|
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı 7. Birleşiminde görüşülen Tohumculuk Yasası'nın 5 ve 6. Birleşiminde komisyonun yokluğu nedeniyle görüşülmesi ertelenen (12/Ekim /2006 Perşembe- 5.Gün) genel kurul tutanağı yayınlanmıştır.
3'üncü sırada yer alan, Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporunun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (x)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.
4'üncü Birleşimde, Birinci Bölümde yer alan 11'inci maddeyi oylamış ve kabul etmiştik.
Şimdi, 12'nci maddeyi okutuyorum:
Ceza hükümleri
MADDE 12. -
BAŞKAN - Evet, madde üzerinde 3 adet önerge vardır.
Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra aykırılıklarına göre de işleme alacağım.
İlk önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 12'nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında geçen "lira" ibarelerinin "Yeni Türk Lirası" ibaresi olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
Mehmet Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 12'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M.Mesut Özakcan Osman Kaptan
Balıkesir Aydın Antalya
A. Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya Sedat Pekel
İstanbul Gaziantep Balıkesir
Ceza hükümleri
MADDE 12. - 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları;
a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,
b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek,
c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak,
d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak,
e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde,
sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek,
f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak,
Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha
12
edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç milyar lira idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir.
Bu maddede belirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
BAŞKAN - Üçüncü önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 12'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A.Kemal Deveciler M.Mesut Özakcan Osman Kaptan
Balıkesir Aydın Antalya
A.Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya
İstanbul Gaziantep
Ceza hükümleri
MADDE 12. - 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları;
a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,
b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek,
c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak,
d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak,
e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde, sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek,
f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak,
Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl
13
süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç milyar lira idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir
Bu maddede belirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bu önerge maddeye en aykırı önerge olduğunda, şimdi, bunu işleme alıyorum.
Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet, katılıyor musunuz?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Önerge sahiplerinden...
Gerekçeyi okutayım mı efendim?
SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, ben konuşacağım.
BAŞKAN - Konuşacak mısınız Sayın Pekel?
SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Evet...
BAŞKAN - Buyurun Sayın Pekel.
İmzanız yokmuş ama...
SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Var efendim... 12 nci maddede var...
BAŞKAN - Bunda yok efendim.
Efendim Sayın Pekel, size söz veremiyorum; bunda yok.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Gerekçe okunsun efendim.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum.
Gerekçe:
Kanun Tasarısı'nın 12'nci maddesinin son fıkrasında yer alan "yedi gün" ibaresi "onbeş gün" olarak değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 12'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Ceza hükümleri
MADDE 12. - 4 üncü madde gereğince kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukları;
a) Sertifikasyon işlemine tâbi tutulmadan ve standart tohumluk şartlarına uygun olarak kontrol edilip tohumluk analiz raporu alınmadan,
b) Bakanlıkça belirlenmiş asgarî tohumluk standardının altına düşürülmüş olarak veya tağşiş edilerek,
c) Yönetmeliğe uygun şekilde ambalajlamadan veya etiketlemeden ya da taklit ambalajlar veya taklit etiketlerle isim ve marka taklidi yaparak veya isim ve marka dışında da olsa iltibasa mahal verecek şekilde ibareler kullanarak,
d) Yönetmeliğine uygun hazırlandığı ve ilaçlandığı bilindiği halde, amacı dışında yemlik veya yemeklik olarak,
e) Sertifika işlemine tâbi tutulmadığı veya kontrol edilmediği hâlde, sertifikalandırılmış veya kontrol edilmiş gibi göstererek,
f) Çeşidin kayıt altına alınmasında belirlenen niteliklere uygun olmayacak şekilde yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak,
Satanlar, dağıtanlar, satışa ve dağıtıma arz edenler veya şahsî ihtiyacından fazlasını ticarete konu olacak kadar elinde bulunduranlara on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde
14
beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıktan yetki almadan tohumluk yetiştiren, işleyen, satışa hazırlayan, dağıtan veya satan kişi veya kuruluşlara, on milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezası iki kat olarak uygulanır. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkça gerekli izni verilmeyen ve kontrolleri yapılmayan tohumlukları, ithal ve ihraç edenler ile ithal ve ihraç işlemlerinde gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, yirmi beş milyar lira idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde beş yıl süreyle faaliyetten men edilir. Bu tohumluklara Bakanlık tarafından el konulur ve bu tohumlukların müsaderesine sulh ceza mahkemesince karar verilir. Müsadere edilen tohumlukların imha edilmesine karar verildiği takdirde, imha işlemi masrafları bu fiilleri işleyenlere ait olmak üzere, Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
Bakanlıkça belirlenen tohumluk özel üretim alanları sınırları içerisinde kurallara uymadan tohumluk veya bitkisel ürün yetiştiren kişilere üç milyar lira idarî para cezası verilir. Bu ekilişler, masrafları üretimi yapanlara ait olmak üzere, Bakanlıkça söktürülür ve gerektiğinde imha edilir
Bu maddede belirtilen idarî para cezaları, o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bazı arkadaşlarımız, zannediyorum, söz isteği ya da soru sormak için cihaza girmiş durumdalar. Biliyorsunuz, soruları İkinci Bölüme geçildiği anda sorma hakkı doğuyor. O bakımdan, arkadaşlarımızın şu anda cihaza girmesine gerek yok.
Sayın Pekel, önerge sahibi olarak buyurun efendim.
Süreniz 5 dakikadır.
SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz aldığım değişiklik önergesiyle ilgili görüşlerime geçmeden önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, tohum, bitkisel üretimde verimi artırmanın en önemli unsuru gibi görünse de, üretimi artırmanın yolu, tüm girdilerin en iyi şekilde ve en ekonomik biçimde çiftçiye sunulmasıyla mümkündür. Nüfusumuzun yüzde 35'nin geçimini sağladığı tarım sektörüne baktığımızda, desteklemelerin ulusal gelirin yüzde 3'ünden binde 7'sine gerilediğini, örgütlenmenin zayıflatıldığını, tarımın özellikle son üç yılda net ithalatçı konumuna getirildiğini, tohum, mazot, gübre, ilaç gibi girdi fiyatlarının günbegün arttığını, hızlı bir şekilde istihdam kayıplarının yaşandığını görmekteyiz. AKP İktidarı döneminde üreticinin yoksulluğuna yoksulluk katılmıştır.
Değerli milletvekilleri, bakınız, her türlü meyve, sebzenin yetiştirildiği, çeltik, buğday, ayçiçeği, zeytin, domates üretiminin yapıldığı, tarım ve tarıma dayalı sanayisiyle Balıkesir İlimiz ve başta Bandırma, Gönen, Manyas, Susurluklu olmak üzere, diğer ilçelerimizdeki üreticilerimiz "mağduruz" diye feryat etmektedirler. Buğday üreticisi mağdur; çünkü, buğday için hükümetin belirlemiş olduğu 37 Yeni Kuruşluk fiyat, bunun dışında, TMO alım merkezlerinin birçoğunun kapatılmış olması, açık olanların da bin bir zorluk çıkarması, çiftçimizi zorunlu olarak tüccara yöneltmiştir. Bu nedenle fiyat 25 Yeni Kuruş olarak gerçekleşmiş ve çiftçimiz önemli ölçüde zarar etmiştir. Aynı durum, aynı şartlar arpa için de geçerlidir.
Sayın milletvekilleri, bölgemizin önemli çeltik üretimi Manyas ve Gönen İlçelerinde gerçekleştirilmektedir. Çeltiğin kilogram maliyeti 75 Yeni Kuruş civarındadır. Hasadın başladığı günlerde 1 YTL olan fiyatlar, bugünlerde 68 Yeni Kuruşa kadar gerilemiştir. Üretici, bırakın kâr etmeyi, maliyetini bile karşılayamamaktadır.
Öte yandan, TMO'nun 76 Yeni Kuruşluk fiyatı çeltiğin maliyetiyle başa baştır. Üreticimiz "keşke TMO fiyat açıklamasaydı" diyerek, umutsuzluğunu dile getirmektedir. TMO, yanlış politikalar
15
nedeniyle, artık, çiftçinin kara gün dostu değildir. "Dünya fiyatları" aldatmacası adı altında, maalesef, IMF dostu olmuştur. Üreticimiz, 30 eylülde ödemesi gereken motorin ve gübre borcunu ödeyememiş, icra kıskacı altında çaresiz beklemektedir. Bununla birlikte, ülkemize, mısır, Hindistan, Pakistan ve ABD'den gelen çeltik, iç piyasada yerli çeltiğimizin fiyatının düşmesine neden olmakta, hatta, bölgemizde üretilen baldo tipi pirince tüccarlar tarafından yüzde 20 oranında karıştırılarak üretimin de kalitesi düşürülmektedir.
Değerli milletvekilleri, çeltik üretimi, bilindiği gibi, tamamen suya dayalıdır. Manyas Gölüne hayat veren Koca Çay, kuraklık nedeniyle kuruma noktasına gelmiş, üretici bu nedenle büyük bir sıkıntı yaşamıştır. Oysa, bölgeye hayat verecek, 32 368 hektar tarım alanının sulanmasını sağlayacak Manyas Barajı, söz verildiği gibi, bu yıl işlevsel hale getirilseydi üretici rahat bir nefes alacaktır; ancak, Manyas Barajında henüz su tutulmadığı gibi, çalışmaların kasım, hatta, aralık aylarına sarkması beklenmektedir. Bununla birlikte, Manyas Ovasının sulaması için gereken ödenek 12,5 milyon YTL'dir ve bu ödenek henüz tahsis edilmediği için ihaleye çıkılamamıştır. Görüldüğü gibi çiftçimize verilen sözler tutulmamış, üreticimiz perişan edilmiştir.
Değerli milletvekilleri, tarımı bitiren, çay üreticisini, narenciye üreticisini, fındık üreticisini, çeltik, buğday, domates, pancar üreticisini feryat ettiren AKP Hükümeti, gözünü bu kez de zeytincimize dikmiştir. Marmarabirlik'in zeytin alım kampanyasında bu yıl ilk kez açıkladığı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi alayım lütfen.
SEDAT PEKEL (Devamla) - ...gerçek avans fiyatları, ne yazık ki, üreticinin beklentisini karşılamamıştır. Avans barem fiyatları geçen yılın fiyatlarının neredeyse yarısı kadardır. Geçen yıl 4 YTL olan Gemlik tipi zeytinin bu yılki fiyatı 2,5 YTL'dir. Bu fiyatlar karşısında Erdek, Edincik, Marmara Adası, Gemlik, Mudanya, Mürefte ve Orhangazi'de örgütlenen Marmarabirlik'e kayıtlı 32 235 zeytin üreticimiz, IMF direktifleriyle yoksulluk ve açlığa mahkûm edilecektir.
Sayın milletvekilleri, ne yazık ki, AKP Hükümeti, tarımın Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bilmemektedir ve bu tablonun değişmesi için de ciddî anlamda bir çaba içerisinde olmadığını görüyoruz. Hükümetin Bakanlarının ve milletvekillerinin anlattığı gibi pembe olmayan, gerçekten kara, kapkara olan bu tablonun değiştirilmesi için önünüzde bir fırsat var. 2007 politikalarının belirlendiği ve bütçenin şekilleneceği şu günlerde, IMF baskıları altında ezilen çiftçimizin rahat bir nefes alması için AKP Hükümetinin gayret sarf edeceğini hâlâ umuyorum. Sözlerimi bitirirken de Yüce Heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Pekel.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum...
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yetersayısı...
BAŞKAN - Affedersiniz efendim.
Şimdi, biraz önce gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunacağım; ancak, karar yetersayısı istenmiştir, karar yetersayısı da arayacağım.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı bulunamamıştır.
Birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 14.21
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.38
BAŞKAN: Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
662 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.
Tasarının 12'nci maddesi üzerindeki ikinci önergenin oylamasında karar yetersayısı bulunamamıştı. Şimdi, ikinci önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım.
İkinci önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir ve karar yetersayısı vardır.
Üçüncü önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 12'nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında geçen "lira" ibarelerinin "Yeni Türk Lirası" ibaresi olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
16
Mehmet Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bu maddede yer alan idarî para cezalarının yapılan yeni değişikliğe uygun olarak YTL cinsinden düzenlenmesi hedeflenmiştir.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
Şimdi maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
13'üncü maddeyi okutuyorum:
Hükmün ilanı
MADDE 13. -
BAŞKAN - Madde üzerinde iki önerge vardır; önergeleri geliş sırasına göre okutuyorum ve aykırılığa göre işleme alacağım.
Buyurun.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Mehmet Mesut Özakcan Osman Kaptan
Balıkesir Aydın Antalya
Ahmet Yılmazkaya Ali Kemal Kumkumoğlu Orhan Sür
Gaziantep İstanbul Balıkesir
Hükmün ilanı
MADDE 13. - Tohumlukların müsaderesine ilişkin dava sonucunda haklı çıkan tarafın menfaatinin veya haklı bir sebebin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete elektronik ortam veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etme hakkı vardır. İlanın şekli ve kapsamı ile ceza veya tazminat bedeli ile orantılı olarak tayin edilecek ilan bedeli kararda belirlenir.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Mehmet Mesut Özakcan Osman Kaptan
Balıkesir Aydın Antalya
Ahmet Yılmazkaya Orhan Sür Ali Kemal Kumkumoğlu
Gaziantep Balıkesir İstanbul
Hükmün ilanı
MADDE 13. - Tohumlukların müsaderesine ilişkin dava sonucunda haklı çıkan tarafın menfaatinin veya haklı bir sebebin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etme hakkı vardır. İlanın şekli ve kapsamı ile ceza veya tazminat bedeli ile orantılı olarak tayin edilecek ilan bedeli ve diğer hususlar kararda belirlenir.
BAŞKAN - Bu önerge en aykırı önerge olduğu için işleme alıyorum ve Sayın Komisyona soruyorum: Katılıyor musunuz efendim?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Konuşacağım efendim.
BAŞKAN - Sayın Sür, buyurun.
Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Orhan Sür söz istedi önerge sahibi olarak.
Buyurun.
17
Süreniz 5 dakika efendim.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Çok değerli arkadaşlarım, sanırım sizin Türkiye'niz farklı, bizim Türkiye'miz farklı. Sizin köylünüz farklı bizim köylümüz farklı. Biz, köye gittiğimizde, köylünün yok olduğunu görüyoruz. Biz, köye gittiğimizde, köylünün nasıl ağladığını görüyoruz; ama, bu kürsüye İktidar Partisinden birileri çıktığında, her şey tozpembe.
Şimdi, burada konuşmak ile uygulama çok farklı. Televizyon ekranlarında konuşmak ile uygulamalar çok farklı. Bakın, ben size bir şey söyleyeyim: Bu Meclis 22 nci Dönem toplandığında, Sayın Başbakan çıktı dedi ki: "Ey milletvekilleri, ey bakanlar, size buradan sesleniyorum, ramazanlarda, dört yıldızlı otellerde, beş yıldızlı otellerde iftar yemeklerinde sizi görmeyeceğim."
CAHİT CAN (Sinop) - Doğru söylemiş.
ORHAN SÜR (Devamla) - Şimdi, ben, Sayın Bakanıma soruyorum: Bu akşam Dedeman Otelinde vereceğiniz iftar yemeğinin parasını, acaba, devlet mi ödeyecek, bakanlık mı ödeyecek, cebinizden mi ödeyeceksiniz? Buradan sormak istiyorum.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Vay vicdansız! Bu nasıl vicdan be!
ORHAN SÜR (Devamla) - Şimdi, Sayın Bakan, burada, sadece 2006 yılında köylüyü destekleyebilmek için 280 trilyon lira kaynak aktarıldığını söyledi. Acaba, bu 280 trilyon lira içinden Edremit Körfezinin zeytincisinin payına hiç para düşmedi mi?
Değerli arkadaşlarım, bundan önceki hükümetler, hatta bu Hükümet bile, Edremit Zeytin Zararlılarıyla Mücadele Birliğine ilaç yardımı yapıyordu, 350 milyar lira civarında bir ilaç yardımı yapıyordu. Birlik de, yaklaşık 1 trilyon lira üzerine para ekleyip, uçaklarla bu ilacı atıyordu ve ülkeye yaklaşık 90 trilyon liralık bir kaynak elde ediliyordu ilaçlamanın sonucunda. Önceki bakanlarımız bunu verdi. Geçen sene, Sayın Bakanımız, bu 350 milyarı 50 milyar olarak verdi, bu sene hiç vermedi. Acaba, bu 280 trilyonun içinden Edremit zeytincisinin payı yok mu Sayın Bakanım? Ben bunu sizden öğrenmek istiyorum.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Dedeman'a ayrılmış!
ORHAN SÜR (Devamla) - Tabiî, zeytin dediğimiz zaman, zeytini sadece bir tarımsal ürün olarak değil, bir de zeytinin sanayicisi var. Zeytinciyi koruyacağız derken, zeytin sanayicisini de korumamız lazım.
Elbette, çevre için de duyarlı olmamız lazım.
Şimdi, zeytin bölgelerindeki arkadaşlarımız gayet iyi bilirler; çevreye duyarlı olan her vatandaş, zeytinden zeytinyağı çıkartılırken çıkan kara suyun çevreyi ne denli kirlettiğini bilir ve bizim çiftçimiz de, bizim sanayicimiz de, aslında, bu konuda duyarlı, bir çözüm arayışı içinde.
Şimdi, Mart 2006'da Çevre ve Orman Bakanlığımız zeytinyağı işleyen tesislerimize bir yazı gönderdi. Tehdit ediyor, diyor ki: 3 tane seçenek var, bunun bir tanesini yaşama geçirin. Bunu yaşama geçirmezseniz, size, şöyle ceza yazarım, şunu uygularım, bunu uygularım. Nedir önerdikleri? Bir tanesi buharlaştırma havuzları. Peki, buharlaştırma havuzları bugüne kadar uygulanmış mı? Evet uygulanmış. Başarılı sonuç elde edilmiş mi? Maalesef, kesinlikle böyle bir başarılı sonuç yok. Bugüne kadar buharlaştırma havuzlarıyla bu sorunu çözmeye çalışan sanayicimiz, şimdi, başka çözümler aramakla meşgul.
İkinci öneri ne, iki fazlı sistem. Şimdi, değerli arkadaşlarım, önce, iki fazlı sistem için yeterli prina fabrikamız yok. Ayrıca, prina fabrikaları, iki fazlı sistemden gelen prinayı kullanmak istemiyorlar, ekonomik bulmuyorlar; çünkü, bu sistemden gelen prinayı kullanabilmeleri için önce prinanın içindeki suyu buharlaştırmaları gerekiyor; bu da ekonomik değil. Ayrıca, Avrupa Birliğine gireceğiz diyoruz ve Avrupa Birliğine gireceksek, Avrupa Birliği, buharlaştırma sonucu ortaya çıkan organik maddelerin çevreye zararlı olduğunu açık açık ifade ediyor. Şimdi, Bakanlığımız, bunları uygulayın diyor.
Peki, üçüncü öneri nedir? Üçüncü öneri kara suyun arıtılması. Bu konuda yıllardır çalışmalar var. Önce, Balıkesir Üniversitesi ile Edremit Ticaret Odası bir çalışma başlattı. Son dönemde Zeytinli Belediyesi ile İzmir Ege Üniversitesinden bir uzman arkadaşımızın yaptığı ortak çalışma var. Bayağı yol aldılar, kara suyu arıtabilmek için ciddî çalışmalar yaptılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Efendim, konuşmanızı lütfen tamamlayın.
ORHAN SÜR (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Son çalışmalarında, geçen yılki çalışmalarında, bu kara suyu kanalizasyona verebilecek seviyeye kadar düşürdüler. Şimdi, Membran Prosesi de ekleyerek bunu doğaya verebilecek bir noktaya doğru çekiyorlar.
29-30 Mart 2006 tarihinde yapılan zeytin kara suyunun bertaraf çözüm önerileri toplantısına Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Edremit Körfez Belediyeler Birliği, Dokuz
18
Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK, Uludağ Üniversitesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası uzmanları katıldılar ve bir Bilim Kurulu kurdular.
Bu Bilim Kurulu, bu sene zeytin sezonunun başlangıcında, 4 Kasımda, dünyadaki bu konuda iddialı olan bütün sistem sahiplerini Edremit'e, Zeytinlik'e davet ediyor. Orada bu sistemler bizzat yerinde uygulamalı olarak incelenecek ve hangisinin bu işi daha iyi yaptığı, hangisinin kullanılması gerektiği konusunda bir Bilim Kurulu raporu verilecek.
Şimdi, bu Bilim Kurulu raporu beklenmeden Çevre Bakanlığımızın sanayicimize baskı yaparak diğer sistemleri kurdurmaya çalışmasının ben pek doğru bir davranış olduğuna inanmıyorum. Boşuna kaynak aktarımı olacaktır, boşuna harcama olacaktır, sanayicimiz gerçekten güç durumda kalacaktır. Bence, bu Bilim Kurulunun çalışması beklenmeli, Bilim Kurulunun bizzat zeminde gördüğü uygulamalar sonucunda önereceği projenin hem Balıkesir'in zeytin bölgelerinde hem ülkemizin diğer zeytin bölgelerinde uygulanması için Çevre Bakanlığımız destek olmalıdır diyorum.
Bu duygularla Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Sür.
Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları.
Hükmün ilanı
Madde 13.- Tohumlukların müsaderesine ilişkin dava sonucunda haklı çıkan tarafın menfaatının veya haklı bir sebebin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete elektronik ortam veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etme hakkı vardır. İlanın şekli ve kapsamı ile ceza veya tazminat bedeli ile orantılı olarak tayin edilecek ilan bedeli kararda belirlenir.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Kanun tasarısının 13'üncü maddesine "günlük gazete" ibaresinden sonra gelmek üzere "elektronik ortam" ibaresi eklenmiştir.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
14'üncü maddeyi okutuyorum:
İstisna
MADDE 14.-
BAŞKAN - Bunda üç önerge var. Önergeleri geliş sırasına göre okutup aykırılığına göre işleme alacağım.
Birinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 14'üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
Mehmet Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
MADDE 14.- İhracat amacıyla ithal edilip üretilen bitkisel ürün veya tohumluklarda kayıt altına alınma şartı aranmaz. Bu madde kapsamındaki bitkisel ürünlerin ticareti Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre düzenlenir. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsi ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 14'üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
19
Balıkesir Aydın İstanbul
Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Mehmet Yıldırım
Gaziantep Antalya Kastamonu Halil Ünlütepe
Afyonkarahisar
İstisna
MADDE 14.- İhracat amacıyla üretilen tohumluklarda, kayıt altına alma şartı aranmaz. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsî ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar, bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.
BAŞKAN - Üçüncü önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü maddesinin tasarı metninden çıkarıl-masını arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler M. Mesut Özakçan Ali Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Osman Kaptan Ahmet Yılmaz Kaya Halil Ünlütepe
Antalya Gaziantep Afyonkarahisar
BAŞKAN - Bu önerge en aykırı önerge olduğundan işleme alıyorum.
Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?
