Tohumculuk Yasası 12.Ekim TBMM Görüşme Tutanakları Yazdır E-posta
Cuma, 13 Ekim 2006

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı 7. Birleşiminde görüşülen Tohumculuk Yasası'nın 5 ve 6. Birleşiminde komisyonun yokluğu nedeniyle görüşülmesi ertelenen (12/Ekim /2006 Perşembe- 5.Gün) genel kurul tutanağı yayınlanmıştır.

3'üncü sırada yer alan, Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporunun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (x)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.

4'üncü Birleşimde, Birinci Bölümde yer alan 11'inci maddeyi oylamış ve kabul etmiştik.

Şimdi, 12'nci maddeyi okutuyorum:

Ceza hükümleri

MADDE 12. -

BAŞKAN - Evet, madde üzerinde 3 adet önerge vardır.

Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra aykırılıklarına göre de işleme alacağım.

İlk önergeyi okutuyorum:

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 12'nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında geçen "lira" ibarelerinin "Yeni Türk Lirası" ibaresi olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.

Mehmet Mehdi Eker

Tarım ve Köyişleri Bakanı

BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 12'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler M.Mesut Özakcan Osman Kaptan

Balıkesir Aydın Antalya

A. Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya Sedat Pekel

İstanbul Gaziantep Balıkesir

Ceza hükümleri

MADDE 12. - 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları;

a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,

b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek,

c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak,

d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak,

e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde,

sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek,

f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak,

Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha

12

 

edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç milyar lira idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir.

Bu maddede belirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

BAŞKAN - Üçüncü önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 12'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A.Kemal Deveciler M.Mesut Özakcan Osman Kaptan

Balıkesir Aydın Antalya

A.Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya

İstanbul Gaziantep

Ceza hükümleri

MADDE 12. - 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları;

a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,

b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek,

c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak,

d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak,

e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde, sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek,

f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak,

Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl

13

 

süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç milyar lira idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir

Bu maddede belirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bu önerge maddeye en aykırı önerge olduğunda, şimdi, bunu işleme alıyorum.

Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet, katılıyor musunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Önerge sahiplerinden...

Gerekçeyi okutayım mı efendim?

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, ben konuşacağım.

BAŞKAN - Konuşacak mısınız Sayın Pekel?

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Evet...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Pekel.

İmzanız yokmuş ama...

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Var efendim... 12 nci maddede var...

BAŞKAN - Bunda yok efendim.

Efendim Sayın Pekel, size söz veremiyorum; bunda yok.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Gerekçe okunsun efendim.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum.

Gerekçe:

Kanun Tasarısı'nın 12'nci maddesinin son fıkrasında yer alan "yedi gün" ibaresi "onbeş gün" olarak değiştirilmiştir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 12'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları

Ceza hükümleri

 

MADDE 12. - 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları;

a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,

b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek,

c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak,

d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak,

e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde, sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek,

f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak,

Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde

14

 

beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.

Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç milyar lira idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir

Bu maddede belirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

 

BAŞKAN - Sayın Komisyon, önergeye katılıyor mu?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bazı arkadaşlarımız, zannediyorum, söz isteği ya da soru sormak için cihaza girmiş durumdalar. Biliyorsunuz, soruları İkinci Bölüme geçildiği anda sorma hakkı doğuyor. O bakımdan, arkadaşlarımızın şu anda cihaza girmesine gerek yok.

Sayın Pekel, önerge sahibi olarak buyurun efendim.

Süreniz 5 dakikadır.

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz aldığım değişiklik önergesiyle ilgili görüşlerime geçmeden önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, tohum, bitkisel üretimde verimi artırmanın en önemli unsuru gibi görünse de, üretimi artırmanın yolu, tüm girdilerin en iyi şekilde ve en ekonomik biçimde çiftçiye sunulmasıyla mümkündür. Nüfusumuzun yüzde 35'nin geçimini sağladığı tarım sektörüne baktığımızda, desteklemelerin ulusal gelirin yüzde 3'ünden binde 7'sine gerilediğini, örgütlenmenin zayıflatıldığını, tarımın özellikle son üç yılda net ithalatçı konumuna getirildiğini, tohum, mazot, gübre, ilaç gibi girdi fiyatlarının günbegün arttığını, hızlı bir şekilde istihdam kayıplarının yaşandığını görmekteyiz. AKP İktidarı döneminde üreticinin yoksulluğuna yoksulluk katılmıştır.

Değerli milletvekilleri, bakınız, her türlü meyve, sebzenin yetiştirildiği, çeltik, buğday, ayçiçeği, zeytin, domates üretiminin yapıldığı, tarım ve tarıma dayalı sanayisiyle Balıkesir İlimiz ve başta Bandırma, Gönen, Manyas, Susurluklu olmak üzere, diğer ilçelerimizdeki üreticilerimiz "mağduruz" diye feryat etmektedirler. Buğday üreticisi mağdur; çünkü, buğday için hükümetin belirlemiş olduğu 37 Yeni Kuruşluk fiyat, bunun dışında, TMO alım merkezlerinin birçoğunun kapatılmış olması, açık olanların da bin bir zorluk çıkarması, çiftçimizi zorunlu olarak tüccara yöneltmiştir. Bu nedenle fiyat 25 Yeni Kuruş olarak gerçekleşmiş ve çiftçimiz önemli ölçüde zarar etmiştir. Aynı durum, aynı şartlar arpa için de geçerlidir.

Sayın milletvekilleri, bölgemizin önemli çeltik üretimi Manyas ve Gönen İlçelerinde gerçekleştirilmektedir. Çeltiğin kilogram maliyeti 75 Yeni Kuruş civarındadır. Hasadın başladığı günlerde 1 YTL olan fiyatlar, bugünlerde 68 Yeni Kuruşa kadar gerilemiştir. Üretici, bırakın kâr etmeyi, maliyetini bile karşılayamamaktadır.

Öte yandan, TMO'nun 76 Yeni Kuruşluk fiyatı çeltiğin maliyetiyle başa baştır. Üreticimiz "keşke TMO fiyat açıklamasaydı" diyerek, umutsuzluğunu dile getirmektedir. TMO, yanlış politikalar

15

 

nedeniyle, artık, çiftçinin kara gün dostu değildir. "Dünya fiyatları" aldatmacası adı altında, maalesef, IMF dostu olmuştur. Üreticimiz, 30 eylülde ödemesi gereken motorin ve gübre borcunu ödeyememiş, icra kıskacı altında çaresiz beklemektedir. Bununla birlikte, ülkemize, mısır, Hindistan, Pakistan ve ABD'den gelen çeltik, iç piyasada yerli çeltiğimizin fiyatının düşmesine neden olmakta, hatta, bölgemizde üretilen baldo tipi pirince tüccarlar tarafından yüzde 20 oranında karıştırılarak üretimin de kalitesi düşürülmektedir.

Değerli milletvekilleri, çeltik üretimi, bilindiği gibi, tamamen suya dayalıdır. Manyas Gölüne hayat veren Koca Çay, kuraklık nedeniyle kuruma noktasına gelmiş, üretici bu nedenle büyük bir sıkıntı yaşamıştır. Oysa, bölgeye hayat verecek, 32 368 hektar tarım alanının sulanmasını sağlayacak Manyas Barajı, söz verildiği gibi, bu yıl işlevsel hale getirilseydi üretici rahat bir nefes alacaktır; ancak, Manyas Barajında henüz su tutulmadığı gibi, çalışmaların kasım, hatta, aralık aylarına sarkması beklenmektedir. Bununla birlikte, Manyas Ovasının sulaması için gereken ödenek 12,5 milyon YTL'dir ve bu ödenek henüz tahsis edilmediği için ihaleye çıkılamamıştır. Görüldüğü gibi çiftçimize verilen sözler tutulmamış, üreticimiz perişan edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, tarımı bitiren, çay üreticisini, narenciye üreticisini, fındık üreticisini, çeltik, buğday, domates, pancar üreticisini feryat ettiren AKP Hükümeti, gözünü bu kez de zeytincimize dikmiştir. Marmarabirlik'in zeytin alım kampanyasında bu yıl ilk kez açıkladığı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi alayım lütfen.

SEDAT PEKEL (Devamla) - ...gerçek avans fiyatları, ne yazık ki, üreticinin beklentisini karşılamamıştır. Avans barem fiyatları geçen yılın fiyatlarının neredeyse yarısı kadardır. Geçen yıl 4 YTL olan Gemlik tipi zeytinin bu yılki fiyatı 2,5 YTL'dir. Bu fiyatlar karşısında Erdek, Edincik, Marmara Adası, Gemlik, Mudanya, Mürefte ve Orhangazi'de örgütlenen Marmarabirlik'e kayıtlı 32 235 zeytin üreticimiz, IMF direktifleriyle yoksulluk ve açlığa mahkûm edilecektir.

Sayın milletvekilleri, ne yazık ki, AKP Hükümeti, tarımın Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bilmemektedir ve bu tablonun değişmesi için de ciddî anlamda bir çaba içerisinde olmadığını görüyoruz. Hükümetin Bakanlarının ve milletvekillerinin anlattığı gibi pembe olmayan, gerçekten kara, kapkara olan bu tablonun değiştirilmesi için önünüzde bir fırsat var. 2007 politikalarının belirlendiği ve bütçenin şekilleneceği şu günlerde, IMF baskıları altında ezilen çiftçimizin rahat bir nefes alması için AKP Hükümetinin gayret sarf edeceğini hâlâ umuyorum. Sözlerimi bitirirken de Yüce Heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Pekel.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yetersayısı...

BAŞKAN - Affedersiniz efendim.

Şimdi, biraz önce gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunacağım; ancak, karar yetersayısı istenmiştir, karar yetersayısı da arayacağım.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı bulunamamıştır.

Birleşime 5 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 14.21

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.38

BAŞKAN: Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

----- 0 -----

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

662 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Tasarının 12'nci maddesi üzerindeki ikinci önergenin oylamasında karar yetersayısı bulunamamıştı. Şimdi, ikinci önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım.

İkinci önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir ve karar yetersayısı vardır.

Üçüncü önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 12'nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında geçen "lira" ibarelerinin "Yeni Türk Lirası" ibaresi olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.

