İhtiyacımız Baraj Değil Su! Yazdır E-posta
Pazar, 10 Ekim 2010
Yapılan 3. Uluslararası Baraj Mağdurları ve Müttefikleri Toplantısı’nda dünyanın çeşitli ülkelerinden halk temsilcileri, kendi mücadele deneyimlerini paylaşarak, enerjiye değil, suya ihtiyaçları olduğunu haykırdılar.

3. Uluslararası Baraj Mağdurları ve Müttefikleri Toplantısı, dünyanın birçok ülkesinden 400 aktivistin ve Temacapulin köylülerinin katılımıyla devam ediyor. Toplantının açılışında, barajlara karşı mücadele ederken yaşamını yitiren aktivistlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından Temacapulin köylüleri, katılımcıları “4 yönü, 4 rüzgarı kutlama” seremonisi ile karşıladı. Seremoni sonrası Temacapulin köylüleri, kendi direnişlerini anlatan gösteriyi sergiledi. Gösteride, Temacapulin kadın-erkek ve çocukları, ellerinde taşıdıkları biber, mısır (besini simgeliyor), su (hayat), tuz (kötü enerjiyi uzaklaştırıyor), bayrak (Temacapulin’i destekleyenler için), kılıç (Meksika’nın bir kentine havaalanı yapılmak istenmiş, oradaki halkın mücadelesiyle bu engellenmiş. Zaferlerini simgeleyen kılıç da bundan 3 yıl önce Temacapulin halkına teslim edilmiş) sırasıyla meydanda hazırlanan özel bir köşeye yerleştiriliyor ve mumlar yakılıyor.

‘Topraklar bizim anamız’

Ardından Temacapulin köylüleri temsilcisi bir konuşma yaptı. “Temacapulin halkı haklı mücadelesini kazandı ve bugün kucağını açmış, dünyanın dört bir yanından gelen kardeşlerini kucaklıyor” diyen temsilci, şöyle devam etti: “Diğer açılış seremonilerinde hep beraber kazanacağımız zaferleri kutlayacağız. Hükümet farklı politikalar izleyerek baraj yapımını gerçekleştirmek istedi. Ama buna izin vermedik. Bu topraklar bizim anamız, kimse anasından ayrılmak istemez. Hükümetler, mücadele eden birçok kardeşimizin ölmesine neden oldu. Sadece Temacapulin için konuşmuyorum. Dünyanın birçok yerinde mücadele eden kardeşlerimiz için, onları sevgiyle anıyoruz.”

Baraja değil suya ihtiyacımız var

Toplantıda düzenlenen çeşitli atölyelerde dünyanın birçok ülkesinden gelen baraj mağdurları, deneyimlerini paylaştı. Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi Sözcüsü Ercan Ayboğa da, Kürdistan ve Türkiye’de yapılmak istenen barajlara ilişkin konuştu. Barajların, kültürlerin yok edilmesini amaçladığını belirten Ayboğa, “Göç sonucu farklı kültürler yok ediliyor. Türkiye’de daha fazla kültürün yok edilmesine izin vermeyelim” dedi.

Baraj mağdurları, kendi ülkelerinde barajlara karşı verdikleri mücadeleyi şöyle anlattı:

Meksika: Sulama ve içme suyu için bir baraj planlanıyor. 3 yıl önce mücadele etmeye başladık. Sürekli protestolar düzenledik. Yürüttüğümüz mücadelede 9 arkadaşımız katledildi. 9 arkadaşımız da hala kayıp. Ben de tehdit ediliyordum. Bundan dolayı kaçmak zorunda kaldım. Şimdi de orada kalan yakınlarım tehdit ediliyor.

Peru: Peru’dan, Shanica isimli yerel kabileden geliyorum. HES projelerine izin vermiyoruz. 80 ve 90’larda bize şiddet uyguladılar. Çok insanımızı öldürdüler ve bizi dağıttılar. Ardından yine komünler oluşturduk. Şimdi baraj yaparak bizi dağıtmaya çalışıyorlar. Biz Shanica kadınları olarak mücadelemize devam ediyoruz. Latin Amerika İnsan Hakları Sözleşmesi ile yasal haklarımıza kavuştuk ve baraj yaptırmadık. Şimdi de petrol şirketleri geldi ama onları da topraklarımızdan kovacağız.

Meksika: Verdi Nehri yakınlarında yaşıyorum. Baraj yapmak isteyenler geldi, fakat kötü etkileri hakkında bilgilendirmediler. Bizi zorla baraj yapımına ikna etmeye çalıştılar. Ancak biz izin vermedik. Onları bölgemize 1 yıl 3 ay sokmadık. Her gün bir köy nöbet tuttu. Mücadelemizi sürdürüyoruz. Projeyi gerçekleştirmek isteyenler, birkaç kişi olduğumuzu söylediğinde, biz de alanlara çıktık, birkaç kişi olmadığımızı gösterdik. Bize para teklif ettiler, kabul etmedik. Bizi bölmek istediler ama biz kardeşlerimizle mücadeleye devam ettik. Mücadele için ilişkilerimizi ve sevgimizi artırmalıyız.

Kenya: Elektriğe değil, suya ve yiyeceğe ihtiyacımız var. Suyumuz için mücadele ediyoruz. İnsanlık ve gelecek için mücadele ediyoruz. Belki biz görmeyeceğiz ama gelecek görecek.

Brezilya: Bizim enerjiye değil, suya ihtiyacımız var. İhtiyacımız olandan daha fazla enerji üretilmek isteniyor. Gelişen ülkeler, ihtiyacından daha fazla enerji üretiyor ve gelişmekte olan ülkelere satıyor. Bizlerden elektriği daha ucuza alıyorlar. Ucuz elektriğin bedelini de bizler ödüyoruz.

Hindistan: Himalaya dünyanın üçünkü büyük kutbu. Birçok nehir buradan doğuyor; Çin’e, Güneydoğu Asya’ya akan nehirler. Bu su zenginliği, baraj yapımcılarının ilgisini çekiyor. Ekolojik ve sosyal etkilerin dışında iklim değişikliği çok kritik sonuçlar doğuracak. Nehirlerin su rejimi değişecek. Buzulların erimesi ile yaz aylarında az su, kışın sel felaketleri olacak. Nehir kıyısında yaşayanlar, sel tehlikesi altında olacak. Bölge kumlu olduğu için su taşkınları geçtiği yerde tarım arazisi için kullanılan kili götürecek.

Yeni Özgür Politika-06-10-10

 
< Önceki   Sonraki >