TARIM ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Katılmıyorsunuz.
Sayın Hükûmet?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Katılmıyorsunuz.
Önerge sahipleri adına, Afyonkarahisar Milletvekilimiz Sayın Halil Ünlütepe.
Buyurun efendim.
Süreniz 5 dakika efendim.
HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli üyeler; Fransa Parlamentosu Ermeni soykırımı yapılmamıştır diyenleri cezalandıran yasa tasarını kabul etmiştir. Fikir özgürlüğünü engelleyen, ülkemiz yurttaşlarını inciten bu uygulamayı şiddetle kınadığımı belirterek sözlerime başlamak istiyorum. 17 Aralıkta, Ankara'nın göbeğinde davul zurna ile hava fişeklerle kutlama yapanlar dilerim bunu iyi değer-lendirirler diye düşünüyorum.
Tohumculuk Kanunu Tasarısı, Avrupa Birliği 9 uncu Uyum Paketi içinde görüşmeye çalıştığımız yasalardan biridir. Toplumun istekleri ön plana çıkartılarak değil, Avrupa Birliği istedi diye, Meclis bu yasanın görüşülmesi için olağanüstü toplantıya çağırılmıştı ve yasa bugün görüşülüyor.
Yasanın Mecliste görüşülmesini, Avrupa Birliğince istendi diye görüşülmesini pek içime sindire-mediğimi Yüce Mecliste paylaşmak istiyorum.
Yasanın Mecliste görüşülmesinin gerekçesi: Üretim yapamaz, karnını doyuramaz, toprağına bakamaz hale gelen çiftçilerin ve tarımla uğraşanların talepleri ön plana çıkarak görüşülseydi, daha şık o-lurdu diye düşünüyorum.
Üzerinde yoğun tartışmaların olduğu bir yasayı temel yasa olarak görüşüyoruz. Dolayısıyla, yasa üzerinde madde madde düşüncelerimizi açıklama olanağını bulamıyoruz. Yasama görevini yürüten değerli parlamenterler yasa üzerinde gerekli görüşlerini açıklama fırsatını bulamamaktadırlar.
Kanımca, temel yasa görüşme hususunun sınırlarının yeniden tespiti zorunludur. Açıklık, şeffaflık, yeterince araştırma gibi hususlar, göz ardı edilmektedir. Kamuoyunda tepkiyle karşılanan bu yasanın kabulüyle birlikte, tohum araştırma ve üretme merkezleri devreden çıkartılarak, yani, devlet, tohum üretiminden sertifikalandırılmasına ve ticaretine kadar tüm alanlardaki faaliyetlerinden çekilmektedir.
Şu gerçeği göz ardı edemeyiz: Tohumunu kendi üretemeyen ülkeler aç kalmaya mahkûmdur.
Tohumculuk Yasa Tasarısı üzerinde görüşürken, şu anda ekim döneminde bulunduğumuz haşhaş üzerinde düşüncelerimi, Yüce Parlamentonun değerli üyeleriyle paylaşmak istiyorum.
Hepinizin de yakından bildiği gibi, haşhaş ekimi konusu, bir dönem sıcak politikanın gündemindeydi. O dönemde de, bugün olduğu gibi, süper güç ülkenin politikasında etkiliydi. İstekleri yerine getirilirken, dünya barış ve sağlığına yaptığımız hizmetler anlatıla anlatıla bitirilemiyordu.
20
Bugün olduğu gibi, çiftçimizi açlığa, yoksulluğa düşürürken haşhaş ekimini yasaklıyorduk. "Türkiye'de Türk çiftçisinin nerede, neyi ve ne kadar ekeceğine biz karar veririz" diyen Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar döneminde haşhaş ekimine tekrar izin verilmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği dönemde, yani, 2002-2003 üretim döneminde, Türkiye'de 1 497 000 dekar arazide haşhaş ekilirken, ilk işiniz, tütünde, pancarda olduğu gibi, kota uygulayarak, ekim sahalarını yüzde 50 daralttınız. 1 497 000 dekar olan haşhaş ekim alanını 700 000 dekara düşürdünüz.
Sizden önce yasaklayanlardan hiç farkınız yok. Dört yıllık uygulamalarınızda, hep, çiftçi aleyhine kararlar aldınız.
Afyonkarahisar bir ekim bölgesidir. İlimize, Uşak ve Burdur illeri de bağlıdır. İlimizde, bu yıl, haşhaş 141 000 dekar, Uşak'ta 90 000 dekar, Burdur İlindeyse 85 000 dekar ekilecektir; yani, Türkiye'de 36 yerleşim bölgesinde haşhaş ekimi yapılmaktadır. Bu yıl yapılan yeni bir uygulamayla, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan çiftçilere akim izni verilmektedir. Yani, doğrudan gelir desteği alanlara ekim izni veriyorsunuz, diğer çiftçilere haşhaş ekim izni verilmemektedir. Halbuki, doğrudan gelir desteği alma ihtiyacı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - ... zorunlu değildir; ihtiyaridir. Çiftçilik yapan, ziraat odasına kaydı olan pek çok çitçinin doğrudan gelir desteği almadığını hepimiz biliyoruz. Bu kişilere haşhaş ekme izni vermiyorsunuz. Pek çok çiftçi, pek çok çiftçi "ben, hakkım olan bir uygulama sonucunu hükümetten, altı ay, bir yıl bekleyerek, dilencilik yaparak almam" diyerek, müracaat etmeyen pek çok çiftçi var. Bu insanlar, niçin haşhaş ekemeyecek veya tapu kaydı dip muris üzerine kayıtlıysa, zillet olanlar yine haşhaş ekemeyecek. Şimdi, zilletlik belgesine itibar edilmiyor, tapu kaydının dip muris üzerine olduğunu da itibar edilmiyor; halbuki, tapu kaydını kimse inkâr edemez, hukukun temel ilkelerine aykırı bir uygulamayı, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü yapıyor. Bu tür uygulamalar, açıkçası, haşhaş ekilmemesi için...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi rica edebilir miyim.
HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Ben, Sayın Başkan, iki cümleyle bağlayacağım.
Bu uygulama sonucu, haşhaş ekilmemesi için çıkartılan engeller sonucu, geçen yıl ekilen haşhaş ekim alanının üçte 1'e düşebileceğini belirtmek istiyorum. Bu ise, gizli bir kota uygulamasının sonucudur. Bitkisel üretimde verim ve kaliteyi etkileyen faktörlerin başında kaliteli tohum kullanma gelmektedir.
Bakın, bir ziraat odası başkanımızın açıklamasını okuyorum... AK Parti İl Genel Meclisi Üyesidir, Sandıklı Ziraat Odası Başkanıdır. Üç konuyu koymuş: "Çiftçinin kayıt sistemine kayıtlı olması" onu açıkladım. İki: "Ekimi yapılacak haşhaşların Toprak Mahsulleri Ofisinden verilecek olan mavi haşhaş olduğu" belirtiliyor. Bu tohumlar 3'er kilogramlık tohum paketleri halinde ulaştırılmış durumda.
Bunun altını çizerek söylüyorum: Tohumlukların küflenmiş olması, içerisinde bütün haşhaş çeşitlerinin karışık olması, haşhaş üreticilerini tedirgin etti. Tamamen özü geçmiş, küf tutmuş, mavi rengin haricinde tohumlukların içerisinde sarı, beyaz ve pembe renkli haşhaşlar da bulunuyor ve bu tohum, Ofisçe, sertifikalı tohum olarak çiftçilere verilmesine rağmen sertifikası yok.
Sayın Bakan, kime inanacaksınız? Çiftçi, Ofisin yetkililerine inanamayacak mı?! Sertifikalı tohumu niçin vermiyorsunuz? Tohumculuk Yasasını niçin çıkartıyorsunuz? Yasanın çıkış orijinine aykırı olan bir uygulama ve aynen, onun sözlerini okuyorum: "Toprak Mahsulleri Ofisi yıllardır depolarda sakladığı tohumlukları üreticiye zoraki ekim yaptıracak. Verilen tohumlukların hangi yılda üretildiğine dair bilgi yok" diyor.
Değerli arkadaşlar, bir şeyi daha bilgilerinize sunarak ayrılmak istiyorum. Bu konuda, Afyon İlinde, mavi haşhaş ekimine ağırlık verilmektedir. Halbuki, İlimiz, kışları sert geçen bir iklime sahiptir. Mavi haşhaş tohumu ekimi sert iklimde soğuk vuruyor ve haşhaştan beklenen verimi alamıyoruz.
Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Sayın Kemaloğlu geçen yıl yaptığı bir açıklamada aynen şunu söylüyor: "Bu yıl -2005 yılında- 593 000 dekar alanda ekim yapıldığını, fakat sert kış şartları nedeniyle bu alanın 263 000 dekara düştüğünü" belirtiyor.
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Maddeyle ne ilgisi var, önergeyle ne ilgisi var?!
HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Yani, 330 000 dekar alanda soğuk vurması sonucu haşhaş ekilemiyor.
BAŞKAN - Sayın Ünlütepe, lütfen efendim...
HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Bir cümleyle bağlıyorum Sayın Başkanım.
Şimdi, Afyon ilinde, Burdur ve Şuhut illeri de bağlı, oralarda iklim biraz daha ılıman. Zaten, Sayın Genel Müdürün de belirttiği gibi, çok fazla soğuk vurması sonucu haşhaş ekiminden belirtilen oranda verim alınamıyorsa, o zaman, Afyon ilinde mavi haşhaş ekimine gerek olmadığını, bundan
21
uzaklaşılarak çiftçinin bu konudaki sıkıntılarının giderilmesi gerektiğini belirterek, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ünlütepe.
Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 14. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A.Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
İstisna
Madde 14.- İhracat amacıyla üretilen tohumluklarda, kayıt altına alma şartı aranmaz. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsî ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar, bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.
BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor musunuz?..
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Madde metninin başlangıcında yer alan "ithal edilip" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Üçüncü önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 14 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi arz ve teklif ederim.
Mehmet Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
Madde 14.- İhracat amacıyla ithal edilip üretilen bitkisel ürün veya tohumluklarda kayıt altına alınma şartı aranmaz. Bu madde kapsamındaki bitkisel ürünlerin ticareti Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre düzenlenir. Ayrıca, ticarete konu olmamak ve şahsî ihtiyaç miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla, çiftçiler arasında yapılacak tohumluk mübadeleleri ile deneme ve denetim amacıyla kullanılan ve miktarları Bakanlıkça belirlenen tohumluklar bu Kanun hükümlerinden müstesnadır.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?..
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet, katılıyor musunuz?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra sadece kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukların ticaretine müsaade edilmektedir. Bu maddede yapılan değişiklik ile ülkemizde ihraç amaçlı üretilecek tohumluk ve bitkisel ürünlerin tohumluklarının ticareti ile ilgili Bakanlığa düzenleme yapma yetkisi vererek sektörün rekabet gücünün artırılması hedeflenmiştir.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gerekçesi dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
14'üncü maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
15'inci maddeyi okutuyorum:
Yetki devri
MADDE 15.-
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 önerge var; geliş sırasına göre okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 15. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
22
Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Mevlüt Coşkuner
Gaziantep Antalya Isparta
Yetki devri
MADDE 15.- Bakanlık, gerekli gördüğü hâllerde, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini, kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, devredebilir. Yetki devredenin sorumluluğu ortadan kalkmaz.
Yetkiyi alanın, belirlenen şartlara uymaması hâlinde, devredilen yetkiler Bakanlıkça geri alınır. Yetki devredilen kişilerin, kastî olarak resmî kontrollerdeki kuralları ihlal ettiği belirlendiğinde, ilgili tohumlukların belirlenen standartları karşıladığı durumlar haricinde, bunların düzenledikleri sertifikalar hükümsüz kılınır.
Belirli bir süreyle devredilen yetkiler süre bitiminde Bakanlıkça geri alınabilir veya belirlenen şartlarla yeniden devredilebilir.
Yetki devrinin şartları, yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fizikî şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar yönetmelikle belirlenir.
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 15. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Ahmet Yılmazkaya Mevlüt Coşkuner Osman Kaptan
Gaziantep Isparta Antalya
Yetki devri
MADDE 15.- Bakanlık, gerekli gördüğü hâllerde, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini, kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, devredebilir.
Yetkiyi alanın, belirlenen şartlara uymaması hâlinde, devredilen yetkiler Bakanlıkça geri alınır. Yetki devredilen kişilerin, kastî olarak resmî kontrollerdeki kuralları ihlal ettiği belirlendiğinde, ilgili tohumlukların belirlenen standartları karşıladığı durumlar haricinde, bunların düzenledikleri sertifikalar hükümsüz kılınır.
Belirli bir süreyle devredilen yetkiler süre bitiminde Bakanlıkça geri alınabilir veya belirlenen şartlarla yeniden devredilebilir.
Yetki devrinin şartları, yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fizikî şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar yönetmelikle belirlenir.
BAŞKAN - Önergeyi işleme alıyorum.
Sayın Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
Önerge sahibi olarak Isparta Milletvekilimiz Sayın Coşkuner; buyurun.
Süreniz 5 dakika.
MEVLÜT COŞKUNER (Isparta) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 15'inci maddesi için söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Değerli milletvekilleri, Tohumculuk Yasası'yla konuşmadan önce sizlerle paylaşacağım çok önemli bir konu var. Sayın Millî Eğitim Bakanımız burada "din üzerine, etniksite üzerine politika yapan haindir" dedi. Ben 8 Ekim günü Isparta Kanal 32'de, Sayın Milletvekilimiz Emin Bilgiç'in, YÖK'ü CHP gizliden desteklediğini, YÖK'ün de bazı okullarda, meslek liselerinde dine karşı tavır aldığını ve Isparta halkına anlattığını bizzat kendim gördüm ve o konuşmaya da telefonla canlı yayında katılmak zorunda kaldım.
BAŞKAN - Sayın Coşkuner, siz konunuza girer misiniz.
MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - Bunu söylemek zorundayım...
... ve gerçekten utandım, gerçekten sıkıldım. Kendilerini kınıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir kurum ve kuruluşun altına sığınmaz; ama, hak arayan kimse, haklı olduğu her yerde onun yanında olur diye düşünüyorum.
23
Değerli arkadaşlarım, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı tarımsal araştırma enstitülerinin ve tarım işletmelerinin ihmal edilmesi sonucu ve oradaki kadroların azaltılması sonucu, işte görüyoruz ki, her işte olduğu gibi tohumculuk da uluslararası arenaya düşmüştür; yani, tekeller burada oluşturulmaktadır.
Ben, bu yasanın görüşüleceğini beklediğim günlerde şöyle bir olay yaşadım: Daha Hal Yasasını hayata geçiremeyen, bölgelerde bunu gerektiği şekilde işletemeyen bir anlayış, bugün tohumculuğu da başka ellere bırakmaktadır.
Hal Yasası deyince, Isparta'da Koçtepe köyü, Gölbaşı köyü, Yakaören köyü ve Gümüşgün köylerini gezdim. Bu köyler dün hiçbir şey üretmezdi ve bu gittiğimde, onların seralarda sebze ürettiğini gördüm ve mutlu oldum; ama, kendilerine bir yazı gönderilerek, hale gelen ürünlerden, çeşitlerden -domatestir, biberdir, patlıcandır- ancak 100 kilo getirebilirsiniz denmiş ve halde bu işlem yürürlüğe konulmuş ve kendilerinden sonra Sayın Bakana önerge verdim; Orada, her üründen en az 100 kilogram ürün getirebilirsin diyorlar.
Siz, yasa çıkarıyorsunuz; ama, yasaları denetlemeyince, yasaları belli tekellerin eline bırakınca, çıkardığınız yasa ne olacak?
Siz, köylüyü çiftçi yapmadığınız müddetçe, onun elektrik borçlarını, beş yıl gibi, altı yıl gibi belli bir yapılandırmaya yaymadığınız müddetçe ve onu sanayi elektriği fiyatına indirmediğiniz müddetçe...
FİKRET BADAZLI (Antalya) - İndirdik, haberiniz yok mu!
MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - ...onun soğuk hava deposunda günün koşullarına uymasını isterken, taşımacılık ve havalandırmada ona gerekli yardımı yapmadığınız müddetçe ve altından kalkamadığı mazot ve diğer fiyatları indirmediğiniz müddetçe hangi yasayı çıkaracaksınız?
Bunun ötesinde, siz, bir hedef fiyat koymuyor iseniz, müdahale fiyatı koymuyor iseniz, onun kârını koymuyor iseniz neyi gündeme getireceksiniz?
Değerli arkadaşlarım, köylünün düşünülmesi gerekir. Onlar, üretmek istiyorlar; ama, biz ne yapıyoruz? Toprak mahsul ofislerini kaldırıyoruz ve buğday alım merkezi, diğer alım merkezleri açıyoruz; buna gülerler. Siz, toprak mahsul ofislerini kapatacaksınız, ondan sonra da "alım merkezleri açtık" diye köylüye, üreticiye müjde vereceksiniz; bu gidiş gidiş değildir.
O nedenle, ülkemizde üretmek dileğinde olan ve ülkesine katkı sunmak isteyen her üreticinin yanında olmak durumundayız.
Değerli milletvekilleri, köylü sizden sadece yanında olmanızı istiyor ve üretimde katkı sunmanızı istiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - Ben, bu dilekleri sunarken, öyle zannediyorum ki, köylümüzü düşünürüz, onun tohumunu da başka ellere teslim etmeyiz diyorum.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Coşkuner.
Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 15. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Yetki devri
MADDE 15. - Bakanlık, gerekli gördüğü hâllerde, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini, kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, devredebilir. Yetki devredenin sorumluluğu ortadan kalkmaz.
Yetkiyi alanın, belirlenen şartlara uymaması hâlinde, devredilen yetkiler Bakanlıkça geri alınır. Yetki devredilen kişilerin, kastî olarak resmî kontrollerdeki kuralları ihlal ettiği belirlendiğinde, ilgili tohumlukların belirlenen standartları karşıladığı durumlar haricinde, bunların düzenledikleri sertifikalar hükümsüz kılınır.
Belirli bir süreyle devredilen yetkiler süre bitiminde Bakanlıkça geri alınabilir veya belirlenen şartlarla yeniden devredilebilir.
Yetki devrinin şartları, yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fizikî şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar yönetmelikle belirlenir.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
24
BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
15. Maddenin birinci fıkrasına son cümle olarak "Yetki devredenin sorumluluğu ortadan kalkmaz" cümlesi eklenmiştir.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
15 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
16 ncı maddeyi okutuyorum:
BEŞİNCİ BÖLÜM
Alt Birlikler ve Türkiye Tohumcular Birliği
Alt birliklerin kuruluşu
MADDE 16. -
BAŞKAN - İki önerge var; geliş sırasına göre okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Tohumculuk Kanunu Tasarısının 16. maddesinin birinci paragrafında tohum dağıtıcıları'ndan sonra gelen "süs bitkileri üreticileri" tabirinin metinden çıkarılmasını metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Haluk Koç Faruk Çelik
CHP Grup Başkan Vekili AK Parti Grup Başkan Vekili
Necati Uzdil Özkan Öksüz Kerim Özkan
Osmaniye Konya Burdur
Abdullah Çetinkaya
Konya
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 16. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Kerim Özkan
Gaziantep Antalya Burdur
Alt birliklerin kuruluşu
MADDE 16. - Alt birlikler, tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ile sektörde faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler arasında meslekî dayanışma sağlayarak meslekî faaliyetleri kolaylaştırmak, tohumculuk faaliyetinde bulunanların ekonomik ve sosyal haklarının korunmasını sağlamak ve mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla, bitki ıslahçıları, tohum sanayicileri ve üreticileri, fide üreticileri, fidan üreticileri, tohum yetiştiricileri, tohum dağıtıcıları, süs bitkileri üreticileri ve tohumculukla ilgili diğer konularla iştigal eden en az yedi gerçek veya tüzel kişi tarafından faaliyet konularına göre kurulan, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.
Alt birlik, kuruluş ve çalışma esaslarını belirleyen tüzük ile Bakanlığa başvurur. Tüzükte ve kurucuların hukukî durumlarında mevzuata aykırılık ve noksanlık yoksa, alt birliğin kuruluşu Bakanlıkça onaylanır ve durum alt birliğe en geç on beş gün içinde bildirilir. Alt birlik tüzüğü, alt birliğe yapılan yazılı bildirimden sonra on beş gün içinde yerel bir gazetede ilan edilir. Alt birlik, tüzüğünün ilan edildiği günü izleyen altı ay içerisinde, ilk genel kurulunu toplamak ve organlarını oluşturmak zorundadır. Tüzük değişikliği kuruluş işlemlerine tâbidir.
Kuruluş bildirisinde, birlik tüzüğünde ve kurucuların hukukî durumlarında mevzuata aykırılık veya noksanlık tespit edildiği takdirde, bunların giderilmesi geçici yönetim kurulundan yazı ile istenir. Bu yazının tebliğinden itibaren otuz gün içinde belirtilen noksanlıklar tamamlanmaz veya mevzuata aykırılık giderilmez ise Bakanlığın ihbarı üzerine Cumhuriyet savcılığı, birliğin feshi için yetkili mahkemeye başvurur. Cumhuriyet savcılığı birliğin faaliyetlerinin durdurulmasını da isteyebilir.
Aynı konuda faaliyet gösteren birden fazla alt birlik kurulamaz. Tohumculukla iştigal eden gerçek veya tüzel kişiler faaliyet konularına göre birden fazla alt birliğe üye olabilirler, ancak, aynı anda birden fazla yönetim kurulunda görev alamazlar. Alt birliklerin faaliyet konuları ile ilgili çalışma merkezleri Bakanlıkça tespit edilir.
25
BAŞKAN - Sayın Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Özkan, buyurun.
Önerge sahiplerinden Sayın Özkan, Burdur Milletvekilimiz, görüşlerini açıklayacak, gerekçeyi.
Buyurun.
5 dakika süreniz.
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge hakkında söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Verilen üç aylık sürenin yeterli olmadığı kanaatindeyiz ve altı aya çıkarılmasını istiyoruz.
Değerli arkadaşlarım, geleceğimizi yakından ilgilendiren bu yasa hakkında çekincelerimizi komisyon üyesi tüm arkadaşlarımla komisyon toplantılarımızda belirtmemize rağmen -ki, tutanaklarda mevcuttur- ancak, o süreçte, muhalefet şerhi sehven konulamamıştır. Bu yasada temel amaç, üretimi artırmak ve disipline almaktır; ancak, ülke gerçekleri bunu yansıtmıyor. Şöyle ki: Ülkemizde üretim azlığından dolayı bir şikâyet yoktur. Hangi üründe üretim azlığı var, bilemiyorum. Çiftçinin üretim fazlalığını Hükûmet ancak kotalarla durdurabiliyor. Pancarda, anasonda, tütünde, haşhaşta kotalar aynen devam ediyor. Çiftçimizin ürettiği ürünler de para etmiyor. Örnek mi; pancar para etmez; fındık para etmez, patates para etmez, soğan para etmez, süt, et, kesme çiçek, mantar, elma, kayısı, domates, biber, salatalık... Kısaca, yaş meyve, sebze ve narenciye para etmiyor.