 

16

 

Mehmet Mehdi Eker

Tarım ve Köyişleri Bakanı

BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bu maddede yer alan idarî para cezalarının yapılan yeni değişikliğe uygun olarak YTL cinsinden düzenlenmesi hedeflenmiştir.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Şimdi maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

13'üncü maddeyi okutuyorum:

 

Hükmün ilanı

MADDE 13. -

BAŞKAN - Madde üzerinde iki önerge vardır; önergeleri geliş sırasına göre okutuyorum ve aykırılığa göre işleme alacağım.

Buyurun.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler Mehmet Mesut Özakcan Osman Kaptan

Balıkesir Aydın Antalya

Ahmet Yılmazkaya Ali Kemal Kumkumoğlu Orhan Sür

Gaziantep İstanbul Balıkesir

Hükmün ilanı

MADDE 13. - Tohumlukların müsaderesine ilişkin dava sonucunda haklı çıkan tarafın menfaatinin veya haklı bir sebebin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete elektronik ortam veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etme hakkı vardır. İlanın şekli ve kapsamı ile ceza veya tazminat bedeli ile orantılı olarak tayin edilecek ilan bedeli kararda belirlenir.

BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler Mehmet Mesut Özakcan Osman Kaptan

Balıkesir Aydın Antalya

Ahmet Yılmazkaya Orhan Sür Ali Kemal Kumkumoğlu

Gaziantep Balıkesir İstanbul

Hükmün ilanı

MADDE 13. - Tohumlukların müsaderesine ilişkin dava sonucunda haklı çıkan tarafın menfaatinin veya haklı bir sebebin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etme hakkı vardır. İlanın şekli ve kapsamı ile ceza veya tazminat bedeli ile orantılı olarak tayin edilecek ilan bedeli ve diğer hususlar kararda belirlenir.

BAŞKAN - Bu önerge en aykırı önerge olduğu için işleme alıyorum ve Sayın Komisyona soruyorum: Katılıyor musunuz efendim?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

ORHAN SÜR (Balıkesir) - Konuşacağım efendim.

BAŞKAN - Sayın Sür, buyurun.

Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Orhan Sür söz istedi önerge sahibi olarak.

Buyurun.

 

17

 

Süreniz 5 dakika efendim.

ORHAN SÜR (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Çok değerli arkadaşlarım, sanırım sizin Türkiye'niz farklı, bizim Türkiye'miz farklı. Sizin köylünüz farklı bizim köylümüz farklı. Biz, köye gittiğimizde, köylünün yok olduğunu görüyoruz. Biz, köye gittiğimizde, köylünün nasıl ağladığını görüyoruz; ama, bu kürsüye İktidar Partisinden birileri çıktığında, her şey tozpembe.

Şimdi, burada konuşmak ile uygulama çok farklı. Televizyon ekranlarında konuşmak ile uygulamalar çok farklı. Bakın, ben size bir şey söyleyeyim: Bu Meclis 22 nci Dönem toplandığında, Sayın Başbakan çıktı dedi ki: "Ey milletvekilleri, ey bakanlar, size buradan sesleniyorum, ramazanlarda, dört yıldızlı otellerde, beş yıldızlı otellerde iftar yemeklerinde sizi görmeyeceğim."

CAHİT CAN (Sinop) - Doğru söylemiş.

ORHAN SÜR (Devamla) - Şimdi, ben, Sayın Bakanıma soruyorum: Bu akşam Dedeman Otelinde vereceğiniz iftar yemeğinin parasını, acaba, devlet mi ödeyecek, bakanlık mı ödeyecek, cebinizden mi ödeyeceksiniz? Buradan sormak istiyorum.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Vay vicdansız! Bu nasıl vicdan be!

ORHAN SÜR (Devamla) - Şimdi, Sayın Bakan, burada, sadece 2006 yılında köylüyü destekleyebilmek için 280 trilyon lira kaynak aktarıldığını söyledi. Acaba, bu 280 trilyon lira içinden Edremit Körfezinin zeytincisinin payına hiç para düşmedi mi?

Değerli arkadaşlarım, bundan önceki hükümetler, hatta bu Hükümet bile, Edremit Zeytin Zararlılarıyla Mücadele Birliğine ilaç yardımı yapıyordu, 350 milyar lira civarında bir ilaç yardımı yapıyordu. Birlik de, yaklaşık 1 trilyon lira üzerine para ekleyip, uçaklarla bu ilacı atıyordu ve ülkeye yaklaşık 90 trilyon liralık bir kaynak elde ediliyordu ilaçlamanın sonucunda. Önceki bakanlarımız bunu verdi. Geçen sene, Sayın Bakanımız, bu 350 milyarı 50 milyar olarak verdi, bu sene hiç vermedi. Acaba, bu 280 trilyonun içinden Edremit zeytincisinin payı yok mu Sayın Bakanım? Ben bunu sizden öğrenmek istiyorum.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Dedeman'a ayrılmış!

ORHAN SÜR (Devamla) - Tabiî, zeytin dediğimiz zaman, zeytini sadece bir tarımsal ürün olarak değil, bir de zeytinin sanayicisi var. Zeytinciyi koruyacağız derken, zeytin sanayicisini de korumamız lazım.

Elbette, çevre için de duyarlı olmamız lazım.

Şimdi, zeytin bölgelerindeki arkadaşlarımız gayet iyi bilirler; çevreye duyarlı olan her vatandaş, zeytinden zeytinyağı çıkartılırken çıkan kara suyun çevreyi ne denli kirlettiğini bilir ve bizim çiftçimiz de, bizim sanayicimiz de, aslında, bu konuda duyarlı, bir çözüm arayışı içinde.

Şimdi, Mart 2006'da Çevre ve Orman Bakanlığımız zeytinyağı işleyen tesislerimize bir yazı gönderdi. Tehdit ediyor, diyor ki: 3 tane seçenek var, bunun bir tanesini yaşama geçirin. Bunu yaşama geçirmezseniz, size, şöyle ceza yazarım, şunu uygularım, bunu uygularım. Nedir önerdikleri? Bir tanesi buharlaştırma havuzları. Peki, buharlaştırma havuzları bugüne kadar uygulanmış mı? Evet uygulanmış. Başarılı sonuç elde edilmiş mi? Maalesef, kesinlikle böyle bir başarılı sonuç yok. Bugüne kadar buharlaştırma havuzlarıyla bu sorunu çözmeye çalışan sanayicimiz, şimdi, başka çözümler aramakla meşgul.

İkinci öneri ne, iki fazlı sistem. Şimdi, değerli arkadaşlarım, önce, iki fazlı sistem için yeterli prina fabrikamız yok. Ayrıca, prina fabrikaları, iki fazlı sistemden gelen prinayı kullanmak istemiyorlar, ekonomik bulmuyorlar; çünkü, bu sistemden gelen prinayı kullanabilmeleri için önce prinanın içindeki suyu buharlaştırmaları gerekiyor; bu da ekonomik değil. Ayrıca, Avrupa Birliğine gireceğiz diyoruz ve Avrupa Birliğine gireceksek, Avrupa Birliği, buharlaştırma sonucu ortaya çıkan organik maddelerin çevreye zararlı olduğunu açık açık ifade ediyor. Şimdi, Bakanlığımız, bunları uygulayın diyor.

Peki, üçüncü öneri nedir? Üçüncü öneri kara suyun arıtılması. Bu konuda yıllardır çalışmalar var. Önce, Balıkesir Üniversitesi ile Edremit Ticaret Odası bir çalışma başlattı. Son dönemde Zeytinli Belediyesi ile İzmir Ege Üniversitesinden bir uzman arkadaşımızın yaptığı ortak çalışma var. Bayağı yol aldılar, kara suyu arıtabilmek için ciddî çalışmalar yaptılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Efendim, konuşmanızı lütfen tamamlayın.

ORHAN SÜR (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Son çalışmalarında, geçen yılki çalışmalarında, bu kara suyu kanalizasyona verebilecek seviyeye kadar düşürdüler. Şimdi, Membran Prosesi de ekleyerek bunu doğaya verebilecek bir noktaya doğru çekiyorlar.

29-30 Mart 2006 tarihinde yapılan zeytin kara suyunun bertaraf çözüm önerileri toplantısına Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Edremit Körfez Belediyeler Birliği, Dokuz

18

 

Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK, Uludağ Üniversitesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası uzmanları katıldılar ve bir Bilim Kurulu kurdular.

Bu Bilim Kurulu, bu sene zeytin sezonunun başlangıcında, 4 Kasımda, dünyadaki bu konuda iddialı olan bütün sistem sahiplerini Edremit'e, Zeytinlik'e davet ediyor. Orada bu sistemler bizzat yerinde uygulamalı olarak incelenecek ve hangisinin bu işi daha iyi yaptığı, hangisinin kullanılması gerektiği konusunda bir Bilim Kurulu raporu verilecek.

Şimdi, bu Bilim Kurulu raporu beklenmeden Çevre Bakanlığımızın sanayicimize baskı yaparak diğer sistemleri kurdurmaya çalışmasının ben pek doğru bir davranış olduğuna inanmıyorum. Boşuna kaynak aktarımı olacaktır, boşuna harcama olacaktır, sanayicimiz gerçekten güç durumda kalacaktır. Bence, bu Bilim Kurulunun çalışması beklenmeli, Bilim Kurulunun bizzat zeminde gördüğü uygulamalar sonucunda önereceği projenin hem Balıkesir'in zeytin bölgelerinde hem ülkemizin diğer zeytin bölgelerinde uygulanması için Çevre Bakanlığımız destek olmalıdır diyorum.

Bu duygularla Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Sür.

Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları.

Hükmün ilanı

Madde 13.- Tohumlukların müsaderesine ilişkin dava sonucunda haklı çıkan tarafın menfaatının veya haklı bir sebebin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete elektronik ortam veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etme hakkı vardır. İlanın şekli ve kapsamı ile ceza veya tazminat bedeli ile orantılı olarak tayin edilecek ilan bedeli kararda belirlenir.

BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Kanun tasarısının 13'üncü maddesine "günlük gazete" ibaresinden sonra gelmek üzere "elektronik ortam" ibaresi eklenmiştir.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

14'üncü maddeyi okutuyorum:

İstisna

MADDE 14.-

BAŞKAN - Bunda üç önerge var. Önergeleri geliş sırasına göre okutup aykırılığına göre işleme alacağım.

Birinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 14'üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.

