylediğine göre, bu sayı Türkiye'deki yaban çiçeği türlerinin ancak yüzde 13'ü kadar. Türkiye florası, 13 bine yaklaşan tür sayısıyla, Avrupa'nın toplamından daha zengin bir çiçek dünyasını temsil ediyor. (Fikir vermesi için bir karşılaştırma: 3 bin tür içeren İsviçre florası çok zengin kabul ediliyor.)

Tamamı renkli ve mükemmel fotoğraflardan oluşan, kuşe kâğıda basılmış ve son derece özenli bir çalışmayla hazırlanmış kitapta, çiçeklerin Latince, Türkçe ve İngilizce familya ve tür isimlerinin yanı sıra hangi bölgelerde ve yüksekliklerde yetiştikleri, çiçeklenme ayları gibi bilgiler de yer alıyor. Latince, Türkçe ve İngilizce dizinler de kullanımda büyük kolaylık sağlıyor. Sayfaları çevirirken, sanki objektife poz vermiş, sanki hareketlerinin bir anı fotoğraf karesinde dondurulmuş gibi duran o yaban çiçeklerinin güzelliği karşısında insanın nefesi kesiliyor. Kim bilir kaç kez, "Böyle bir şey nasıl olabilir? Bu nasıl bir güzellik, nasıl bir ahenk" derken yakaladım kendimi. Yıllar önce Arhavi Belediye Başkanı, Kaçkarlar'ı dolaşması için araç ve sürücü verdiği Prof. Erdoğan Tekin'e sormuş: "Hocam, bizim sürücü fotoğraf çekerken senin çiçeklerle konuştuğunu söylüyor. Çiçekler seni anlıyor mu?" Belli ki çiçekler Erdoğan Tekin'i, Erdoğan Tekin çiçekleri anlamış. "Çiçeklerle konuşan adam", çiçeklerle konuşan, nergise, çiğdeme, gülhatmiye, civanperçemine, gelinsaçına, çalı nevruzuna isimleriyle seslenen bir kitap çıkarmış ortaya.

Erdoğan Tekin'e, İş Bankası Kültür Yayınları'na ve bu kitapta emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Cumhuriyet 01.10.2007

 

 
< Önceki   Sonraki >