Ramazan ayının bir gününü hep beraber yaşıyoruz. Vatandaş iftar çadırlarında sırada. Sırada kimler yok ki; zengininden fakirine kadar... Kentlerde, ilçelerde, beldelerde durum böyle. Köylülerimiz ise içler acısı; telefonlarda şunları söylüyorlar: "Hükûmet yetkililerini köyümüze davet ediyoruz. Bir en zenginimizin sofrasına, bir de en fakirimizin sofrasına buyursunlar. Halimizi görsünler. Yediklerimiz aynı; tarhana çorbası, bulgur pilavı. Biz bittik diyorlar. Ki "iftar çadırlarındaki yemekleri herhâlde ömrümüzde göremeyeceğiz ve tadamayacağız. Rezilliğimiz diz boyu. Her ne kadar Başbakanımız Söğüt'te, Antalya'da demir dövüyor ise de, bizler, verdiğimiz oylardan dolayı pişmanız; dizlerimizi dövüyoruz." diyorlar. Çocuklarımız...
DURDU MEHMET KASTAL (Osmaniye) - Yok öyle bir şey!..
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Gelin, köylerde hep beraber yaşayalım, görelim... Köy kahvelerinde bu sesleri, feryatları hep beraber duyuyoruz.
Hayvanlarımız, insanlarımız GDO'lu mısıra, soyaya, kolzaya, ayçiçeğe "hayır" diyor. Traktörlerimiz, ucuz yeşil mazot istiyor. Tarlalarımız, çoğaltma ve çeşitlendirme hakkına sahip tohumların üzerlerine serpilmesini ve doğal gübreyi istiyor. Çiftçilerimiz sertifikalı tohuma mahkûm olmak istemiyor; geleneksel tohumluluklarını kullanmak istiyor. Türk çiftçisinin en büyük endişesi Türkiye tohumculuğunun bu yasayla çok uluslu şirketlere hizmet edecek olmasındandır. Bu endişelere bizler de katılıyoruz. Bilinmelidir ki bu çok uluslu şirketler, tohumlarımızı ve topraklarımızı hem bozmaya hem de bizden almaya geliyorlar. Topraklarımıza ve topraklarımızı sahip çıkmak istiyorsak, bu yasanın geri çekilmesi gerekiyor.
Tohumların soframıza birer kansorejen madde olarak gelmesini istemiyoruz. Bugün, beslenme ve sağlıkla ilişkilerinden dolayı hastanelerin dikkat çekecek oranda hastalarla doluluğu üzücüdür. Bu hastalıkların bilinen hastalık nedenlerinden değil, farklı hastalıklardan olması da üzücüdür.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizler hep beraber biliyoruz ki kimyasal gübreleri, kimyasal ilaçları, antibiyotikleri, hormonları, makineleri, tohumları ve GDO'ları, genetiği değiştirilmiş organizmaları üreten çok uluslu şirketler bütün dünya tarımını kendi güdümlerinde tutabilmek için, IMF ve Dünya Bankası gibi finans kuruluşlarını kullanarak yerel hükümetlere baskı yapıyorlar bugün olduğu gibi; ülkelerin bütün tarımsal yapılarını dağıtıyorlar; kendi güdümlerinde şirket tarımcılığını geliştiriyorlar. Bu yasa ile de ülke tarımımız, çok uluslu şirketlerin güdümüne sokulmak isteniyor. Olayın gerçek yüzü bu. Onun için, birbirimize kızmaya, kırmaya, öfkelenmeye, kötü söz söylemeye gerek yok. Acı reçete bu. Bunu hep beraber görüp yasayı çekebilirseniz ne mutlu. Çekemezseniz, elle gelen düğün bayram; biz bu oyunda yokuz; çünkü, yıllardır TAGEM ve buna bağlı enstitülerin yaptıkları cansiparane çalışmalarla yürütülen tarımsal ar-geleriyle TİGEM'e ait çiftliklerde tohumlar üretip üreticileri dağıtmakta, tarımsal sistemi başarıyla çalıştırmaktaydı. Bugün, bu genel müdürlüklerin topraklarının yabancılara satışı söz konusu ise de -ki bizler buna karşıyız- ve her ne kadar burada çalışan en alt birimden en üst birime...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BURHAN KILIÇ (Antalya) - Oy verdin, neye karşısın?
26
BAŞKAN - Sayın Özkan, son cümlenizi alayım.
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - ...veteriner hekimine, müdürüne, genel müdürüne kadar olan çalışanların durumunda yıllardır bir iyileştirme yapılmamasına rağmen -ki, acilen yapılması gerekmektedir- bu genel müdürlükler, devletimize, milletimize trilyonlar kazandırmaktadır. Bu sistem, bu yasayla tamamen yok ediliyor.
Kısacası, ülkemizin tarım sektöründeki tohum üretimi ve satışı özelleştiriliyor. Ne olacak TAGEM'in ve TİGEM'in hali? Çiftçi kardeşlerim, kötü günler sizleri bekliyor. Bu AKP İktidarıyla, kendi tohumunu ve çeşitliliğini kullanamayacaksın. O keselerde, torbalarda biriktirdiğin, severek yediğin, güzelliğine doyamadığın karpuzun, kavunun, domatesin, biberin, salatalığın, elmanın, eriğin, cevizin -aklına ne gelirse- tohumunu ayıramayacaksın, onu tarlana atamayacaksın, pazara sunamayacaksın. 1 kilo domates tohumunu 30 milyara, 40 milyara alacaksın. Bu durum, hem bitkisel hem de hayvansal tohumlar için geçerlidir. Onun için, bu yasaya karşı çıkıyoruz bugün.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Bitiriyorum değil, son cümlenizi alacağım efendim. Lütfen... Temenninizi...
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Sayın Bakanımız açıkladı "bu yasayla, GDO'ların kesinlikle geliş yetkisi yoktur" diye; ancak, ülkemize 2 milyon tona yakın GDO'lu mısır, soya, pamuk ve koza hiçbir denetime tabi olmadan gelmektedir.
Biz, onun için, bu yasanın çekilmesinden yanayız. Dışarıdaki ortam, söylem şu: Bu yasayı çıkaran Hükûmet de, bu yasaya oy veren milletvekilleri de, her zaman çilekeş çiftçilerin, mağdur köylülerin, sahipsiz tarımcıların ve unutulan ülke halkının karşısında sorumlu olacaktır. Biz, bu sorumluluğa ortak olmuyoruz.
Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.
Sayın milletvekilleri: İç tüzüğün 42'nci maddesi "Komisyon raporu" başlığını taşımaktadır. İç tüzüğün 42'nci maddesinin dördüncü fıkrasını aynen okuyorum: "Komisyon raporunda imzası bulunan komisyon üyesi, diğer komisyonlarda...
İLYAS SEZAİ ÖNDER (Samsun) - Niye olduğunu izah etti...
BAŞKAN - ...ve Genel Kurulda, çekimser veya aykırı olduğunu rapor metninde yazıyla belirttiği hususlar dışında sözcüden soru soramaz ve komisyon raporuna aykırı konuşma yapamaz."
Değerli arkadaşlar, tabii ki, gruplarımız bu kürsüde önergelerinin açıklanmasını isteyeceklerdir; ancak, komisyon raporunda muhalefet şerhi bulunmayan arkadaşlarımız, burada, tamamen değişik bir şekilde konuşma yapıyorlar İç Tüzük'e aykırı. Sözü kesmedim Sayın Özkan. Bundan sonra söz isteyecek arkadaşlarımızın buna göre hareket etmelerini rica ediyorum; çünkü, sizin...
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Komisyon üyesi önerge de veremez.
BAŞKAN - ...bu yasadaki raporda bir muhalefetiniz yok.
Bu hususu Genel Kurulun bilgisine saygıyla arz ediyorum.
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Söylediklerimin aynısını komisyonda söyledim.
BAŞKAN - Ve gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Arkadaşlarım, değerli milletvekilleri, Başkanlık Divanının taleplerini dikkate alalım; ben zorlanıyorum.
... Kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Tohumculuk Kanunu Tasarısının 16'ncı maddesinin birinci paragrafında tohum dağıtıcılarından sonra gelen "süs bitkileri üreticileri" tabirinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Faruk Çelik
AK Parti Grup Başkan Vekili ve arkadaşları
BAŞKAN - Sayın Komisyon önergeye katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..
TARIMVE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi mi okutayım efendim; yoksa, açıklayacak mısınız?
27
SADULLAH ERGİN (Hatay) - Gerekçe okunsun.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: 3'üncü maddenin (a) bendindeki değişiklik doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
16'ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
17'nci maddeyi okutuyorum:
Üyelik
MADDE 17. -
BAŞKAN - 2 önerge var; geliş sırasına göre okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 17'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Fahrettin Üstün Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya
Muğla Antalya Gaziantep
Üyelik
MADDE 17. - Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
Gerçek veya tüzel kişi alt birlik üyeleri, alt birliğe giriş sırasında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Giriş aidatı ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde beşinden az, dört katından fazla olamaz. Giriş aidatının alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. Süresinde ödenmeyen aidatlar alt birlikçe kanunî faizi ile tahsil edilir.
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 17'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul Fahrettin Üstün Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya
Muğla Antalya Gaziantep
Üyelik
MADDE 17. - Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
Gerçek veya tüzel kişi alt birlik üyeleri, alt birliğe giriş sırasında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Giriş aidatı ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde onundan az, üç katından fazla olamaz. Giriş aidatının alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. Süresinde ödenmeyen aidatlar alt birlikçe kanunî faizi ile tahsil edilir.
BAŞKAN - Bu önergeyi en aykırı olduğu için işleme alıyorum ve Sayın Komisyona soruyorum: Katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Konuşacak mısınız efendim?
FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Evet.
BAŞKAN - Sayın Üstün, buyurun.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkanım, Komisyon üyesi arkadaşımız önerge veremeyeceğine göre, nasıl konuşma yapacak önerge hakkında?
FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Önerge sahibiyim.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Önerge sahibi olamazsınız ki, önerge veremezsiniz, Komisyon üyesisiniz siz.
28
FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Sayın Başkan, burayı siz mi yönetiyorsunuz, Sayın Kacır mı yönetiyor?
İLYAS SEZAİ ÖNDER (Samsun) - Sen devam et...
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Önerge veremez efendim, Komisyon üyesi...
OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Ünal Bey, ortalığı karıştırma; otur yerine! Sana ne ya! Buna ne... Buna ne!
ÜNAL KACIR (İstanbul) - İç Tüzük bunu amirdir.
BAŞKAN - Birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 15.33
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 15.39
BAŞKAN: Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.
İşleme aldığımız ikinci önergede, Hükümet ve Komisyon katılmayacağını ifade etti ve önerge sahiplerinden Osman Kaptan önergesinin gerekçesini açıklayacak efendim.
Sayın Kaptan, buyurun.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Komisyon üyelerinin konuşamayacağının karara bağlanması lazım tutanağa geçmesi bakımından.
OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben, narenciye ve sebze üzerine, onların tohumla olan ilişkiselliğinden doğan sorunların genel sorunlar içerisindeki yerini dile getirmeye çalışacağım.
Sayın arkadaşlarım, Hükümet narenciyeye, ihracatta bu yıl bir destek verdi; ama, verilen destek...
BAŞKAN - Sayın Kaptan, önergeye döner misiniz. Bakın, tohumculuk konusunu konuşuyoruz.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Bırak Başkan ya, tarımı konuşuyor tarımı, önergeyi değil.
OSMAN KAPTAN (Devamla) - Ama, verilen destek...
HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Madem tohum var, narenciyeyi de konuşsun.
OSMAN KAPTAN (Devamla) - Peki Sayın Başkan.
Şimdi, sebzenin de, narenciyenin de, tohumla, fidanla doğrudan ilişkisi vardır Sayın Başkan, ben madde madde önerileri koyuyorum. Bir; domatese ve narenciyeye bütün kalemlerde ton başına 100 dolar ihracat teşviki verilmelidir. Bu yıl, narenciyeye, portakala, mandalinaya, greyfurda, limona verilen teşvik, dört yıl önceki teşvikin daha altındadır. İkincisi, ihracatlık ürün yetiştiren üreticiler teşvik edilmelidir. Teşvikte süre, hasat aylarını kapsayacak şekilde düzenlenmelidir. Domates, kasım ve aralık, mayıs ve haziran aylarını kapsayacak şekilde verilmelidir. Geçen sene domatese 50 dolar ton başına ihracat desteği verildi; ama, bu destek, ocaktan mayıs ayına kadar verildi, haziran ayı ve bir önceki yılın kasım ve aralık ayları ihracat teşviki dışında kaldı, bu da üreticileri ve ihracatçıları mağdur etmiştir.
Şimdi, modern seracılık üretimi de kendine özgü teşvik sistemiyle desteklenmeli,en az 1 yıl geri ödemesiz, 4-5 yıl vadeli krediler verilmesi sağlanmalıdır.
Dış pazarda talebi yüksek narenciye türleri yetiştiren ve yetiştirmek isteyen üreticilere de aynı şekilde kredi desteği sağlanmalıdır.
Sözleşmeli üretim yaygınlaştırılmalı ve teşvik edilmelidir.
Yaş sebze-meyve ve narenciye nakliyesinde kamyonculara, TIR'cılara, nakliyatçılara mazot desteği verilmelidir.
İlaç, gübre, tohum, mazot, sulama elektriği gibi girdilerin KDV'leri indirilmelidir.
OECD ülkeleri içerisinde istihdamdan en fazla vergi alan ülke Türkiye'dir. İstihdamdaki sigorta ve vergi oranlarının indirilmesi sağlanmalıdır.
Meyve suyu sanayisi desteklenmeli, portakal, greyfurt, nar, domates, havuç gibi sebze ve meyve sularının KDV'si yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmelidir.
Yurttaşlarımızın Coca-Cola, Pepsi Cola, Cola Turca gibi içecekler yerine yerli meyve suyu, sebze suyu içmeleri de özendirilmelidir.
29
Yaş sebze ve meyve narenciyesinin iç piyasadaki tüketimi özendirilmelidir.
Sebze ve meyve ithalatında yerli üreticiler korunmalıdır.
İhracat yaptığımız bazı ülkelerdeki maksimum ilaç kalıntı limitleri konusunda yaşanan sorunlar, İtalya ve İspanya'nın yaptığı gibi, ikili anlaşmalarla çözümlenmelidir.
AB ülkelerine ihraç ettiğimiz ürünlere uygulanan gümrük vergileri sorunu da çözümlenmelidir.
Yaş sebze-meyve ve narenciye ihracatımızın yüksek olduğu Almanya ve Rusya gibi ülkelerde tarım müşavirlikleri kurulmalıdır.
Toptancı Haller Yasası değiştirilmelidir. Toptancı hallerdeki gıda kontrolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yerine Tarım Bakanlığına verilmelidir.
Büyük ölçekli toptancı hallerde uluslararası akredite laboratuarları kurulması ve mevcut laboratuarların yaygınlaştırılması sağlanmalıdır. Dış ülkelerden aldığımız petrol, doğalgaz gibi bazı ürünlerin parası sebze, meyve ve narenciye olarak ödenmelidir.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaptan.
Şimdi, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 17'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları.
Üyelik
MADDE 17. - Tohumculukla ilgili faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, faaliyet konuları ile ilgili alt birliğe üye olmak zorundadır. Üyelik ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
Gerçek veya tüzel kişi alt birlik üyeleri, alt birliğe giriş sırasında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Giriş aidatı ile yıllık aidat, onaltı yaşından büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde beşinden az, dört katından fazla olamaz. Giriş aidatının alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz. Süresinde ödenmeyen aidatlar alt birlikçe kanunî faizi ile tahsil edilir.
BAŞKAN - Sayın Komisyon önergeye katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan. BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum efendim.
Gerekçe: 17 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan "yüzde 10'dan" ibaresi"yüzde 5'nden" olarak değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Şimdi, 17 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
18 inci maddeyi okutuyorum:
Alt birliğin görevleri
MADDE 18-
BAŞKAN - Madde üzerinde iki önerge vardır, geliş sırasına göre okutacağım:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarının 18 inci maddesinin (f) bendinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
A Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Mustafa Gazalcı Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya
Denizli Antalya Gaziantep
Alt birliğin görevleri
MADDE 18.- Alt birliğin görevleri şunlardır:
a) Üyeleri arasında iletişim ve dayanışma sağlamak.
b) Üyelerinin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmek üzere konferans, panel, kurs, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kitap ve süreli yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.
c) Faaliyet gösterdikleri tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için konuları ile ilgili yatırım yapmak, inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak ve raporlar düzenlemek.
30
d) Tohumculuk sektörüyle ilgili kararların oluşmasına yardım etmek üzere öneriler ve raporlar hazırlamak ve bunları Birliğe sunmak.
e) Birliğe üye olarak, ülke tohumculuğunun gelişmesine katkı sağlamak.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup ve işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarının 18 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Mustafa Gazalcı Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya
Denizli Antalya Gaziantep
Alt birliğin görevleri
MADDE 18.- Alt birliğin görevleri şunlardır:
a) Üyeleri arasında dayanışma sağlamak.
b) Üyelerinin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmek üzere konferans, panel, kurs, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kitap ve süreli yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.
c) Faaliyet gösterdikleri tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için konuları ile ilgili yatırım yapmak, inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak ve raporlar düzenlemek.
d) Tohumculuk sektörüyle ilgili kararların oluşmasına yardım etmek üzere öneriler ve raporlar hazırlamak ve bunları Birliğe sunmak.
e) Birliğe üye olarak, ülke tohumculuğunun gelişmesine katkı sağlamak.
f) Mevzuatla verilecek görevleri yerine getirmek.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz önergeye?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet, katılıyor musunuz?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Gazalcı'nın söz isteği var.
Sayın Gazalcı, buyurun.
MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlarım. Verdiğimiz bir önergeyi açıklamak için söz aldım.
Değerli arkadaşlar, tohumculukla ilgili yasa tasarısı görüşülüyor. Bu tasarı nedeniyle tarımı ve çeşitli ürünleri dile getiriyoruz. Sayın Bakanı sabahleyin burada bir arkadaşımızın gündem dışı konuşmasına bir yanıt verirken dinledik, sanki, başka bir ülkenin çiftçisini anlatır gibi tarımın ne kadar iyi olduğunu bize anlattı. Bardağın yarısı dolu, orayı anlatıyor desem, bardakta dolu taraf kalmadı; yani, ben, kendi yöremden biliyorum. Her ürünü yetiştiren çiftçi "öldük, bittik" diyor; ama, Sayın Bakan, ne kadar çok destek verildiğini, tarımda nasıl çağ atladığını... Bu, nasıl çağ atlamak ki, gittiğimiz her yörede her ürünü üreten çiftçi dert yanıyor, iki üç yıl önceye göre ürününü daha az bir fiyatla sattığını...
Ben, şimdi, bu iki üç dakika içerisinde üzümden söz edeceğim. Sayın Bakan, yıllarca bu kürsüde eğitimden sonra tütünü konuştum ben, tütün dedim, tütün dedim, tütün dedim. Sizin izlediğiniz politikalar da dahil olmak üzere, öncesi de var tabiî, Türk tütününü ve tütün üreticisini öldürdük değerli arkadaşlar. Ülkenin pazarını yabancılara verdik, yarısından fazlasını. Tütün üreticisini destekleyen Tekeli Özelleştirme İdaresine aldık, içki kısmını kopardık, içki bölümünü bir korsorsiyuma verdik; şimdi 280 küsur milyon dolara aldığı o içki bölümünü, aradan iki yıl sonra bir Amerikan firmasına iki kat fazlasıyla sattı, yüzde 90'ını sattı. (CHP sıralarından "5 kat, 5 kat" sesleri) Hadi, kazandığı yanında olsun, ayrı bir konu; ama, arkadaşlar, sonucunu, şimdi üzümcü çekiyor derdini.
Bakın, yani, Tekel devreden çıkınca, destek olmaktan çıkınca piyasaya terk edildi. Tabiî, piyasa altyapısı hazır olmayınca, çiftçi desteklenmeyince başka ülkelerin üreticileri gibi, gerekli örgütlenme yapılmayınca ortada kaldı.
Atilla İlhan diyor ki: "Üzümler memleketi, tütünler memleketi Türkiye; Türkiye çok ağlamış, çok gülmüş; Sabırlı bağrı yanık insanlar memleketi." Bir tütün memleketi, üzüm memleketi olmaktan
31
çıkardık; ama, bir zamanlar gülüyordu bu ürünleri üretenler. Özellikle, bu bağ bozumu zamanı bir şenlik olurdu. Ürününü satardı düğününü yapardı; ama, şimdi değerli arkadaşlar, üzümler ya dalında kaldı benim memleketimde olduğu gibi ya da derelere dökülüyor. Biliyorsunuz, 10 gün önce, Çal'dan, İsabey'den buraya arkadaşlar kasa kasa milletvekillerine üzüm getirdi. Yalnız, size ikram için değildi o üzümler, bakın, ne kadar güzel üzümler para etmiyor diyordu.
Sayın Bakan, siz biliyor musunuz, şu anda Denizli'nin Yenice Kasabasında 50 kuruşa üzüm alınmıyor. Evet arkadaşlar, bakın...
Tütünün yerine bağ dikin dendi; dikildi, dikti her taraf, bu yalnız Denizli, Manisa'da değil değerli arkadaşlar, Çal'da değil, Güney'de değil, Bekilli'de değil, Tekirdağ'da da öyle, Orta Anadolu'da da öyle, bütün Türkiye'de öyle. Şu anda üzüm para etmiyor, yalnız sofralık üzüm değil,
şaraplık üzüm de etmiyor Sayın Bakan. Siz bir gecede ÖTV'yi yüzde 118 artırdınız, bağcıyı dövdünüz. Bakın, bağcı dövüldü. Diyemiyorsunuz şarap yasaktır. Eh, onun yerine vuruyorsunuz abalıya, vergiye. O zaman hem kaçak üretim artıyor hem dışarıdan aynen sigarada olduğu gibi... 1 milyar dolar şimdi sigara kaçakçılığı yaşanıyor Türkiye'de. Aynen şarapta da öyle. Bakın, arkadaşlar, dünyada dördüncüyüz biz bağda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Şimdi, zamanım azılıyor, ek sürede, neler yapılabilir, hiç olmazsa bu aşamada bile Sayın Bakanın yapacağı... Belki Türkiye'nin Tarım Bakanı olduğunu anımsar.
Sayın Bakanım, bakın, Denizli yöresindeki, Manisa yöresindeki üzümcüler, bağcılar kan ağlıyorlar. Hiç olmazsa Ziraat Bankasına, tarım krediye olan borçlarını bu yıl erteletin. Bir ekip göndertin. Bakın, tüccarların verdiği, aldığı çekler karşılıksız çıkıyor. Geçen yılki fiyatların çok altında. Ya dereye dökülüyor üzümler ya da bağlarda kaldı.
