Taban Hareketi (Oya KOCA) Yazdır E-posta
Cuma, 08 Aralık 2006

Asagi yukari son on gundur zihnimin ve kalbimin bir yani bu konuyla ugrasiyor, bir yazi da kaleme aldim ve gruba yollamak icin kenarda tutuyordum, bugune kadar gelen yazismalar silsilesinin ardindan bu tartismayi baslatmis olmanin, suskunlugu surdurmekten cok daha iyi ve canlandirici oldugunu dusunuyor, iletisimimizin bundan boyle yapici bir tarzda devam edebilecegini umuyorum...

Bir iki yillik deneyimlerimden yola cikarak ulkemizdeki muhalif hareketlerle ilgili gozlemlerimi  soyle ozetleyebilirim:
Zaman icinde bir konu uzerine belli ve ayni grup insan toplulugu daima sivil toplumu temsil eder hale geliyor, neredeyse kadrolu muhalefet gorevi ifa ediyorlar. Muhataplari olan politikacilar da meydani bos birakmaktansa, bu tarz bir ehlilesmis ve tahmin edilir muhalefeti tescil ve kabul edip, gonul rahatligiyla belli bir mecrada tutarak, bildiklerini okuyorlar. Yeri geldiginde hukumet edenler  etrafi bariyerlerle kapli, seyirlik etkinlikleri diledikleri gibi niteleyip, daha da sinirlandirabiliyorlar, haydi nukleer karsiti harekette duyduklarimizi siralayayim: "bunlar anti nukleer  lobi", “bunlar romantik cevreci”, "bunlar yerli degil, disaridan gelenler", sayiyorlar  sayabidigince,  is “vatan hain”ligine dek gidiyor.
 
Bu kisir donguyu alt etmek, gavurlarin "grass-roots = kökten yapilanan”   diye niteledigi halka yakin, yaygin ve etkili, kapsayici, sahici Sivil Toplum yapilanmasiyla mumkun.

Bir “grassroots” politik hareketi,  toplumun secme hakki olan unsurlari tarafindan bizzat yurutuleni, politik bir hareketin dogal bir tepki olarak, kendiliginden vucuda gelmis olani, geleneksel guc odaklarinca koreografisi yapilani degil. Yukaridan asagiya orgutlenen, demokratik olmayan sivil toplum yapilanmasiyla alakasi yok.
 
Herhangi bir orgutlenmede ozellikle gonullu organizasyonlarda kapsayici ve yapici bir calisma ortami yaratmak cok zor ve fedakarlik istiyor. Birlikte birseyler yapma kendimiz kadar baskalarini da insan yerine koymayi ve saygi gostermeyi gerektiriyor. Hukuken tuzel kisiligi olmayan platform turu orgutlenmeler bunu saglamaya aslinda daha yatkindir. Platform turu orgutlenmelerde bireyler, degisik amaclar icin kurulmus meslek orgutleri, sendikalar, odalar, partiler, dernekler,  hayati konularda ortak bir amac icin bir araya gelir,  farkli nitelikli bilesenler de buranin bir platform oldugunun ve konu odakli bir calisma yapilmasi gereginin farkinda olmalidir. Konu ‘Sinop’a Nukleer Santral Kurulmamasi’ ise, her bir bilesen kendini farkli sekilde ifade etse de NKP’den genel anlamda kapsayici fakat tek ses cikmasi beklenir.
 
Insanlik sevgisiyle beslenen, canli, sahici, odaklanmis bir hareket icinde yer almak kadar hayatta  heyecan ve umut verici hicbir sey bilmiyorum, bunu 2006 basinda kisa sureligine de olsa tecrube etme ayricaligina nail oldugum icin kendimi sansli ve ayricalikli hissediyorum. 
 
Bu yasam tecrubesini Sinopbizim grubunun “Nukleer Santral Degil Ruzgar Ciftlikleri stiyoruz” kampanyasi sirasinda edindim. Bir goz kirpmasi kadar kisa surdu.

Sinopbizim grubu olarak 2004 yilinda , dunyanin her kosesine dagilmis Sinop sevenlerden olusan uyelerimizle  interaktif olarak takip ettigimiz kentsel gundeme, nukleer enerji konusunu da ekledik.  2005 sonuna gelindiginde, hukumetin nukleer konusundaki girisimlerinin artmasi uzerine konsensusla bu konuyla ilgili bir kampanya baslatarak, yakindan ve tepkisel olarak izlemeyi kararlastirdik.
 