Mehmet Mehdi Eker

Tarım ve Köyişleri Bakanı

MADDE 14.- İhracat amacıyla ithal edilip üretilen bitkisel ürün veya tohumluklarda kayıt altına alınma şartı aranmaz. Bu madde kapsamındaki bitkisel ürünlerin ticareti Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre düzenlenir. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsi ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.

BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 14'üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

 

19

 

Balıkesir Aydın İstanbul

Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Mehmet Yıldırım

Gaziantep Antalya Kastamonu Halil Ünlütepe

Afyonkarahisar

 

İstisna

MADDE 14.- İhracat amacıyla üretilen tohumluklarda, kayıt altına alma şartı aranmaz. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsî ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar, bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.

BAŞKAN - Üçüncü önergeyi okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü maddesinin tasarı metninden çıkarıl-masını arz ve teklif ederiz.

 

Ali Kemal Deveciler M. Mesut Özakçan Ali Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

 

Osman Kaptan Ahmet Yılmaz Kaya Halil Ünlütepe

Antalya Gaziantep Afyonkarahisar

 

BAŞKAN - Bu önerge en aykırı önerge olduğundan işleme alıyorum.

Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?

TARIM ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Katılmıyorsunuz.

Sayın Hükûmet?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Katılmıyorsunuz.

Önerge sahipleri adına, Afyonkarahisar Milletvekilimiz Sayın Halil Ünlütepe.

Buyurun efendim.

Süreniz 5 dakika efendim.

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli üyeler; Fransa Parlamentosu Ermeni soykırımı yapılmamıştır diyenleri cezalandıran yasa tasarını kabul etmiştir. Fikir özgürlüğünü engelleyen, ülkemiz yurttaşlarını inciten bu uygulamayı şiddetle kınadığımı belirterek sözlerime başlamak istiyorum. 17 Aralıkta, Ankara'nın göbeğinde davul zurna ile hava fişeklerle kutlama yapanlar dilerim bunu iyi değer-lendirirler diye düşünüyorum.

Tohumculuk Kanunu Tasarısı, Avrupa Birliği 9 uncu Uyum Paketi içinde görüşmeye çalıştığımız yasalardan biridir. Toplumun istekleri ön plana çıkartılarak değil, Avrupa Birliği istedi diye, Meclis bu yasanın görüşülmesi için olağanüstü toplantıya çağırılmıştı ve yasa bugün görüşülüyor.

Yasanın Mecliste görüşülmesini, Avrupa Birliğince istendi diye görüşülmesini pek içime sindire-mediğimi Yüce Mecliste paylaşmak istiyorum.

Yasanın Mecliste görüşülmesinin gerekçesi: Üretim yapamaz, karnını doyuramaz, toprağına bakamaz hale gelen çiftçilerin ve tarımla uğraşanların talepleri ön plana çıkarak görüşülseydi, daha şık o-lurdu diye düşünüyorum.

Üzerinde yoğun tartışmaların olduğu bir yasayı temel yasa olarak görüşüyoruz. Dolayısıyla, yasa üzerinde madde madde düşüncelerimizi açıklama olanağını bulamıyoruz. Yasama görevini yürüten değerli parlamenterler yasa üzerinde gerekli görüşlerini açıklama fırsatını bulamamaktadırlar.

Kanımca, temel yasa görüşme hususunun sınırlarının yeniden tespiti zorunludur. Açıklık, şeffaflık, yeterince araştırma gibi hususlar, göz ardı edilmektedir. Kamuoyunda tepkiyle karşılanan bu yasanın kabulüyle birlikte, tohum araştırma ve üretme merkezleri devreden çıkartılarak, yani, devlet, tohum üretiminden sertifikalandırılmasına ve ticaretine kadar tüm alanlardaki faaliyetlerinden çekilmektedir.

Şu gerçeği göz ardı edemeyiz: Tohumunu kendi üretemeyen ülkeler aç kalmaya mahkûmdur.

Tohumculuk Yasa Tasarısı üzerinde görüşürken, şu anda ekim döneminde bulunduğumuz haşhaş üzerinde düşüncelerimi, Yüce Parlamentonun değerli üyeleriyle paylaşmak istiyorum.

Hepinizin de yakından bildiği gibi, haşhaş ekimi konusu, bir dönem sıcak politikanın gündemindeydi. O dönemde de, bugün olduğu gibi, süper güç ülkenin politikasında etkiliydi. İstekleri yerine getirilirken, dünya barış ve sağlığına yaptığımız hizmetler anlatıla anlatıla bitirilemiyordu.

20

 

Bugün olduğu gibi, çiftçimizi açlığa, yoksulluğa düşürürken haşhaş ekimini yasaklıyorduk. "Türkiye'de Türk çiftçisinin nerede, neyi ve ne kadar ekeceğine biz karar veririz" diyen Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar döneminde haşhaş ekimine tekrar izin verilmiştir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği dönemde, yani, 2002-2003 üretim döneminde, Türkiye'de 1 497 000 dekar arazide haşhaş ekilirken, ilk işiniz, tütünde, pancarda olduğu gibi, kota uygulayarak, ekim sahalarını yüzde 50 daralttınız. 1 497 000 dekar olan haşhaş ekim alanını 700 000 dekara düşürdünüz.

Sizden önce yasaklayanlardan hiç farkınız yok. Dört yıllık uygulamalarınızda, hep, çiftçi aleyhine kararlar aldınız.

Afyonkarahisar bir ekim bölgesidir. İlimize, Uşak ve Burdur illeri de bağlıdır. İlimizde, bu yıl, haşhaş 141 000 dekar, Uşak'ta 90 000 dekar, Burdur İlindeyse 85 000 dekar ekilecektir; yani, Türkiye'de 36 yerleşim bölgesinde haşhaş ekimi yapılmaktadır. Bu yıl yapılan yeni bir uygulamayla, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan çiftçilere akim izni verilmektedir. Yani, doğrudan gelir desteği alanlara ekim izni veriyorsunuz, diğer çiftçilere haşhaş ekim izni verilmemektedir. Halbuki, doğrudan gelir desteği alma ihtiyacı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - ... zorunlu değildir; ihtiyaridir. Çiftçilik yapan, ziraat odasına kaydı olan pek çok çitçinin doğrudan gelir desteği almadığını hepimiz biliyoruz. Bu kişilere haşhaş ekme izni vermiyorsunuz. Pek çok çiftçi, pek çok çiftçi "ben, hakkım olan bir uygulama sonucunu hükümetten, altı ay, bir yıl bekleyerek, dilencilik yaparak almam" diyerek, müracaat etmeyen pek çok çiftçi var. Bu insanlar, niçin haşhaş ekemeyecek veya tapu kaydı dip muris üzerine kayıtlıysa, zillet olanlar yine haşhaş ekemeyecek. Şimdi, zilletlik belgesine itibar edilmiyor, tapu kaydının dip muris üzerine olduğunu da itibar edilmiyor; halbuki, tapu kaydını kimse inkâr edemez, hukukun temel ilkelerine aykırı bir uygulamayı, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü yapıyor. Bu tür uygulamalar, açıkçası, haşhaş ekilmemesi için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi rica edebilir miyim.

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Ben, Sayın Başkan, iki cümleyle bağlayacağım.

Bu uygulama sonucu, haşhaş ekilmemesi için çıkartılan engeller sonucu, geçen yıl ekilen haşhaş ekim alanının üçte 1'e düşebileceğini belirtmek istiyorum. Bu ise, gizli bir kota uygulamasının sonucudur. Bitkisel üretimde verim ve kaliteyi etkileyen faktörlerin başında kaliteli tohum kullanma gelmektedir.

Bakın, bir ziraat odası başkanımızın açıklamasını okuyorum... AK Parti İl Genel Meclisi Üyesidir, Sandıklı Ziraat Odası Başkanıdır. Üç konuyu koymuş: "Çiftçinin kayıt sistemine kayıtlı olması" onu açıkladım. İki: "Ekimi yapılacak haşhaşların Toprak Mahsulleri Ofisinden verilecek olan mavi haşhaş olduğu" belirtiliyor. Bu tohumlar 3'er kilogramlık tohum paketleri halinde ulaştırılmış durumda.

Bunun altını çizerek söylüyorum: Tohumlukların küflenmiş olması, içerisinde bütün haşhaş çeşitlerinin karışık olması, haşhaş üreticilerini tedirgin etti. Tamamen özü geçmiş, küf tutmuş, mavi rengin haricinde tohumlukların içerisinde sarı, beyaz ve pembe renkli haşhaşlar da bulunuyor ve bu tohum, Ofisçe, sertifikalı tohum olarak çiftçilere verilmesine rağmen sertifikası yok.

Sayın Bakan, kime inanacaksınız? Çiftçi, Ofisin yetkililerine inanamayacak mı?! Sertifikalı tohumu niçin vermiyorsunuz? Tohumculuk Yasasını niçin çıkartıyorsunuz? Yasanın çıkış orijinine aykırı olan bir uygulama ve aynen, onun sözlerini okuyorum: "Toprak Mahsulleri Ofisi yıllardır depolarda sakladığı tohumlukları üreticiye zoraki ekim yaptıracak. Verilen tohumlukların hangi yılda üretildiğine dair bilgi yok" diyor.

Değerli arkadaşlar, bir şeyi daha bilgilerinize sunarak ayrılmak istiyorum. Bu konuda, Afyon İlinde, mavi haşhaş ekimine ağırlık verilmektedir. Halbuki, İlimiz, kışları sert geçen bir iklime sahiptir. Mavi haşhaş tohumu ekimi sert iklimde soğuk vuruyor ve haşhaştan beklenen verimi alamıyoruz.

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Sayın Kemaloğlu geçen yıl yaptığı bir açıklamada aynen şunu söylüyor: "Bu yıl -2005 yılında- 593 000 dekar alanda ekim yapıldığını, fakat sert kış şartları nedeniyle bu alanın 263 000 dekara düştüğünü" belirtiyor.

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Maddeyle ne ilgisi var, önergeyle ne ilgisi var?!

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Yani, 330 000 dekar alanda soğuk vurması sonucu haşhaş ekilemiyor.

BAŞKAN - Sayın Ünlütepe, lütfen efendim...

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Bir cümleyle bağlıyorum Sayın Başkanım.

Şimdi, Afyon ilinde, Burdur ve Şuhut illeri de bağlı, oralarda iklim biraz daha ılıman. Zaten, Sayın Genel Müdürün de belirttiği gibi, çok fazla soğuk vurması sonucu haşhaş ekiminden belirtilen oranda verim alınamıyorsa, o zaman, Afyon ilinde mavi haşhaş ekimine gerek olmadığını, bundan

21

 

uzaklaşılarak çiftçinin bu konudaki sıkıntılarının giderilmesi gerektiğini belirterek, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ünlütepe.

Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 14. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A.Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları

İstisna

Madde 14.- İhracat amacıyla üretilen tohumluklarda, kayıt altına alma şartı aranmaz. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsî ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar, bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.

BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor musunuz?..

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Madde metninin başlangıcında yer alan "ithal edilip" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Üçüncü önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 14 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi arz ve teklif ederim.

Mehmet Mehdi Eker

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Madde 14.- İhracat amacıyla ithal edilip üretilen bitkisel ürün veya tohumluklarda kayıt altına alınma şartı aranmaz. Bu madde kapsamındaki bitkisel ürünlerin ticareti Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre düzenlenir. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsî ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.

BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?..

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet, katılıyor musunuz?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra sadece kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukların ticaretine müsaade edilmektedir. Bu maddede yapılan değişiklik ile ülkemizde ihraç amaçlı üretilecek tohumluk ve bitkisel ürünlerin tohumluklarının ticareti ile ilgili Bakanlığa düzenleme yapma yetkisi vererek sektörün rekabet gücünün artırılması hedeflenmiştir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gerekçesi dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

14'üncü maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

15'inci maddeyi okutuyorum:

Yetki devri

MADDE 15.-

BAŞKAN - Madde üzerinde 2 önerge var; geliş sırasına göre okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 15. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

 

22

 

Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Mevlüt Coşkuner

Gaziantep Antalya Isparta

Yetki devri

MADDE 15.- Bakanlık, gerekli gördüğü hâllerde, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini, kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, devredebilir. Yetki devredenin sorumluluğu ortadan kalkmaz.

Yetkiyi alanın, belirlenen şartlara uymaması hâlinde, devredilen yetkiler Bakanlıkça geri alınır. Yetki devredilen kişilerin, kastî olarak resmî kontrollerdeki kuralları ihlal ettiği belirlendiğinde, ilgili tohumlukların belirlenen standartları karşıladığı durumlar haricinde, bunların düzenledikleri sertifikalar hükümsüz kılınır.

Belirli bir süreyle devredilen yetkiler süre bitiminde Bakanlıkça geri alınabilir veya belirlenen şartlarla yeniden devredilebilir.

Yetki devrinin şartları, yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fizikî şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar yönetmelikle belirlenir.

BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 15. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

Ahmet Yılmazkaya Mevlüt Coşkuner Osman Kaptan

Gaziantep Isparta Antalya

 

Yetki devri

MADDE 15.- Bakanlık, gerekli gördüğü hâllerde, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini, kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, devredebilir.

Yetkiyi alanın, belirlenen şartlara uymaması hâlinde, devredilen yetkiler Bakanlıkça geri alınır. Yetki devredilen kişilerin, kastî olarak resmî kontrollerdeki kuralları ihlal ettiği belirlendiğinde, ilgili tohumlukların belirlenen standartları karşıladığı durumlar haricinde, bunların düzenledikleri sertifikalar hükümsüz kılınır.

Belirli bir süreyle devredilen yetkiler süre bitiminde Bakanlıkça geri alınabilir veya belirlenen şartlarla yeniden devredilebilir.

Yetki devrinin şartları, yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fizikî şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar yönetmelikle belirlenir.

BAŞKAN - Önergeyi işleme alıyorum.

Sayın Komisyon önergeye katılıyor mu?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

Önerge sahibi olarak Isparta Milletvekilimiz Sayın Coşkuner; buyurun.

Süreniz 5 dakika.

MEVLÜT COŞKUNER (Isparta) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 15'inci maddesi için söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, Tohumculuk Yasası'yla konuşmadan önce sizlerle paylaşacağım çok önemli bir konu var. Sayın Millî Eğitim Bakanımız burada "din üzerine, etniksite üzerine politika yapan haindir" dedi. Ben 8 Ekim günü Isparta Kanal 32'de, Sayın Milletvekilimiz Emin Bilgiç'in, YÖK'ü CHP gizliden desteklediğini, YÖK'ün de bazı okullarda, meslek liselerinde dine karşı tavır aldığını ve Isparta halkına anlattığını bizzat kendim gördüm ve o konuşmaya da telefonla canlı yayında katılmak zorunda kaldım.

BAŞKAN - Sayın Coşkuner, siz konunuza girer misiniz.

MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - Bunu söylemek zorundayım...

... ve gerçekten utandım, gerçekten sıkıldım. Kendilerini kınıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir kurum ve kuruluşun altına sığınmaz; ama, hak arayan kimse, haklı olduğu her yerde onun yanında olur diye düşünüyorum.

 

23

 

Değerli arkadaşlarım, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı tarımsal araştırma enstitülerinin ve tarım işletmelerinin ihmal edilmesi sonucu ve oradaki kadroların azaltılması sonucu, işte görüyoruz ki, her işte olduğu gibi tohumculuk da uluslararası arenaya düşmüştür; yani, tekeller burada oluşturulmaktadır.

Ben, bu yasanın görüşüleceğini beklediğim günlerde şöyle bir olay yaşadım: Daha Hal Yasasını hayata geçiremeyen, bölgelerde bunu gerektiği şekilde işletemeyen bir anlayış, bugün tohumculuğu da başka ellere bırakmaktadır.

Hal Yasası deyince, Isparta'da Koçtepe köyü, Gölbaşı köyü, Yakaören köyü ve Gümüşgün köylerini gezdim. Bu köyler dün hiçbir şey üretmezdi ve bu gittiğimde, onların seralarda sebze ürettiğini gördüm ve mutlu oldum; ama, kendilerine bir yazı gönderilerek, hale gelen ürünlerden, çeşitlerden -domatestir, biberdir, patlıcandır- ancak 100 kilo getirebilirsiniz denmiş ve halde bu işlem yürürlüğe konulmuş ve kendilerinden sonra Sayın Bakana önerge verdim; Orada, her üründen en az 100 kilogram ürün getirebilirsin diyorlar.

Siz, yasa çıkarıyorsunuz; ama, yasaları denetlemeyince, yasaları belli tekellerin eline bırakınca, çıkardığınız yasa ne olacak?

Siz, köylüyü çiftçi yapmadığınız müddetçe, onun elektrik borçlarını, beş yıl gibi, altı yıl gibi belli bir yapılandırmaya yaymadığınız müddetçe ve onu sanayi elektriği fiyatına indirmediğiniz müddetçe...

FİKRET BADAZLI (Antalya) - İndirdik, haberiniz yok mu!

MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - ...onun soğuk hava deposunda günün koşullarına uymasını isterken, taşımacılık ve havalandırmada ona gerekli yardımı yapmadığınız müddetçe ve altından kalkamadığı mazot ve diğer fiyatları indirmediğiniz müddetçe hangi yasayı çıkaracaksınız?

Bunun ötesinde, siz, bir hedef fiyat koymuyor iseniz, müdahale fiyatı koymuyor iseniz, onun kârını koymuyor iseniz neyi gündeme getireceksiniz?

Değerli arkadaşlarım, köylünün düşünülmesi gerekir. Onlar, üretmek istiyorlar; ama, biz ne yapıyoruz? Toprak mahsul ofislerini kaldırıyoruz ve buğday alım merkezi, diğer alım merkezleri açıyoruz; buna gülerler. Siz, toprak mahsul ofislerini kapatacaksınız, ondan sonra da "alım merkezleri açtık" diye köylüye, üreticiye müjde vereceksiniz; bu gidiş gidiş değildir.

O nedenle, ülkemizde üretmek dileğinde olan ve ülkesine katkı sunmak isteyen her üreticinin yanında olmak durumundayız.

Değerli milletvekilleri, köylü sizden sadece yanında olmanızı istiyor ve üretimde katkı sunmanızı istiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - Ben, bu dilekleri sunarken, öyle zannediyorum ki, köylümüzü düşünürüz, onun tohumunu da başka ellere teslim etmeyiz diyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Coşkuner.

Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 15. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları

Yetki devri

MADDE 15. - Bakanlık, gerekli gördüğü hâllerde, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini, kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, devredebilir. Yetki devredenin sorumluluğu ortadan kalkmaz.

Yetkiyi alanın, belirlenen şartlara uymaması hâlinde, devredilen yetkiler Bakanlıkça geri alınır. Yetki devredilen kişilerin, kastî olarak resmî kontrollerdeki kuralları ihlal ettiği belirlendiğinde, ilgili tohumlukların belirlenen standartları karşıladığı durumlar haricinde, bunların düzenledikleri sertifikalar hükümsüz kılınır.

Belirli bir süreyle devredilen yetkiler süre bitiminde Bakanlıkça geri alınabilir veya belirlenen şartlarla yeniden devredilebilir.

Yetki devrinin şartları, yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fizikî şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar yönetmelikle belirlenir.

BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

 

24

 

BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

15. Maddenin birinci fıkrasına son cümle olarak "Yetki devredenin sorumluluğu ortadan kalkmaz" cümlesi eklenmiştir.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.

15 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

16 ncı maddeyi okutuyorum:

 

BEŞİNCİ BÖLÜM

Alt Birlikler ve Türkiye Tohumcular Birliği

Alt birliklerin kuruluşu

MADDE 16. -

BAŞKAN - İki önerge var; geliş sırasına göre okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Tohumculuk Kanunu Tasarısının 16. maddesinin birinci paragrafında tohum dağıtıcıları'ndan sonra gelen "süs bitkileri üreticileri" tabirinin metinden çıkarılmasını metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Haluk Koç Faruk Çelik

CHP Grup Başkan Vekili AK Parti Grup Başkan Vekili

Necati Uzdil Özkan Öksüz Kerim Özkan

Osmaniye Konya Burdur

Abdullah Çetinkaya

Konya

BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 16. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Kerim Özkan

Gaziantep Antalya Burdur

 

 

Alt birliklerin kuruluşu

MADDE 16. - Alt birlikler, tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ile sektörde faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler arasında meslekî dayanışma sağlayarak meslekî faaliyetleri kolaylaştırmak, tohumculuk faaliyetinde bulunanların ekonomik ve sosyal haklarının korunmasını sağlamak ve mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla, bitki ıslahçıları, tohum sanayicileri ve üreticileri, fide üreticileri, fidan üreticileri, tohum yetiştiricileri, tohum dağıtıcıları, süs bitkileri üreticileri ve tohumculukla ilgili diğer konularla iştigal eden en az yedi gerçek veya tüzel kişi tarafından faaliyet konularına göre kurulan, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

Alt birlik, kuruluş ve çalışma esaslarını belirleyen tüzük ile Bakanlığa başvurur. Tüzükte ve kurucuların hukukî durumlarında mevzuata aykırılık ve noksanlık yoksa, alt birliğin kuruluşu Bakanlıkça onaylanır ve durum alt birliğe en geç on beş gün içinde bildirilir. Alt birlik tüzüğü, alt birliğe yapılan yazılı bildirimden sonra on beş gün içinde yerel bir gazetede ilan edilir. Alt birlik, tüzüğünün ilan edildiği günü izleyen altı ay içerisinde, ilk genel kurulunu toplamak ve organlarını oluşturmak zorundadır. Tüzük değişikliği kuruluş işlemlerine tâbidir.

