|
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, “Önceliği insan hakları olması gereken yeni anayasa, Türkiye Cumhuriyeti’nin vazgeçilmezleri niteliğindeki demokratik, laik, sosyal hukuk devleti özelliklerini yansıtmalı” vurgusunu yaptı
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi, yeni anayasa hazırlanması için “sadece anayasa yapmak üzere halk tarafından 100 - 150 kişilik temsili niteliğe sahip bir meclis seçilmesi, TBMM’nin de normal işleyişine devam etmesi” önerisinde bulundu. Yürürlükteki anayasanın değiştirilmesi için AKP iktidarının başını çektiği, farklı kesimlerin de destek verdiği çalışmalar, yeni anayasadan beklentileri tartışmaya açtı. DİSK bu kapsamda, yeni anayasanın hazırlanacağı zemine ve taşıyacağı özelliklere ilişkin kapsamlı bir taslak hazırladı.
DİSK’TEN ANAYASA TASLAĞI
TBMM Başkanlığı’na, siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine, 1 Haziran Pazartesi günü gönderilecek anayasa taslağı üzerindeki son düzenlemeler devam ederken, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi yürüttükleri çalışma çerçevesinde ilk değerlendirmeleri gazetemize yaptı. “1982 Anayasası, yenilenmeli. Fakat yenilemenin yöntemi ve yeni anayasanın içeriği üzerinde, gerçek bir siyasal ve toplumsal mutabakat sağlanmalı” diyen Çelebi, devletin güçler ayrılığı doğrultusunda dengeli bir yapıya kavuşmasının, yeni birimler kurulmasını gerektiğini söyledi. Çelebi, “Örneğin senato oluşturularak çift meclisli bir yapıya geçilebilir” görüşünü kaydetti. Yeni anayasa hazırlanması için yeni bir meclis oluşturulması önerisini getiren Çelebi, “Mevcut TBMM’nin olağan işleyişine devam etmesi kaydıyla, sırf anayasa yapmak üzere halk tarafından 100-150 kişilik temsilî niteliğe sahip ve tarafsız bir meclis seçilmeli. Bu kişilerin en az iki yasama seçimi döneminde aday olma haklarından vazgeçmeleri istenmeli” dedi.
‘KATILIMCI DEMOKRASİ’
Çelebi, kadın haklarından eğitime, basın özgürlüğünden kamu yönetimine kadar yapılmasını istedikleri anayasal değişiklikleri ise şöyle sıraladı: “Kamu yönetiminde; merkezi yapılanma karşısında, yerel yönetimler de - Avrupa devletlerinde olduğu gibi - birer demokrasi mekânı ve merkezi otoriteyi dengeleyici güç şeklinde yeniden yapılandırılmalı. Kadın haklarının gerçekleştirilmesine yönelik ‘pozitif ayrımcılık’ ilkesi açıkça yazılmalı. Anayasanın tüm bireylerce sahiplenilmesini sağlama ereğinde, ‘anayasal yurttaşlık’ tanımı yapılmalı. Seçimlerde, temsilde adalet ilkesi güvence altına alınmalı. Zorunlu öğretimin, en az 12 yıl ve gerçek anlamda parasız olması sağlanmalı; din kültürü dersi anayasal zorunluluk olmaktan çıkarılmalı. Fikrî çoğulculuğu güvenceleyici ve basında tekelleşmeyi önleyici düzenlemeler yapılmalı. Bakanların milletvekilliği, başbakanın ise parti genel başkanlığı kendiliğinden düşmeli. Yerinden yönetimler, üniter devlet yapısı içinde kalarak katılımcı demokrasiyi geliştirici ve merkezi otoriteyi dengeleyici bir yapıya kavuşturulmalı. ”
‘VAZGEÇİLMEZ NİTELİKLER YANSITILMALI’
Yeni anayasa konusunda “kırmızı çizgiler”e de dikkat çeken DİSK Başkanı, “Önceliği insan hakları olması gereken yeni anayasa, Türkiye Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez nitelikleri olan demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti özelliklerini yansıtmalı. Cumhuriyetin temel ilkeleri düzenlenirken, herhangi bir muğlaklığa meydan vermeyecek, açık hukuki kavramlar tercih edilmeli. Ancak anayasanın özünün korunmasına yönelik değişmezlik konusu, Cumhuriyet ve nitelikleriyle sınırlı olarak tasarlanmalı” dedi.
Yasama ve yargı erkleri için yapılması gereken düzenlemelere de değinen Süleyman Çelebi, yasamanın yürütme güdümünden çıkarılmasının temel ilke olması gerektiğini, yargının ise “tarafsız, hızlı ve adil yargılamayı gerçekleştirebilecek biçimde” yeniden yapılandırılmasının zorunlu olduğunu kaydetti. Anayasa Mahkemesi’nin ise yeniden yapılandırılmasını isteyen Çelebi, “Yasama organının seçeceği üyeler için ilgili kurumlara aday gösterme olanağı tanınmalı ve seçimde aranacak oran, belli bir siyasal çoğunluğun hâkimiyetini önleyici şekilde düzenlenmeli” dedi.
TOPLU SÖZLEŞME, GREV İSTEĞİ
Çelebi, emekçiler açısından yeni anayasadan beklentileri de sıralayarak, “Sendika, toplu iş sözleşmeli toplu pazarlık ve grevi de kapsayan toplu eylemler hakları, ilke olarak tüm çalışanları kapsamalı, çalışanların yasal ya da biçimsel statüleri arasında ayrım gözetilmeksizin, anayasal güvenceye bağlanmalı. Toplu iş sözleşmeli toplu pazarlık hakkı ile grevi de kapsayan toplu eylemler, uluslararası sendikal haklar hukukunun yerleşik ilkelerine uygun olarak, devlet adına otorite işlevlerini yerine getiren kamu görevlileri dışında, tüm hak özneleri için anayasal güvenceye alınmalı” diye konuştu. Ayrıca, anayasa değişikliğini gerçekleştireceklere “serinkanlı” olma uyarısında da bulunan Çelebi, “Anayasanın olağan dönemde yenilenmesi, olağanüstü dönemlere göre daha zor bir süreçtir. Bu nedenle elden geldiğince demokratik usuller gözetilmeli” vurgusunu yaptı.
ZEYNEP ŞAHİN Cumhuriyet 12.05.2009 |