|
Evsel Atıklar Sapanca'ya Akıyor |
|
|
|
Çarşamba, 29 Ağustos 2007 |
|
Dünyanın sayılı içme suyu kaynaklarından birisi olan ve Sakarya'nın içme suyu gereksiniminin karşılandığı Sapanca Gölü'nden Kocaeli'nin de yararlanması tartışmaları sürerken diğer yandan kirlilik önü alınamaz boyutlara geliyor. Büyük projeler anlatılarak kamuoyu oyalanırken göl artık SOS veriyor.
Sapanca Gölü evsel atıklar kadar gölün her iki yanından geçen TEM ve D-100 karayolu nedeniyle kirleniyor. Yoldan geçen araçların bıraktığı lastik tortuları, yağ ve kimyasal atıklar yağmur sularıyla birlikte göle karışıyor. Göl kıyısındaki koruma bandında ise her geçen gün yeni bir bina yükseliyor, evsel atıkları ise göle akıyor. Sakarya Doğal Kaynakları Koruma Derneği Başkanı Osman Zor , gölü kurtarmak için yapılan kollektörlerin Kırkpınar mevkiinde çalışmadığına dikkat çekiyor. Tatlı su kaynaklarında kullanılması kesinlikle yasak olan sürat motorlarıyla yapılan keyfin faturasını ise yine kirlenen göl ödüyor. Çevresindeki karayollarından yağmur sularıyla akan ağır metaller yetmiyormuş gibi, gölü kirleten sürat motorlarına kimse dur demiyor. Sapanca gölü'nü besleyen dereler de kirlilik kurbanı oluyor. Sapanca Gölü'nün can damarı olan dereler, çevresindeki ev ve villardan gelen evsel atıklarla hızla kirleniyor.
BOLU:
Tarımsal arazileri sulamak amacıyla yapılan Gölköy Barajı'nın önümüzdeki dönemde kentin içme suyu gereksinimini karşılayacağı açıklanıyor. Ancak bu durumun tarımsal sulamada sıkıntı yaratacağı iddia edilirken DSİ Bolu Şube Müdürü Sabahattin Çapkınoğlu, "Gölköy projesi 1980'li yılların projesi, buradaki suyun yetmeme gibi bir durumu yok. Belediye içme suyu olarak 650 lt/sn su istiyor. Yıllık olarak 8 milyon m3 su alacak. 650 lt/sn suyu hemen almayacak. 2030 yılına kadar suyu kullanacak" diyor. Gölköy Sulama Barajı çevresindeki köylerin kanalizasyonlarının buraya akması da yetkililerin çözmesi gereken bir başka sorun. Arıtma tesisleri ile baraj gölünden temiz içme suyu elde etmeyi hedefleyen Bolu Belediyesi ise suyun metreküpünü 1.05 YTL'den satıyor. Su kaynaklarındaki kirlenme ile mücadele etmeye çalışan Muhtarlar Derneği Başkanı İlhan Çalışkan da kentin ana su kaynaklarından Büyüksu Deresi'nin de bir an önce temizle nmesi çağrısı yaparak "Büyük Su Deresi kesinlikle tarım arazilerinin sulanmasında kullanılmamalı. Akan su sağlıklı olmaktan çıktı, adeta mikrop akıyor. Fabrikalar ve tesisler tarafından atılan kimyasal atıklar zaman zaman balık ölümlerini artırırken tarım arazilerinde verimi de azaltmakta, sağlığı da tehdit etmekte" diye konuşuyor.
YALOVA:
20 yıl önce İstanbul'un, geçen yıla kadar da Kocaeli'nin su ihtiyacını karşılamak için tankerlerle su taşınan ve Yeşil Körfez Su Birliği tarafından işletilen Yalova Gökçedere Barajı'nda su rezervleri azalıyor. Yalova Belediyesi de bunun üzerine tarımsal sulamada içme suyunun kullanılmaması için sıkı önlemler alıyor.
ESKİŞEHİR:
Eskişehir'de çeşmelerden akan kullanma suyu Porsuk Barajı'ndan sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi yaptığı arıtma tesisleri ile suyu temizleyerek kentte veriyor. Ancak, bu suyu Porsuk Çayı'nın Kütahya bölümünde kirleniyor. Eskişehir'de evlerde Atatürk 'ün emri ile Türkmen Dağları'ndan getiren Kalabak suyu kullanılıyor. Bu su 1.30 YKrş'a, 12 litrelik damacanalarda satılıyor.
KÜTAHYA:
Kentin su gereksinimini karşılayan Porsuk Çayı, başta porselen ve azot fabrikaları olmak üzere sanayi tesislerinin atıklarıyla kirleniyor. Fabrikaların büyük bölümünde arıtma tesisi bulunmazken, evsel atıklar da büyük sorun yaratıyor. İlçelerde sanayinin yoğun olmaması nedeniyle kirlilik bu kadar büyük boyutlara ulaşmazken, buralarda da tarımda kimyasal maddeler kullanılması sıkıntıya yol açıyor. Emet ilçesinde 2001 yılında içme suyunda arsenik çıkmasının ardından önlemler sıkılaştırılıyor.
MARAŞ:
Çukurova'da tarımsal sulama için büyük önem taşıyan Ceyhan Nehri, özellikle evsel ve sanayi atıkların bırakılması nedeniyle can çekişiyor. Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinin içme suyunun sağlandığı nehre aynı zamanda kentin kanalizasyonu da bırakılıyor. Kent merkezinde bulunan 17 adet boyama fabrikasının yanı sıra yağ ve kâğıt fabrikaları atıklarını Erkenez ve Karaçay kanalıyla Aksu Nehri'ne akıtırken sular oradan da Sır Barajı'na dökülüyor.
GİRESUN:
Giresun'un en önemli su havzalarından biri olan 60 kilometre uzunluğundaki Aksu Deresi'nin kenarında yapılaşma hızla artıyor. Bu yapıların atık suları da dereye bırakılıyor. Çevre belediyelerde arıtma tesisi bulunmaması nedeniyle de kirlilik önlenemiyor.
Cumhuriyet 29.08.2007
|