Rize’nin Fındıklı ilçesinde faaliyet gösteren Karaali çay fabrikası, Fındıklılıların tepkisini, açtığı tazminat davası ile durdurmaya çalışıyor. Karaali patronu, “Fabrika çevresinde çevrecilik bahanesiyle ellerinde ağır hakaretler içeren dövizler taşıyan protestocular hakkında da şikayetçiyiz” diyerek, Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’na açtığı 100 bin TL’lik tazminat davasının ilk duruşması dün Fındıklı’da yapıldı. Dava, Fındıklılı çevrecilerin de katıldığı onlarca kişi tarafından izlendi. Davayı izleyen Fındıklılılar davanın fabrikanın çevreye verdiği zarara karşı mücadele eden Fındıklı halkını sindirmek için açıldığını belirtti
ŞİKAYETLER GÖRÜLMEDİ
Fındıklılılar, Karaali çay fabrikası ve Rize ilinde faaliyet gösteren çay fabrikalarının insan sağlığını tehdit ettiği, bölgede kurulu olan çay fabrikalarının büyük çoğunluğunun ruhsatsız çalıştığı, çevre ve halk sağlığını korumak için gerekli tedbirlerin alınmadığı, halk sağlığını korumakla görevli kamu otoritelerinin görevlerini yapmadığını belirten birçok basın açıklaması yapmışlardı. Açıklamalarında gerekli tedbirleri almadan çalışan fabrikalara sessiz kalmayacaklarını belirten yöre halkı, birçok kez Fındıklı Belediyesi, Rize Valiliği ve sağlık müdürlüklerini göreve çağırmışlardı. Açıklamalarında Anayasanın 56. maddesine de dikkat çeken yöre halkı, “Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkı olduğunu” belirtmiş ve bölgedeki fabrikaların bu hakkı ihlal ettiğini vurgulamıştı. Karaali Çay San Tic. AŞ. Ve Tabçay Gıda San. İns. Taz. Dış. Tic. AŞ hakkında savcılığa çevreyi kirletmekten ve kaymakamlığa ise gürültü, çevre kirliliği ve fabrikanın sanayi ruhsatının iptali talebinde dilekçelerle başvurmuşlardı. Fındıklıların şikayetleri ve suç duyurularına hiçbir takip yapılmamıştı.
HABERİ YAPMAK SUÇ!
Fındıklı halkının bu eylemleri üzerine Karaali Çay San Tic. AŞ ve Tabçay Gıda San. İns Taz. Dış. Tic. AŞ vekili Av. Şükrü Bülbül, basın açıklamasını haberleştiren fındıklıhaber.com yetkilileri ve basın açıklamasını okuyan Mehmet Bekaroğlu ile gösteride bulunan kişiler hakkında hakaret, iftira, izinsiz gösteri yürüyüşünde bulunmak iddiasıyla şikayette bulundu. Basın açıklamasını izleyen kişiler için de, “Fabrika çevresinde çevrecilik bahanesiyle ellerinde ağır hakaretler içeren protestocular hakkında da şikayetçiyiz. fındıklıhaber.com adlı haber sitesinin de yalan ve iddialarla dolu haberi iş birlikçi bir şekilde asılsız olarak haber yapması da bu suça ortak olduğunu gösterir” denmişti.
Dün tarafların hazır bulunduğu duruşmada mahkeme delillerin toplanması için davayı 13 Aralık 2011 tarihine erteledi.
DAVA HALKI SİNDİRMEK İÇİN AÇILMIŞTIR
Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu: Benim evim fabrikanın hemen karşısındadır. Bahçelerimizde meyve ve sebzelerimizi toplayamıyoruz. Evlerimizin içi, balkonlarımız kurum doluyor. Dahası güzelim memleketimiz bize haram oldu, bu fabrika dolayısıyla evlerimizde rahat edemiyoruz. Bütün bunların maddi ve manevi bedeli nedir? Bunun için bizler maddi ve manevi tazminat davaları açacakken fabrika sahibi bana 100 bin TL’lik tazminat davası açıyor. Davanın iyi niyetle açılmadığı belli. Bu davayı açanlar beni ve yörede yaşayan insanları sindirmek istemektedir. Çay üreticilerinden düşük fiyata aldığı yaş çaydan para kazandığı yetmemiş gibi bir de tazminat davalarıyla servetini büyütmek istiyor. Hiç kuşku yok ki asıl kötü niyet bu davranıştır. Esasen maddi ve manevi zarar gören Fındıklıdaki insanlar, hayvanlar ve bitkilerdir. Fındıklılılar fabrikanın dumanını solumakta ve evlerinde oturamamaktayken bu davanın yörede yaşayanları sindirmekten başka amacı yoktur.
