|
19 Aralık 1978 tarihinde başlayan ve 1 hafta süren Maraş Katliamının 32. yıldönümünde Aleviler, katliamda hayatını kaybeden canları anmak ve davaların yeniden görülerek gerçek faillerin cezalandırılması ve gizli dosyaların gün yüzüne çıkarılması taleplerini kitlesel olarak haykırmak için Alevi Bektaşi Federasyonu ve bağlı kurumlardan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin çağrısı ve öncülüğünde bu yıl ilk kez katliamın yapıldığı Maraş’ta toplandı. Anma etkinliğine birçok ilden yurttaşlar, siyasi partiler ve kitle örgütleri de katılarak destek verdi. Tarihi, katliamlar tarihi olan Alevilerin, Kerbela’dan, Sivas’a, Dersim’e; Çorum’dan, Gazi’ye, Malatya’ya Elazığ’a kanlı karanlık geçidinde, önemli bir durak Maraş Katliamı. 12 Eylül askeri darbesinin ve sürecinin de öncesinde önemli bir kaynama noktası olan Maraş Katliamı gerçeği, görevli kurumlarıyla yaşananlara seyirci kalan Devlet otoritesinin gözleri önünde ve faşist güçlerce tezgahlanmış, tetiklenmiştir. Alevi ve solcu olan yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği, yüzlercesinin yaralandığı, ev ve işyerlerinin yakılıp yıkıldığı katliam, sadece süreci darbeye dayandırmakla kalmamışİ sonrasında bölgede hayatta kalan Alevilerin diğer kentlere göç etmesiyle de kentin, bölgenin kültürel, inançsal ve etnik yapısını, sistemin tek tip vatandaş yaratma eğilimi doğrultusunda dönüştürmüştür. Katliamın, 32. yıldönümünde ateşin düştüğü yerde, yaşandığı Maraş ilinde tarihinde ilk defa anılması, gerici kesimler ve bir kısım yerel medya temsilcisi tarafından tepkiyle karşılandı. Öyle ki, anma etkinliği öncesinde “Yarayı kaşıyorlar.” gibi söylemlerle, anma ortamını bir korku atmosferine büründürmeyi hedefleyerek, provokasyona zemin hazırlayacak bir iklim yaratıldı. Bu tavır neticesinde, anma etkinliğinin yapıldığı gün de, tıpkı 32 yıl önce yaşanan katliamı gerçekleştiren gerici faşist güçlerin saldırgan zihniyetiyle hareket ederek miting alanına çok yakın bir mesafede toplanan 40-50 kişilik bir grup, davul zurna eşliğinde halay çekip mitingi provoke etmeye başlamış ve sonrasında tekbirlerle, hakaret ve küfürlü sloganlarla miting alanına taş ve sopalarla yönelerek, anma etkinliğine katılanlara saldırmaya çalışmıştır. Polis, kurduğu barikatla daha fazla ilerlemelerini önlediği grubu, mitinge katılanlar alandan ayrılıncaya kadar bekletmiş; sayıları artarak yaklaşık 200 ü bulan ve dağılmayan saldırgan gruba sonunda müdahale etmek zorunda kalmıştır. Ancak son günlerde hafızalarda kalan polis-eylemci karşılaşmalarındaki kolluk kuvvetlerince uygulanan yersiz müdahalenin ve orantısız şiddetin ise Maraş'ta yerini, yasal bir eylemde hak arayışlarını dile getiren katliam mağdurlarına saldıran gerici-faşist bir grubun, Devletin güvenlik görevlilerince müdahale sonrasında 'yatıştırılması', 'sakinleştirilmesi' görüntülerine bıraktığı da dikkatlerden kaçmadı. Devlet karşısındaki kimlik mücadelesi, kendi inançlarıyla şekillenmiş bir kimliğin benimsenmesi ve bu kimlikle var olma, nesilden nesle aktarılmanın örgütlü ve kararlı mücadelesi olan Aleviler, Maraş’ta yaşanan tarihi kıyımın kanattığı, ve hala kanatmakta olduğu yaralarıyla tarihi, inançsal ve toplumsal değerlerini taşıdıklarını, katliamlarla yüzleşmek istemeyenlere karşı davalarını yaşatmaya devam edeceklerini haykırmak için katliamın yıldönümünde Maraş’taydılar. Bu kez, 32 yıl önce yaşanan kıyımdan sonra, ilk kitlesel çıkışla anma etkinliği düzenledikleri Maraş’a, yitirdikleri yüzlerce canı, binlerle anmaya döndüler. Asırlardan bugüne gelen varolma mücadelesinin inancı, bilinci ve direnciyle... Gözde TİMUROĞLU - Ekoloji Kolektifi |