|
Cumhuriyetin Belleği Yıkılıyor |
|
|
|
Pazartesi, 08 Ekim 2007 |
|
"Mimarlık yapıtları bir ülkenin belleğinin en önemli öğeleri arasındadır ve kayıpların devam etmesi halinde ülke halkı bir süre sonra belleğini yitirecektir" diyen Mimarlar Odası, kamuoyunu ve tüm ilgilileri, "Cumhuriyetin mekân ve yapılarını korumaya ve günümüz yaşamının ayrılmaz parçaları olarak değerlendirmeye; aynı kapsamda AKM yıkımını da durdurmak için herkesi somut girişimlerde bulunmaya" davet etti.
Cumhuriyet devriminin "çağdaşlaşma bilinci" ni mimariye de yansıtan örnekleri yaşatmak üzere "Cumhuriyet Dönemi Mimari Mirasının Belgelenmesi, Korunması ve Değerlendirilmesi" çalışmalarını başlatan Mimarlar Odası, hükümetin "yıkmak" istediği İstanbul-Atatürk Kültür Merkezi'nin (AKM) de aynı kapsamda korunmasını istiyor.
Odanın 5 Ekim 2007 tarihli basın açıklamasında, geçmişe saygısız imar politikaları yüzünden "Cumhuriyet kurumlarının Cumhuriyeti yok ettiği" vurgulanarak AKM için şunlar anımsatılıyor: "AKM yıkımının, üstelik İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi bağlamında oluşturulan yasa tasarısının içerisine ironik bir biçimde sokularak TBMM komisyonlarından geçmesi, içinde bulunduğumuz kaygı verici koşulları apaçık ortaya koymaktadır..."
TALİHSİZ BİR YASA
Mimarlar Odası önemli bir vurgulama yapıyor. AKM tartışması gerçekten de "kaygı verici" boyutlara tırmandırılmıştır.
Koruma Kurulu tarafından bir "Cumhuriyet mirası" kimliğiyle ve döneminin çağdaş mimarlık anlayışını da simgelediğinden ötürü "kültür varlığı" olarak belirlenmiş bir binanın, İstanbul'un "Avrupa Kültür Başkenti" olacağı 2010 yılında da etkinliklere ev sahipliği yapması gerekirken, artık "eski" diği gerekçesiyle ortadan kaldırılmasına çalışmak nasıl bir kültür anlayışıdır?
Hükümetin bu niyetini TBMM'den geçecek kültür amaçlı bir yasaya bile yansıtması, ulusun temsilcisi parlamento adına ne kadar düşündürücüyse; önceki Bakan Atilla Koç dönemindeki yersiz gerilimleri gidermesi beklenen yeni Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın böyle bir yasaya seyirci kalması da o kadar düşündürücü...
Gerçi Bakan Günay; "Yenisi 2010'a yetişmezse yıktırmam" diyerek AKM'nin "şimdilik" kalacağını açıklamış gibi olsa bile asıl söylenmesi gereken "Bu bina Cumhuriyetin ve İstanbul'un bellek değeridir; korunacaktır" değil midir?
MİMARLAR ODASI'NIN ÇAĞRISI
Nitekim, yine Mimarlar Odası açıklamasında, "Mimarlık yapıtları bir ülkenin belleğinin en önemli öğeleri arasındadır ve kayıpların devam etmesi halinde ülke halkı bir süre sonra belleğini yitirecektir. Bu yitirilecek olan bellek aslında, halen içinde yaşadığımız, vatandaşı olmakla övündüğümüz Cumhuriyet'in belleğidir..." denerek şunların da altı çiziliyor: "AKM dahil Cumhuriyet dönemi yapıları;
* Tasarlandıkları dönemin ve onu tasarlayan mimarın içinde yaşadığı toplumun anlayış, gereksinme ve ilişkilerinin somut göstergeleri olarak belge değeri;
*Kentsel belleğin bir parçası olarak kimlik değeri;
*Tasarlandıkları ve inşa edildikleri dönemin tasarım ve mimari anlayışını yansıtması açısından mimari değer;
*Toplumun gereksinmesini halen karşılayabilmesi açısından işlevsel ve ekonomik değer;
*Belleğimizdeki bir olayla ilişkisi bakımından anı değeri taşımaktadırlar..."
Bütün bu anımsatmalar ışığında AKM tartışmasına bakıldığında, binanın yıkımı yönündeki "siyasal istem" in aynı anda Cumhuriyetin kimi değerlerine karşı çıkışların da giderek arttığı bir süreçte gündeme gelmesi dikkat çekiyor...
Bu nedenle Mimarlar Odası, kamuoyunu ve tüm ilgilileri, "Cumhuriyetin mekân ve yapılarını korumaya ve günümüz yaşamının ayrılmaz parçaları olarak değerlendirmeye; aynı kapsamda AKM yıkımını da durdurmak için herkesi somut girişimlerde bulunmaya" davet ediyor... OKTAY EKİNCİ Cumhuriyet 08.10.2007 |