Denizli öyle bir yöre ki arkadaşlar, haziran ayında Yenice'de ilk üzüm çıkar, dünyanın her yerine gönderilir. Bakın... Bu mevsime kadar Çal'da devam eder. Ama, değerli arkadaşlar, ne olduysa oldu, iki üç yıldır üzümcünün ağzı, tadı bozuldu ve boynu büküklük yaşıyor. Dünyanın en güzel üzümlerini, sofralık üzümlerini, şaraplık üzümlerini yetiştiren benim memleketim...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Gazalcı, son cümlenizi rica edeyim efendim.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Peki.
Sayın Bakan, kooperatifleri, birlikleri destekleyin. Bakın, İtalya'da 50 milyon litre kapasiteli üretici şarap fabrikaları var. Yalnız, şaraba alerji duyuyorsanız, pekmezi destekleyin, sirkeyi destekleyin, entegre tesisler kurmayı destekleyin. Üzümcü, tütüncünün durumuna düşmesin. Şu anda burnundan soluyor. Fındıkta yaşananlar, bağda da yaşayacaktır. bağcıyı dövmeyin, üzüm yiyelim diyorum, üreticiye kulak verelim diyorum.
Bu Avrupa Birliğine uyum diye çıkardığımız yasalar belki kâğıt üstünde güzeldir. Tütün Yasasında da böyle oldu; ama, uygulamada insanlarımızı öldürüyor. Uyum sağlamak bir yana, sizin verdiğiniz destekler belki üreticinin eline değil, kimi büyük bazı çiftçilerin eline geçiyor olabilir o destekler; ama, üretici kan ağlıyor, üzümcü kan ağlıyor. Bir kere daha söylüyorum: Sofralık üzümler dalında kaldı, şaraplık üzümler dalında kaldı, özel teşebbüs almıyor.
BAŞKAN - Sayın Gazalcı...
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Tekelin içki kısmını özelleştirdiniz, perişan oldu; sizi göreve çağırıyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Gazalcı.
Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarının 18 inci maddesinin (f) bendinin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Alt birliğin görevleri
MADDE 18.- Alt birliğin görevleri şunlardır:
a) Üyeleri arasında iletişim ve dayanışma sağlamak.
b) Üyelerinin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, mesleki bilgi ve görgülerini geliştirmek üzere konferans, panel, kurs, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinde bulunmak, kitap ve süreli yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.
c) Faaliyet gösterdikleri tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için konuları ile ilgili yatırım yapmak, inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak ve raporlar düzenlemek.
d) Tohumculuk sektörüyle ilgili kararların oluşmasına yardım etmek üzere öneriler ve raporlar hazırlamak ve bunları Birliğe sunmak.
e) Birliğe üye olarak, ülke tohumculuğunun gelişmesine katkı sağlamak.
32
BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor musunuz önergeye?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor musunuz?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe
Gereksiz bir düzenleme olduğu için madde metninden çıkarılmıştır.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 18 inci madde kabul edilmiştir.
19 uncu maddeyi okutuyorum:
Alt birlik organları
MADDE 19. -
BAŞKAN - Madde üzerinde iki önerge var, sırasıyla okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
M. Mesut Özakcan Ali Kemal Kumkumoğlu Emin Koç
Aydın İstanbul Yozgat
Ferit Mevlüt Aslanoğlu Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan
Malatya Gaziantep Antalya
A. Kemal Deveciler
Balıkesir
"Alt birlik organları
MADDE 19.- Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplik kuruludur. "
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
K. Kemal Deveciler Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan
Balıkesir Gaziantep Antalya
M. Mesut Özakcan Ali Kemal Kumkumoğlu Mehmet Yıldırım
Aydın İstanbul Kastamonu
Emin Koç
Yozgat
"Alt birlik organları
MADDE 19.- Alt birliğin organları;
a) Genel kurul,
b) Yönetim kurulu,
c) Denetim kurulu,
d) Disiplin kurulundan oluşur."
BAŞKAN - Bu önergeyi işleme alıyorum.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkan, müsaade ederseniz önerge üzerinde kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
BAŞKAN - Yok efendim, öyle bir usulümüz yok.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Kısa bir açıklama hakkı yok mu? Aynı arkadaşlar iki farklı şey teklif ediyorlar, usule aykırı.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet?..
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi mi okutalım, söz mü istiyorsunuz?
EMİN KOÇ (Yozgat) - Söz istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Koç, buyurun.
33
EMİN KOÇ (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Tohumculuk Kanunu Tasarısının 19 uncu maddesiyle ilgili CHP adına söz aldım; sözlerimin başında, hemen, AKP İktidarına şunu öneriyorum: Bu kanun tasarısı hemen çekilmelidir. Bu kanun tasarısının hiçbir maddesinin Türk çiftçisi lehine getireceği hiçbir şey yok. Bugün görüyoruz, yıllardır Türk tarımının neden bu hale getirildiğini biliyoruz biz. Bu tür zihniyetler Türk tarımını bu hale getirdi. Türk tarımını, yıllardır, Avrupa'dan gelen, Amerika'dan, Fransa'dan gelen birtakım önerilerle güya kalkındırmaya çalışıyorduk. Ne hale geldi Türk tarımı; hiçbir kalkınma ortada yok.
Ben Yozgat milletvekiliyim. Yozgat'ın tarımını hepimiz biliyoruz; hayvancılıkla uğraşıyor, buğday üretiyor, pancar üretiyor, koskoca Yozgat, ama, küçücük bir Hollanda kadar, başka batı ülkesi kadar ürün ihraç edemiyor. Kendisine de yetmez hale geldi.
Bugün dünyanın her yerinde, dünyanın her türlü ülkesinin marketlerinde Fransız peynirini görüyorsun, Hollanda peynirini görüyorsun, batı ülkelerinin mallarını görüyorsun, ama, Türkiye'den hiçbir şey yok. Niye böyle oldu? Türkiye'yi bu hale getiren merkez sağ zihniyettir. Avrupa'nın sözünü dinleye dinleye, maalesef, Türkiye'yi bu hale getirdiler.
Yıllardır medyada da izleriz, her yıl tarımla ilgili "tarıma devlet şu kadar para ayırıyor, bu kadar para boşa gidiyor" diye haberlerini okuduk. Belirli aralıklarla bunu Türk toplumunun aklına yerleştire yerleştire Türk tarımını, maalesef, bu hale getirdi.
Tasarı görüşülürken Tarım Bakanımızın sözlerini, açıklamalarını dinledik. Tarım Bakanımız bu yıl Türk tarımına çok büyük destekler yapıldığını sıraladı.
Bu destekler acaba kime yapılıyor? Değerli arkadaşlar, hepimiz Türkiye'yi dolaşıyoruz, elinizi yüreğinize koyun, hiçbir bölgemizde buğday üretenler, pancar üretenler, hayvancılıkla uğraşanlar, üzümle, tütünle, pamukla uğraşan hiçbir çiftçinin memnun olduğunu gördünüz mü; görmedik.
Şimdi, Tarım Bakanımız "destek verdik" diyor. Nerelere destek verdiklerinden bir örnek veriyorum arkadaşlar:
Değerli arkadaşlar, şimdi, bir yasa var. Dahilde İşleme Rejimi adı altında, güya, Türkiye, un, bulgur, makarna ihraç ediyor. Bu amaçla, devlet, belli üreticilere buğday tahsis ediyor, ihracat yapma kaydıyla buğday tahsis ediyor. Yine, bu İktidarın yayınladığı bir yayın var. Resmî belgesiyle söylüyorum. Bu yayında, AKP İktidarının göreve başladığı dönemde, mesela, 2003 yılında 45 000 ton buğday tahsis edilmiş ihracat yapma amacıyla, 45 000 ton; 2005 yılında 3 000 000 tona yakın buğday tahsis edilmiş bu firmalara. Yani, Toprak Mahsulleri Ofisi, 415 000'lere mal ettiği buğdayı bu tüccarlara 200 000 liraya vermiş. Aradaki fark değerli arkadaşlar, tam 900 trilyon liradır. Bu, Türk Milletinin soygunu demektir. Böyle bir ihracat, maalesef, Türkiye'de yok. Pancarda da aynı şey söz konusu. Tarım Bakanı bunlara dikkat etmelidir.
Şimdi, Tohumculuk Yasasıyla ne yapıyorsunuz; tohum tekelini eline geçiren firmaların kurbanı haline getireceksiniz bu çiftçiyi. Peki, bu tohum tekelini elinde bulunduran firmalar kim; Amerika, İngiltere, Fransa, Hollanda, İsrail. Bunların esiri haline gelecek bizim çiftçimiz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EMİN KOÇ (Devamla) - Bunlardan tohum alacağız. Aldığınız tohum da, öyle genleriyle oynanmış tohum ki, aldığınız tohumu bir defa kullanıyorsunuz, ertesi yıl, o ürettiğiniz buğdaydan, üründen Bir daha kullanamıyorsunuz; yani, onu, aynı uyuşturucuya alışan insanlar gibi, bizim çiftçimizi de bu tohumlara alıştıracaklar ve hiçbir zaman üstesinden gelemeyeceğimiz bir noktaya gelecek ve tarımı da başkalarına devretmiş olacağız. Yani, bu yasa, Türk tarımına, Türk Milletine çok büyük bir ihanettir. Bu yanlıştan dönmenizi istiyoruz.
Batı ülkelerinin ne yaptıklarını görüyorsunuz. Fransa kalkıyor "Türkiye Ermeni soykırımı yapmıştır" diyor veya o görüşü destekleyenlere ödüller dağıtıyor, Nobel ödülleri veriyor. Şimdi, onların baskısıyla, onların zorlamasıyla Tohumculuk Yasasını çıkartıyoruz. Türk toplumunu böyle destekleyemeyiz arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Koç, son cümleniz için açıyorum; buyurun:
EMİN KOÇ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu İktidar da, Türk tarımına hiçbir şey kazandırmamıştır. Bu İktidar göreve başladığında buğdayın kilosu 320 000 lira idi, mazot 900 küsur bin lira idi. Bugün, buğday yine aynı fiyatta, mazot onun 10 katında. Yine, Ziraat Bankasına, borçlarına bakıyoruz çiftçinin, bir sene öncesinin 2 katı. 750 trilyon lira borcu vardı Türk çiftçisinin, bugün 3 katrilyon lira borcu var Ziraat Bankasına. Tarım gittikçe ölüyor, çiftçi gittikçe ölüyor. Çözüm bu değildir. Çözüm bu yasalar değildir. Çözüm: Gelin oturalım, tarımı nasıl kurtaracağız, bu milleti nasıl kurtarıp, ayağa kaldıracağız, onu konuşalım diyorum.
Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Koç.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Sayın Başkan, karar yetersayısının aranılmasını istiyorum.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
34
Diğer önergeyi okutuyorum:
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Sayın Başkan, karar yetersayısı diye bar bar bağırdım.
BAŞKAN - Duymadım.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - 20 defa bağırdım.
BAŞKAN - Bu sefer arayalım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 19 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
"Alt birlik organları
MADDE 19.- Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kuruludur."
BAŞKAN - Sayın Komisyon, katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükümet, katılıyor musunuz?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Katılmıyorsunuz.
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
"Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulundan oluşur" ibaresi "Alt birliğin organları; genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kuruludur" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım.
Önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı bulunamamıştır.
Birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 16.11
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 16.26
BAŞKAN: Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.
662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.
Tasarının 19'uncu maddesi üzerindeki ikinci önergenin oylanmasında karar yetersayısı bulunamamıştı.
Şimdi,İkinci önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı arayacağım: İkinci önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir ve karar yetersayısı vardır.
Şimdi, 19 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
20 nci maddeyi okutuyorum:
Alt birlik genel kurulu
MADDE 20. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 20'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A.Kemal Deveciler Ferit Mevlüt Aslanoğlu M. Mesut Özakcan
Balıkesir Malatya Aydın
A.Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan
İstanbul Gaziantep Antalya
Alt birlik genel kurulu
35
MADDE 20.- Alt birlik genel kurulu, alt birlik üyelerinden oluşur. Yılda iki defadan az olmamak üzere ve yönetim kurulunun çağrısı üzerine, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Yönetim kurulunun veya denetim kurulunun kararı yahut genel kurul üyelerinin beşte birinin yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan üye sayısı; yönetim, denetim ve disiplin kurulları asıl üyelerinin toplamının iki katından az olamaz. Bu toplantıda da gerekli çoğunluk sağlanamazsa alt birlik feshedilmiş sayılır. Toplantılarda kararlar, hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alınır.
Alt birlikler, iki yıllık bir dönem için Birlik genel kurul toplantılarına katılmak üzere, on asıl ve on yedek temsilci seçer. Genel kurulun toplantıya çağrılması, toplanma ve Birlik genel kurulu temsilcilerinin belirlenmesi ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
Alt birlik genel kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Alt birlik organlarını seçmek.
b) Üyelik şartları, üyelikten çıkma ve çıkarılma konusunda karar vermek.
c) Giriş aidatı ve yıllık aidatı belirlemek.
d) Meslekleri ile ilgili tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için temel ilkeleri belirlemek.
e) Yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarını görüşmek ve ibra edilip edilmemesine karar vermek.
f) Yönetim kurulunca hazırlanan bütçeyi görüşmek ve onaylamak.
g) Alt birliğin çalışmaları ve yönetilmesi ile ilgili genel ilkeleri belirlemek.
h) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü ayni hak tesis etmek konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
I) Birlik genel kurulu ve hakem kuruluna temsilci seçmek.
i) Tohumculuk faaliyetleri ile ilgili tesis, laboratuvar, işletme, eğitim merkezi kurulması ve bu yerlerin alet, ekipman ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
j) Genel kurul toplantı kararlarının birer suretini Birliğe göndermek.
k) Tohumculuk sektörünün güncel konularını görüşmek.
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 20. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Ferit Mevlüt Aslanoğlu Osman Kaptan
Balıkesir Malatya Antalya
M. Mesut Özakcan Ali Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya
Aydın İstanbul Gaziantep
Alt birlik genel kurulu
Madde 20.- Alt birlik genel kurulu, alt birlik üyelerinden oluşur. Yılda bir defadan az olmamak üzere ve yönetim kurulunun çağrısı üzerine, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Yönetim kurulunun veya denetim kurulunun kararı yahut genel kurul üyelerinin beşte birinin yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan üye sayısı; yönetim, denetim ve disiplin kurulları asıl üyelerinin toplamının iki katından az olamaz. Bu toplantıda da gerekli çoğunluk sağlanamazsa alt birlik feshedilmiş sayılır. Toplantılarda kararlar, hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alınır.
Alt birlikler, iki yıllık bir dönem için Birlik genel kurul toplantılarına katılmak üzere, oniki asıl ve oniki yedek temsilci seçer. Genel kurulun toplantıya çağrılması, toplanma ve Birlik genel kurulu temsilcilerinin belirlenmesi ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
Alt birlik genel kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Alt birlik organlarını seçmek.
b) Üyelik şartları, üyelikten çıkma ve çıkarılma konusunda karar vermek.
c) Giriş aidatı ve yıllık aidatı belirlemek.
d) Meslekleri ile ilgili tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için temel ilkeleri belirlemek.
e) Yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarını görüşmek ve ibra edip edilmemesine karar vermek.
f) Yönetim kurulunca hazırlanan bütçeyi görüşmek ve onaylamak.
g) Alt birliğin çalışmaları ve yönetilmesi ile ilgili genel ilkeleri belirlemek.
h) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü ayni hak tesis etmek konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
ı) Birlik genel kurulu ve hakem kuruluna temsilci seçmek.
i) Tohumculuk faaliyetleri ile ilgili tesis, laboratuvar, işletme, eğitim merkezi kurulması ve bu yerlerin alet, ekipman ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
36
j) Genel kurul toplantı kararlarının birer suretini Birliğe göndermek.
k) Tohumculuk sektörünün güncel konularını görüşmek.
BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor musunuz önergeye?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet katılıyor musunuz?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu, buyurun; önergenizdeki gerekçeyi açıklayacaksınız.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli milletvekilleri; önce, demokratım diyen, demokrasiden nasibini almayan, yıllarca ülkeleri sömüren ve yıllarca Afrika'yı, Cezayir'i sömüren Fransız Meclisinin aldığı kararı kınıyorum ve lanetliyorum. (Alkışlar)
Sayın milletvekilleri, bir yasa görüşüyoruz, tohumculuk; ama, bir yasada, görüşülürken, o yasadan önce, o yasayla ilgili, çiftçinin durumuna bakmak lazım. Değerli milletvekilleri, bir Hükümet, yedi aydır, eğer bir don tespitini yapamıyorsa, bu Hükümet, âciz hükümettir. Yedi aydır, köylünün -yedi ay oldu, yedi ay- yedi aydır -hasar tespitini- hâlâ, hasar tespiti yapıyorum diyorsa, yazıklar olsun! Aç köylü!.. Yok köylü!.. Yedi aydır, daha hasar tespiti sonuçlanmadı. Bu nasıl hasar tespiti acaba ya?! Acaba, biz, hangi matematik şeylerle yapıyoruz?.. Yedi ay geçti arkadaşlar...
İki, hasar tespiti yapıyoruz arkadaşlar; size örnek vereceğim; bir köylünün, Doğanşehir Eskiköy'den bir köylümün hasar tespiti: Kayısı bedeli 760 milyon, yani, kaybettiği, hasar, 760 milyonluk kayısısı yok olmuş. Başka hiçbir şeyi yoktur bu insanın. Bir ineği, bir de ahırı var arkadaşlar, bir ineği bir ahırı var; 760 milyon da kayısısını kaybetmiş. Diyorlar ki, 768, ineğe 1,5 milyon fiyat koymuşlar, 3 milyar da ahırına koymuşlar; diyorlar ki: "Senin mal varlığın 5 milyar 468 milyon, hasarın ise, sadece 768 milyon. Sana hasardan pay vermeyiz." Bu, hak mıdır, adalet midir, nedir arkadaşlar?! Ahırına 3 milyar koyacaksın; bu ahırı mı yiyecek bu insan?! Bir ineği var arkadaşlar, bir ineği... Yazık değil mi?!. Günah değil mi?!. Hak mı bu, adalet mi bu?!. Ben, hakikaten, inanamıyorum. neyin hasar tespitini yapıyorsunuz? Mal varlığı demek, alacağı vardır, borcu vardır, mal varlığı... Traktörü var, traktörü var diyor, traktörünün borcu var, daha bir kuruş ödememiş, traktörü hacizli, traktör bedeli koyuyor. Mazotçuya borcu var, gübreciye borcu var, onları mal varlığından düşmüyor. Ne oluyor; bunun adı hasar tespiti oluyor. Haktan, adaletten uzak bu hasar tespiti arkadaşlar. Böyle bir uygulama olmaz arkadaşlar.
Ben, Sayın Bakanım kusura bakmayın, yedi aydır bekledim, yedi aydır sabrettim, yedi aydır o insanların içindeyim. Hakikaten, bu yapılan uygulamayı şiddetle kınıyorum.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Şimdi, bu Yasa'yla ortadan kaldıracak bu sorunları.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Yaklaşık iki yıl önce kayısımız dondu. Burada bas bas bağırdık, yüzde 70 kayısımız gitti, bir kuruş para vermediniz. Fındıkçıya söz verdiniz, nerede?.. Şimdi, 35 milyar, Sayın Bakanım söz verdiniz. Devlet babanın sözü namus borcudur, şeref borcudur ve Malatya'da tüm yerel gazetelerde "Sayın Başbakandan müjde"... Devlet borcunu öder. 35 trilyon parayı lütfen ödeyin, lütfen ödeyin Sayın Bakanım. Aksi halde, Malatya köylüsü açtır, bir ekmeğe muhtaçtır; ama, yarısı şimdi, yarısı bahara... Acaba hangi bahara?..
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Gelmedi, bahar gelmedi...
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Fındıkçıya da söz verdiniz iki sene önce. Hangi bahara Sayın Bakanım?..
Sayın Bakanım, hasar tespitleriniz objektif kriterden uzaktır. Hasar tespitleriniz, kesinlikle -35 trilyon dediniz- 10 trilyonu bulmayacaktır Sayın Bakanım. Böyle bir tespit, aç olan köylüyü daha aç bırakacaktır. Mal varlığı demek... Sayın Bakanım, muhasebede şu vardır: Mal varlığı demek, bilançonun aktifi pasifi... Eğer traktörü varsa, traktörü var sayıyorsunuz, bunun borcu var mı yok mu?.. Mazot borcu var mı, gübre borcu var mı?.. Hepsi borç. Sayın Bakanım, Malatya'da yapılan hasar tespiti subjektiftir, objektif kriterden uzaktır. Ben şunu yapacağım: İki yıl önce, fındığa, verdik deyip vermediğiniz hasar tespitlerini... Mahkemeye suç duyurusunda bulunacağım, salı günü; subjektif hasar tespiti vardır. Bir de gidin oradakileri inceleyin, şu vermedikleriniz var ya, mahkemeye suç duyurusunda bulunacağım. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, eğer paran yoksa, eğer bu Tohumculuk Yasası...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
İki sene önce, burada bir Depoculuk Yasası çıkardık. Aa, hepimiz, nerede depolar?.. Eğer uzun vadeli finansman yapmıyorsan, eğer kendi öz değerlerine kendi katma değerlerine, katma değer yaratmayan uzun vadeli finansman politikan yoksa, birileri gelir, seni böyle burandan tutar, alır gider. Onun için, bu Yasa da hiçbir işe yaramayacaktır. Eğer kendi ürününü, kendi tohumunu buna teşvik etmiyorsan, sonuçta hiçbir şey olmaz.
37
Yine, demin, tabiî, Fahrettin Kardeşim konuşamadı, Türkiye'de bir döllenme metodu uygulanmış; valla, ilk defa gördüm, tosunlar döllenmiş, hamile inekler döllenmiş; hakikaten nasıl bir uygulama, bunu anlamakta güçlük çekiyorum.
Sayın Bakanım, sizin söz verdiğiniz -Sayın Başbakan söz verdi, siz söz verdiniz- 35 trilyonumuzu, yarın geç, Sayın Bakan, bugün istiyoruz. Sayın Bakanım, bugün istiyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aslanoğlu.
Sayın milletvekilleri, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 20'nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Alt birlik genel kurulu
MADDE 20.- Alt birlik genel kurulu, alt birlik üyelerinden oluşur. Yılda iki defadan az olmamak üzere ve yönetim kurulunun çağrısı üzerine, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Yönetim kurulunun veya denetim kurulunun kararı yahut genel kurul üyelerinin beşte birinin yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan üye sayısı; yönetim, denetim ve disiplin kurulları asıl üyelerinin toplamının iki katından az olamaz. Bu toplantıda da gerekli çoğunluk sağlanamazsa alt birlik feshedilmiş sayılır. Toplantılarda kararlar, hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alınır.
Alt birlikler, iki yıllık bir dönem için Birlik genel kurul toplantılarına katılmak üzere, on asıl ve on yedek temsilci seçer. Genel kurulun toplantıya çağrılması, toplantı ve Birlik genel kurulu temsilcilerinin belirlenmesi ile ilgili usul ve esaslar alt birliğin tüzüğünde belirlenir.
