Şili'de Balıkçılar Somon Çiftliklerine Karşı Yazdır E-posta
Perşembe, 13 Mart 2008
Şili’nin Patagonya bölgesindeki 16 balıkçı kooperatifinin birleşmesinden oluşan Balıkçı Esnaf Kooperatifleri Örgütü (AGOPA) Şili devlet bakanı Michelle Bachelet’e kârlı ancak çevre açısından zararlı olan somon balığı çiftliği sektörünün büyümesinin durdurulması çağrısında bulundu. Örgüt, 7 Mart’ta yaptığı açıklamada, “bugünden başlayarak, kıyılara yakın balık çiftliklerinin kurulmasıyla çevre ve gelecekteki balıkçılık açısından ciddi sorunlar teşkil edecek olan “somon balıkçılığının gelişmesi kampanyası”na destek vermediğimizi beyan ediyoruz” dendi.

Devlet başkanı Michelle Bachelet’e 5 Mart 2006’da balıkçı kooperatifleriyle imzaladığı, “hangi sayıda balık çiftliğinin kurulacağının ve balıkçılık politikasının, deniz ekosistemine ne yönde etki edeceği ayrıntılı biçimde incelenerek, ona göre belirleneceği” yönündeki karşılıklı antlaşmayı hatırlatan örgüt, antlaşma imzalandığından bu yana sektörde bu yönde hiçbir girişim gerçekleşmediğini belirterek, hükümetin balıkçıların borçlarını silme sözünü de verdiğini ancak bunu da hayata geçirmediğini açıkladı.


Önümüzdeki iki ay içinde hükümetin balıkçıların eski hükümetlerde toplamda 2.2. milyar dolara kadar çıkan faizli borçlarının silinmemesi halinde Şili içinde ve kıta genelinde kampanyalar düzenleyeceklerini ve Şili somonu üretimini durduracaklarını duyuran Balıkçı Esnaf Kooperatifleri Örgütü (AGOPA), hükümeti bir an önce somut adımlar atmaya davet etti.  


Şilili balıkçılar, uzun zamandır çevreciler ve akademisyenlerle beraber balık çiftliklerinin neden olduğu çevre ve su kirliliklerine yönelik eylemler yapıyorlar. Özellikle Şili’de balık çiftliği işleten yabancı firmalar, balıkları aşırı protein ve antibiyotikle besleyerek hızlı büyüme sağıyorlar, sudaki ilaç oranının bu kadar fazla olması denizdeki birçok türün neslinin tükenmeye başlamasına neden oluyor. Çevre örgütleri, büyük balık endüstrisi yerine esnaf balıkçılığını daha sağlıklı ve sürdürülebilir olduğu yönünde raporlar sunarken, hükümet üzerinde de belirli bir baskı oluşmuş durumda.


Özellikle geçen seneye kadar bu şekilde büyüyen sektörün, ekosistemin dengesinin bozulması nedeniyle küçülmeye başlaması, geçimini balık endüstrisinden sağlayan aileleri de zor duruma sokuyor. Buna bir örnek olarak, Şili’deki en büyük balık çiftliği işletmecilerinden olan Norveç sermayeli Marine Harvest şirketi, “denizdeki biyolojik durumun kötüleşmesi” gerekçesiyle %25’lik bir küçülmeye giderek 1.200 çalışanını işten çıkarttı, üretimini de %40 oranında düşürdü.


Belirli kıyı şeritlerinin kirlenmesi, şirketleri başka kıyılara yönelttikçe de bütün bir deniz ekosisteminin ağır biçimde tahrip edilmesi gündeme geliyor. Şili’de çiftliklerin Aysen’e taşınması sözkonusu olduğu gibi şu sıralar Türkiye’de de benzer bir sorun yaşanıyor. Aydın kıyılarında bulunan alabalık çiftliklerinin Muğla-Milas’a taşınması kararı çevrecileri ve tüm duyarlı kamuoyunu harekete geçirmiş durumda. Kârı arttırmak amacıyla balıkların normal zamanından çok önce gelişmesini sağlayan ilaçların kullanımıyla kirletilen havzalar hiçbir rehabilitasyon çalışması yapılmadan çiftlik atıklarıyla birlikte terk ediliyor.    

11/03/2008
latinbilgi.net

 
< Önceki   Sonraki >