Çin'in Su Planları Hindistan'ı Endişelendiriyor (Sudha RAMACHAN, Çev.: Kızılca YÜRÜR) Yazdır E-posta
Perşembe, 11 Aralık 2008
Çinve Hindistan henüz on yıllardır süregiden toprak anlaşmazlılarını çözememişken, yeni bir çatışma alanı eski sorunları gölgede bırakacak gibi görünüyor. Kaynakları Tibet'te bulunan bir nehrin sularını kurak bölgelerine yönlendirmek isteyen Çin, bu projeyi gerçekleştirirse, Hindistan'ın kuzeydoğusunu susuz bırakacak. Bu durumda, Asya'nın ili devi arasındaki gerilim, muazzam boyutlara sıçrayabilir. Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, son Pekin ziyaretinde su konusunu açtığında, su kıtlığının Çin ulusunun varlığını tehdit etmekte olduğu cevabını aldı.

Çatışmaların odağındaki nehir olan Brahmaputra, Yalong Tsangpo adıyla anıldığı Güneybatı Tibet'te başlıyor. Neir güney Tibet'te doğuya doğru 1600 kilometre akarak, en doğu noktasında, Şuomatan ucu denilen yerde, keskin bir viraj alıyor. Burası tam da nehirin Hindistan'a girerek, diğer iki büyük nehirle birleştiği ve Brahma putra nehrine dönüştüğü kısım. Daha sonra nehir Bangladeş'e doğru kıvrılarak,Ganj nehrine katılıyor ve Bengal Körfezine akmadan önce, dünyanın en büyük deltasını oluşturuyor.

Çin, Şuomatan ucunda suların akış yönünü değiştirerek, 40,000 meawat hidroelektrik gücü üretmeyi ve insan eliyle yapılmış 3 yeni ırmak yaratarak, buzla kaplı Tibet yaylalarından gelen suyu, kurak Batı Çin'e aktarmayı planlıyor.

Bu su yönlendirme projesiyle Tibet yaylasında doğan Yalong, Dadu ve Cinşa nehirlerinden su alınacak ve Sarı nehre yönlendirilecek. Projenin amacı su açısından fakir olan uze ve kuabatı bölgelerinde, insan kullanımı, özellikle tarım ve sanayi alanında kullanılabilecek su sağlamak. Bu su yönlendirme projesi, suları doğu, orta ve batı olmak üzere,üç farklı yöne dağıtacak. Yalong Tsangpo'nun Şuomatan'dan yönlendirilmesi projenin batı ayağını oluşturuyor ve tenik açıdan da proenin en zor kısmı.

Pekin açısından, projenin yapılmasına dayanaksağlayan argümanlar basit görünüyor. Çin'in dörtte birden fazlası çöl kategorisine giriyor. Kuzey ve kuzeybatı'da ciddi su sıkıntısı var. Giderek artan su tüketimi, hızlı sanayileşme ve suların tarım ve endüstriye bağlı olarak neredeyse gi dönüşümsüz kirletilmesi Çin nehirlerinin çoğunun suyunu kullanılmaz hale getirdi. Ayrıca, Sarı nehrinbazı kısımları kurumaya başladı. Oysa Tibet yaylalarındaki buz katmanlarından beslenen nehirlerde çok su var.  Su yönelndirme projesi tamamlandığında, yıllık 40 trilyon kübikmetreden fazla su Çin'in susuz bölgelerine akarak, buraların susuzuğuna çare olacak.

Tibet yaylasında su olduğ doğru. Burası Asya'nın en önemli su kaynağı ve aralarında Yalong Tsangpo/Brahmaputra, Sutlej ve  Indus'un da olduğu, en büyük 10 nehrinin, doğduğu yer. Çin, Hindistan, Bangladeş, Nepal, Pakistan, Tayland, Miyanmar, Laos, Kamboçya ve Vietnam, yani dünya nüfusunun %47'si, Tibet yaylasından doğan sulara bağımlı halde yaşamını sürdürüyor.

Ancak, Tibet buzlarından beslenen sular da sonsuz değil. Tibe yaylası buzla kaplı, ama aslında kuru ve fazla yağmur almayan bir bölge. Suyun kaynağını büyük ölçüde, küresel ısınma dolaysıyla eriyen buz katmanları oluşturuyor. Eğer artan ısı dolayısıyla hızlanan erime, Çin'in suları doğal yollarından başka yerlere yönlendirmesi de eklenirse, on yıllar içinde Tibet susuz ve kurak bir bölge haline gelecek. Ayrıca, oluşacak ekolojik felaket, henüz görülmemiş boyutlarda olabilir.  

Sadece Tibet değil, suyun akışına göre alt bölgeler olan Hindistan ve Banglade de tehlike altında. Suyun yönlendirilmesi, buralarda yaşayan milyonlarca insanın yaşam varlığını tehdit edecek. Bu bölgelere tarım ve balıkçılık imkansız hale gelecek, gelmeye devam eden su da, akış gücünü kaybedeceğinden, tuzlanacak ve toprağın tuzlanmasına yol açacak.

Ganj suyunda bir azalma dolayısıyla, halihazırda milyonlarcainsa Bangladeş'ten Hindistan'ın kuzeydoğusuna göç etti. Bu göç dolayısıyla, bölgede şimdiden ciddi etnik çatışmalar yaşanıyor. Brahmaputra suyunun kesilmesi, bölgedeki çatışaları tehlikeli boyutlara taşıyabilir. 

Ayrıca bu su projesiyle, Çin her an Hindistan'ın ana su kaynaklarını tamamen kesebilecek güce kavuşarak, politik anlamda da tehlikeli bir aktör haline gelecek. 

Şimdiye dek, bölgede ciddi su felaketleri (seller, su basmaları vs.) yaşanması dolayısıyla, Hindistan Çin ile hidrolojik veri alış verişinde açıkık önermiş, ancak bir yanıt alamamıştı. Çin'in bilgi paylaşma ve bölgesel kararları, etilenen ülkelerle beraber alma konusundaki ketum tavrı göz önüne alınırsa, bu büyük su yönlendirme projesinin, gelecekte ciddi felaketlerin habercisi sayılabileği söylenebilir.
 
Asia Times Online. 9 Aralık, 2008.

Makaleyi yazan Sudha Ramachan, Bangalor'da yaşıyor ve bağımsız gazetecei olarak çalışıyor.

Kızılca YÜRÜR, Ekoloji Kolektifi- İstanbul
09.12.2008

 

 
< Önceki   Sonraki >