Alt birlik genel kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
l) Alt birlik organlarını seçmek.
m) Üyelik şartları, üyelikten çıkma ve çıkarılma konusunda karar vermek.
n) Giriş aidatı ve yıllık aidatı belirlemek.
o) Meslekleri ile ilgili tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için temel ilkeleri belirlemek.
p) Yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarını görüşmek ve ibra edilip edilmemesine karar vermek.
q) Yönetim kurulunca hazırlanan bütçeyi görüşmek ve onaylamak.
r) Alt birliğin çalışmaları ve yönetilmesi ile ilgili genel ilkeleri belirlemek.
s) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü ayni hak tesis etmek konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
I) Birlik genel kurulu ve hakem kuruluna temsilci seçmek.
t) Tohumculuk faaliyetleri ile ilgili tesis, laboratuar, işletme, eğitim merkezi kurulması ve bu yerlerin alet, ekipman ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
u) Genel kurul toplantı kararlarının birer suretini Birliğe göndermek.
v) Tohumculuk sektörünün güncel konularını görüşmek.
BAŞKAN - Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: 20 nci maddenin ikinci cümlesinde yer alan "yılda bir" ibaresi "yılda iki" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
20 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, birinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.
Şimdi, ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.
İkinci bölüm, geçici 1 ilâ 2 nci maddeler dahil 21 ilâ 43 üncü maddeleri kapsamaktadır.
İkinci bölüm üzerinde söz istekleri vardır.
İkinci bölüm üzerinde, Grup adına ilk söz isteği Anavatan Partisi Grubu adına, Erzurum Milletvekili Sayın İbrahim Özdoğan.
Buyurun.
38
Süreniz 10 dakika Sayın Özdoğan.
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlarken, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. Ben de, 662 sıra sayılı yasa tasarısı üzerinde, Anavatan Partisi Grubu adına görüşlerimi bildirmek istiyorum.
Öncelikle, bugün Fransız Parlamentosunun aldığı sahte kararı en derin nefret duygularımla kınamak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, bu yasa tasarısı üzerindeki görüşlerimizi daha önce bir vesileyle kısmen açıklamıştık. Son olarak, bu konuyla alakalı şunları belirtmek istiyorum: Bu kanun çalışmasına, biyoteknolojik tekniklerle elde edilen genetiği değiştirilmiş tohumların son ürün olarak insana ulaşmasından dolayı, ulusal sağlık güvenliğini sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığının da dahil edilmesi ve görüşlerinin alınması gerekmektedir. Ancak, bu kanun tasarısında Sağlık Bakanlığının konuyla ilgili görüşleri alınmadığı için, ulusal sağlık güvenliği açısından ciddî sorunların ortaya çıkacağı tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Tohumculuk Kanunu Tasarısının, ilgili kurum ve kuruluşlarca olgunlaştırılmak üzere tekrardan incelenmesinin millî güvenliğimiz, genetik çeşitliliğimiz, ulusal sağlık güvenliğimiz, ülke istikrarımız ve Avrupa Birliği uyum çalışmalarımız açısından çok daha faydalı olacağı düşünülmektedir.
Değerli arkadaşlar, bir atasözümüz vardır: "Deveye sormuşlar: 'Neden boynun eğri?' Deve: 'Nerem doğru ki' demiş."
Şimdi, Türk tarımına baktığımız zaman, bu yasa tasarısının da çok faydalı olması için, total bir çalışmanın yapılması gerekmektedir. Bu total çalışma hususunda, kısmen, biz de Anavatan Partisi olarak, inşallah, iktidara geldiğimiz zaman neler yapabileceğimiz hususunda görüşlerimizi belirtmek istiyoruz.
Değerli arkadaşlar, bizim çiftçi dostu olduğumuz bu yeşil renkten bellidir. Burada, Anavatan Partisinin görüşleri bulunmaktadır, değerli arkadaşlar. Bu yeşil hem Türk tarımına, çiftçisine verdiğimiz önemi göstermekte hem çevreci olduğumuzu hem de bu medeniyetin sembolü, Türk Milletinin medeniyetinin sembolü olduğunu göstermektedir.
Değerli arkadaşlar, bu vesileyle, iktidara geldiğimizde neler yapabileceğimiz hususunda birkaç maddeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Arkadaşlar, tarıma ilişkin yetki ve sorumluluklar pek çok bakanlığın görev alanına girmesi sebebiyle uygulanan tarım ve hayvancılık politikalarında bir bütünlük ve koordinasyon sağlanması mümkün olmamaktadır. Tarım ve hayvancılıkla ilgili tüm görev, yetki ve sorumluluklar Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yetkisi altında toplanmalıdır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılmasıyla sahipsiz kalan toprak, su hizmetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak toprak su genel müdürlüğü tarafından yürütülmelidir.
Çok önemli bir konu da, değerli arkadaşlar, Türk tarımının en önemli sorunlarından birisi, arazilerimizin çok küçük parçalara bölünmesi ve işletme büyüklüklerinin çok küçük olmasıdır. Bu nedenle, Miras Kanununda değişikliğe giderek arazilerimizin daha fazla bölünmesine müsaade edilmeyecektir ve mutlaka arazi toplulaştırılmasına gidilecek; ayrıca, kullanılmayan tarım arazilerinin tarımsal üretimde kullanılabilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.
Hayvancılık, çok ivedilikle, çok güçlü ve en öncelikli teşvik politikalarıyla desteklenecek ve çiftçiye ucuz finansman kaynakları temin edilerek büyük ve entegre tesisler kurulması teşvik edilecektir.
Tarımda uygulanan taban fiyat, teşvik ve doğrudan gelir desteği gibi politikalar bir bütün olarak ele alınacak ve yukarıda reformları destekleyecek biçimde uygulanacaktır ve tarım arazilerine dekar başına yapılan destekleme yerine üretilen ürün desteklenecektir.
Tarımda suyun etkin kullanımını sağlayan yağmurlama ve damla sulama gibi modern basınçlı sulama yöntemleri yaygınlaştırılmalı, bu konuda düşük faizli kredi kullanımı başta olmak üzere, katılımcılık ilkesi esas alınarak projeler uygulanmalıdır.
Mera alanları tespit ve tahdit çalışmaları hızla tamamlanarak ıslah edilmeli, mera ve otlak alanlarının rasyonel kullanımı sağlanmalıdır.
Sulamaya açılacak alanlarda ve ikinci ürün alanlarında yağ bitkileri ekilişi yoluyla bitkisel yağ açığı giderilecek, diğer taraftan çevre kirliliğinin önlenmesine katkıda bulunacak biyodizel üretimiyle ilgili araştırma ve uygulamalara ağırlık verilecektir.
Yüksek verimli ve üstün vasıflı hayvan varlığının artırılması için ırk ıslahında büyük önem taşıyan suni ve tabii tohumlama teşvik edecek önlemler alınacak, damızlık hayvan ihtiyacını karşılamak üzere büyük ölçekli damızlık işletmelerin kurulması teşvik edilerek alıcı ve satıcının aracısız işlem yapabileceği damızlık hayvan borsası oluşturulacaktır.
Yerli ırklarımız ıslah edilerek özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde meraya dayalı besi işletmeleri oluşturulacak, koyun ve keçi gibi kırmızı et kaynağı üretimi teşvik edilecektir. Hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla yem bitkilerinin üretimine ağırlık verilerek kaba yem açığı giderilecektir.
39
Tarım ürünleri ihracatı teşvik edilip ihracat kredilerinin kullanımı kolaylaştırılacaktır. Tarımsal ürün dış ticaretinin geliştirilmesi için dış pazarlar izlenerek ve bu alanda süratle politika geliştirmek ve uygulamaya koyabilmek açısından bir veri ağı oluşturulacaktır.
Geleneksel ürünlerde markalaşmaya gidilerek, Türk markasının tanıtılması sağlanarak yaş meyve ve sebzede üretim ve iç pazarda standartlar, ambalajlama, etiket bilgileri uygulamaları zorunlu kılınacaktır.
Kırsal kalkınma politikası güçlendirilecek ve tarım ve ormancılık sektörlerinin rekabetçiliğini artırma, çevreyi ve kırsal alanı geliştirme, kırsal kesimde yaşam kalitesini artırma ve ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğini sağlama konularını içeren katılımcılık ilkesi çerçevesinde yeni bir anlayışla ele alınacaktır.
Kırsal alanda tarımdan çekilebilecek nüfusa turizm, tekstil, dokumacılık, hizmet ve el sanatları gibi tarım dışı sektörlerde yeni istihdam imkânları oluşturacak projeler geliştirilecektir.
Katılımcı bir yaklaşımla tarım dışı gelir getirici faaliyetler ve diğer kırsal kalkınma tedbirlerinin desteklenmesine önem ve öncelik verilerek kırsal alanda genç çiftçilere iş kurma ve meslek edindirme, çiftliklerin modernizasyonu, tarımsal altyapıyı iyileştirme, tarımsal çevre, sağlık, insan, hayvan ve bitki açısından ve hayvan refahı önlemleri, tarımsal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması, tarıma dayalı sanayiler, yarı geçimlik çiftlikler, üretici birliklerinin kurulması, arazilerin ve çevre koruma amaçlı ağaçlandırılması, köylerin yenilenmesi ve geliştirilmesi konularında projeler hazırlanacak ve desteklenecektir.
Çiftçilerin örgütlenmelerinin güçlendirilmesi için kooperatif ve üretici birlikleri desteklenecektir. Ülkenin yüksek verimli ve üstün nitelikli sertifikalı tohumluk, fide ve fidan ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanması ve kullanımı teşvik edilecektir Anavatan iktidarında.
Avrupa Birliği müktesebatına uygun tarımsal müdahale kuruluşları ve ödeme kuruluşları tesis edilecektir.
Türk tarımının sorunlarını çözerken asla tarımdaki nüfusun belli bir orana indirilmesi hedef alınmayacaktır. Asıl hedef, Türk çiftçisinin sorunlarını çözmek ve onları daha mutlu yarınlara, daha umutla bakan bir sektör haline getirmek olacaktır.
Dünyada kalkınmış devletlerden hiçbiri tarımı ihmal etmemiştir. tam tersi, tarımda da kalkınmış devletlerdir kalkınmış ülkeler. Tarımı ihmal ederek kalkınan bir devlet modeli henüz dünyada yoktur. Tüm tarım ve hayvancılıkta hedeflediğimiz bu icraatları yaparken, kalkınmış ülkelerin uyguladığı bilgi ve teknolojiden faydalanacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet...
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Bu uygulamayı yaparken, atıl vaziyette boş bulunan onbinlerce ziraat mühendisi, veteriner hekimlerimizi, gıda mühendislerimizi, orman mühendislerimizi bizzat sahada görev yapmak ve uygulamak üzere yoğun bir şekilde istihdam edecektir.
Değerli arkadaşlar, son olarak şunu söylemek istiyorum: Halka hizmeti Hakk'a hizmet bilen, siyasette yarın endişesi taşımayan bir anlayış ve doğru kadrolarla, genel olarak yukarıda izah etmeye çalıştığım temel politikalarla, Türk tarım ve hayvancılığının yeniden ayağa kaldırılması mümkündür; ancak, reformlar, yürekli insanlar ve koltuk sevdası olmayan anlayışlarla yapılabilir.
Hepinize, tekrar, saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Özdoğan.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsı adına, Antalya Milletvekili Sayın Osman Özcan. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Tohumculuk Kanunu Tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzdayım; hepinizi saygı, sevgiyle selamlıyorum.
Yeni yasama dönemimizin ülkemize, halkımıza, köylümüze, hayvancımıza, çiftçimize hayırlı ve uğurlu olmasını dilerken, bu dönemin çiftçimizin sıkıntılardan biraz da olsa kurtulma dönemi olmasını yürekten diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tohum, bir ülkenin tarımı için gerçekten çok önemli. Geç olmakla beraber, Tohum Kanununun Meclisimize gelmesini de yerinde olarak değerlendiriyoruz. Şimdi, yalnız, bu Tohum Kanunu Meclisimize gelirken, yerli tohumcularımızın desteklenmesini içtenlikle diliyorum; çünkü, dev dış firmalar karşısında yerli tohumcularımızın onlarla baş etmesi biraz güçtür. Onun için, bakanlığımızın bu hususta görevini yapmasını diliyorum.
Değerli arkadaşlarım, işin özünü bilmemizde fayda var. Şimdi, Avrupa Birliği ülkeleri diyor ki, sizin yüzde 35 çiftçiniz fazla, bunu yüzde 10'a indireceksiniz. Bizim AKP Hükûmeti de, aynen Dünya Bankasından ve Avrupa Birliğinden aldığı direktifleri demeyeceğim, görüşleri aynen uyguladığı gibi, Avrupa Birliğinin de isteklerini yerine getirmek için hemen paçaları sıvıyor. Bunu nasıl yapacak; yüzde 10'a nasıl indirecek çiftçiyi; dövecek değil, ekme de diyemiyor, kovacak da değil; ancak, şunu yapıyor: Çiftçiyi ektiğine pişman ettirerek, malını para ettirmeyerek, zarar ettirerek, iflas ettirerek yerine getirmeye çalışıyor. Eğer, çiftçi mallarından para edenler olursa, dışarıdan getirivererek, daha
40
da ötesi gümrük kapılarını boş bırakarak, yol geçen hanı yaparak, hatta hatta faturasız mal girişine göz yumuyor. Aynen Bulgaristan'dan dana butlarının gelip, faturasız, turizm bölgelerinde satıldığı gibi.
Değerli arkadaşlarım, Avrupa Birliği çiftçilerini yüzde 10'a indirmiş, yüzde 7'ye indirmiş; ama, sanayisini geliştirmiş, çiftçiliği bırakanları o yöne göndermiş, çiftçiyi sokağa atmamış, aç bırakmamış. İşte, bunun sonunda ne oldu; kapkaç, hırsızlık, yolsuzluk, soysuzluk aldı başını gidiyor. Önleyebiliyor musunuz?!
Değerli arkadaşlarım, Avrupa Birliği oyununu oynuyor, biz de bu oyuna geliyoruz diye düşünüyorum. AKP'nin dört yıllık iktidarı döneminde uyguladığı ekonomi politikası ülke gerçeklerinden tamamen yoksun olduğu gibi, dışa bağımlıdır. Açık ve seçik konuşuyorum. AKP Hükûmetinin kitabında çiftçi de yoktur, hayvancı da yoktur. Bunu herkesin çok iyi bilmesi lazım.
Şimdi, Sayın Tarım Bakanım diyor ki: "Son yıllarda 1 milyon çiftçi çiftçiliği bıraktı." Sayın Bakanım, çiftçiliği bıraktı 1 milyon kişi de, bu 1 milyon kişinin nasıl geçindiğini... Bu 1 milyon kişiye istihdam temin ettiniz mi? Artık, Bakanlık laf etme yeri olmaktan mutlaka çıkarılmalıdır. Seçim meydanlarında, AKP gelecek IMF gidecek diyeceksin; tütün kotaları kalkacak diyeceksin; bu fiyatlarla üzüm mü satılır diye bağıracaksın; buğdayda tohum üretimini artıracağız, çiftçinin yüzünü güldüreceğiz diyeceksin; elmacının, narenciyecinin dış satımını kolaylaştıracağız, prim vereceğiz diyeceksin; iktidara gelince bunun tam tersini uygulayacaksın. Bundan sonra size inanacak bir Allah'ın kulu çıkacak mı değerli arkadaşlarım!
Evet, şimdi, arkadaşlar, bakın, Manavgat'ın, Sağırin, Çakış, Niğit köylerini, Serik'in köylerini geziyorum, orada pamuk ekimi bitmiş. Sizin Hükûmetinizden önce Antbirlik 130 000 ton pamuk alıyordu; şimdi, kaç alıyor biliyor musunuz; 10 000 ton. Sizin Hükûmetinizden önce bu bölgelerde 400 000 hektar arazi ekiliyordu. Şimdi ne kadar ekiliyor arkadaşlar biliyor musunuz; 50 000 hektar, 50 000 hektar ekiliyor.
AHMET ERTÜRK (Aydın) - Kabiliyetsizliğinden, beceriksizliğinden almıyor.
OSMAN ÖZCAN (Devamla) - Bunlar resmî rakamlar arkadaş! Öyle atmıyoruz biz; biz bilerek konuşuruz.
Şimdi, Bakanlık ne yapıyor "herkes, ektiğini satsın; ekerken bana mı danıştın, dikerken bana mı danıştın" diyor. O zaman, bu Bakanlığı kaldıralım. Bakanlık yan gelip yatma yeri mi arkadaşlar? Böyle bir laf olabilir mi! (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, elbette, tohumculuk çok önemli. Ülkemizde son yıllarda tohumculuk gelişti; ama, dış dev firmalar karşısında tohumcuların mücadele etmesi zor; onun için, yüzde 8 olan katma değeri tohumda sıfıra veya yüzde 1'e indirelim. Çiftçimiz, yerli tohum kullansın, ucuz tohum kullansın, ucuz üretim yapsın; esas mesele budur.
Şimdi, bakın, Serik'in Sarıabalı köyünde usaryum diye bir hastalık çıkmış yeni, Bakanlığın haberi yok. Her camekâna, her seraya 500 000 000 lira para yatırılıyor arkadaşlar o hastalığın giderilmesi için. Bunun kontrolü yok. Bunları kim yapıyor? Dış firmalar yapıyor. Dış firmalar olunca, yarının ne olacağını kestirebilir miyiz? İşte, onun için diyoruz, yerli tohumu destekleyelim diyoruz.
AKP Hükümetinin tarımı bitirmesinin bir başka yönü de, uluslararası kuruluşlara tam teslimiyettir arkadaşlar. Şimdi, bakın, Manavgat'ın Düzağaç köyüne gidiyorum. 80 kilometre uzaklıkta. Kırsal kesim... Bir davar çobanına rastladım. Davar çobanı, aynen, milletvekillerine iletmem için şunu söyledi: "Sayın Vekilim, Avrupa Birliğinin Türkiye'yi bölme birliği olduğunu biz çoktan öğrendik. Köylerimizde, kahvelerimizde bunu hep konuşuyoruz; ama, bu milletvekilleri bunu hâlâ görememişse, onları sandıkta boğarak biz bunu göstermesini bileceğiz" dedi.
Gördünüz Fransa'nın yaptığını. Fransa görevini yapıyor; kınasan ne, kınamasan ne. Hollanda sanki iyi mi davranıyor, Almanya iyi mi davranıyor? Avrupa Birliğinin her dediğine evet dersen, daha başımıza neler geleceğini siz düşünün. Evet...
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - CHP Avrupa Birliğine karşı mı?
OSMAN ÖZCAN (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, geçen yıl 16 000 000 lira olan doğrudan gelir desteği, enflasyon arttığı halde 10 000 000'a düşürüldü mü, düşürülmedi mi? 2006'nın sonuna geliyoruz, 2005'in doğrudan gelir desteğini daha yeni vermeye başladık.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Verilmedi, daha paraları verilmedi.
OSMAN ÖZCAN (Devamla) - 2006 ne oldu? İşte, AKP'nin çiftçiye bakış açısının gerçek aynası budur.
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Nisanda veriliyor.
OSMAN ÖZCAN (Devamla) - Şimdi, Akdeniz Bölgesinde narenciye olmaya başladı arkadaşlar. Narenciye olmaya başladı; seralarda domates, patlıcan, fasulye, hepsi dikildi; fakat, çiftçilerimiz kara kara düşünüyor: Geçen seneki gibi para yetmeyecek mi? Ben size söylüyorum, geçen cuma günü Gazipaşa'da salatalık bedava... Bedava, resmen bedava... Sorun. Sabah ben hallerden faksları aldım. Salatalık kaç bugün biliyor musunuz?
60 000 lira. Domates kaç lira; 70 000 lira. Limon kaç lira; 100 000 lira.
Öyleyse, arkadaşlar, Bakanlık görevini yapmalı, gerekli dış satım anlaşmalarını yapmalı. Eskiden nasıl oluyordu? Bilhassa Rusya'yla anlaşma yapılmalı. Akas tokas anlaşmaları vardı. Neydi;
41
biz onlardan doğalgaz alıyoruz, biz de onlara elma satalım, narenciye satalım, domates satalım, parada devletlerarası taahhütler olsun ve böylece, çiftçinin yüzü gülsün; ama, biz de böyle bir şey yok. Oturacağız, laf edeceğiz. Yalan yanlış rakamlarla millet kandırılacak. Millet ağlıyor, burada, biz bunun -neredeyse- cenaze merasimini yapıyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bakın, seralarda kullanılan elektrik 179 lira. 141 lira var, 163 lira var. Sanayide kullanılan elektrik kaç; 121 lira. Ayıptır, günahtır! Çiftçiye bakış açısı işte bu! Çiftçinin kullandığı elektrik de 121 liraya indirilmeli. İşte, o zaman, ben görmeliyim, çiftçinin yanında mısın, değil misin.
Evet, değerli arkadaşlarım, doğrudan gelir desteği, üretene verilmeli. Çiftçimizin borçları, faizleri silinmeli, beş yıllık eşit taksitlere bölünmeli. AKP'nin dört yıllık iktidarı döneminde, ortalama fiyat artışları gübrede yüzde 70, traktörde yüzde 85, mazotta yüzde 95'dir. Bu devletin resmî rakamları, atmıyoruz.
Değerli arkadaşlar, bir konuya daha önemle değinmek istiyorum. Basınımızda, televizyonlarımızda, bazı işgüzarlar, bilmezler çıkıyor, hormondan bahsediyor. Hormondan bir nebze bahsetmek istiyorum.
Sebzelerde ve meyvelerde hormon kullanılmıyor. Biz, o bölgenin insanıyız. Sadece, çok soğuk havalarda, çiçek tutması için hormon kullanılabiliyor; ama, zaten, çiftçinin hormon kullanmasının imkânı yok, evinin yolunu bulamaz. Domates, patlıcan, salatalık gibi sebzelerde ve tarla ürünlerinde hormon kullanılmaz. O bölgelerde, Kınık'ta, Demre'de, bilhassa Kumluca'da arı kullanılıyor, arı. Arı ne; kutusu, 120 000 000 peşin, veresiye 160 000 000, 35-40 tane var içinde, bir seraya bir dönemde 4 sefer arı kullandırılıyor. Yani, halkımız bunlara inanmasın. Bazı bitki ve sebzelerde, meyvelerde büyüklük varsa, bu, tohum özelliklerindendir, teknolojinin gelişmesindendir. Mesela, çilekte olduğu gibi, mesela Napolyon kirazında olduğu gibi. Onun için, Bakanlığımız da, böyle, gelişigüzel insanların konuşmasıyla ilgili gerekli işlemleri yapmalıdır diye düşünüyorum.
Çok değerli arkadaşlarım, kooperatifler geliştirilmeli. Ziraat Bankası, adına yakışır, çiftçi bankası olmalı. Ziraat Bankası, Ziraat Bankası değil ki, ticaret bankası; buna Bakanlığımız el koymalı. Daha da önemlisi, artık, çiftçilerimiz, IMF'den, Avrupa Birliğinden değil, Türkiye'den idare edilmeli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Narenciyede, sebzede, meyvede dış satım anlaşmaları yapılmalı arkadaşlar.
