|
Genetiği değiştirilmiş ürünün ne anlama geldiğini daha iyi anlatabilmek için genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) tanımını yapmak gerekir. Bir canlı türüne başka bir canlıdan (bakteri, virüs veya hayvan olabilir) gen alıp aktarılarak bu canlıya kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter ya da özellik kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar" veya kısaca GDO adı verilir.
Tarımsal ürünlerde verimi, zararlılara dayanıklılığı, kaliteyi ve raf ömrünü arttırmak, açlık sorununa çözüm bulmak gibi amaçlarla uluslararası gıda ve tarım tekellerinin başlattığı bu girişim insan sağlığı, çevre ve sosyo ekonomik risklerin yaratılmasına neden olmuştur. Frenkeştayn gıda olarak da adlandırılan GDO'lar Brezilya Kestanesi geni taşıyan soya, zehirli bakteri geni taşıyan mısır, patates, domates, akrep geni taşıyan pamuk, kolera bakterisi geni taşıyan yonca, balık geni taşıyan domates, tavuk geni taşıyan patates şeklinde üretilerek sofralarımıza gelmektedir. Gıda maddesi ve hayvan yemi olarak da kullanılan genetik yapısı değiştirilmiş soya ve mısır, dünyada genetik yapısı değiştirilmiş tüm tarımsal ürün üretiminin yüzde 80'den fazlasını oluşturmaktadır. Soya ve mısır ülkemizde bin dolayında gıda maddesinde girdi olarak kullanılmaktadır. GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ SOYANIN KULLANILDIĞI GIDALAR n Soya yağı n Sucuk, salam, sosis, köfte ve pizza, hamburger gibi kırmızı etin kullanıldığı ürünler ve et suyu tabletleri n Soya etli kıyma, soya unu n Güveç yemekler, şiş kebaplar n Fındık, fıstık ezmesi, çikolatalı ürünler, pastacılık ürünleri, çeşitli unlu mamuller (ekmek çeşitleri) n Süt tozu, kozmetik sanayi n Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yemleri n Hazır çorbalar GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ MISIRIN KULLANILDIĞI GIDALAR n Mısırdan elde edilen nişasta bazlı tatlandırıcılar (örneğin glikoz şurubu) gazoz, kola, meyve suyu n Mısır yağı n Pasta ve baklava gibi ürünlerde tatlandırıcı olarak, n Bebek mamaları n Hazır çorbalar n Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yemleri SAĞLIK RİSKLERİ İnsan üzerinde: n Alerjik ve toksik etkilere neden olabilir. n Kansere neden olabilir. n İnsan bünyesinde antibiyotiğe dayanıklı mikroorganizmaların oluşumuna neden olabilir. n Gıda kalitesi ve besin öğelerini azaltıcı riski vardır. Çevre üzerinde: n Bitki ve hayvan çeşitliliğinin yok olma riski vardır. n Genetik yapısı değiştirilmiş bitki tarafından üretilen toksinlere böceklerin direnç kazanması riski bulunmaktadır. n Topraktaki mikroorganizmaların yapısını olumsuz etkileme riski vardır. n Toprak ve su kirliliği yaratılması riski bulunmaktadır. Tarım sektörü üzerinde: Genetik yapısı değiştirilmiş mısır, soya ve bunlardan üretilen mısır yağı, soya yağı ve soya küspesi gibi ürünler ithal ediliyor. Bu ürünlerin yüzde 80 dolayındaki bölümü ABD'den yüzde 20 kadarı da Arjantin'den ithal edilmektedir. Ancak, bu tür ürünlerin tohumlarının Türkiye'ye girmesi yasak olduğu halde, kaçak yollardan ya da kontrolsüz olarak ülkemize sokulup ekildiğine ilişkin çok yaygın şekilde bilgiler almaktayız. Genetik yapısı değiştirilmiş bu tür ürünlerin ülkemizde deneme üretimleri yapılmaktadır. Bugüne kadar ülkemize 3 milyar doların üzerinde genetik yapısı değiştirilmiş soya, soya yağı, mısır, mısır yağı ve soya küspesi ithal edilmiştir. Soya ve mısır ülkemizde üretilebilirken bu riskli ürünlerin ithalatı ülkemiz tarımına zarar vermekte, tarımsal üretimin durmasına ve azalmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan, bu ürünlerde tohumlarının ithal edilmesi ve ülkemizde ekilmesi, hem topraktaki mikroorganizmaların yapısının olumsuz yönde etkilenmesi, toprak kirliliği yaratılması hem de bitki ve hayvan çeşitliliğinin azalması risklerine neden olacaktır. Ayrıca, tohum ve tarımsal ürün yönünden dışa bağımlılığa neden olunması ile Türk tarım sektörü, Türk çiftçisi ve köylüsü her yönüyle zarar görmektedir ve görmeye devam edecektir. Zaten, yeterince desteklenmeyen Türk çiftçisi ve köylüsü bu tür ürünlerin ve tohumların ithalatı ile üretemez ve yaşamını sürdüremez duruma getirilmektedir. TÜKETİCİLERE ÖNERİLER İnsan ve çevre sağlığının riske girmemesi, ülke tarımının olumsuz yönde etkilenmemesi için tüketiciler, bu ürünleri satın almasınlar, kullanmasınlar, tüketmesinler! Mısırlı, soyalı ürünleri ya da mısırdan elde edilen nişasta bazlı tatlandırıcı olan glikoz şurubunun katıldığı gıda maddelerini (pasta, baklava, kek, gazoz, kola, meyve suyu gibi) almamak için tüketicilere dikkatli olmalarını, titiz davranmalarını ve ürün etiketlerini okumalarını öneriyoruz. Tüketiciler olarak, çocuklarımızın ve ülkemizin bugününü ve geleceğini tehlikeye atmamak için bilinçli davranmak zorunda olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Tüketici Hakları Derneği Tel: 425 15 29 - 417 93 34 - 419 37 74 / www.tuketicihaklari.org.tr |