DAVANIN REDDEDİLECEĞİNE İNANIYORUZ
Mehmet Bekaroğlu’nun Vekili Av.Osman Zeki Erdoğan: Müvekkilim Mehmet Bekaroğlu Anayasal hakkını kullanmıştır. Fındıklılılar anayasal hakkını kullanmıştır. Sayın Bekaroğlu’nun hukuka aykırı bir işlem ve eylemi olmamasına rağmen, suç duyurusunda bulunulmuş. Bu da demek oluyor ki Fındıklılıların yaşanabilir bir çevre istemelerini fabrika sahipleri içine sindirememiştir. Bugün ilk davanın ilk duruşması görülmüştür, bizler haksız ve dayanaksız davanın reddedileceğine inanıyoruz.
DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
TÜM KÖY SEN Fındıklı Şube Başkanı Hasan Zorlucan: Bu davanın seyrinin takipçisi olacağız. Bugün burada yapılmak istenen doğasına ve geleceğine sahip çıkan Fındıklı halkını yıldırmaktır. Fabrika üretime geçtiği dönemde üreticiler, fabrika atıklarından ve dumanından kaynaklı sıkıntı çekiyor. Bölgemizde ilk kez bu sene şimşir ağaçlarının kuruduğunu gördük. Doğamız gerek HES ler gerekse diğer sanayi kirlilikleri nedeni ile kirlenme ve yok olma tehdidi altındadır. Buna üreticileri olarak izin vermemekte kararlıyız.
SAĞLIĞI TEHDİT EDENLERİN KARŞISINDA OLACAĞIZ
HAS Parti Rize İl Başkanı Hüsnü Kemal Zahimoğlu: Bizler insanın en yüce varlık olduğuna inanıyoruz. Biz insanlığın sağlığı tehdit edenlerin karşısında olacağız. Can taşıyan her varlığa bizlerin değer vermesi lazım. Karaali çay fabrikası çevre sağlığına dikkat etmek zorundadır. İnsana verdiği değer buradan anlaşılır. Fabrikaların çevre sağlığına dikkat etmesi gerekir. Bu konuda her türlü tedbir aldıktan sonra herkes fabrika açabilir. İnsana hizmet etmesi gerekir. Bu ülke kanserli çayı insanların gözüne bakarak içen bakanlar gördü. Karaali çay fabrikası bizce yaptığı hatadan geri dönecektir.
DAVA FINDIKLI HALKINA AÇILMIŞTIR
Emek Partisi Fındıklı İlçe Başkanı Yaşar Çervatoğlu: Kâr hırsıyla doğamız katlediliyor. Kapitalistlerin çevreye ve insana değer vermeyen vahşi talan ve sömürüsüne sessiz kalmayacağız. Bugün burada Mehmet Bekaroğlu şahsında Fındıklı halkı cezalandırılmak isteniyor. Asıl yapılması gereken Fındıklı halkının bir çok kuruma verdiği şikayet dilekçelerinin işleme alınmasıydı. Bu hâlâ yapılmadı ama hakkını isteyen Mehmet Bekaroğlu şahsında Fındıklılılara tazminat davası açıldı.
SUÇLU ÇEVREYİ KİRLETEN FABRİKADIR
Turgay Köse (Karaali Çay Fabrikası Eski Eksperi) : Ben Karaali çay meyvalı köyü beyaz su mahallesinde çay eksperliği yapıyordum. Yaklaşık 1.5 ay önce fabrika bacalarının çevreye vermiş olduğu zararla ilgi yapılan basın açıklamasına izleyici olarak katılmıştım. Ondan soınra fabrika yönetimi fabrika aleyhine yapılan eyleme katılmak ve fabrikaya bildirmemek gerekçesiyle beni işten çıkardı. Bu yetmezmiş gibi görev yaptığım alım yerini de kapatarak çay üreticilerini de mağdur etmiş oldu. Bugünkü dava da bence ilginçtir. Davacı olmamız gerekirken suçlu durumuna düştük. Asıl suçlu biz değiliz. Suçlu olan çevreyi kirleten Karaali çay fabrikasıdır.
ÇEVREMİZİ KORUMAKTA KARARLIYIZ
Osman İmamoğlu: Atalarımızdan kalma bu çevrede biz yaşıyoruz. Biz sağlıklı yaşamak istiyoruz. Ormanların ve suların yok edilmesini istemiyoruz. Biz sularımızı ve çevremizi korumakta kararlıyız. Karaali çay fabrikasının çay işlemesine karşı değiliz. Çevrenin kirletilmesine karşıyız ve bütün çabamız bunun için. Biz demokratik hakkımızı kullanıyoruz. Ben de Karaali fabrikası için şikayet dilekçesinde bulundum. Ama açılan bu tazminat davası haksızdır. Fabrika bizden çay da alıyor. ÇAYKUR bizden 1 liraya çay alırken Karaali bizden 65 kuruşa çay alıyor. Yetmemiş gibi çevreyi de kirleterek bizim sağlığımızı da tehdit ediyor.
EVRENSEL-11.10.11 |