|
Fındıklı İlçe merkezinde başlayan mitinge; platform yetkilileri, partiler, sivil toplum örgütleri, kooperatifler, dernekler, köy ve mahalle muhtarları, çevre ile ve ilçelerden gelen katılımcıların ile 3 bin kişi katıldı
Eyleme çeşitli DKÖ temsilcileri ve aralarında ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Alper Taş ile MYK üyesi Yaşar Aydın’da destek verdi. Mitingde bir konuşma yapan Fındıklı Derelerini Koruma Platformu Başkanı Hüseyin Acar, Çevresel Etüt Değerlendirme (ÇED) süreci devam ederken, ilçemizde yapılmak istenen 19 HES için Devlet Su İşleri (DSİ) ve Enerji Piyasaları Denetleme Kurulu (EPDK) tarafından suyun kullanma hakkı, 49 yıllığına enerji şirketlerine verilmesinin yasal olmadığını söyledi. Doğaseverler Sahip Çıktı Hukuk dışı bir sürece girildiğine işaret eden Acar, “Şirketler ilgili kurullardan suyun kullanma hakkını alabilirler ama bizlerden asla alamazlar. Alamayacakları da ortadadır. Bizler vadilerden aktık geldik ve burada toplandık. Dereleriyle, ormanlarıyla, dağlarıyla, yaylalarıyla, tarihi kemer köprüleriyle, dolmataş evleriyle, serenderleriyle, kültürü ile eşsiz güzelliğe sahip Fındıklı’ya doğasever vatandaşlar sahip çıkacaktır. Enerji deyince akla hemen sularımız geliyor. Neden bilimin ve Avrupa’nın kabul ettiği rüzgâr, dalga ve güneş enerjisi projeleri üretilmiyor?”dedi. Arılı ve Çağlayan Vadileri’ne HES projeleri yapıldığı anda mücadeleye başladıklarını dile getiren Acar, şunları söyledi: “Kurulacak HES’lerle vadilerde oluşacak zararları anladık ve vadilerimize sahip çıktık. On bir aydır karalı mücadelemize devam ettik. Bu kapsamda, bildiriler dağıttık. Afiş ve pankartlar astık. İmza kampanyaları düzenledik. Bilim insanları ile halkı bütünleştirdik. İnternet yoluyla vatandaşlara ulaştık. Yasal yollarla doğamıza ve geleceğimize sahip çıktık. ÇED toplantılarında amacımızı ve hedefimizi açıkladık. Fındıklı’da ve İstanbul Kadıköy’de mitingler yaparak sesimizi duyurduk. Burada ise geniş katılımlı üçüncü mitingimize yapıyoruz.” ‘Gelecek İstiyoruz’ İnsanlar için yaşam kaynağımız olan derelerimizde müdahalenin söz konusu olması durumunda flora ve faunanın da zarar göreceğini kaydeden Acar, “Bir HES’e harcanan para ile turizme yatırım yapılırsa, hem halkımızın geliri artar, hem de doğa bozulmaz. O halde, her an çalışmalara başlayabilecek şirketin karşına bizler baraj kurarak, suyumuza ve geleceğimize sahip çıkacağız” dedi. Miting katılımcıların tulum eşliğinde horon oynanması ile sona erdi. HES’ler Yok Edecek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yap-işlet-devret' modeli ile Fırtına ve Hala deresinin sularından yararlanılarak Fırtına Vadisi üzerinde kurulması planlanan Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santralı ile doğaya zarar verecek uygulamaları Çağlayan Deresi Vadisi için de planlıyor. Santral uğruna zümrüt yeşli vadi bataklığa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye genelinde üretilen toplam enerjinin ancak binde 3'ünü karşılaması düşünülen santralların kurulmasında dere suyunun yüzde 96'sının kullanılması durumunda kalan yüzde 4'ü derelerin alüvyon yapısı nedeniyle yatakta kaybolacak, dereye akan kanalizasyonlarla birlikte bataklıklar oluşacak 01/03/2008-BİRGÜN |