Tehlikeli Atıklar Nerede? Yazdır E-posta
Perşembe, 17 Şubat 2011
Geçmiş yıllarda eski adıyla Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), yeni adı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2005 yılında yayınlanan çalışmalara göre Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon 200 bin ton tehlikeli atık üretiliyor. Çevre ve Orman Bakanlığı ise 2009 yılında 629 bin ton tehlikeli atığı kayıt altına almayı başardığını Şubat 2011 tarihli Tehlikeli Atık Bülteni ile duyurdu

Kayıt altına alınan 629 029 ton tehlikeli atığın 431 581 ton’u geri kazanılırken 35 063 tonu bertaraf edilmiş. Geriye kalan atıkların ise 139 228 ton’u tesis içi, 21 228 ton’u stok ve 2 773 ton’u ihracat olarak kaydedilmiş. Bülten’de tesis içi ve stok olarak kaydedilen tehlikeli atıklar hakkında ayrıntılı bilgi bulunmuyor. Türkiye tarafından da kabul edilen Basel Sözleşmesi ise tehlikeli atıkların sınırlarötesine taşınımını yasaklıyor. Ama Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 42. Maddesi ise “atıkların bertarafı için gerekli teknik kapasiteye sahip tesislerin bulunmaması” durumunda tehlikeli atıkların ihracına imkan tanıyor.

Her yıl 600 bin ton tehlikeli atık nereye gidiyor?

TÜİK’in çalışmaları doğru kabul edilirse ve geçen beş yıllık süre boyunca tehlikeli atık üretiminde artış olmadığı varsayılırsa; Çevre ve Orman Bakanlığı’nın her yıl üretilen yaklaşık 600 bin ton tehlikeli atığı halen kayıt altına alamadığını söylemek mümkün. Haberlere bakılırsa her yıl 600 bin ton takibi ve kontrolü gerçekleştirilemeyen tehlikeli atık kayıt dışı olmasının yanında sanayinin yoğun bölgeler başta olmak üzere her yere gömülmüş olabilir.

CNN Türk’ün 9 Şubat 2011 tarihli haberine göre[2] Sapanca Gölü'ne 2 yıl önce belediyeden alınan izinle dökülen dolgu malzemesinin, TÜBİTAK tarafından yapılan incelemede tehlikeli atık olduğu belirlendi.

Yine CNN Türk’ün 15 Şubat 2011 tarihli haberine göre[3] İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç, 28 Ocakta bir ihbar üzerine Dilovası'nda bulunan yaklaşık bin ton endüstriyel atığın tehlikeli atık sınıfında olduğunun belirlendiğini bildirdi.

Bianet internet sitesinde yayınlanan Adil Okay’ın haberinde ise[4] Mersin’de bulunan Kromsan Fabrikasının bahçesinde 1 milyon 700 bin ton atık depolanmış durumda.

Tehlikeli atıkların peşinde

Ekoloji Kolektifi adına Av. Cömert Uygar ERDEM kimsenin nerede olduğunu bilmediği milyonlarca ton tehlikeli atığın peşine düştü. ERDEM işe yetkili kurum olan Çevre ve Orman Bakanlığından başladı. Bilgi edinme kanunu kapsamında Bakanlığa başvuran ERDEM tehlikeli atıklar ile ilgili bir dizi soru sordu. Şimdi Bakanlıktan gelecek yanıtları bekliyor.


ERDEM’in soruları şöyle:

1.) Bülten’de Bakanlık sistemine kayıtlı 20.136 tesisten 15.664 tanesinin beyan formunu doldurduğu belirtilmiş ve beyan formları üzerinden istatistikî veriler yayınlanmıştır. Beyan formu doldurmayan 4.472 tesiste tehlikeli atık üretilip üretilmediği bilinmekte midir? Biliniyorsa tahmini olarak üretilen yıllık tehlikeli atık miktarı ve bertaraf yöntemi nedir? Bakanlık sistemine kayıtlı olmayan ve tehlikeli atık ürettiği tahmin edilen tesis sayısı bilinmekte midir?  Kayıt yaptırmayan tesislerin listesi tarafınızca tutulmuş mudur? Listesi tutulmuşsa hangi tesislerdir? Biliniyorsa sayısı ve ürettiği tahmini yıllık tehlikeli atık miktarı ve bertaraf yöntemi nedir? Faaliyetleri tarafınızca takip edilmekte midir? Takip edilmekteyse nasıl bir organizasyon ile takip edilmektedir? Sisteme giriş yapmaları yönünde şu ana kadar yaptığınız bir çalışmanız olmuş mudur?