2006'nin hemen basinda nukleer karsiti bir bildiri yayinlayarak sitemizde imza kampanyasini baslattik. Sanal ortamdaki etkili girisimimiz hemen yanit buldu, kisa surede kampanya destekcilerinin sayisi binleri asti. Bu surecte e posta grubuna uye olanlarin sayisi da artti. Grup yekpare bir tuzel kisilik degil gayet esnek ve demokratik, bagimsiz bir iletisim platformu olarak yurudu.
 
Calismamiz medyada yanki buldu; Sinop Yereli’ndeki sivil toplum yapisinin henuz o gunlerde saglayamadigi yureklendirici bir destek unsurunu kendilerine temin etmis olduk; ceplerimizden ve gonullerimizden gelen mutevazi bagislarla afis ve cikartma calismalari yaptik, Subat - Mart ayinda henuz Sinop   hukumetce ilan edilmeden, kenti nukleer karsiti afislerle donatma imkani yaratabilmistik
.
Sinop yerelindeki orgutlenmeye destek olmak icin toplantilara kampanya yurutuceleri olarak Istanbul ve Ankara’dan katildik;  Istanbul' ve Ankara’daki Sinoplu Dernekleriyle iliskileri paralel olarak gelistirip karsilikli etkilesim icinde yuruyen kaynaklarin paylasildigi, bilginin tabana dogru yayilmasini temin edecek turde bir calisma yurutmeye gayret ettik. Sitemiz iletisim ve bilgilenmeyi basariyla temin etmeye yaradi.

Aylar boyunca nukleer santralin yapim yeri konusunda ketum kalan hukumetin ilk resmi aciklamasi “Sinop” olarak ekranlara dustugunde, biz siperleri kazmis, mevziilerimize yerlesmis, lojistigimizi temin etme yolunda da epey mesafe katetmistik.

Hersey kampanya acisindan iyi gidiyordu ve tam bir “grass roots” yapisiyla buyume potansiyeli barindiriyordu; politik kimliklerini kenarda birakan parti teskilatlarinin, derneklerin kadin kollari, balikcilar, muhtarlar  toplantilarda bir araya geliyor , “ne yapabiliriz?”i gercek bir endiseyle ve ictenlikle tartisiyorlardi.
                                                                                                 
Kendi yasam alanini zehirleyecek bir girisime insanlar karsi cikmak istiyorlardi. Bu calisma ortami cok sey vaad ediyordu…
 
Taa ki bu calisma, geleneksel bir orgutlenme yapisi ile sekillendirilen  NKP eksenine girene kadar. Yukarida ideal Platform orgutlenmesinden soz etmistim, bizim vakamizda konu “Sinop’a Nukleer Santral Kurulmamasinin Temini” idi, aciliyet soz konusuydu, her bir bilesen kendini farkli sekilde ifade etse de NKP’den toparlayici tek ses cikmasi beklenirdi.. Kimsenin rengini kaybedip NKP altinda yeni bir yapiya burunmesi beklenemez. Herkesin sozu esit degerdeydi. Sinop’ta bu temel ilkeler NKPSinop yurutmesinin seciminden baslayarak goz ardi edildi, hatalar yapildi.. Demokratik olmayan, belli kisilerin gudumunde yuruyen bir calisma haline donustu.
 
Sinop’ta antinukleer calisma, “sivil toplum yoneticileri”nin keyfiyetine birakilinca, bu yapi ile   “esgudum” icinde hareket etmekte zorlanan bagimsiz,tarafsiz, hedefe odakli Sinopbizim hareketinin ivmesi de gitgide sondu. ( Sinop mitingine giderken, cikmaz sokaga girildigine dair endise verici alarm sinyallerini coktan almistim) . NKP-Merkezi yonetiminin kendi icinde, NKP- Sinop'un bilesenleri ile yurutme kurulu arasindaki cekismeler enerjimizi daha da  dibe dogru cekti. Bu cekismelerin hemen tamami kisisel uyumsuzluklardan kaynaklaniyordu.
 
 NKP’nin yapisi ve isleyisiyle ilgili gordugum-yasadigim aksakliklari burada sizlere anlatmaya kalkismayacagim. Olup bitenler uzerine elestiri ve ozelestiri mekanizmazsinin calistirilmamasi sorunlari daha da kalici hale getirdi. Ancak Okan Alpar’in son esgudum toplantisina  katilmasinin ardindan kaleme aldigi, “Senlik” sirasinda yasananlara iliskin  gozlem ve yorumlarini  iceren “Sinop’ta neler oldu”  yazisini “yanlislari kullendirme”, “olmamis sayma” tavrina, bir karsi cikis belgesi” olarak degerlendiriyorum.
 