Bir konuya daha değinmek istiyorum değerli arkadaşlarım. Şimdi, bakınız, Akdeniz Bölgesinde, Kaş'ından, Kumluca'sından, Serik'inden, Manavgat'ından, Gündoğmuş'una, Akseki'sine kadar, kırsal kesimde arazi yok, o bölgede davar besleniyor arkadaşlar, davar. Bazı işgüzar orman bölge müdürleri, muhtarları toplayarak, davarları kaldırın, değilse size şu cezayı veriyoruz -vermeye de başlamışlar- ondan sonra da sizi geçindirecek başka kollar bulacağız... Arkadaşlar, bunlar çok tehlikeli işler. Zaten, davarcı davarından memnun değil, 250 000 000'a sattığı tekesini 100 000 000'a satamıyor; ama, yapacak başka işi yok, gidecek yeri yok, fabrika yok çalışacak. Vatandaşın bu ekmeğiyle de oynamayın. Çıkar yol değildir, netice alamazsınız. Zaten, biliyorum, mayıs ayına doğru, geldiği zaman, kim yapmış bunu, biz böyle bir şey söylemedik, size dokunmayacağız deyip propagandaya başlayacaksınız, biz bunları biliyoruz, bunları da görür gibi oluyorum. Onun için, işin başında tehlikeyi görün. Bunlar baba nasihati, ister dinleyin ister dinlemeyin. Bunu açıkça ifade ediyorum. Köylünün ekmeğiyle, davarıyla oynamayın. Bunlar çok tehlikeli işler.
Değerli arkadaşlarım, elbette iyi tohum üretmek çok iyi. İyi tohum üreteceğiz de, kullanacağız da, iyi tohumu kullanabilmek için bazı şartlar lazım. Ne lazım? Gübre lazım. Vatandaş gübreyi alacak durumda mı? Şimdi ondan bir bahsedeyim bakalım. Bu Hükûmet iktidar olduğu zaman 255 000 olan üre gübresi 510 000 liraya çıktı arkadaşlar. Evet, 255 000'den 510 000'e, yüzde 100 artış. 275 000 Türk Lirası olan kompoze gübre 450 000'e çıktı. 385 000 Türk Lirası olan DAP gübresi 590 000 lira oldu arkadaşlar. Evet, 4 yıllık iktidar döneminde mazotun fiyatı belli, traktörün fiyatı belli, gübrenin fiyatı belli değerli arkadaşlarım. Bunu çok iyi düşünmek lazım. Ondan sonra da, "çiftçiye şu kadar kredi verdik, çiftçiye şu kadar ayırdık!.." Yahu, bu çiftçi, bu kadar mal, para verdiniz, desteklediniz de, laf olsun diye mi, nam olsun diye mi ağlıyor?! Ben anlamadım bunu. Gidiyorum ben de -en çok gezenlerden birisiyim, köy köy geziyorum- size açık seçik söylüyorum: Memnun olan bir tek kişiyi bulamazsınız bizim bölgemizde. Açık söylüyorum, samimi söylüyorum: Bir tane kişi bulamazsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
OSMAN ÖZCAN (Devamla) - Evet, bitiriyorum Sayın Başkan. Çok teşekkür ederim.
Değerli arkadaşlarım, bakın, DİE'nin (Devlet İstatistik Enstitüsü) açıklamasına göre, aç köylü sayısı 2002'de 550 000 iken, 584 000 oldu. Yoksul köylülerin sayısı da 650 000 artarak 10 081 000 oldu. Ben mi yazdım bunu?! Kim yazdı bunu?! (CHP sıralarından alkışlar) Devlet İstatistik Enstitüsü söylüyor bunu. Oradan aldım. Hadi konuşun bakalım. Neyi konuşacaksınız arkadaşlar?! Yani, bağırsak da, çağırsak da, parmak kaldır-parmak indir görevinizi yapıyorsunuz, çok güzel. ama, bakın, pişman olacaksınız. Pişman olacaksınız gittikten sonra, diyeceksiniz ki, biz bunu neden yaptık?
42
Sizleri sevgi, saygılarla selamlıyorum. İnşallah, nasihatten anlamışsınızdır. Tekrar selamlıyorum. ( CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özcan.
AK Parti Grubu adına, Şanlıurfa Milletvekili Sayın Müfit Yetkin; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 10 dakika.
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN MÜFİT YETKİN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tohumculuk kanun tasarısı hakkında, AK Parti Grubu adına, söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tohum kalite güvencesini sağlayarak tohumluk üretim ve ticaretiyle ilgili tohumculuk sektörünün yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi için gerekli olan düzenlemeleri içerecek bu tasarı, çiftçimize büyük fayda sağlayacaktır; çünkü, ülkemizde bitkisel üretimin gayri safî millî hâsıla içindeki payının 20 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilirse, bu sektörün temel girdisi olan tohumculuk ve bununla ilgili olan tohumculuk sektörü önem arz etmektedir. 1983 yılında tohumluk fiyatlarının, 1984'te ise tohumluk ithalatının serbest bırakılması ve serbest piyasa ekonomisinin etkin hale gelmesiyle özel sektör tohumculuğu gelişme fırsatı bulmuştur. Tohumculuk sektöründe özel sektör yalnızca üretim alanında değil, aynı zamanda teknoloji transferi, çeşit geliştirme, tohum işleme ve pazarlama konularını da içine alacak şekilde organize olmuştur. 2002 yılına kadar çiftçi talebinin düşük olmasına bağlı olarak genelde ülkemizde tohum üretimi düşük olmuş ve sertifikalı tohum kullanma oranları da düşük seyretmiştir. Mesela Şanlıurfa İlinde, 2001 yılında 40 bin dönüm arazi sertifikalı tohum kullanılmıştır. 2002 yılında 47 bin, 2003 yılında 70 000 dekarda; fakat, 2004 yılından sonra bu artmış ve 223 000 dönüm arazide sertifikalı tohum kullanılmaya başlanmıştır. 2005 yılında 364 000, 2006 yılında da 940 000 dekarda sertifikalı tohum kullanılmıştır. İfade ettiğim rakamlardan da anlaşılacağı gibi, İktidarımızla beraber sertifikalı tohum üretimine ağırlık verilmiş ve aynı zamanda sertifikalı tohum kullanan çiftçilerimize prim ödemeleri yapılarak desteklenmiş ve yaygınlaştırılmıştır.
Bu yasa tasarısı, tohumculuk sektöründe hızlı değişim, bilim ve teknolojide gelişmeler yanında, mevcut yasanın günümüzde sektörün ihtiyaçlarını karşılayamaması, tohumluk üretimi ve ticaretinde karşılaşılan problemlerden dolayı tohumculuk sektörünün yeniden yapılandırılması ve Avrupa Birliğine uyum amacıyla yapılmıştır. Avrupa Birliği istedi diye veya şart koştuğu için bu kanun çıkartılmıyor. Hedefimiz, hem Avrupa Birliğine girmek olacak hem de 1963 yılında yürürlüğe giren 308 sayılı Tohumculuk Kanunu ile ülkeye hizmet edeceğiz. Böyle düşünmemiz yanlıştır; çünkü gelişmiş ülkeler, kamu kurumları, araştırma enstitüleri ve üniversitelerin ıslah ve geliştirme yoluyla elde ettiği materyalleri özel sektöre devretmiştir. Özel sektör de yatırımlarını yaparak, kendi araştırma sistemlerini kurmuşlardır.
Ülkemizde ise kamu ve üniversite ilmî çalışmalarını, maalesef, pratiğe aktaramamıştır. Özel sektöre güvensizlik ve onlarla koordineli çalışamamaktan dolayı çiftçiye ulaşılamamış, çiftçi eğitilememiş; çiftçi, modern tarıma geçmekten ziyade, kendi ihtiyacını temin etmeye ve fazlasıyla da geçinmeye zorlanmıştır. Verimsiz tohumları kullanarak kısmî sulu, çoğunluk kuru arazide tabiî afetlere açık ve korumasız ve hükümetlerin popülist ürün alım fiyat politikalarıyla hep oyalanmıştır. Fakat, Hükümetimiz döneminde ve muhalefetimizin desteğiyle Tarım Çerçeve Kanununu, Toprak Koruma Kanununu, Tarım Sigorta Kanununu ve Tohumculuk Kanununu çıkartarak tarımı hukukî bir çerçeveye oturtacağız. Çiftçimiz, önümüzdeki yıllarda kaliteli ve verimli tohum kullanarak, sigortasını yaptırarak, ürün ve sertifikalı tohum desteklemelerini alarak daha güvenli bir tarım yapacaktır.
Bu arada bir konuya değinmek istiyorum. Bu tasarıda "genetik" kelimesi geçti diye GDO'lu ürünlerin serbest satılabileceğini ve ekilebileceğini ifade ederek eleştiren arkadaşlarımıza ve sivil toplum örgütlerine cevaben bir bilim adamının fikrini iletmek istiyorum. İnternette konuyu araştırırken rastladığım sayfada bu bilim adamımız, konunun biyogüvenlik yasa tasarısına dayandırılma çabalarını ideolojik bir yaklaşım olarak değerlendiriyor. Bizler de, matbaaya karşı çıkar gibi GDO teknolojisini öğrenmeye de karşı çıkmamamız gerekir, halkımızı yanlış bilgilendirmemiz gerekir; çünkü, biz Hükûmet olarak, zaten GDO tohumlarının kullanılmasına karşı hükümler koymuşuz, bunları yasaklamışız ve bunların kullanılması da şu anda yasaktır. Halkımızın da iyice beslenebilmesi için ekolojik tarımı; yani, organik tarımı destekliyoruz ve bu tohumları kullananlar yüzde 3 gibi bir artışla bunlardan faydalanabiliyor; ama, biz, bu arada da, mesela pamukta olduğu gibi, GDO'lu ürünlere de karşı çıkmamamız lazım, temelden karşı çıkmamamız lazım, bunun teknolojisini öğrenmemiz lazım. Mesela, pamukta GDO'lu tohum kullanan ülkeler, Amerika, Çin, Avustralya gibi büyük ülkeler, bunlar GDO tohumu kullanarak daha verimli ürünler elde etmektedirler. Zaten, bizim girdilerimizin pahalı olması ve dışa bağımlı olmasından dolayı, mazotun, gübrenin pahalı olması ve dışa bağımlı olmasından dolayı fiyatları yükselmektedir, biz, ancak verimi artırarak bunları kapatabiliriz. Bu yüzden de GDO teknolojine direkt karşı çıkmamamız gerekir. bunların, Biyogüvenlik Yasasında iyice değerlendirilip, ona göre üretilen malların da etiketlenmesiyle birlikte insanların kullanımına faydalı olabilir kanaatindeyim.
43
Burada dikkatinizi bir noktaya da çekmek istiyorum: Tohumculuk Kanunu Tasarısıyla getirilen düzenlemelere göre, bundan böyle, tohumluk üretim alanları ve bölgeleri Tarım Bakanlığı tarafından belirlenecek, böylece, herkesin, istediği yerde istediği şekilde tohumluk üretmesinin önüne geçilecektir.
Bunun yanında, 15'inci maddede belirtildiği gibi, Bakanlık gerekli gördüğü hallerde 5, 6, 7, 8'inci maddelerdeki yetkilerini, yani, tohumluk üretimi, tohumluk sertifikasyonu, tohumluk ticareti ve piyasada denetim yetkilerini kısmen veya tamamen Birliğe, kumu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere süreli veya süresiz devredebilir hükmü özel sektörün önünü açmıştır. Özel sektörün de örgütlenmesi öngörülerek, alt birliklerin oluşturulması, kamu kurumu niteliğindeki özerk bir meslek örgütü olarak Türkiye tohumculuk birliği kurulacaktır.
Görüşülmekte olan bu yasayla, tohumculuk sektörü, üretimden satışa, dağıtımdan ticarî faaliyetlere kadar her aşamada yeniden yapılandırılacak, böylece tohumculuk sektörünün dünyayla entegrasyonu sağlanarak, kamu ve özel sektör işbirliği daha güçlü bir zemine oturacaktır.
Bakanlık ise, kayıt, denetim ve kontrol görevine ağırlık verecek ve bu vesileyle bakanlık nezdinde bürokratik işlemler de azalacaktır.
Ayrıca, bu denetimler vesilesiyle tohum üretimi ve ticareti disipline edilecek, tohumluk ticaretinde problem olan kaçak ve sertifikasız tohum satışlarına daha ağır yaptırımlar ve cezaî müeyyideler getirilecektir.
Görüşmekte olduğumuz Tohumculuk Kanunu Tasarısının çiftçimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yetkin.
Hükûmetin söz isteği var efendim.
Buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, birkaç oturumdur tohumculuk yasa tasarısını konuşuyoruz ve çok enteresan durumlar oluyor. Zannediyorum, Meclis tarihinde de pek böyle durumlar fazla olmamıştır. Burada ne İç Tüzük bu kanunun müzakereleri esnasında ne teamüller maalesef hiçbirisi icra edilmiyor ve çalışmıyor.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Ne demek çalışmıyor? İç Tüzük dışında mı konuşuluyor Sayın Başkan?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Şimdi, Komisyonda bu kanuna hiçbir muhalefet yapmayan, oy birliğiyle buna destek veren arkadaşlarımız buraya geliyor, bu tasarıyı yerden yere vuruyor.
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Millet de onları yerden yere vuracak!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Kalkıyor işte, önerge veriyor, aleyhte konuşuyor. Meclise geliyor, konuşuyor burada, kürsüde...
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Ayıp mı ediyorlar?!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - ...ve önergeyle ilgili kimse konuşmuyor; verilen önergelerle ilgili konuşma yapılmıyor. Herkes, konuşan arkadaşlar, artık, bırakın Türkiye'nin geleceğini, Türkiye tarım sektörünün geleceğini, dünyayla entegrasyonunu, bu kanunun gerçekte Türk tarım sektörüne ne getirip ne götürdüğünü tartışmak, bazı arkadaşlarımız kendi köylerinde, bırakın vilayetlerinde, bölgelerinde, kendi köylerindeki sorunu herhangi bir sorunu... Yani, burada, bugün, Millî Eğitim, Çevre, Diyanet, ne bileyim, aklınıza gelebilecek envaiçeşit konuyla ilgili konular gündeme getirildi, köydeki, bir köyün içerisindeki o arkadaşımızın ya şahsî sorunu veya çok yakınındaki birinin sorunu, buraya, bu Tohumculuk Yasa Tasarısı tartışmaları vesilesiyle getirildi ve o kadar çok şey konuşuldu ki, tabiî, Tohumculuk Yasa Tasarısı gölgede kaldı. Yani, biz, gerçekte, Tohumculuk Yasa Tasarısını mı görüşüyoruz, başka şeyler mi görüşüyoruz, bilemeyecek hale geldik.
Tabiî, söylenen şeyler... Bakın, öyle şeyler de söyleniyor ki... Arkadaşlarımız esasen bilmeleri gereken konuları bilmeyip, burada tekrar tekrar ifade edilen gerçekleri, doğruları saptırıp, burada, Türk Milletine de, Yüce Meclise de yanlış bilgiler veriliyor. Bunların hepsi yanlış, çoğu yanlış.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Nedir o yanlış?
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Gübre fiyatları yanlış mı Sayın Bakan?!
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Senin Bakan olman yanlış!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Bakın size söyleyeyim: Bir arkadaşımız çıktı, burada "efendim, Türkiye, tarımda, net ithalatçı" dedi, "net ithalatçı" dedi. Arkadaşlar, bu, doğru değil. Bunu, ben, defaatle, burada, bu kürsüde açıkladım. Bakın, AK Parti Hükümeti döneminde, en son 2005 rakamını söyleyeceğim, 8,3 milyar dolar tarım ürünleri ihracatı, ithalatı 6,4... Şimdi, aradaki farkı, buyurun; net ihracatçı mıyız, net ithalatçı mıyız?! Bu, AK Parti döneminde bu hale geldi. AK Partiden önce böyle değildi. Bakın, 2002 tarihinde Türkiye'nin tarım ürünleri ithalatı ile tarım ürünleri ihracatı başa baştı, arada sadece 50 milyon dolarlık fark vardı; ama, geçen zaman içerisinde, 2003, 2004, 2005'te, bu, sürekli, ihracatın lehine gelişti ve en son 2005
44
ihracat rakamı, tarım ürünleri ihracatı 8,3 milyar dolara çıktı, ithalat 6,4'teyken. Şimdi, arkadaşlar, affederseniz, bu, yanlış değil de nedir?! Bunun hepsi...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Köylünün sorununu size söylemeyeceğiz de kime söyleyeceğiz?!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Bırak canım, bırak; konuşuruz onların hepsini.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Köylünün sorununu size söylemezsek, kime anlatacağız?!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Şimdi, bunların hepsi...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Siz, Bakanlığınızın ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Burada doğruları konuşalım, doğruları tartışalım.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Köylünün sorununu sana söyleyeceğim tabiî.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Türk çiftçisinin, Türk tarım sektörünün sorunlarını çözeceğiz, çözüyoruz, bundan sonra da çözmeye devam edeceğiz; ama, hiçbir zaman şöyle bir iddiamız olmadı: Biz, Türk tarım sektörünün bütün sorunlarını 3 yılda çözdük gibi bir iddiada bulunmadık, böyle bir şey söylemedik; ancak, aldığımız noktadan çok daha iyi bir noktaya getirdik. Bunu da, ben söylemiyorum, rakamlar söylüyor. Cumhuriyet tarihinde kaç yıl üst üste tarım sektörü büyüdü, AK Parti Hükûmeti dönemi dışında.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Battı, battı; tarım sektörü battı Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Bakın, son iki yıl içerisinde AK Parti Hükûmeti döneminde tarım sektörü pozitif büyüyor...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sen büyüteçle bakıyorsun büyüteçle. Senin gözünde büyüteç var.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - En son 2005'te 5,6'dır büyüme hızı. Üretim rakamları belli; yani, hububatta da, hayvancılıkta da, sütte de, diğer bütün ürünlerde de üretim rakamları belli.
Değerli arkadaşlarım, bakın, siz konuştunuz, ben sizi dinledim. Lütfen, o nezaketi gösterin, siz de beni dinleyin. Buraya, Türk Milletine de, Yüce Meclise de yanlış bilgiler vermek suretiyle, doğru bilgiler vermemek suretiyle, siz, hem yanıltıyorsunuz hem de verilen doğru cevaplara da tahammül etmiyorsunuz; bu nasıl demokrasi anlayışıdır.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Yapmayın Sayın Bakanım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Lütfen... Lütfen...
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Köylü doğrusunu biliyor, merak etmeyin siz.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -Köylü bize de doğruyu söylüyor.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Köylü doğrusunu biliyor.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Köylü bize doğruyu da söylüyor. Siz hiç merak etmeyin; sizden daha çok köye gidiyoruz biz.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Yandaşlarınıza gidiyorsunuz.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -Şimdi, bir arkadaşımız çıktı dedi ki: Efendim, TİGEM arazileri satılıyor, ne olacak bu kurumun hali? Şimdi, değerli arkadaşlar, TİGEM arazilerinden bir tek metrekare satılmış değildir, devredilmiş değildir, kiralanmıştır, bu yanlış bir bilgidir, 30 yıl süreyle kiralanmıştır. Ne olmuştur burada; sadece toplam TİGEM arazilerinin yüzde 3,8'i kiralanmıştır. Peki, olmuş da ne olmuş, hangi şartla verilmiş? Bir tek şartla; tarımsal amaçlı tohum ve damızlık üretiminde kullanılmak kaydı şartıyla, bu şekilde verilmiştir, kiralanmıştır ve şu ana kadar 60 trilyon lira yatırım yapılmıştır bu geçen iki yıllık zaman içerisinde. Üretim miktarı da, TİGEM'in ürettiği tohumluk miktarı da, ürettiği damızlık miktarı da bu arazi kiralanmasına rağmen artmıştır. Şimdi, size onların rakamını vereceğim. Bakın, TİGEM'in hububat tohumluk dağıtımı: 2001 yılında 58 bin ton. Dikkat buyurun, 2002'de 76 bin ton, yani, AK Partinin seçimle iktidara geldiği yıldır bu; 76 bin ton. 2005'te ne kadar; 169 bin ton.
Bir şey daha söyleyeyim. TİGEM'in hububat ekilişlerinde kullanılan çoğaltım materyali miktarı: 2002 yılında 3 bin ton. 3 bin tondan devraldık biz. 3 bin tondan devraldık, nereye getirdik biliyor musunuz; 2006 13.879 ton bugünkü bunun gerçekleşmesi.
Şimdi, 3 bin tonu, biz, 13.800 tona çıkarmışız TİGEM olarak. Yüzde 3,8 arazimizi kiralamışız, ama, biz, elde kalan araziyi de çok iyi işletmişiz, çok iyi yönetmişiz ve Türkiye'de TİGEM'in bu alandaki üretimini kat kat artırmışız.
TAGEM'le ilgili söylüyorum: Bakın, burada, biz, Bitki Islahçı Hakları Kanunu çıkardık araştırmacıların emeklerinin karşılığını kendilerine ödeyelim diye. Bunu, biz çıkardık, bu Meclis çıkardı, bu dönemde çıktı. Eğer -daha önce de söylemiştim bir başka vesileyle- Bitki Islahçı Hakları Kanunu bundan yirmi sene önce çıkmış olsaydı, tohumculuğun sektör kanunu yirmi sene önce çıkmış olsaydı, bugün, Türkiye'nin tohumdaki ithalatı bu düzeyde olmazdı, ihracatı da bu düzeyde olmazdı,
45
çok daha iyi bir noktada olurdu, ama, biz çıkarmadık, daha önceden çıkarmadık. Şimdi, biz bunu düzelttik.
Bakın, çeşit tescil yaptırdıkları zaman TAGEM'in araştırmacıları, biz, kendilerine bu gelirin, çeşitten elde edilen gelirin yüzde 50'sini dağıtıyoruz.
Şimdi, ben size soruyorum: TAGEM'de çalışan araştırmacılar AK Partinin getirdiği uygulamayla mı daha iyi durumdalar, yoksa, daha önce mi daha iyi durumdalardı; biz mi onları desteklemiş olduk, yoksa, gerçekten, onların araştırma heveslerini kursaklarında mı bıraktık? Değerli arkadaşlarım, rakamlar ortada, sonuç ortada.
Şimdi, bir arkadaşımız, yine...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Köylü de ortada!