Kuruluş bildirisinde, birlik tüzüğünde ve kurucuların hukukî durumlarında mevzuata aykırılık veya noksanlık tespit edildiği takdirde, bunların giderilmesi geçici yönetim kurulundan yazı ile istenir. Bu yazının tebliğinden itibaren otuz gün içinde belirtilen noksanlıklar tamamlanmaz veya mevzuata aykırılık giderilmez ise Bakanlığın ihbarı üzerine Cumhuriyet savcılığı, birliğin feshi için yetkili mahkemeye başvurur. Cumhuriyet savcılığı birliğin faaliyetlerinin durdurulmasını da isteyebilir.

Aynı konuda faaliyet gösteren birden fazla alt birlik kurulamaz. Tohumculukla iştigal eden gerçek veya tüzel kişiler faaliyet konularına göre birden fazla alt birliğe üye olabilirler, ancak, aynı anda birden fazla yönetim kurulunda görev alamazlar. Alt birliklerin faaliyet konuları ile ilgili çalışma merkezleri Bakanlıkça tespit edilir.

 

25

 

BAŞKAN - Sayın Komisyon önergeye katılıyor mu?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Özkan, buyurun.

Önerge sahiplerinden Sayın Özkan, Burdur Milletvekilimiz, görüşlerini açıklayacak, gerekçeyi.

Buyurun.

5 dakika süreniz.

 

 

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge hakkında söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Verilen üç aylık sürenin yeterli olmadığı kanaatindeyiz ve altı aya çıkarılmasını istiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, geleceğimizi yakından ilgilendiren bu yasa hakkında çekincelerimizi komisyon üyesi tüm arkadaşlarımla komisyon toplantılarımızda belirtmemize rağmen -ki, tutanaklarda mevcuttur- ancak, o süreçte, muhalefet şerhi sehven konulamamıştır. Bu yasada temel amaç, üretimi artırmak ve disipline almaktır; ancak, ülke gerçekleri bunu yansıtmıyor. Şöyle ki: Ülkemizde üretim azlığından dolayı bir şikâyet yoktur. Hangi üründe üretim azlığı var, bilemiyorum. Çiftçinin üretim fazlalığını Hükûmet ancak kotalarla durdurabiliyor. Pancarda, anasonda, tütünde, haşhaşta kotalar aynen devam ediyor. Çiftçimizin ürettiği ürünler de para etmiyor. Örnek mi; pancar para etmez; fındık para etmez, patates para etmez, soğan para etmez, süt, et, kesme çiçek, mantar, elma, kayısı, domates, biber, salatalık... Kısaca, yaş meyve, sebze ve narenciye para etmiyor.

Ramazan ayının bir gününü hep beraber yaşıyoruz. Vatandaş iftar çadırlarında sırada. Sırada kimler yok ki; zengininden fakirine kadar... Kentlerde, ilçelerde, beldelerde durum böyle. Köylülerimiz ise içler acısı; telefonlarda şunları söylüyorlar: "Hükûmet yetkililerini köyümüze davet ediyoruz. Bir en zenginimizin sofrasına, bir de en fakirimizin sofrasına buyursunlar. Halimizi görsünler. Yediklerimiz aynı; tarhana çorbası, bulgur pilavı. Biz bittik diyorlar. Ki "iftar çadırlarındaki yemekleri herhâlde ömrümüzde göremeyeceğiz ve tadamayacağız. Rezilliğimiz diz boyu. Her ne kadar Başbakanımız Söğüt'te, Antalya'da demir dövüyor ise de, bizler, verdiğimiz oylardan dolayı pişmanız; dizlerimizi dövüyoruz." diyorlar. Çocuklarımız...

DURDU MEHMET KASTAL (Osmaniye) - Yok öyle bir şey!..

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Gelin, köylerde hep beraber yaşayalım, görelim... Köy kahvelerinde bu sesleri, feryatları hep beraber duyuyoruz.

Hayvanlarımız, insanlarımız GDO'lu mısıra, soyaya, kolzaya, ayçiçeğe "hayır" diyor. Traktörlerimiz, ucuz yeşil mazot istiyor. Tarlalarımız, çoğaltma ve çeşitlendirme hakkına sahip tohumların üzerlerine serpilmesini ve doğal gübreyi istiyor. Çiftçilerimiz sertifikalı tohuma mahkûm olmak istemiyor; geleneksel tohumluluklarını kullanmak istiyor. Türk çiftçisinin en büyük endişesi Türkiye tohumculuğunun bu yasayla çok uluslu şirketlere hizmet edecek olmasındandır. Bu endişelere bizler de katılıyoruz. Bilinmelidir ki bu çok uluslu şirketler, tohumlarımızı ve topraklarımızı hem bozmaya hem de bizden almaya geliyorlar. Topraklarımıza ve topraklarımızı sahip çıkmak istiyorsak, bu yasanın geri çekilmesi gerekiyor.

Tohumların soframıza birer kansorejen madde olarak gelmesini istemiyoruz. Bugün, beslenme ve sağlıkla ilişkilerinden dolayı hastanelerin dikkat çekecek oranda hastalarla doluluğu üzücüdür. Bu hastalıkların bilinen hastalık nedenlerinden değil, farklı hastalıklardan olması da üzücüdür.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizler hep beraber biliyoruz ki kimyasal gübreleri, kimyasal ilaçları, antibiyotikleri, hormonları, makineleri, tohumları ve GDO'ları, genetiği değiştirilmiş organizmaları üreten çok uluslu şirketler bütün dünya tarımını kendi güdümlerinde tutabilmek için, IMF ve Dünya Bankası gibi finans kuruluşlarını kullanarak yerel hükümetlere baskı yapıyorlar bugün olduğu gibi; ülkelerin bütün tarımsal yapılarını dağıtıyorlar; kendi güdümlerinde şirket tarımcılığını geliştiriyorlar. Bu yasa ile de ülke tarımımız, çok uluslu şirketlerin güdümüne sokulmak isteniyor. Olayın gerçek yüzü bu. Onun için, birbirimize kızmaya, kırmaya, öfkelenmeye, kötü söz söylemeye gerek yok. Acı reçete bu. Bunu hep beraber görüp yasayı çekebilirseniz ne mutlu. Çekemezseniz, elle gelen düğün bayram; biz bu oyunda yokuz; çünkü, yıllardır TAGEM ve buna bağlı enstitülerin yaptıkları cansiparane çalışmalarla yürütülen tarımsal ar-geleriyle TİGEM'e ait çiftliklerde tohumlar üretip üreticileri dağıtmakta, tarımsal sistemi başarıyla çalıştırmaktaydı. Bugün, bu genel müdürlüklerin topraklarının yabancılara satışı söz konusu ise de -ki bizler buna karşıyız- ve her ne kadar burada çalışan en alt birimden en üst birime...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BURHAN KILIÇ (Antalya) - Oy verdin, neye karşısın?

 

 

26

 

BAŞKAN - Sayın Özkan, son cümlenizi alayım.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - ...veteriner hekimine, müdürüne, genel müdürüne kadar olan çalışanların durumunda yıllardır bir iyileştirme yapılmamasına rağmen -ki, acilen yapılması gerekmektedir- bu genel müdürlükler, devletimize, milletimize trilyonlar kazandırmaktadır. Bu sistem, bu yasayla tamamen yok ediliyor.

Kısacası, ülkemizin tarım sektöründeki tohum üretimi ve satışı özelleştiriliyor. Ne olacak TAGEM'in ve TİGEM'in hali? Çiftçi kardeşlerim, kötü günler sizleri bekliyor. Bu AKP İktidarıyla, kendi tohumunu ve çeşitliliğini kullanamayacaksın. O keselerde, torbalarda biriktirdiğin, severek yediğin, güzelliğine doyamadığın karpuzun, kavunun, domatesin, biberin, salatalığın, elmanın, eriğin, cevizin -aklına ne gelirse- tohumunu ayıramayacaksın, onu tarlana atamayacaksın, pazara sunamayacaksın. 1 kilo domates tohumunu 30 milyara, 40 milyara alacaksın. Bu durum, hem bitkisel hem de hayvansal tohumlar için geçerlidir. Onun için, bu yasaya karşı çıkıyoruz bugün.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Bitiriyorum değil, son cümlenizi alacağım efendim. Lütfen... Temenninizi...

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Sayın Bakanımız açıkladı "bu yasayla, GDO'ların kesinlikle geliş yetkisi yoktur" diye; ancak, ülkemize 2 milyon tona yakın GDO'lu mısır, soya, pamuk ve koza hiçbir denetime tabi olmadan gelmektedir.

Biz, onun için, bu yasanın çekilmesinden yanayız. Dışarıdaki ortam, söylem şu: Bu yasayı çıkaran Hükûmet de, bu yasaya oy veren milletvekilleri de, her zaman çilekeş çiftçilerin, mağdur köylülerin, sahipsiz tarımcıların ve unutulan ülke halkının karşısında sorumlu olacaktır. Biz, bu sorumluluğa ortak olmuyoruz.

Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.

Sayın milletvekilleri: İç tüzüğün 42'nci maddesi "Komisyon raporu" başlığını taşımaktadır. İç tüzüğün 42'nci maddesinin dördüncü fıkrasını aynen okuyorum: "Komisyon raporunda imzası bulunan komisyon üyesi, diğer komisyonlarda...

İLYAS SEZAİ ÖNDER (Samsun) - Niye olduğunu izah etti...

