İstanbul'un Adı Ankara Oluyooo (Emre Tekin SAĞLAM) Yazdır E-posta
Çarşamba, 16 Ocak 2008

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasıyla ilgili olarak, "Osmanlı döneminde dünyanın süper gücüydü. Bankerler, finans merkezi olduğu için İstanbul'daydı. İstanbul'a geçmişte var olan finans merkezi fonksiyonu yeniden kazandırılacak" diye buyurmuş. Tayip Erdoğan’da kestirmeden söylemişti, “taşıyacağız” kardeşim.

Ancak, bence en parlak fikir, akıl hocaları olan Özal’a aitti. Vakti zamanında Başkenti İstanbul’a taşımayı düşünen Özal için rivayet edilen odur ki, konuyu Adnan Kahveciye açmış. Ancak Anayasa’ya göre Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’dır. Bu hükümde değiştirilemez. Adnan Kahveci çözüm olarak İstanbul’un adını Ankara, Ankara’nın adını da İstanbul olarak değiştirmeyi önermiş. Özal’ın ömrü yetmez başkenti İstanbul’a taşımaya. Kısmet Tayyipeymiş..

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması konusunda, "Hükümet, bilimsel olarak araştırıp, soruşturup, dünya konjonktürüne en uygun kararı vermiştir" diyor. Neyin bilimselliği Acaba diye sormak geliyor. Yoksulları İstanbul’dan kovup finans kapital için insansız bir şehir yaratmak mı?  Bayraktar şöyle devam ediyor: "Bu kararın, İstanbul'da altyapı sorunlarını ağırlaştıracağı, nüfus artışını artıracağı eleştirileri doğru değildir. Tam tersi, İstanbul'dan sanayi nüfusunun çıkması ile nüfus artış sorunu çözülecektir."

Anadolu Ajansının haberine göre hükümet seçim sonrası kentsel politikasını çoktan uygulamaya koydu. Bir yandan uygulanan kentsel dönüşüm projeleriyle, gayrimenkuller menkul değerler haline getirilirken, diğer yandan da bu finans piyasasına kazandırılacak kent toprakları yoksullardan temizleniyor. Mesel basitçe neyin nereye taşınacağı meselesi değildir artık. Sermayenin birikimine uygun bir mekansal örgütlenme yaratma anlayışının yönetsel yansıması ile karşı karşıyayız.

Gelecek dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı anılan TOKİ başkanı, finans kapitalin emrine sunulmuş İstanbul’u yönetmenin daha kolay olacağını düşünüyor. Sahi şehirsiz insanı yönetmekten güzeli var mıdır?Bir tür hijyenleştirme ve soylulaştırma projesinin uzantısında, paketlenerek şehir dışına atılan yoksulların yerini sermayeyi elinde tutanların gök kubbeleri süsleyecek İstanbul’da..Muhafazakar ve kich tarzlarında yarattıkları yeni estetiklerinin şadırvanlarında şerbetlerini yudumlarken, bir yanda merkez bankasını bir yanda Dubai kulelerini seyre dalmanın keyfini çıkartmanın dayanılmaz hafifliği..

Önümüzdeki yıl içinde yaşanacak yeni bir sermaye birikim krizine karşı son çare artık, finans kapitale püri pak bir İstanbul emanet etmek herhalde..O zaman kralı bir kez daha selamlayalım ve bağıralım, anne bak kral çıplak..

Emre Tekin SAĞLAM- OCAK 2008 

 
 
< Önceki   Sonraki >