ASIM AYKAN (Trabzon) - Aslan gibi ortada duruyor köylü, bir şey yok.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -Şimdi, değerli arkadaşlarım, bakın, bir arkadaşımız çıktı... Bu arkadaşımız da Tarım Komisyonu üyesi, bilmesi gereken... Bakın, Komisyonda bu kanuna karşı çıkıp bir şey söylemedi, ama, burada çıktı, söyledi. Dedi ki... Bakın, Tarım Komisyonu üyesi muhalefet mensubu milletvekili arkadaşımız, ancak, AK Partinin tohumluklarda KDV'yi... Bizim Hükûmetimiz döneminde hububat ve yem bitkileri tohumluğunun KDV'sini yüzde 8'den yüzde 1'e indirdiğimizi bilmiyor, bilmiyor. Burada, biraz önce çıktı, dedi ki: "Tohumluklarda KDV'yi yüzde 8'den yüzde 1'e indirin, indirmeniz lazım." Ya, biz bunu indireli yıllar oldu değerli arkadaşım. Sen, üstelik Komisyondasın, üstelik Tarım Komisyonu üyesisin! (AK Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşım, değerli milletvekilleri; bakın, bir arkadaşımız yine şunu söyledi: "Ziraat Bankası ne yapıyor; kimseye kredi vermiyor?" Bakın, AK Parti Hükûmeti döneminde Ziraat Bankası kredileri, çiftçilere kullandırılan krediler tam 10 kat artmıştır. Bakın, rakamı size söylüyorum: 2002 yılında çiftçiye kullandırılan zirai kredi miktarı 227 trilyon lira, 2005'te çiftçiye kullandırılan kredi 2,2 katrilyon lira. Bakın, 2,2 katrilyon lira. Şimdi, 2,2 katrilyon, 220 trilyonun tam 10 katıdır, tam 10 katıdır.
SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Toplam kredinin yüzde kaçı; onu soruyoruz Sayın Bakan.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Hangi çiftçidir o?!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Bir şey daha söyleyeceğim...
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Hangi çiftçi?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, hepsine de cevap verecek zamanım da yok. Ancak, böyle önemli noktaları kamuoyunun bilgisine huzurunuzda sunmam gerekiyor.
Bir arkadaşımız dedi ki: "Toprak Mahsulleri Ofisi kapanıyor, kapatılıyor. AK Parti Hükûmeti zamanında Toprak Mahsulleri Ofisinin işlevi yok, kapatılıyor.
Bakın, ben size söyleyeyim: 2001 yılında Toprak Mahsulleri Ofisinin iş yeri sayısı, hububatla ilgili olarak iş yeri sayısı 303'dü; biz iktidara geldiğimiz zaman 303'dü. 2006 yılında, biz, 320 alım merkeziyle, 320 ekiple Toprak Mahsulleri Ofisi faaliyetini sürdürdü. Demek ki, Toprak Mahsulleri Ofisinin faaliyetleri de, iş yeri alımları da azalmamıştır, artmıştır.
Bir başka husus söyleyeyim size...
BAŞKAN - Sayın Bakan, toparlar mısınız efendim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Efendim, toparlıyorum; ama, çok soru soruldu ve ben bunlara cevap vermediğim zaman, sanki, bunlar doğruymuş gibi kamuoyu nezdinde anlaşılacak.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Size kimse inanmıyor.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - İzin veriniz, hiç değilse, bunların bir kısmını, kamuoyunu aydınlatalım, doğru bilgiler verelim, kayıtlara da bu şekilde girsin.
Şimdi, bir arkadaşımız dedi ki: "Efendim -dedi- Toprak Mahsulleri Ofisi, işte, vatandaştan 410 000 liraya aldığı buğdayı, mal ettiği buğdayı, 200 küsur bin liraya satıyor. Böyle şey mi olur?"
Şimdi, bu Muhalefet Partimize mensup değerli milletvekili arkadaşımıza ben soru soruyorum: O fark...
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Ne zaman alındı?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -Yani, bir arkadaşımız söyledi, onun veririm ismini.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Buğday almadınız ki!
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Siz ters söylüyorsunuz onu.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Hayır, ters söylemiyorum. Bir dakika. Cevap veriyorum. Vereceğim, hepsini vereceğim.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Soruyu anlamamışsınız ki!
46
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Şimdi, aradaki fark çiftçiye verilen destektir arkadaşlar; aradaki fark çiftçiye verilen destektir; yani, dünya fiyatı ile iç fiyat arasındaki farktır bu.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Bakan, siz 400 liraya buğday almadınız mı? 280 lira buğday.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Müsaade et.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Buğday 280 lira.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Artı 35 000 lira primi niye hesaplamıyorsun? Artı primi niye hesaplamıyorsun?
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müdahale etmeyelim.
Sayın Bayındır, lütfen...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -Bir de primi hesapla bakayım, kaç ediyor 385'in üzerine? 35'in üzerine koy bakalım.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Prim ödediniz mi?
K.KEMAL ANADOL (İzmir) - Prim ne zaman ödendi?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Şimdi, bakın, değerli arkadaşlarım, Türkiye'nin, bizim dönemimizde
hububatla ilgili politikası şu; ben, şimdi, size rakamları vereceğim: Bakın, Türkiye 2002 yılında 1 milyon 116 bin ton buğday ithal etmiştir -2002 yılında- ve 2003 yılında 1 milyon 818 bin ton buğday ithal etmiştir, 2004'te 1 milyon 65 bin ithal etmiştir, 2005 yılında 135 bin tona düşmüştür, 2006 yılında 22 bin tona düşmüştür. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Şimdi, bakın, giderek, Türkiye, ihtiyaçtan kaynaklanan, kalite ihtiyacından kaynaklanan buğday ithalatını, bu ihtiyacı, bu sorunu ortadan kaldırmıştır.
Şimdi, size, bakın, bir rakam vereyim. Demin arkadaşımızın şikâyet ettiği husus da şudur; diyor ki: "Siz bunu aldınız; işte, pahalı aldınız, ucuza verdiniz." Şimdi, ben size bununla ilgili bir rakam da vereyim. Mesela, 1998 yılında Türkiye 1 milyon 109 bin ton buğday ihraç etmiş -bakın, 1 milyon 109 bin ton buğday ihraç etmiş- 1 milyon 721 ton da ithal etmiş. 1999 yılında Türkiye 1 milyon 864 bin ton buğday ihraç ediyor, 1 milyon 613 bin ton ithal ediyor.
Şimdi, hem ihracatta düşük fiyatta ihraç ediyor, ithal ederken de dünya fiyatlarıyla ithal ediyor; yani, hem ithal ediyor hem ihraç ediyor ve Türkiye zarara giriyor.
Şimdi, biz bunu ne yaptık: Biz, bunu, tuttuk "dahilde işleme rejimi" adı altında, ihracat yapacak sanayiciye, Toprak Mahsulleri Ofisinin almış olduğu buğdayı, kendilerine, ihraç kaydıyla; yani, ihracatlarını yapsınlar, sonra biz kendilerine bu buğdayı dünya fiyatından verelim diye bir uygulama yaptık. Ve bununla ne oldu bakın: Şimdi, 2002 yılında Türkiye 316 ton un ihraç etmiş -316 ton- 2003'te 669 bin ihraç etmiş, 2004'te 941 000 ihraç etmiş, 2005'te 2 040 000 buğday unu Türkiye ihraç etmiş ve Türkiye dünyada buğday unu ihracatında lider olmuştur, birinci ülke olmuştur, AK partinin bu uygulaması sayesinde. (AK Parti sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Makul süreyi geçti, 7 dakika oldu.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Şimdi, bir arkadaşımız dedi ki...
BAŞKAN - Sayın Bakan, şimdi, soru-cevap kısmında cevaplandırırsınız bir kısmını, lütfen son sözlerinizi alayım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Evet, peki.
Bir arkadaşımız "buğday tohumunu bir defa ekiyoruz, bir daha ekemiyoruz" dedi. Bu da, tabii talihsizlikti, çok yanlış bir bilgidir; çünkü, buğday tohumluluğunda böyle bir şey söz konusu değildir. Birazcık buğdayla, çiftçiyle, köylüyle ilişkisi olan arkadaşlarımızın, tabii bu bilgileri, bu şekilde kullanmaması lazım. Bu doğru bir şey değildir, yıllarca kullanılıyor.
Bakın, kalıntı izleme ithalatta üreticinin korunmasıyla ilgili bir değerli milletvekilimizin işte bunlar izlenmiyor vesaire yönünde şikayetleri oldu. Bakın, değerli arkadaşlar, kalıntı programı: Sebze, meyvede ilaç kalıntısıyla ilgili 2002 yılında 1 348 numuneye bakılmış, 2006 yılında 4 308 numuneye bakıldı; yani, 1 348'den 4 300'e çıkardık, 3 katın üzerinde bir artış söz konusu...
Şimdi, üzüm üreticileriyle ilgili bazı hususlar söylendi "üzüm üreticisi bitti" dendi...
BAŞKAN - Sayın Bakanım, lütfen...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Tamam bitiriyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Soru-cevapta onlara bakalım.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Bizim sözcülerimize de aynı süreyi istiyoruz, 8 dakika oldu.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Bitiriyorum efendim, son cümlemi bitiriyorum...
BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen... Lütfen efendim, son cümlelerinizi alacağım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Sayın Başkanım, şimdi, kuru üzüm mesela...
47
BAŞKAN - Efendim, süremizi çok aştık. Soru - cevap kısmında bu konulara değinirsiniz.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - İçtüzüğün neresinde yazıyor bu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Şimdi, bunların hepsini, arkadaşlar hakları olmadığı halde, İçtüzüğü ihlal ederek, çıkıp, burada, bunları söylediler. Şimdi, benim bunlara cevap vermemem mümkün mü?!..
BAŞKAN - Efendim, o Başkanlığın takdiridir.
Teşekkür ederim Sayın Bakan.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, İçtüzüğe uyulup uyulmaması sizin takdirinizdedir, Sayın Bakanın değil.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Son sözlerimi söyleyeceğim Sayın Başkan. Şimdi, tarımla ilgili, bakın, tarımın sorunları da, tohumculuğun sorunları da, bu Hükûmetle asgari düzeye indirilecek, biz, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, çiftçinin yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Bakan.
Şahsı adına söz isteyen Van Milletvekili Sayın Maliki Ejder Arvas. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika efendim.
Buyurun.
MALİKİ EJDER ARVAS (Van) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; 662 sıra sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının İkinci Bölümünde şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, bizi şu anda iftar saatinde televizyonları başında dinleyen aziz milletimize ve çok değerli çiftçilerimize, camiasına saygı, sevgi, muhabbetlerimi iletiyorum.
Değerli arkadaşlar, ben bugün esas konuşmayı düşünmüyordum, uzun süredir de zaten konuşma yapmadım, konuşmayı da düşünmüyordum. Ama, ne yazık ki, 2005 yılında bu yasa tasarısı komisyona geldiğinde, ana muhalefet partisi üyesi arkadaşlarımızla biz bunu ittifakla geçirdik ve buraya getirdik.
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - 2004...
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Bakın, Türkiye -bilmiyorum, bazılarının gözüne mi küçük görünüyor- şu anda tarım dalında ürün olarak 3 binin üzerinde ürün üretebiliyoruz Türkiye'de. Allah aşkına, bugüne kadar bu ürünlerin hangisi kayıt altına alındı, hangisi?! Ne ekiliyor, ne biçiliyor, ürün verimi nedir? Düşüklük rekoltesinden dert yanılıyor devamlı. Ee, neden; kontrol edilmiyor ki. Bana göre, bu Tohumculuk Yasa Tasarısı bir devrim yasasıdır, devrim! Bunu, böyle kabul etmek lazım. Çünkü, sebebine gelince, bu yasayla, tohumculuk, belli başlı bir kanun çerçevesinde bir takvime bağlanıyor.
Ondan sonra, bu son zamanlarda zaten tohumculuğa bayağı bir rağbet verilmişti, tohumculuk sahası bayağı genişlemişti. Ama, ne yazık, başıboş, hangi tohum nerede ekilecek...
Ve bugün tohumların çeşitleri var; kışlık tohumlar var, yazlık tohumlar var ve soğuğa karşı mukavemetli tohumlar var. Hangi toprakta hangi tohum ekilir, bugüne kadar bununla ilgili herhangi bir tedbir alınmamıştı. Ama, bakın, bugün, bu Hükümetin -ben, burada, Hükümeti, yalnız, demiyorum- 22'nci Dönem Parlamentosunun çatısı altında, bu yasanın altında imzası olan herkesin büyük katkısı var bunda. Ben, hepsine teşekkür ediyorum huzurlarınızda.
"Tarım bitti, yok oldu gitti..." Ya, Allah aşkına, 16-17 milyon tondan 20-21 milyon tona çıkan bir buğday üretimini, bugün, eğer, bunu, bu millete gözünün içine baka baka "tarım bitti, öldü, yok oldu" diyorsanız, halk bunu iyi dinliyor sizden.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Kaçtan alıyorsunuz?
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Bakın, seçim bölgemde, 12 ilçeyi dolaştım, 12 ilçenin yanında da 100'ün üzerinde de kırsal köyü dolaştım. Ayrı ayrı toplantılar yaptım çiftçilerimizle. Basın nezdinde, birçok muhtarımız, bizim bu çalışmamızdan dolayı teşekkür plaketi bize teklif ettiler, verdiler. Bakın, birçok çiftçimizden teşekkür plaketi aldık. Ee, şu anda, kalkmışsınız...
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Beraber Ordu'ya gidelim.
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - ...bakın, kalkmışsınız...
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Sayın Bakanı da alalım, beraber Ordu'ya gidelim.
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Yani, kendi kendinize "tarım yok oldu, bitti..." Ben, huzurlarınızda, bu gibi yanlışları halka...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Yarın plaketi getir de bakalım. Yarın plaketin birini getir de bakalım.
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Yani, lütfen, lütfen, bu yanlışları halka aktarmayın; yazık, günah bu memlekete. Bu memleket hepimizin.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Beraber gidelim çiftçiye... Beraber...
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Bakın... Bakın, buğday...
TUNCAY ERCENK (Antalya) - 1 kilo buğday satıyor, 1 bardak çay içiyor adam!
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Bakın, buğday bugünlerde piyasada ne oldu?
48
TUNCAY ERCENK (Antalya) - 1 kilo buğday satıyor, 1 bardak çay içiyor!
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Kaç paraya gidiyor? 450-480 liraya kadar fırladı. Bu kimin malıdır? Çiftçinin malıdır.
Onun için, bakın, bu yasa tasarısı, bana göre bir devrimdir, devrim. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bakın, devrimdir. Ondan dolayı...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Doğru söylüyorsun da, ona karşı devrim denir, karşı devrim!
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Ondan dolayı, belli başlı bir kanun çerçevesi doğrultusunda takvime bağlanıyor ve bundan sonra, rasgele... Yani, bu, zaten bizim verim düşüktü, bunun sebebi budur. Kayıtsız, şartsız, kayıt dışı, hangi tohum nerede ekilir, bugüne kadar bunun üzerine eğilen yoktu ki. Ben, üç senedir bu Parlamento çatısı altındayım; böyle bir yasa bugüne kadar hiç komisyonlara inmedi. Bakın, senelerdir tarım sigortası hep lafta kalmıştı, bu Hükûmet döneminde geçti.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Uygulandı mı peki?!
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Toprak Koruma Kollama Kanunu bu Hükûmet döneminde geçti.
Bakın, Depoculuk Yasa Tasarısı... Vatandaş malını satamadığı gibi, mecbur gidip tefecinin kucağına düşüyordu, bugün o olay kalktı ortadan. Vatandaş getiriyor depoya döküyor, devlet kucağı açmış, bankalar... Bakın, geçmişte demiyorum arkadaşlar, zirai krediler uzun süreydi. Türkiye'de zirai araçlara 1 lira kredi daha almıyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Sayın Başkanım, toparlıyorum.
BAŞKAN - Buyurun efendim.
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Ama, Hükûmetimiz döneminde, bakın, traktör sayısına bakın, çıkan traktör sayısına bakın. 5 binden şimdi 36-37 binlere çıkmış, niye?
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Traktörün mazotu yok!
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Çiftçi para kazanmasa, çiftçi haliyle bu traktörleri niye alıyor? Ondan dolayı, biz, bildiğimiz doğrularda devam edeceğiz.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Çiftçi batacak demek ki...
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Yarın, halk bunun raporunu verecek, sizler değil.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Göreceğiz onu...
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Ben, bu vesileyle, aziz milletime sonuna kadar güveniyorum.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Hatim indirsen yine olmaz...
MALİKİ EJDER ARVAS (Devamla) - Bu mübarek günde, bu iftar saatinde beni dikkatle dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum ve bu yasanın ülkemize, çiftçimize hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinize saygılar sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Arvas.
Bölüm üzerindeki konuşmalar tamamlanmıştır.
Şimdi, soru-cevap kısmına geçiyoruz.
Bu, 15 dakikalık bir süredir.
Cihaza girmiş olan arkadaşlarımıza giriş sırasına göre söz vereceğim.
Soruların kısa ve öz sorulmasını rica ediyorum.
Sayın Işık, buyurun.
AHMET IŞIK (Konya) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Vasıtanızla, Bakanıma şu soruları yöneltmek istiyorum, ama, evvela, Nobel Edebiyat Ödülünü alan Orhan Pamuk'u tebrik ediyorum; milletimize hayırlı olsun bu arada.
Sayın Bakanım, bu tasarıyla, genetiği değiştirilmiş organizmaların Türkiye'ye ithali mümkün hale gelecek midir? Temel gen kaynağı 2006 yılında kaç ton olmuştur?
Anadolu kaç bin ton bitki türü vardır? Bunların üzerinde hak iddia edebiliyor muyuz?
Halihazırda, yalnızca bayiler denetlenmektedir. Yasa tasarısının hayata geçmesiyle denetimde genişleme var mıdır?
Son olarak, 1 milyon kişi 2005 yılında tarım sektöründen sanayi sektörüne, ara hizmetlere geçişte bulunmuştur. Bu geçişle birlikte tarım sektöründeki üretimde düşüş var mıdır?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Işık.
Sayın Bayındır, buyurun.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Önce, Sayın Bakanın verdiği bir rakamı düzelterek sorumu soracağım aynı şey içerisinde.
Sayın Bakanım, benim bölgem Kırşehir. Kırşehir'de hiçbir çiftçi buğdayını 400 liraya vermedi; 280, 290, 300 liraya verdi. Şimdi benim sorum şu: 7/6/2006 tarihinde Sayın Başbakan hububat fiyatlarını sizinle birlikte açıklarken "buğdaya 35 kuruş prim, arpaya 25 kuruş prim" demişti. Bunu
49
daha vermediniz. Çiftçiye bunu ne zaman vereceksiniz? Birazdan çıkıp ya da yanıtlar bölümünde eğer bunu yanıtlarsanız, çiftçiler bunu dört gözle bekliyor diyorum.
Bir şey daha; 2003 yılında Kırşehirimiz merkez ve ilçelerinde doğal afetler sonucu oluşan hasardan kaynaklı 1.862 çiftçi zarar gördü, tespit yapıldı; ama, ödeme, yalnızca, en zenginden başlamak üzere, 280 çiftçiye ödendi, diğerleri mağdur oldu. Yine bu yıl, dondan kaynaklı Kaman ilçemizde bir tane dahi ceviz kalmadı. Ceviz üreticisi Kaman'da perme perişan. Her yıl yaptığımız Kaman Ceviz Festivali'ni bu yıl yapamaz durumdayız. Bununla ilgili de bir çalışmanız vardı; henüz, Malatya'da olduğu gibi, inceleme devam ediyor. Sayın Bakan, elinizi vicdanınıza koyun; kürsülerde verdiğiniz rakamlarla insanın cebine para girmez.
Bu sorularıma net cevap vermenizi sizden istiyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bayındır.
Sayın Özdoğan...
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. Aracılığınızla Sayın Bakana birkaç sorum var:
Sayın Bakan, bir zamanlar Ege'nin Söke Ovası'nda uçsuz bucaksız kar yığını pamuk tarlaları görülürdü. Burada yeryüzünün en kaliteli pamuğu üretilirdi. Bu pamuğu toplamaya Egeli işçiler yetişemezdi, Güneydoğu'dan takviye işçi gelirdi. Şimdi ise, Ege'de artık pamuk tarlaları bozularak nar bahçelerine dönüşüyor. Hükûmetinizin bu alandaki destekleri kesmesiyle birlikte, pamuk tarlaları birer birer yok oluyor. Desteği kesmenizin ardındaki sebebin IMF'ye verdiğiniz taahhütlerle bir alakası var mıdır?
İkinci sorum: Geçtiğimiz sene, çok sayıda vatandaşımızın ölümüne de sebep olan kuş gribi krizi esnasında, kırsal bölgelerimizdeki veteriner hekim ağının ne kadar zayıf olduğu, bariz bir şekilde görülmüştü. Hükûmetimiz, veteriner hekim ağındaki açığı kapatmak için, geçtiğimiz seneden beri hangi önlemleri almıştır?
Son sorum: Bir zamanlar, Doğu Anadolu'nun tümünde olduğu gibi, Erzurum'un yaylaları, dağları ve ovaları, köylümüzün ve besicimizin yüzünü güldürecek şekilde, sığır ve koyun sürüleriyle doluydu. Şimdi ise, sığır sayısı tükenme noktasına geldi; koyunculuk ise, neredeyse tamamen bitti. Acaba, bunun nedeni, AK Parti Hükûmetinin ve Başbakanın köylümüze biçtiği değersizlikle birlikte, IMF politikalarının uygulanması ve Hükûmetin üstüne gitmek istemediği canlı hayvan ve et kaçakçılığı mıdır? Sizden önceki dönemde, sığır ve keçi ve koyun olarak Türkiye'nin canlı hayvan sayısı ne kadardı? Sizin döneminizde sayı kaça düşmüştür? Erzurum için bu sayılar ne kadardır?
Saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Sayın Kavuştu, buyurun.
ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum) - Sayın Başkan, aracılığınızla, Sayın Bakanımdan şu soruları soruyorum. Sayın Bakanım, öncelikle, bu yıl, TMO'nun, tarafınızdan uygulanan 15 nem oranını, çeltik üreticilerimize, talep ettiği 16 oranına çıkardığınızdan dolayı, üreticilerimiz ve bize ulaşan memnuniyetlerden ifade etmek istiyorum ve teşekkür ediyorum.
HARUN AKIN (Zonguldak) - Biz de teşekkür ediyoruz!..
ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum) - Sayın Bakanım, 2005-2006 döneminde geçerli olmak üzere alınan Bakanlar Kurulu kararıyla, çiftçi kayıt sisteminde kaydı olmayan çiftçilerimizin ürünlerini almış ve taban fiyatı zamanında açıklanmıştı; ancak, Haziran 2006'da çıkan yeni Kararname'yle, çiftçi kayıt sistemi uygulaması değiştirildi. Ecrimisil yoluyla 2/B hazine arazilerinde ekim yapan çeltik üreticilerinin çeltiklerini TMO alamıyor. Bu yüzden üreticilerimiz piyasa şartlarında korunmasız kalıyor ve düşük fiyatla tüccara satış yapmak zorunda kalıyor. Bu konuda çiftçilerimizi rahatlatacak yeni bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kavuştu.
Sayın Tandoğdu, buyurun.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Sayın Bakanım, Toprak Mahsulleri Ofisinin Karadeniz'de almış olduğu fındıkların depolamasını kiraladığınız depolarda mı muhafaza edeceksiniz, yoksa Toprak Mahsulleri Ofisinin filolarında mı değerlendireceksiniz, muhafaza edeceksiniz ve bu fındıkları satmayı düşünüyor musunuz? Satış şekliniz ihale şeklinde mi olacaktır?