BAŞKAN - ...ve Genel Kurulda, çekimser veya aykırı olduğunu rapor metninde yazıyla belirttiği hususlar dışında sözcüden soru soramaz ve komisyon raporuna aykırı konuşma yapamaz."

Değerli arkadaşlar, tabii ki, gruplarımız bu kürsüde önergelerinin açıklanmasını isteyeceklerdir; ancak, komisyon raporunda muhalefet şerhi bulunmayan arkadaşlarımız, burada, tamamen değişik bir şekilde konuşma yapıyorlar İç Tüzük'e aykırı. Sözü kesmedim Sayın Özkan. Bundan sonra söz isteyecek arkadaşlarımızın buna göre hareket etmelerini rica ediyorum; çünkü, sizin...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Komisyon üyesi önerge de veremez.

BAŞKAN - ...bu yasadaki raporda bir muhalefetiniz yok.

Bu hususu Genel Kurulun bilgisine saygıyla arz ediyorum.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Söylediklerimin aynısını komisyonda söyledim.

BAŞKAN - Ve gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...

Arkadaşlarım, değerli milletvekilleri, Başkanlık Divanının taleplerini dikkate alalım; ben zorlanıyorum.

... Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

 

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Tohumculuk Kanunu Tasarısının 16'ncı maddesinin birinci paragrafında tohum dağıtıcılarından sonra gelen "süs bitkileri üreticileri" tabirinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Faruk Çelik

AK Parti Grup Başkan Vekili ve arkadaşları

BAŞKAN - Sayın Komisyon önergeye katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..

TARIMVE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi mi okutayım efendim; yoksa, açıklayacak mısınız?

 

27

 

SADULLAH ERGİN (Hatay) - Gerekçe okunsun.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: 3'üncü maddenin (a) bendindeki değişiklik doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

16'ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

17'nci maddeyi okutuyorum:

Üyelik

MADDE 17. -

BAŞKAN - 2 önerge var; geliş sırasına göre okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 17'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

Fahrettin Üstün Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya

Muğla Antalya Gaziantep

Üyelik

MADDE 17. - Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.

Gerçek veya tüzel kişi alt birlik üyeleri, alt birliğe giriş sırasında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Giriş aidatı ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde beşinden az, dört katından fazla olamaz. Giriş aidatının alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. Süresinde ödenmeyen aidatlar alt birlikçe kanunî faizi ile tahsil edilir.

BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 17'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul Fahrettin Üstün Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya

Muğla Antalya Gaziantep

 

 

 

Üyelik

MADDE 17. - Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.

Gerçek veya tüzel kişi alt birlik üyeleri, alt birliğe giriş sırasında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Giriş aidatı ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde onundan az, üç katından fazla olamaz. Giriş aidatının alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. Süresinde ödenmeyen aidatlar alt birlikçe kanunî faizi ile tahsil edilir.

BAŞKAN - Bu önergeyi en aykırı olduğu için işleme alıyorum ve Sayın Komisyona soruyorum: Katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Konuşacak mısınız efendim?

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Evet.

BAŞKAN - Sayın Üstün, buyurun.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkanım, Komisyon üyesi arkadaşımız önerge veremeyeceğine göre, nasıl konuşma yapacak önerge hakkında?

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Önerge sahibiyim.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Önerge sahibi olamazsınız ki, önerge veremezsiniz, Komisyon üyesisiniz siz.

 

28

 

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Sayın Başkan, burayı siz mi yönetiyorsunuz, Sayın Kacır mı yönetiyor?

İLYAS SEZAİ ÖNDER (Samsun) - Sen devam et...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Önerge veremez efendim, Komisyon üyesi...

 

 

OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Ünal Bey, ortalığı karıştırma; otur yerine! Sana ne ya! Buna ne... Buna ne!

ÜNAL KACIR (İstanbul) - İç Tüzük bunu amirdir.

BAŞKAN - Birleşime 5 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.33

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 15.39

BAŞKAN: Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

----- 0 -----

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

 

3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

İşleme aldığımız ikinci önergede, Hükümet ve Komisyon katılmayacağını ifade etti ve önerge sahiplerinden Osman Kaptan önergesinin gerekçesini açıklayacak efendim.

Sayın Kaptan, buyurun.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Komisyon üyelerinin konuşamayacağının karara bağlanması lazım tutanağa geçmesi bakımından.

OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben, narenciye ve sebze üzerine, onların tohumla olan ilişkiselliğinden doğan sorunların genel sorunlar içerisindeki yerini dile getirmeye çalışacağım.

Sayın arkadaşlarım, Hükümet narenciyeye, ihracatta bu yıl bir destek verdi; ama, verilen destek...

BAŞKAN - Sayın Kaptan, önergeye döner misiniz. Bakın, tohumculuk konusunu konuşuyoruz.

NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Bırak Başkan ya, tarımı konuşuyor tarımı, önergeyi değil.

OSMAN KAPTAN (Devamla) - Ama, verilen destek...

HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Madem tohum var, narenciyeyi de konuşsun.

OSMAN KAPTAN (Devamla) - Peki Sayın Başkan.

Şimdi, sebzenin de, narenciyenin de, tohumla, fidanla doğrudan ilişkisi vardır Sayın Başkan, ben madde madde önerileri koyuyorum. Bir; domatese ve narenciyeye bütün kalemlerde ton başına 100 dolar ihracat teşviki verilmelidir. Bu yıl, narenciyeye, portakala, mandalinaya, greyfurda, limona verilen teşvik, dört yıl önceki teşvikin daha altındadır. İkincisi, ihracatlık ürün yetiştiren üreticiler teşvik edilmelidir. Teşvikte süre, hasat aylarını kapsayacak şekilde düzenlenmelidir. Domates, kasım ve aralık, mayıs ve haziran aylarını kapsayacak şekilde verilmelidir. Geçen sene domatese 50 dolar ton başına ihracat desteği verildi; ama, bu destek, ocaktan mayıs ayına kadar verildi, haziran ayı ve bir önceki yılın kasım ve aralık ayları ihracat teşviki dışında kaldı, bu da üreticileri ve ihracatçıları mağdur etmiştir.

Şimdi, modern seracılık üretimi de kendine özgü teşvik sistemiyle desteklenmeli,en az 1 yıl geri ödemesiz, 4-5 yıl vadeli krediler verilmesi sağlanmalıdır.

Dış pazarda talebi yüksek narenciye türleri yetiştiren ve yetiştirmek isteyen üreticilere de aynı şekilde kredi desteği sağlanmalıdır.

Sözleşmeli üretim yaygınlaştırılmalı ve teşvik edilmelidir.

Yaş sebze-meyve ve narenciye nakliyesinde kamyonculara, TIR'cılara, nakliyatçılara mazot desteği verilmelidir.

İlaç, gübre, tohum, mazot, sulama elektriği gibi girdilerin KDV'leri indirilmelidir.

OECD ülkeleri içerisinde istihdamdan en fazla vergi alan ülke Türkiye'dir. İstihdamdaki sigorta ve vergi oranlarının indirilmesi sağlanmalıdır.

Meyve suyu sanayisi desteklenmeli, portakal, greyfurt, nar, domates, havuç gibi sebze ve meyve sularının KDV'si yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmelidir.

Yurttaşlarımızın Coca-Cola, Pepsi Cola, Cola Turca gibi içecekler yerine yerli meyve suyu, sebze suyu içmeleri de özendirilmelidir.

 

29

 

Yaş sebze ve meyve narenciyesinin iç piyasadaki tüketimi özendirilmelidir.

Sebze ve meyve ithalatında yerli üreticiler korunmalıdır.

İhracat yaptığımız bazı ülkelerdeki maksimum ilaç kalıntı limitleri konusunda yaşanan sorunlar, İtalya ve İspanya'nın yaptığı gibi, ikili anlaşmalarla çözümlenmelidir.

AB ülkelerine ihraç ettiğimiz ürünlere uygulanan gümrük vergileri sorunu da çözümlenmelidir.

Yaş sebze-meyve ve narenciye ihracatımızın yüksek olduğu Almanya ve Rusya gibi ülkelerde tarım müşavirlikleri kurulmalıdır.

Toptancı Haller Yasası değiştirilmelidir. Toptancı hallerdeki gıda kontrolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yerine Tarım Bakanlığına verilmelidir.

Büyük ölçekli toptancı hallerde uluslararası akredite laboratuarları kurulması ve mevcut laboratuarların yaygınlaştırılması sağlanmalıdır. Dış ülkelerden aldığımız petrol, doğalgaz gibi bazı ürünlerin parası sebze, meyve ve narenciye olarak ödenmelidir.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaptan.

Şimdi, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 17'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları.

Üyelik

MADDE 17. - Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.

Gerçek veya tüzel kişi alt birlik üyeleri, alt birliğe giriş sırasında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Giriş aidatı ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde beşinden az, dört katından fazla olamaz. Giriş aidatının alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. Süresinde ödenmeyen aidatlar alt birlikçe kanunî faizi ile tahsil edilir.

BAŞKAN - Sayın Komisyon önergeye katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan. BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum efendim.

Gerekçe: 17 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan "yüzde 10'dan" ibaresi"yüzde 5'nden" olarak değiştirilmiştir.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Şimdi, 17 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

18 inci maddeyi okutuyorum:

Alt birliğin görevleri

MADDE 18-

BAŞKAN - Madde üzerinde iki önerge vardır, geliş sırasına göre okutacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarının 18 inci maddesinin (f) bendinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

A Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

Mustafa Gazalcı Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya

Denizli Antalya Gaziantep

Alt birliğin görevleri

MADDE 18.- Alt birliğin görevleri şunlardır:

a) Üyeleri arasında iletişim ve dayanışma sağlamak.

b) Üyelerinin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmek üzere konferans, panel, kurs, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kitap ve süreli yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.

c) Faaliyet gösterdikleri tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için konuları ile ilgili yatırım yapmak, inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak ve raporlar düzenlemek.

 

30

 

d) Tohumculuk sektörüyle ilgili kararların oluşmasına yardım etmek üzere öneriler ve raporlar hazırlamak ve bunları Birliğe sunmak.

e) Birliğe üye olarak, ülke tohumculuğunun gelişmesine katkı sağlamak.

BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup ve işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarının 18 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu

Balıkesir Aydın İstanbul

Mustafa Gazalcı Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya

Denizli Antalya Gaziantep

Alt birliğin görevleri

MADDE 18.- Alt birliğin görevleri şunlardır:

a) Üyeleri arasında dayanışma sağlamak.

b) Üyelerinin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmek üzere konferans, panel, kurs, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kitap ve süreli yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.

c) Faaliyet gösterdikleri tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için konuları ile ilgili yatırım yapmak, inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak ve raporlar düzenlemek.

d) Tohumculuk sektörüyle ilgili kararların oluşmasına yardım etmek üzere öneriler ve raporlar hazırlamak ve bunları Birliğe sunmak.

e) Birliğe üye olarak, ülke tohumculuğunun gelişmesine katkı sağlamak.

f) Mevzuatla verilecek görevleri yerine getirmek.

BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz önergeye?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükûmet, katılıyor musunuz?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Gazalcı'nın söz isteği var.

Sayın Gazalcı, buyurun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlarım. Verdiğimiz bir önergeyi açıklamak için söz aldım.

Değerli arkadaşlar, tohumculukla ilgili yasa tasarısı görüşülüyor. Bu tasarı nedeniyle tarımı ve çeşitli ürünleri dile getiriyoruz. Sayın Bakanı sabahleyin burada bir arkadaşımızın gündem dışı konuşmasına bir yanıt verirken dinledik, sanki, başka bir ülkenin çiftçisini anlatır gibi tarımın ne kadar iyi olduğunu bize anlattı. Bardağın yarısı dolu, orayı anlatıyor desem, bardakta dolu taraf kalmadı; yani, ben, kendi yöremden biliyorum. Her ürünü yetiştiren çiftçi "öldük, bittik" diyor; ama, Sayın Bakan, ne kadar çok destek verildiğini, tarımda nasıl çağ atladığını... Bu, nasıl çağ atlamak ki, gittiğimiz her yörede her ürünü üreten çiftçi dert yanıyor, iki üç yıl önceye göre ürününü daha az bir fiyatla sattığını...

Ben, şimdi, bu iki üç dakika içerisinde üzümden söz edeceğim. Sayın Bakan, yıllarca bu kürsüde eğitimden sonra tütünü konuştum ben, tütün dedim, tütün dedim, tütün dedim. Sizin izlediğiniz politikalar da dahil olmak üzere, öncesi de var tabiî, Türk tütününü ve tütün üreticisini öldürdük değerli arkadaşlar. Ülkenin pazarını yabancılara verdik, yarısından fazlasını. Tütün üreticisini destekleyen Tekeli Özelleştirme İdaresine aldık, içki kısmını kopardık, içki bölümünü bir korsorsiyuma verdik; şimdi 280 küsur milyon dolara aldığı o içki bölümünü, aradan iki yıl sonra bir Amerikan firmasına iki kat fazlasıyla sattı, yüzde 90'ını sattı. (CHP sıralarından "5 kat, 5 kat" sesleri) Hadi, kazandığı yanında olsun, ayrı bir konu; ama, arkadaşlar, sonucunu, şimdi üzümcü çekiyor derdini.

Bakın, yani, Tekel devreden çıkınca, destek olmaktan çıkınca piyasaya terk edildi. Tabiî, piyasa altyapısı hazır olmayınca, çiftçi desteklenmeyince başka ülkelerin üreticileri gibi, gerekli örgütlenme yapılmayınca ortada kaldı.

Atilla İlhan diyor ki: "Üzümler memleketi, tütünler memleketi Türkiye; Türkiye çok ağlamış, çok gülmüş; Sabırlı bağrı yanık insanlar memleketi." Bir tütün memleketi, üzüm memleketi olmaktan

31

 

çıkardık; ama, bir zamanlar gülüyordu bu ürünleri üretenler. Özellikle, bu bağ bozumu zamanı bir şenlik olurdu. Ürününü satardı düğününü yapardı; ama, şimdi değerli arkadaşlar, üzümler ya dalında kaldı benim memleketimde olduğu gibi ya da derelere dökülüyor. Biliyorsunuz, 10 gün önce, Çal'dan, İsabey'den buraya arkadaşlar kasa kasa milletvekillerine üzüm getirdi. Yalnız, size ikram için değildi o üzümler, bakın, ne kadar güzel üzümler para etmiyor diyordu.

Sayın Bakan, siz biliyor musunuz, şu anda Denizli'nin Yenice Kasabasında 50 kuruşa üzüm alınmıyor. Evet arkadaşlar, bakın...

Tütünün yerine bağ dikin dendi; dikildi, dikti her taraf, bu yalnız Denizli, Manisa'da değil değerli arkadaşlar, Çal'da değil, Güney'de değil, Bekilli'de değil, Tekirdağ'da da öyle, Orta Anadolu'da da öyle, bütün Türkiye'de öyle. Şu anda üzüm para etmiyor, yalnız sofralık üzüm değil,

şaraplık üzüm de etmiyor Sayın Bakan. Siz bir gecede ÖTV'yi yüzde 118 artırdınız, bağcıyı dövdünüz. Bakın, bağcı dövüldü. Diyemiyorsunuz şarap yasaktır. Eh, onun yerine vuruyorsunuz abalıya, vergiye. O zaman hem kaçak üretim artıyor hem dışarıdan aynen sigarada olduğu gibi... 1 milyar dolar şimdi sigara kaçakçılığı yaşanıyor Türkiye'de. Aynen şarapta da öyle. Bakın, arkadaşlar, dünyada dördüncüyüz biz bağda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Şimdi, zamanım azılıyor, ek sürede, neler yapılabilir, hiç olmazsa bu aşamada bile Sayın Bakanın yapacağı... Belki Türkiye'nin Tarım Bakanı olduğunu anımsar.

Sayın Bakanım, bakın, Denizli yöresindeki, Manisa yöresindeki üzümcüler, bağcılar kan ağlıyorlar. Hiç olmazsa Ziraat Bankasına, tarım krediye olan borçlarını bu yıl erteletin. Bir ekip göndertin. Bakın, tüccarların verdiği, aldığı çekler karşılıksız çıkıyor. Geçen yılki fiyatların çok altında. Ya dereye dökülüyor üzümler ya da bağlarda kaldı.

Denizli öyle bir yöre ki arkadaşlar, haziran ayında Yenice'de ilk üzüm çıkar, dünyanın her yerine gönderilir. Bakın... Bu mevsime kadar Çal'da devam eder. Ama, değerli arkadaşlar, ne olduysa oldu, iki üç yıldır üzümcünün ağzı, tadı bozuldu ve boynu büküklük yaşıyor. Dünyanın en güzel üzümlerini, sofralık üzümlerini, şaraplık üzümlerini yetiştiren benim memleketim...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Gazalcı, son cümlenizi rica edeyim efendim.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Peki.

Sayın Bakan, kooperatifleri, birlikleri destekleyin. Bakın, İtalya'da 50 milyon litre kapasiteli üretici şarap fabrikaları var. Yalnız, şaraba alerji duyuyorsanız, pekmezi destekleyin, sirkeyi destekleyin, entegre tesisler kurmayı destekleyin. Üzümcü, tütüncünün durumuna düşmesin. Şu anda burnundan soluyor. Fındıkta yaşananlar, bağda da yaşayacaktır. bağcıyı dövmeyin, üzüm yiyelim diyorum, üreticiye kulak verelim diyorum.

Bu Avrupa Birliğine uyum diye çıkardığımız yasalar belki kâğıt üstünde güzeldir. Tütün Yasasında da böyle oldu; ama, uygulamada insanlarımızı öldürüyor. Uyum sağlamak bir yana, sizin verdiğiniz destekler belki üreticinin eline değil, kimi büyük bazı çiftçilerin eline geçiyor olabilir o destekler; ama, üretici kan ağlıyor, üzümcü kan ağlıyor. Bir kere daha söylüyorum: Sofralık üzümler dalında kaldı, şaraplık üzümler dalında kaldı, özel teşebbüs almıyor.

BAŞKAN - Sayın Gazalcı...

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Tekelin içki kısmını özelleştirdiniz, perişan oldu; sizi göreve çağırıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Gazalcı.

Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarının 18 inci maddesinin (f) bendinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları

Alt birliğin görevleri

MADDE 18.- Alt birliğin görevleri şunlardır:

a) Üyeleri arasında iletişim ve dayanışma sağlamak.

b) Üyelerinin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmek üzere konferans, panel, kurs, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kitap ve süreli yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.

c) Faaliyet gösterdikleri tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için konuları ile ilgili yatırım yapmak, inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak ve raporlar düzenlemek.

d) Tohumculuk sektörüyle ilgili kararların oluşmasına yardım etmek üzere öneriler ve raporlar hazırlamak ve bunları Birliğe sunmak.

e) Birliğe üye olarak, ülke tohumculuğunun gelişmesine katkı sağlamak.

 

32

 

BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor musunuz önergeye?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor musunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe

Gereksiz bir düzenleme olduğu için madde metninden çıkarılmıştır.

BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 18 inci madde kabul edilmiştir.

19 uncu maddeyi okutuyorum:

 

Alt birlik organları

MADDE 19. -

BAŞKAN - Madde üzerinde iki önerge var, sırasıyla okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

M. Mesut Özakcan Ali Kemal Kumkumoğlu Emin Koç

Aydın İstanbul Yozgat

Ferit Mevlüt Aslanoğlu Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan

Malatya Gaziantep Antalya

A. Kemal Deveciler

Balıkesir

"Alt birlik organları

MADDE 19.- Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplik kuruludur. "

BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

K. Kemal Deveciler Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan

Balıkesir Gaziantep Antalya

 

M. Mesut Özakcan Ali Kemal Kumkumoğlu Mehmet Yıldırım

Aydın İstanbul Kastamonu

Emin Koç

Yozgat

"Alt birlik organları

MADDE 19.- Alt birliğin organları;

a) Genel kurul,

b) Yönetim kurulu,

c) Denetim kurulu,

d) Disiplin kurulundan oluşur."

BAŞKAN - Bu önergeyi işleme alıyorum.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkan, müsaade ederseniz önerge üzerinde kısa bir açıklama yapmak istiyorum.

BAŞKAN - Yok efendim, öyle bir usulümüz yok.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Kısa bir açıklama hakkı yok mu? Aynı arkadaşlar iki farklı şey teklif ediyorlar, usule aykırı.

BAŞKAN - Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet?..

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi mi okutalım, söz mü istiyorsunuz?

EMİN KOÇ (Yozgat) - Söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Koç, buyurun.

