İklim Adaleti Buluşması Ekoloji, İklim Adaleti ve Termik Santraller Atölyesi Sonuç Bildirgesi Yazdır E-posta
Perşembe, 23 Aralık 2010
27 Kasım 2010 Gerze

21. yüzyılda insanlık, doğayla ilişkisinde bir dönüm noktasına girmiştir. Bu tespitten hareketle, ekolojik krize küresel adalet ve eşitlik ilkeleri temelinde yanıt vermenin gerekliliği ortadadır. İnsanlığın önündeki en önemli bu sınavda, neolibarel saldırganlığın karşısında topyekun mücadele etmenin önemini görmek gerekir.

Ekolojik krizin ormansızlaşma, asit yağmurları, toprak kaybı, ekosistemlerin tahribi, biyolojik çeşitliliğin yitimi, su krizi, gıda krizi gibi görüngülerinin canlı yaşamı üzerinde yarattığı tehdidi vurgulayarak tüm bu kriz görüngülerinin küresel iklim değişiminin yarattığı tehdit tarafından daha hayati bir düzeye taşındığını daha ısrarlı vurgulamak gerekir.

Küresel ısınmanın yeryüzündeki canlı yaşamı ve özellikle küresel güney toplumlarının mevcudiyetine ciddi bir tehdit oluşturduğundan hareketle iklim krizinin aşılmasında küresel adalet ve eşitlik ilkelerinin esas alınmasını hayati bir öncelik olarak değerlendirmektedir. Bu bağlamda:

-İklim krizinin oluşmasında gelişmiş Batı kapitalist ekonomilerinin tarihsel sorumluluğunun göz önünde bulundurularak; küresel ısınmanın olumsuz etkilerine karşı küresel güneyin korunmasının ve karbon sonrası ekonomilerine geçişinde ekolojik borç kavramının önemine işaret eder.

-Ulusal, bölgesel ve küresel enerji politikalarının ve ihtiyaçlarının oluşturulmasında asli ilkenin aşağıdan, çoğulcu ve katılımcı bir tartışma sürecinin sonrasında oluşturulacak demokratik bir planlama sürecinin belirleyici olması gerektiğini vurgular. Ortak yarar paylaşımına dayalı, halkların dayanışmasını esas alarak barışa dayalı politikaların geliştirilmesinin gereğini vurgular.

-Kömüre dayalı termik santraller, nükleer santraller, suyun ticarileşmesini amaçlayan HES’ler gibi sözde enerji yatırımlarının asıl olarak doğa ve emek üzerinde sermayenin tahakkümünü arttırıcı politikaların yerine yenilenebilir kaynaklara dayalı bir enerji devriminin küresel ısınmanın engellenmesinde temel yaklaşım olması gerektiğini vurgular.

-Çokuluslu tarım tekellerinin iklim değişiminde önemli pay sahibi olan makine, kimya, ilaç ve fosil yakıt ağırlıklı monokültür tarımına dayalı kapitalist tarım karşısında doğal tarıma dayalı, küçük köylü üretiminin gezegenin ikliminin korunmasında ve gıda egemenliğinin sağlanmasında asli bir etmen olduğunu vurgulayarak ülkemiz tarımının küçük köylü tarımını ve gıda egemenliğini gözeten bir yerden oluşturulmasının öneminin altını çizer.

AKP iktidarının sermaye lehine doğa ve emek sömürüsünü mutlaklaştırıcı politikalarının ülke halkı ve doğasına karşı oluşturduğu tehdidin vehametine işaret edilerek bu politikalara karşı bütünlüklü bir siyaset oluşturulmasının önemine değinilerek; bu muhalefetin Gerze’de Termik santral inşası projesine karşı geliştirilen tabandan ve doğrudan demokrasi ilkeleri çerçevesindeki hareket örneği temelinde yerellerden geliştirilen muhalefet pratiklerinin ortak ve eşgüdüm temelinde ortaklaştırılarak, dünya deneyimleri ile bütünlüklü bir ekolojik ve toplumsal mücadele geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

 
< Önceki   Sonraki >