Sanatın Dokuz Perisi İncemer´e Ağlıyor (Özer Akdemir) Yazdır E-posta
Cuma, 08 Ekim 2010

Tam 2300 yıl depreme, sele, soğuğa, sıcağa, savaşlarda dayandı. Onlarca uygarlık gelip geçti üzerinden. Her biri bir efsane bıraktı geriye kendisi ile ilgili. Bu efsanelerden birinde kralın kızını vermek için ortaya koyduğu şart oldu, diğerinde taze gelinin kara yazısı saklıydı. Sanatın dokuz perisinin gözyaşlarından doğduğu söylenen Marsias (Çine) Çayı’nın üzerinden, incitmekten korkar gibi nazenin bir şekilde dolanırdı. Midas’ın kulaklarını, Tanrı Apollon’un öfkesini, çoban Marsyas’in flütünün o eşsiz ezgilerinin tanığıydı. Ama artık buraya kadarmış. 2.300 yıldır kimseye yenilmeyen İncekemer Köprüsü, ömrü 50-80 yıl arasında gösterilen Çine Barajı’nın sularına terk ediliyor. Tıpkı Allianoi gibi…

GÖZYAŞI NEHRİ

Yortanlı Barajının suları altında bırakılacak olan Allianoi’de bugünlerde görülen hummalı çalışmanın bir benzeri Çine Çayının üzendeki İncekemer köprüsünde gözlemleniyor. 2300 yıl önce Roma döneminde yapılmış İncekemer Köprüsü, yapımı tamamlanan ve gövde yüksekliği bakımından Avrupa’nın en yüksek barajı (137 m) olma özelliği ile övünen Çine Barajının suları altında kalacak.

İzmir Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu (KTVKK)’nın Allianoi’yi sular altında bırakacak Yortanlı Barajının su tutmasını sağlamak için aldığı kararın bir benzeri Muğla Anıtla Kurulu’nca da ortaya konmuş. 40 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğindeki 5 kemerli köprü toprak, kaya ve kille örtülmeye başlandı. 2.300 yıllık tarihine rağmen halen üzerinden yaya geçişinin yapılabildiği İncekemer Köprüsünü 10 Ekim’de Başbakan Erdoğan’ın yapacağı söylenen açılıştan önce gömebilmek için yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Antik köprünün temelindeki su taşımak için kullanılan künkler çıkartılarak Muğla müze Müdürlüğüne verildi.

Frigya efsanelerinde Çine (Marsyas) Çayının Sanatın dokuz perisinin gözyaşları ile oluştuğu söylenmektedir.

Çoban Marsias nefis ezgiler çıkarttığı flütü ile güzel sanatlar tanrısı Apollon’a meydan okuyunca, tarihteki ilk müzik yarışması gerçekleştirilir. Hakem Frigya Kralı Midas’tır. Apollon Lirini Marsyas flütünü çalar.

Midas oyunu Marsias’tan yana kulalnınca tanrının gazabına uğrar. “İyi duyamadın galiba” diyen tanrı Apollon Midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir. Marsiası ise daha acı bir son beklemektedir. Derisi yüzülerek bir ağaca gerilir. Sanatın dokuz perisi Marsiays’ın bu haline o kadar üzülürler ve ağlarlar ki gözyaşları nehre dönüşür. İşte Çine çayı sanatın dokuz perisinin gözyaşlarıdır.

KÖPRÜDEN GEÇTİ GELİN

Halk arasında Gelin Geçmez Köprüsü olarak bilinen İncekemer köprüsünün de iki efsanesi vardır. Birincisinde Çine çayının taşkınları üzerinde hiçbir köprünün yapılmasına izin vermez. Ama karşıya su geçirilmek zorundadır. Zamanın kralı, “kim ki çay üzerinde yıkılmayan bir köprü yapar, biricik kızımı ona vereceğim” diye ferman çıkarır. Genç bir duvarcı ustası çay üzerine 5 kemerli ama çaydan oldukça yüksek bu köprüyü inşa eder. Köprü en deli taşkınlara bile dayanır. Buna karşın kral sözünü tutmaz. Genç usta da eline balyozunu alarak kendi yaptığı köprüyü yıkmaya gider. Kralın adamları ustayı köprünün ayağında yakalarlar ve üzerine çıkararak kendi yaptığı köprünün üzerinden çaya attırır. Ölmek üzere olan ustanın kralın kızının mutlu olmaması ve köprüden geçtiği taktirde evlat yüzü görmemesi ilenci, yüzyıllarca dilden dile dolaşır. Evlilik çağındaki kadınlar bu ilençten korktukları için köprüden bugün bile geçmezler. Köprünün adı ile ilgili bir başka söylence ise, yeni gelin olan bir genç kızın atın üzerinde köprüden geçmek isterken suya düşmesi öyküsüne dayanır. Ürken at köprünün ortasından gelini suya atar. O günden bu yana köprünün adı Gelin Geçmez Köprüsü kalır.

Bugün, sanatın dokuz perisinin gözyaşlarının önüne set çekildi. İncekemer köprüsü sanki hakkındaki hüzünlü efsaneleri doğrularcasına kendi acıklı sonuna, sanatın 9 perisinin gözyaşlarının doldurduğu bir gölle gidiyor. Sanatın 9 perisi bu sefer İncekemer için ağlıyor.

EVRENSEL-07-10-10

 
< Önceki   Sonraki >