2.) TÜİK (DİE) tarafından 2005 yılında yayınlanan veriler ile Bülten’de yer alan bilgiler karşılaştırıldığında anket uygulanan veya beyan formu dolduran işyeri sayısı 5-7 kat artarken toplam tehlikeli atık miktarı yarı yarıya azalmıştır. Bunun nedeni beyan formu dolduran tesislerin tehlikeli atık üretmiyor olması olabilir mi? Bu miktarın başka türlü açıklanması mümkün müdür? Beyan formu doldurmayan 4.472 tesiste en az azalan miktar kadar tehlikeli atık üretildiği söylenebilir mi?

TÜİK tarafından 2005 yılında yapılan çalışmalar ile 2009 yılı verilerinin karşılaştırılması.

   2000  2004  2009

Anket uygulanan işyeri sayısı

 2.202 3.127
15.664

Tehlikeli endüstriyel atık miktarı (ton/yıl)

 1.308.000 1.196.000
 629.029

Geri kazanılan ve yeniden kullanılan (ton/yıl)

 142.000 71.000
139.228

Satılan veya hibe edilen (ton/yıl)

 343.000  248.000  2.773

Bertaraf edilen (ton/yıl)

 823.000 877.000
35.063

3.) Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sitesinde Bülten ilgili yer alan haberde “Sisteme giriş yapmayan şirketlere idari para cezası uygulanması için de İl Çevre ve Orman Müdürlüklerine talimat verildi.” ifadesine de yer verilmiştir. Sisteme kayıt yaptırmayan tesislerin hangi tesisler olduğu biliniyor mu? Biliniyorsa bunlar hangi kuruluşlardır ve sayısı nedir? Şu ana kadar sisteme kayıt yaptırmama yönünde irade kullanan tesisler olmuş mudur? Olmuşsa kendilerine idari para cezası ve/veya başka bir idari yaptırım uyguladınız mı, bu konuda yasal yollara başvurdunuz mu? Uygulanacak idari para cezası ne kadardır?

4.) Bülten’de yer alan verilere göre 2009 yılında 2.773 ton tehlikeli atık ihraç edilmiştir. Bu durum Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesi ile Akdeniz’de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolü esaslarına aykırı değil midir?

5.) Ülkemizde tehlikeli atıkların bertarafı için gerekli teknik kapasiteye sahip tesislerin toplam kapasitesi ne kadardır? Kapasitenin artırılması için yapılan çalışmalar var mıdır? Varsa nelerdir?

6.) Bakanlığınız tarafından yayınlanan 2009 Yılı Tehlikeli Atık İhracat İstatistikleri’ne göre Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 42. Maddesi doğrultusunda 2009 yılında ihracat için yapılan başvurularda toplam atık miktarı 66.478 ton olduğu halde Bülten’de yer alan ihracat miktarı 2.773 ton’dur. Bu iki miktar arasındaki fark nerden kaynaklanmaktadır?

7.) Radikal Gazetesi internet sitesinde (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType= RadikalDetayV3&ArticleID=1038613&Date=01.02.2011&CategoryID=85) yer alan 1 Şubat 2011 tarihli “Dilovası'nda atık skandalı” başlıklı haberde; Dilovası Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol ekiplerinin yaptığı denetimlerde, Tavşancıl-Çerkeşli köyleri arasında boş bir araziye 1000 ton endüstriyel nitelikli ve zehirli olabilecek arıtma çamuru döküldüğünün belirlendiği, atıkların sahibi olduğu iddia edilen firma yetkililerinin ise atıkları bertaraf tesisine teslim ettiklerini ifade ettiği belirtilmiştir. Bu ve benzeri durumlar istatistiki verilere yansımış mıdır? Söz konusu olayda sorumluluğu olan firmalar hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

8.) Bülten’de yer alan bilgilere göre üretilen 629.029 ton tehlikeli atığın 21.288 ton’u stoklarda saklanmaktadır. Stok, bir bertaraf yöntemi midir? Tehlikeli atıkların stok olarak saklanmasında süre sınırı var mıdır?

9.) Basın yayın kuruluşlarına ait internet sitelerinde Mersin’de kurulu bulunan Soda Sanayii A.Ş. Kromsan Krom Bileşikleri Fabrikası alanında 2011 yılı itibariyle 1 milyon 700 bin ton Cr6 içeren tehlikeli atığın stoklandığına dair haberlere yer verilmektedir. Bülten’de Mersin’de üretilen toplam atık miktarı 10.691 ton olarak yer almıştır. Kromsan Fabrika alanında stoklanan atıklar, tehlikeli atık sınıfında mıdır? 1 milyon 700 bin ton atık geçmiş yıllarda bertaraf edilmiş mi sayılmıştır? İstatistiki verilere bu atıklar nasıl yansımıştır.

 
< Önceki   Sonraki >