 

33

 

EMİN KOÇ (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Tohumculuk Kanunu Tasarısının 19 uncu maddesiyle ilgili CHP adına söz aldım; sözlerimin başında, hemen, AKP İktidarına şunu öneriyorum: Bu kanun tasarısı hemen çekilmelidir. Bu kanun tasarısının hiçbir maddesinin Türk çiftçisi lehine getireceği hiçbir şey yok. Bugün görüyoruz, yıllardır Türk tarımının neden bu hale getirildiğini biliyoruz biz. Bu tür zihniyetler Türk tarımını bu hale getirdi. Türk tarımını, yıllardır, Avrupa'dan gelen, Amerika'dan, Fransa'dan gelen birtakım önerilerle güya kalkındırmaya çalışıyorduk. Ne hale geldi Türk tarımı; hiçbir kalkınma ortada yok.

Ben Yozgat milletvekiliyim. Yozgat'ın tarımını hepimiz biliyoruz; hayvancılıkla uğraşıyor, buğday üretiyor, pancar üretiyor, koskoca Yozgat, ama, küçücük bir Hollanda kadar, başka batı ülkesi kadar ürün ihraç edemiyor. Kendisine de yetmez hale geldi.

Bugün dünyanın her yerinde, dünyanın her türlü ülkesinin marketlerinde Fransız peynirini görüyorsun, Hollanda peynirini görüyorsun, batı ülkelerinin mallarını görüyorsun, ama, Türkiye'den hiçbir şey yok. Niye böyle oldu? Türkiye'yi bu hale getiren merkez sağ zihniyettir. Avrupa'nın sözünü dinleye dinleye, maalesef, Türkiye'yi bu hale getirdiler.

Yıllardır medyada da izleriz, her yıl tarımla ilgili "tarıma devlet şu kadar para ayırıyor, bu kadar para boşa gidiyor" diye haberlerini okuduk. Belirli aralıklarla bunu Türk toplumunun aklına yerleştire yerleştire Türk tarımını, maalesef, bu hale getirdi.

Tasarı görüşülürken Tarım Bakanımızın sözlerini, açıklamalarını dinledik. Tarım Bakanımız bu yıl Türk tarımına çok büyük destekler yapıldığını sıraladı.

Bu destekler acaba kime yapılıyor? Değerli arkadaşlar, hepimiz Türkiye'yi dolaşıyoruz, elinizi yüreğinize koyun, hiçbir bölgemizde buğday üretenler, pancar üretenler, hayvancılıkla uğraşanlar, üzümle, tütünle, pamukla uğraşan hiçbir çiftçinin memnun olduğunu gördünüz mü; görmedik.

Şimdi, Tarım Bakanımız "destek verdik" diyor. Nerelere destek verdiklerinden bir örnek veriyorum arkadaşlar:

Değerli arkadaşlar, şimdi, bir yasa var. Dahilde İşleme Rejimi adı altında, güya, Türkiye, un, bulgur, makarna ihraç ediyor. Bu amaçla, devlet, belli üreticilere buğday tahsis ediyor, ihracat yapma kaydıyla buğday tahsis ediyor. Yine, bu İktidarın yayınladığı bir yayın var. Resmî belgesiyle söylüyorum. Bu yayında, AKP İktidarının göreve başladığı dönemde, mesela, 2003 yılında 45 000 ton buğday tahsis edilmiş ihracat yapma amacıyla, 45 000 ton; 2005 yılında 3 000 000 tona yakın buğday tahsis edilmiş bu firmalara. Yani, Toprak Mahsulleri Ofisi, 415 000'lere mal ettiği buğdayı bu tüccarlara 200 000 liraya vermiş. Aradaki fark değerli arkadaşlar, tam 900 trilyon liradır. Bu, Türk Milletinin soygunu demektir. Böyle bir ihracat, maalesef, Türkiye'de yok. Pancarda da aynı şey söz konusu. Tarım Bakanı bunlara dikkat etmelidir.

Şimdi, Tohumculuk Yasasıyla ne yapıyorsunuz; tohum tekelini eline geçiren firmaların kurbanı haline getireceksiniz bu çiftçiyi. Peki, bu tohum tekelini elinde bulunduran firmalar kim; Amerika, İngiltere, Fransa, Hollanda, İsrail. Bunların esiri haline gelecek bizim çiftçimiz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN KOÇ (Devamla) - Bunlardan tohum alacağız. Aldığınız tohum da, öyle genleriyle oynanmış tohum ki, aldığınız tohumu bir defa kullanıyorsunuz, ertesi yıl, o ürettiğiniz buğdaydan, üründen Bir daha kullanamıyorsunuz; yani, onu, aynı uyuşturucuya alışan insanlar gibi, bizim çiftçimizi de bu tohumlara alıştıracaklar ve hiçbir zaman üstesinden gelemeyeceğimiz bir noktaya gelecek ve tarımı da başkalarına devretmiş olacağız. Yani, bu yasa, Türk tarımına, Türk Milletine çok büyük bir ihanettir. Bu yanlıştan dönmenizi istiyoruz.

Batı ülkelerinin ne yaptıklarını görüyorsunuz. Fransa kalkıyor "Türkiye Ermeni soykırımı yapmıştır" diyor veya o görüşü destekleyenlere ödüller dağıtıyor, Nobel ödülleri veriyor. Şimdi, onların baskısıyla, onların zorlamasıyla Tohumculuk Yasasını çıkartıyoruz. Türk toplumunu böyle destekleyemeyiz arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Koç, son cümleniz için açıyorum; buyurun:

EMİN KOÇ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu İktidar da, Türk tarımına hiçbir şey kazandırmamıştır. Bu İktidar göreve başladığında buğdayın kilosu 320 000 lira idi, mazot 900 küsur bin lira idi. Bugün, buğday yine aynı fiyatta, mazot onun 10 katında. Yine, Ziraat Bankasına, borçlarına bakıyoruz çiftçinin, bir sene öncesinin 2 katı. 750 trilyon lira borcu vardı Türk çiftçisinin, bugün 3 katrilyon lira borcu var Ziraat Bankasına. Tarım gittikçe ölüyor, çiftçi gittikçe ölüyor. Çözüm bu değildir. Çözüm bu yasalar değildir. Çözüm: Gelin oturalım, tarımı nasıl kurtaracağız, bu milleti nasıl kurtarıp, ayağa kaldıracağız, onu konuşalım diyorum.

Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Koç.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Sayın Başkan, karar yetersayısının aranılmasını istiyorum.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

 

34

 

Diğer önergeyi okutuyorum:

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Sayın Başkan, karar yetersayısı diye bar bar bağırdım.

BAŞKAN - Duymadım.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - 20 defa bağırdım.

BAŞKAN - Bu sefer arayalım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 19 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları

"Alt birlik organları

MADDE 19.- Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kuruludur."

BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?

TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Hükümet, katılıyor musunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Katılmıyorsunuz.

Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

"Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulundan oluşur" ibaresi "Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kuruludur" şeklinde değiştirilmiştir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım.

Önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı bulunamamıştır.

Birleşime 5 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.11

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 16.26

BAŞKAN: Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

----- 0 -----

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

 

3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Tasarının 19'uncu maddesi üzerindeki ikinci önergenin oylanmasında karar yetersayısı bulunamamıştı.

Şimdi,İkinci önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım: İkinci önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir ve karar yetersayısı vardır.

Şimdi, 19 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

20 nci maddeyi okutuyorum:

 

Alt birlik genel kurulu

MADDE 20. -

 

BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 20'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

A.Kemal Deveciler Ferit Mevlüt Aslanoğlu M. Mesut Özakcan

Balıkesir Malatya Aydın

A.Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan

İstanbul Gaziantep Antalya

Alt birlik genel kurulu

 

35

 

MADDE 20.- Alt birlik genel kurulu, alt birlik üyelerinden oluşur. Yılda iki defadan az olmamak üzere ve yönetim kurulunun çağrısı üzerine, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Yönetim kurulunun veya denetim kurulunun kararı yahut genel kurul üyelerinin beşte birinin yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan üye sayısı; yönetim, denetim ve disiplin kurulları asıl üyelerinin toplamının iki katından az olamaz. Bu toplantıda da gerekli çoğunluk sağlanamazsa alt birlik feshedilmiş sayılır. Toplantılarda kararlar, hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alınır.

Alt birlikler, iki yıllık bir dönem için Birlik genel kurul toplantılarına katılmak üzere, on asıl ve on yedek temsilci seçer. Genel kurulun toplantıya çağrılması, toplanma ve Birlik genel kurulu temsilcilerinin belirlenmesi ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.

Alt birlik genel kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:

a) Alt birlik organlarını seçmek.

b) Üyelik şartları, üyelikten çıkma ve çıkarılma konusunda karar vermek.

c) Giriş aidatı ve yıllık aidatı belirlemek.

d) Meslekleri ile ilgili tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için temel ilkeleri belirlemek.

e) Yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarını görüşmek ve ibra edilip edilmemesine karar vermek.

f) Yönetim kurulunca hazırlanan bütçeyi görüşmek ve onaylamak.

g) Alt birliğin çalışmaları ve yönetilmesi ile ilgili genel ilkeleri belirlemek.

h) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü ayni hak tesis etmek konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.

I) Birlik genel kurulu ve hakem kuruluna temsilci seçmek.

i) Tohumculuk faaliyetleri ile ilgili tesis, laboratuvar, işletme, eğitim merkezi kurulması ve bu yerlerin alet, ekipman ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.

j) Genel kurul toplantı kararlarının birer suretini Birliğe göndermek.

k) Tohumculuk sektörünün güncel konularını görüşmek.

BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 20. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Kemal Deveciler Ferit Mevlüt Aslanoğlu Osman Kaptan

Balıkesir Malatya Antalya

M. Mesut Özakcan Ali Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya

Aydın İstanbul Gaziantep

Alt birlik genel kurulu

Madde 20.- Alt birlik genel kurulu, alt birlik üyelerinden oluşur. Yılda bir defadan az olmamak üzere ve yönetim kurulunun çağrısı üzerine, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Yönetim kurulunun veya denetim kurulunun kararı yahut genel kurul üyelerinin beşte birinin yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan üye sayısı; yönetim, denetim ve disiplin kurulları asıl üyelerinin toplamının iki katından az olamaz. Bu toplantıda da gerekli çoğunluk sağlanamazsa alt birlik feshedilmiş sayılır. Toplantılarda kararlar, haz