Siyanürcüye Kıyak Kamulaştırma Yazdır E-posta
Cumartesi, 05 Ocak 2008
İzmir'in Efemçukuru köylüleri, Kanadalı altın tekeli Eldorado Gold'a arazilerini satmak istemeyince, hükümet şirketin yardımına koştu. Bakanlar Kurulu, arazi için "yurt savunması" gerekçesi göstererek kamulaştırma kararı çıkarttı.

İzmir’in Menderes İlçesi’ne bağlı Efemçukuru Köyü’nde, köylülerin satmak istemediği 35 parsel arazi, Bakanlar Kurulu tarafından kamulaştırıldı. Kamulaştırma kararında arazinin altın tekeli Kanadalı Eldorado Gold’un Türkiye şirketi Tüprag Metal Madencilik’e verileceği yer aldı. Bu karar adeta arazinin köylülerden alınıp, hukuksuzca maden tekellerine peşkeş çekildiğini ortaya koyuyor. Şirketin bölgedeki altın madeni işletme ruhsatı, İzmir'in içme suyunu karşılayan Çamlı Barajı'nın su havzasında bulunması nedeniyle 2005 yılında iptal edilmişti.

“Yurt savunması” yasasıyla yabancı sermayeye kıyak
Bakanlar Kurulu’nun şaşkınlık yaratan kamulaştırması için “Yurt savunmasının gerektirdiği acil durumlarda” uygulanma amaçlı kamulaştırma yasası kullanılırken, bu kamulaştırmanın yurt savunmasıyla nasıl ilişkilendirildiği anlaşılamadı. Tüprag Madencilik’in Uşak Kışladağ’da bulunan işletmesi daha önce siyanür kullandığı gerekçesiyle kapatılmıştı.

Bu şirketin Efemçukuru Köyü’nde işletmek istediği altın madeninin İzmir’in içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı koruma alanında ve yapımı planlanan Çamlı Barajı’nı besleyen akarsuyun üzerinde bulunduğu belirtiliyor. İtiraz gelmemesi halinde bir ay içinde kamulaştırmanın tamamlanacağı ve madenin çalışmaya başlayacağı ifade ediliyor.

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği ÇED olumlu raporunun ardından, Resmi Gazete’nin dün yayınlanan sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararında şu ifadelere yer verildi: “Tüprag Metal uhdesindeki İR:5419 sayılı maden sahasında bulunan ve ekli listede ada ve parsel numaraları belirtilen alanların, anılan şirket tarafından üretim faaliyetlerinde bulunulması, tesis kurulması ve sağlık koruma bandı oluşturulması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27’nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10 Aralık 2007 tarihinde kararlaştırılmıştır.”

Hükümet kimin çıkarına hareket ediyor?
Köyde madenin işletilmesine karşı mücadele eden Ege Çevre Platformu (EGEÇEP) Dönem Sözcüsü Avukat Arif Ali Cangı ise yaptığı açıklamada, “Hükümet, halkının ihtiyaçlarını mı yoksa çok uluslu şirketlerin çıkarlarına göre mi hareket ediyor? Bunun anlamı altıncı şirketlerin taşeronluğu” dedi. Kararın “yurt savunması ihtiyacına veya acilliğine karar verdiği hallerde acele kamulaştırmayı” öngören maddeye dayandırıldığını ifade eden Cangı, Tüprag’ın önceki yıl köylülere arazilerini satmak için anlaşma teklif ettiğini ancak köylülerin buna karşı Cumhuriyet Meydanı’nda davet mektuplarını yakarak cevap verdiklerini kaydetti. Acele kamulaştırma sürecinin normal kamulaştırmaya göre daha kısa sürede işlediğini belirten Cangı, Normal kamulaştırma üç ay kadar sürerken bu tür kamulaştırmanın tamamlanması 1 ay sürüyor. Bu durumda mahkeme bir hafta içinde bilirkişi tayin ederek değer belirliyor, idare belirlenen değer üzerinden parayı yatırıyor ve araziye el konuluyor. Bu durumda köylülerin Danıştay’da iptal davası açması lazım” dedi.

“Karar İzmir’i susuz bırakacak”
Cangı, EGEÇEP’in kararla ilgili şu soruları olduğunu ifade etti: “Efemçukuru yöresini yaşanmaz hale getirecek, İzmir’i susuz bırakacak, olan içme suyunu da kirletecek olan Eldorado Gold’un, madenin işletmesi yurt savunması olarak mı görülüyor?; TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın ortaya çıkardığı, Kışladağ Altın Madenini işleten Tüprag’ın ana şirketi Kanada kökenli Eldorado Gold’un Başkanı Paul N.Wright’ın Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’e 8 Kasım 2007 tarihli bir mektubunda istediği randevu gerçekleşti de orada mı bu karar alındı?”

“Daha önce olumsuz ÇED verilmişti”
Görüşlerini aldığımız gazetemiz yazarı Tahir Öngür, kararın yasadışı olduğunu ifade ederken, daha önce Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Çamlı Barajı’nın üzerine yapılacak baraj için olumsuz ÇED raporu verdiğini ancak şimdi maden için olumlu rapor verildiğini kaydetti. Bunun yasal boşluklardan yararlanılarak çıkarılan yasa dışı bir karar olduğunu vurgulayan Öngür, bir an önce Danıştay’da dava açılması gerektiğini kaydetti.

Tüprag çarpıtıyor
Tüprag Madencilik İşletme Müdürü Mehmet Yılmaz ise Bakanlar Kurulu’nun bu maddeye dayanarak kamulaştırmayı daha önce yaptığını ifade ederken, “Maden Kanunu özel bir kanundur ve özel kanun hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş bütün faaliyetlerle ilgili gelişmelerde bu prosedür uygulanıyor. Bu konuda muhalefet eden gruplar da sanki madencilikte son yıllarda yapılanlar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez yapılıyormuş gibi kamuoyu oluşturmaya çalışıyor” şeklinde konuştu. “Birileri Türkiye’nin altın madenini çıkarmasına karşı, özelleştirmeye ve yabancı sermayeye karşı olduğunu açıkça söyleyemiyor. Bunun yerine bu tür işlemleri tartışmaya açmaya çalışıyor” sözleri konuyu çarpıtmaya çalışan Yılmaz, “Oysa ki altının 860 dolara vurduğu bir dönemde Türkiye’nin altınlarını çıkarması lazım. Bizim şu anda Uşak Kışladağ’da bir madenimiz var ki bu maden dünyada son 5 yılda bulunan en büyük altın rezervlerinden birisi yaklaşık 200 tonluk bir rezerv. Efemçukuru’ndaki de zengin bir yatak 35 ton civarında” dedi. Saha için gerekli arazinin yüzde 60’ını aldıklarını söyleyen Yılmaz,  bunun bir prosedür uygulaması olduğunu iddia etti.

Siyanürcü Kanada’lı şirket
1986 yılında yüzde 100 yabancı sermayeli bir şirket olarak Ankara’da kurulan Tüprag Madencilik merkezi Kanada’da bulunan Eldorado Gold Corporation adlı madencilik şirketinin bir alt kuruluşu olarak Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Şirket’in, 2006 yılında açılan Uşak Kışladağ’daki altın madeni işletmesinin faaliyeti, üretimde “siyanür” kullanıldığı gerekçesiyle Danıştay tarafından geçen yıl içinde durdurulmuştu.

05/01/2008
sol

 
< Önceki   Sonraki >