Bu iletisim grubuna gelen yazilarin toplami bir “seyir defteri” olusturuyor, defter geri donup okundugunda mucadele surecine, insanlik haline dair tarihe bir belge niteliginde. “Sinop’ta neler oldugu”nu, o gunler orada olup yasayan bizler cok iyi biliyoruz, o sirada uzakta olanlarin da ortak bilincaltina dahil olup bunlari paylasmasi onemli. Belki aci verici ama, acisiyla tatlisiyla bir iliski yasanir ve ancak hersey paylasilirsa iliski samimi bir iliski olur. Aksi, yani hicbir sey olmamis gibi yapmak insanca degil,  ve bizi bizden uzaklastiriyor.

Bugun nukleer yasa tasarisi TBMM komisyonunda beklerken, TAEK  subesini Sinop NKP'nin burosunun karsisinda acarken, Sinop’ta konuya gun be gun sahip cikan kimse yok; yasaya karsi tek tek protesto yuruyusleri yapan bireyler konuyu gundemde tutmaya cabaliyor.
 
Diger yanda , 24 Kasim 2006’da NKP Sinop’u  temsil edenler, TBMM’de basinin karsisina gecenler var.  Kamuoyu ‘birileri bu konuyu takip ediyor” diye algiliyor.   Kamuoyu icin NKP’yi desteklemenin bir alternatif maliyeti var, baska bir olusumu desteklemekten vaz geciyor demek bu. Bu halde eger NKP uzerine duseni hakkiyla yapamiyorsa kamuoyuna yuksek bir bedele mal oluyor demektir. Bu “ekonomik” bakisa gore “antinukleer calismayi sadece ve sadece bir olusum yurutur, baskasi cikarsa onu “sabote eder” gibi bir yaklasimi abes buldugumu bilmem soylemeye gerek var mi?
 
Sinop’ta en basindan projelendirdigimiz, kent ve koy kahvelerinde video gosterimleri, panel ve toplantilar, brosur dagitimi, afisleme, kamuoyunu bilgilendirme calismalari  var…. yapilmayi bekliyor aylardir, bir baska olusumun bunu yapamayacagini ne hakla soyleyebiliriz?

Bugun gelinen noktada Sinop’ta nukleer karsiti hareketi son derece sahipsiz ve daginik birakanin  bircok eksiklik ve hatanin bileskesi oldugu muhakkak. Toplumda insanlar arasi iliskinin niteligi ve seviyesi bile bu bileskeye dahil. Sinop’ta ciddi hatalar yapilmistir. Yaralar aldik. Bundan sonrasi icin derlenme toparlanma uzerine dusunmekte yarar var.
 
 Bu bunyeden yeni bir isleyis cikartmak ve taze bir enerjiyle yeniden yola koyulmak mumkun olacak mi? Bunu NKP toplanti tutanaklarini okuyup, faaliyetlerini takip ederek anlayacagiz.

Sinopbizim’e gelince, bu grubun 2006 boyunca yurutulen anti nukleer calismada onemli bir yeri var. Bu katkiyi tamamen bagimsiz ve kapsayici olmaya ozen gostererek sagladik. Grubun potansiyeli devam ediyor. Yapabildiklerimizden daha fazlasini belki becerebilirdik ama yapabildiklerimize de sahip cikalim istiyorum. Burasi herkese acik, her gorusun konusulup tartisilabilecegi bir alan. Olabildigince demokratik, (bireyler birer birer ne kadar demokrat olabiliyorsa o kadar diyelim), serbest bir kursu. Kendini ifade etmek isteyen herkese soz hakki taniyan bir yer. Yegane kerteriz noktasi var o da Sinop.
 
Sinop’u nukleer belasina karsi savunmak icin elimden geleni yapmaya birey olarak niyetliyim.  Bunu siteyi tekrar devreye sokarak, iletisim grubuna yazilar yollayarak, gerekirse Hilmi Guler’le yaptigim gorusmede oldugu gibi tek kisilik hamleler yaparak surdurecegim. Destek vereceklerle guzel bir yolda yurumeyi surdurmek istiyorum, kostek olanlara karsi da olabildigince nazik ve sabirli olmaya gayret ediyorum, belli bir uslubu hem kendim hem de grubumuz icin korumaya kararliyim. 
 

 
< Önceki   Sonraki >