İkinci sorum: Konuşmanızda, fındığa yaptığınız büyük destekten bahsettiniz; yani, altın çağını yaşadığını söylediniz. Sayın Bakanım, benim misafirim olarak, lütfen Ordu'ya gelip de, bu altın çağını yaşayan fındık köylüsünün teşekkürlerini almak isterseniz, benimle beraber, hareket tarihinizi söyleyin, benim misafirim, benim uçağımla, benim helikopterimle, benim arabamla gideceğiz. Zira, fındık ağaçlarının dibinde büyüyen, ormanda büyüyen, suni değil, tabii mantarın kilosu 10 milyon lira. 4 kilo fındık satarak 1 kilo mantar alma hakkına sahip olan bu Karadenizlilerin neresi altın çağını yaşıyor? Bunun cevabını sizden istiyorum.
Sayın Bakanım, üçüncü sorum çok net ve açık olacak. Karadeniz'de değil Türkiye'deki bütün tarım köylüsü, fındığından zeytincisine, çeltikçisinden buğdaycısına kadar bütün köylü ağlıyor
50
sızlıyor, dert yanıyor ve biz de onların dertlerini anında dinliyoruz. Sanal olarak köyleri gezdiğimizi söyleyerek değil, gerçekten gezerek öğreniyoruz. Burada iki tane doğru var; Ya siz yalan söylüyorsunuz ya biz yalan söylüyoruz. Lütfen, bu kürsüden açık ve net bir şekilde cevabını vermenizi istiyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Tandoğdu.
Soru süremizi aştık; ne yazık ki diğer arkadaşlarımıza bu imkânı veremiyorum.
Sayın Bakan, buyurun.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Işık'ın sorduğu sorulara sırayla cevap vereceğim. Bu tasarıyla, genetiği değiştirilmiş organizmaların Türkiye'ye ithali arasında bir ilişki yok, onu öncelikle belirteyim, daha önce de belirtmiştim; çünkü, bu, bununla ilgili herhangi bir hüküm vazetmiyor. Ayrıca, zaten genetiği değiştirilmiş organizmayla ilgili de, bizim bir Biyogüvenlik Yasa Tasarısı taslağımız var şu anda, onun çalışmaları yapılıyor, onun çerçevesinde bundan sonraki işlemler yapılacak.
Temel gen kaynağı, anaç tohum materyali 2006 yılında ne kadar olmuştur? Esasen, bir nebze ona kürsüde değindim. Bizim dönemimizde, bu 3.000 ton devraldığımız anaç tohum miktarı, çoğaltım materyali bir başka tabirle, 2006 yılında, içinde bulunduğumuz yılda 13.000 küsur tona çıkmıştır. Dolayısıyla, 10.000 tonun üzerinde, bizim Hükûmetimiz döneminde çoğaltım materyalinde bir artış söz konusudur.
Dünyadaki 12.000'in üzerinde bulunan endemik bitki türünün 3.000 küsuru Anadolu'da bulunmakta ve bugüne kadarki mevzuatımızda bunların kayıt altına alınma mecburiyeti olmadığı için, bugüne kadar bunların Türkiye adına tescil edilmesi veya Türkiye adına bunların kayıt altına alınması, kısacası Türkiye'ye mal edilmesi imkânı olmamıştır; ancak, bu tasarı, böyle bir imkân getirmektedir, âdeta bir zorunluluk getirmektedir bu alanda, Bu çeşitlerin kayıt altına alınmasıyla, patentleri de Türkiye'ye ait olacağından, bundan sonra bunların yurt dışına çıkarılması ve oralarda çoğaltılması mümkün olmayacaktır. Bu Tasarı'nın böyle bir faydası var.
Bunun dışında, bir de, hâli hazırda, yalnızca bayiler denetleniyor; denetim konusunda ne tür etkiler olduğuna dair bir soru var. Yeni yasayla sadece bayiler değil, tohumluk üretimi yapan, satışını yapan, dağıtımını yapan ve diğer tüm ticarî faaliyetleri yapan tüm gerçek ve tüzel kişiler denetim altına alınması söz konusudur. Bu tasarı, böyle bir imkân getiriyor.
İkinci soru sahibi Sayın Bayındır. Sayın Bayındır'ın, işte, "Kırşehir'de kimse buğdayını Toprak Mahsulleri Ofisine 400 000 liraya satmadı" dediği doğrudur. Kimse zaten satmayacak; çünkü, Toprak Mahsulleri 400 000 lira bir fiyat açıklamadı, 370-380 000 lira açıkladı; ama, ona, ilave olarak biz prim veriyoruz, primle birlikte 410 000 liraya çıkıyor. Dolayısıyla, benim söylediğim...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Ben 280 000 liraya buğday aldığını söyledim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Yok, siz o şekilde söylediniz.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - 280 000 liraya buğday aldı. Söylediğimi ben biliyorum Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - O şekilde söylediniz. 400 000 liraya kimse satılmadı.
Şimdi, o buğdayların hepsi baremle kaliteye göre alınıyor. Ben sizinle ağız yarıştırmak için konuşmuyorum burada. Soru sordunuz, ben dinledim; cevap veriyorum, siz dinleyin lütfen. Tamam mı?
Şimdi, ikinci sorusu...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Bakan, talimat verir gibi, "tamam mı" deme!
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Nezaketli olun biraz! Ben sizinle ağız şey yaptırmayayım yani.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Tamam mı filan diye...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sizi de, bakın, şeyleriniz uyarsınlar.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Bakan, sinirleriniz çok gergin sizin herhâlde. Önce bir tansiyon ölçtürün.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, yeni primlerin ne zaman ödeneceği hakkında bir çalışma yapılıyor. Önümüzdeki haftalarda bu çalışma biter ve ona göre uygulama başlar.
Bu arada, sizin daha önce belirttiğiniz bir husus daha vardı geçen hafta. Çünkü, arkadaşlar -biraz önce, kürsüde de söyledim- o kadar çok değişik konularda, konuyla ilgili olmayan o kadar çok şey dile getiriyorlar ki, yani, böyle, herkes, her şeyi -tabiri caizse- konuşuyor. Hepsine aynı anda cevap verme imkânı da olmuyor tabii. Ama, sizin söylediğiniz hususu önemli gördüğüm için söyledim. Sizin Akçakent İlçesindeki kooperatife borcu olan, tarım kredi kooperatiflerine borcu olan vatandaşlarla ilgili, bir kere, bir icra işlemi gerçekleşmiş değildir; onu öncelikle söyleyelim.
51
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Gerçekleşti, Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Gerçekleşmedi canım kardeşim.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Gerçekleşti. Sayın Bakan, kanıtlarım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bitireyim ya!
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Kanıtlarım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Kanıtlayamazsın.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Kanıtlarım, Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Kanıtlayamazsın, hiçbir şey kanıtlayamazsın; doğru değil çünkü.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Kanıtlarım.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Doğru değil.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Bakanım, siz yanlış söylüyorsunuz.
BAŞKAN - Sayın Bayındır, böyle bir usulümüz yok. Varsa getirirsiniz belgenizi. Şimdi cevap versin.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Belgem var.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Getirirsin o zaman.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Biraz sonra getireceğim. 5 dakika sonra belge burada.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Yok, getiremezsin.
Cevap veriyorum.
BAŞKAN - Sayın Bakan, siz devam edin; süremiz bitmek üzere.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - 5 dakika sonra belge burada. Sizi utandıracağım.
BAŞKAN - Sayın Bakan, siz Genel Kurula hitap edin.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Değerli milletvekilleri, şimdi, 400 civarındaki çiftçinin ödemeleri yeniden düzenlendi. Yüzde 30'u peşin, yüzde 30'u aralık ayında, kalan kısmı da 2007'de ödenmek üzere bu çiftçiler ile Tarım Kredi Kooperatifleri arasında bir uzlaşma sağlanmış ve şu anda da bu icra-haciz işlemiyle ilgili tutuklanan -işte, kendisi geçen gün bize öyle söyledi- buna dair hiçbir bilgi yok; doğru değil.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Mustafa Kaya... Elimde mahkeme kararı var; vereceğim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Doğru değil, bu bilgiler doğru değil.
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - 2 dakika sonra geliyor Sayın Bakan.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, bir şey daha söyledi; işte, bu rakamlar, söylediğiniz rakamlar vatandaşın cebine girmiyor diye. Biz, vatandaşın cebine aktarılan rakamları söylüyoruz. Sayın Özdoğan'ın pamukla ilgili olarak söylediği bir soru vardı. Öncelikle, tabii, biz, pamuk desteğini kesmedik; bilakis, pamuk desteğini çok ciddî şekilde artırdık. Örneğin, 80 küsur bin liraydı 2002 tarihinde. Pamuğa verilen prim 88 000 liraydı. Biz, bunu, geçen sene sertifikalı tohumlukta -pamuk tohumluğu kullananlar için söylüyorum- 320 000 liraya çıkardık. Şimdi, 88 000 lira olan pamuk primini 320 000 liraya çıkarmışsa, siz buna "pamuk desteğini kestiniz, pamuğa destek vermediniz" diyemezsiniz; bu, doğru değil.
Veteriner hekim sayısına gelince... Onunla ilgili bir soru soruldu. Veteriner hekim sayısı 20-25 yıldır ilk defa 2006 yılında 520 tane veteriner hekim Tarım Bakanlığına alındı, 2006 yılında ilk defa. bu, yirmi küsur senedir olmamış bir hadiseydi; ilk defa, bu kadar, ÖSYM vasıtasıyla sınava girmiş, KPSS'den puan almış arkadaşlarımız yerleştirildi.
Bir üçüncüsü şunu söyledi; işte, hayvanlarla ilgili, havyan varlığı, sığır varlığından bahsetti. Ben, sığır varlığıyla ilgili olarak şunu söyleyeyim: Bizim dönemimizde devraldığımızda, mesela büyükbaş sığır varlığı 1 860 000'di kültür ırkı hayvan, 2005 yılında bu rakam 2 355 000. Dolayısıyla, burada bir azalma değil, bir artma söz konusudur.
Kaldı ki, bir şey daha söyleyeyim: Türkiye'de 2 500 litre civarında olan ortalama süt verimi şu anda bizim işletmelerimizde ortalama 6 tona çıkmıştır. Dolayısıyla, Türkiye'de, hem süt veriminde hem et veriminde birim hayvandan elde edilen üretim miktarında ciddi bir artış var; bu da, verimlilik demektir.
BAŞKAN - Sayın Bakan, teşekkür ediyorum. Süremizi çok aştık.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, diğer sorularla ilgili olarak yazılı cevap vereceğim.
BAŞKAN - Yazılı cevap vereceksiniz.
İkinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmış olup, saat 20.00'de tekrar toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.
Kapanma Saati: 18.04
BEŞİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 20.04
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
52
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Harun TÜFEKCİ (Konya)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.
Çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutuyorum:
No: 201 Tarihi: 12.10.2006
Danışma Kurulu Önerisi
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 385 inci sırasında yer alan 1240 sıra sayılı kanun teklifinin bu kısmın 5 inci sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesinin, Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
Bülent Arınç
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Salih Kapusuz Ali Topuz Süleyman Sarıbaş
AK Parti Grubu Başkan Vekili CHP Grubu Başkan Vekili Anavatan Partisi Grubu Başkan Vekili
BAŞKAN - Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Şimdi, 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
.- Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.
Şimdi, ikinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylayacağız.
21 inci maddeyi okutuyorum:
Alt birlik yönetim kurulu
MADDE 21.-
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır; önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra aykırılıklarına göre işleme alacağım.
İlk önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 21 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Nail Kamacı M. Mesut Özakcan
Balıkesir Antalya Aydın
Osman Kaptan A. Kemal Kumkumoğlu Ahmet Yılmazkaya
Antalya İstanbul Gaziantep
Enis Tütüncü Hüseyin Ekmekcioğlu Orhan Sür
Tekirdağ Antalya Balıkesir
Alt birlik yönetim kurulu
MADDE 21. - Alt birlik yönetim kurulu iki yıllık bir dönem için, genel kurul üyeleri arasından seçilen, en az yedi asıl ve aynı sayıda yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu asıl üyeleri, ilk toplantılarında yönetim kurulunun vereceği görevleri yürütmek üzere, gizli oyla, kendi aralarından bir başkan, bir başkan yardımcısı ve bir sayman üye seçerler. Yönetim kurulunun vereceği görevler ile alt birliğin işlerini yürütmek üzere bir genel sekreter tayin edilir. Genel sekreterin nitelikleri ile görevleri, alt birlik tüzüğünde belirlenir.
Yönetim kurulu başkanı; yönetim kuruluna başkanlık ve alt birliği temsil eder. Alt birliğin mali işlerinden ve bu konu ile ilgili defter ve kayıtların tutulmasından sayman üye ile birlikte, diğer defterler ve yazışmalarla ilgili olarak da genel sekreterle birlikte sorumludur. Başkanın yokluğunda
53
kendisine başkan yardımcısı vekâlet eder. Üst üste iki dönem başkanlık yapanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler.
Yönetim kurulu ayda bir defadan az olmamak üzere başkanın çağrısı ile salt çoğunlukla toplanır. Katılanların salt çoğunluğu ile karar alınır; eşitlik halinde kararı, başkanın oyu belirler.
Yönetim kurulu toplantılarına ilişkin usul ve esaslar, alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Yönetim kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Genel kurul gündemini hazırlamak ve genel kurulu toplantıya çağırmak.
b) Alt birliğin dönem bilançosunu, faaliyet raporunu ve tahmini bütçesini hazırlayıp genel kurula sunmak.
c) Genel kurul kararlarını uygulamak.
d) Üyeler arasında iletişim ve dayanışmayı sağlamak.
e) Üyelerin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin meslekî bilgi ve görgülerinin artırılması ve geliştirilmesi için konferans, seminer, kurs, sempozyum ve benzeri eğitim işlerini düzenlemek.
f) Tohumculuk sektörünün geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak, sektörle ilgili inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak.
g) Üyeler hakkında disiplin cezasını gerektiren veya suç teşkil eden fiillerin varlığı hâlinde, disiplin kurulunu göreve çağırmak.
h) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü aynî hak tesis etmek.
ı) Genel kurulca verilecek diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 21'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Enis Tütüncü Hüseyin Ekmekcioğlu Orhan Sür
Tekirdağ Antalya Balıkesir
Osman Kaptan Ali Kemal Kumkumoğlu M. Mesut Özakcan
Antalya İstanbul Aydın
A. Kemal Deveciler Ahmet Yılmazkaya
Balıkesir Gaziantep
Alt birlik yönetim kurulu
MADDE 21. - Alt birlik yönetim kurulu bir yıllık bir dönem için, genel kurul üyeleri arasından seçilen, en az beş asıl ve aynı sayıda yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu asıl üyeleri, ilk toplantılarında yönetim kurulunun vereceği görevleri yürütmek üzere, gizli oyla, kendi aralarından bir başkan, bir başkan yardımcısı ve bir sayman üye seçerler. Yönetim kurulunun vereceği görevler ile alt birliğin işlerini yürütmek üzere bir genel sekreter tayin edilir. Genel sekreterin nitelikleri ile görevleri, alt birlik tüzüğünde belirlenir.
Yönetim kurulu başkanı; yönetim kuruluna başkanlık ve alt birliği temsil eder. Alt birliğin malî işlerinden ve bu konu ile ilgili defter ve kayıtların tutulmasından sayman üye ile birlikte, diğer defterler ve yazışmalarla ilgili olarak da genel sekreterle birlikte sorumludur. Başkanın yokluğunda kendisine başkan yardımcısı vekalet eder. Üst üste iki dönem başkanlık yapanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler.
Yönetim kurulu ayda bir defadan az olmamak üzere başkanın çağrısı ile salt çoğunlukla toplanır. Katılanların salt çoğunluğu ile karar alınır; eşitlik halinde kararı, başkanın oyu belirler.
Yönetim kurulu toplantılarına ilişkin usul ve esaslar, alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Yönetim kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Genel kurul gündemini hazırlamak ve genel kurulu toplantıya çağırmak.
b) Alt birliğin dönem bilançosunu, faaliyet raporunu ve tahmini bütçesini hazırlayıp genel kurula sunmak.
c) Genel kurul kararlarını uygulamak.
d) Üyeler arasında iletişim ve dayanışmayı sağlamak.
e) Üyelerin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin meslekî bilgi ve görgülerinin artırılması ve geliştirilmesi için konferans, seminer, kurs, sempozyum ve benzeri eğitim işlerini düzenlemek.
f) Tohumculuk sektörünün geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak, sektörle ilgili inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak.
g) Üyeler hakkında disiplin cezasını gerektiren veya suç teşkil eden fiillerin varlığı hâlinde, disiplin kurulunu göreve çağırmak.
54
h) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü aynî hak tesis etmek.
ı) Genel kurulca verilecek diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Aykırı olan önerge, son okuttuğum önergedir.
Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK ((Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Sür. (CHP sıralarından alkışlar)
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; görüşülmekte olan madde üzerinde verdiğimiz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Gönül isterdi ki Sayın Bakanımız şu anda orada olsaydı; ama, biraz önce kalktılar.
ALİM TUNÇ (Uşak) - Geliyor geliyor...
ORHAN SÜR (Devamla) - Çünkü, biraz önce verilen aradan önce, burada yaptığı konuşmalarda, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin bilgisiz olduğunu, gerçekleri burada yansıtmadığını, burada söylediklerinin yanlış olduğunu açık açık ifade etti.
Hüseyin Bayındır arkadaşımızın ısrarla sorduğu tarım kredi kooperatifi borçları nedeniyle mahkûmiyetler var sorusuna, "böyle bir belge getiremezsiniz, böyle bir olay yok" diye açık ve net bir ifade kullandı.
Keşke kendisi burada olsaydı.
Şimdi benim elimde bir belge var; bir mahkeme kararı Sayın Bakanım, neredeyse. Bir mahkeme kararı. Tarih, 15.9.2006. Hem de asil borçlu değil, kefaletten. Hem de kefaletten. Mustafa Kaya... Mustafa Kaya isimli bir vatandaşımız mahkûm oluyor. Sayın Bakanımız da diyor ki: "Hayır, böyle bir olay yok, siz bilgisizsiniz." O zaman, Sayın Bakanım, siz, inkârcı olmuyor musunuz? Bu belge varken inkârcı olmuyor musunuz siz? (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, ben, Sayın Bakanıma iftardan önceki konuşmamda bir soru yöneltmiştim. Burada, geldi, birçok konuda yanıt verdi. Yine aynı soruyu soruyorum. Kendisine afiyet olsun diyorum; biraz önce gitti, iftar yaptı geldi. O iftarın parasının kimin tarafından verildiğini sormuştum. Sayın Başbakanın "beş yıldızlı otellerde iftar yemeğine gitmeyin" diye talimatı varken, acaba, nasıl oluyor da, bakanlarımız beş yıldızlı otellerde iftar yemekleri veriyorlar diye sormuştum. Benim bu sorumdan sonra bir değişim oldu. Neydi değişim; Dedeman Otelden, yemek, Dikmen Vadi Park Restorana alındı; ama, yine bu yemek yapıldı. Şimdi, sorumu yineliyorum: Bu yemeğin parasını kim verdi; Sayın Bakanım siz cebinizden mi verdiniz, devletimizin kasasından mı çıktı; yoksa, Tohumculuk Yasasını görüşüyoruz, bir yabancı uluslararası tohumculuk şirketi falan mı bu yemeği finanse etti? Bunu burada öğrenmek istiyorum. Bunu eğer anlatırsanız, gerçekten, Türk Halkı mutlu olacak.
Yine, burada, bir arkadaşımız, bu yasadan devrim yasası diye bahsetti. Gerçekten çok büyük bir devrim yasası arkadaşlar! İkibuçuk yıl kadar önce komisyonda görüşülmüş; ama, o kadar hızlı bir devrim yasası ki, komisyondan Meclis Genel Kuruluna gelmesi ikibuçuk yıl falan almış. Çok büyük bir devrim! Yani, bu devrimden de, devrimden faydalanacak kişilerin haberi yok.
Değerli arkadaşlar, şimdi, gerçekten, AKP İktidarı bazı konularda lider. Biraz önce Sayın Bakan burada açıkladı, çiftçiye verilen borcun ne kadar büyüdüğünü... Yani, on kat fazla kredi açmışsınız; işte, çiftçi, o sayede yaşıyor, çiftçi o sayede yaşıyor değerli arkadaşlarım. Çiftçiyi, cumhuriyet tarihinin en borçlu çiftçisi haline getirdiniz. Çiftçi komada. Bizim sizden ricamız şu, buradaki mücadelemiz şu: Hiç olmazsa, oksijen çadırına alın da, önümüzdeki dönem Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, o çiftçiyi ayağa kaldıralım, öldürmeyin. (CHP sıralarından alkışlar)
AHMET YENİ (Samsun) - Rüyalara bak!.. Rüya görmeye başladınız.
ORHAN SÜR (Devamla) - Evet, siz rüyayı göreceksiniz! Siz rüyayı göreceksiniz!
AHMET YENİ (Samsun) - Rüya hayal!..
ORHAN SÜR (Devamla) - Burada, Sayın Bakan yine çeşitli örnekler veriyor, işte, tohumculukta şunu yaptık, tohumculukta bunu yaptık diye. O tam orada bunu söylerken benim telefonum çalıyor, Balıkesir'in Savaştepe İlçesinin Karapınar Köyünün muhtarı arıyor, diyor ki: "Şu Bakana söyleyin de Savaştepe'ye biraz buğday tohumu göndersin, biz tohum bulamıyoruz." Sayın Bakana, buradan, ben, onun adına iletmiş olayım.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, 1992'de Cumhuriyet Halk Partisini biz tekrar kurduğumuzda, tekrar açıldığında Cumhuriyet Halk Partisi, 1993 yılında, biz, köy kahvelerine falan bir afiş yapıştırdık. 1 kilo buğday, eşittir 1 bardak çay diye; ama, sizin iktidarınızda, artık, köylü 1 kilo buğdayla 1 bardak çay da içemiyor. Şimdi, burada, Sayın Bakan, 410 bin liradan buğday satıldığından falan bahsetti. Yani, Türkiye'nin 20 milyon tonluk hububatı içinde acaba ne kadarı 410 binden -410 bin değil de zaten, 370 bindi- satıldı, gelsin bir de bunu açıklasın burada.
Şimdi, bunlar, tabiî, bir gerçek.
55
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Önerge, önerge...
ORHAN SÜR (Devamla) - Evet, önerge, önerge...
Bakın, Sayın Bakanın verdiği yanıtların yanıtlarını veriyorum. Biz, işte, köylüye şunu yaptık, köylüye bunu yaptık. Köylü bu kadar iyi durumda, köylü bu kadar iyi durumda. Sayın Bakanım, siz iktidara geldiğinizde köylü sütü 525 000 liraya satıyordu; aradan 4 yıl geçti, 400-450 bin lira arasında süt satıyor bu köylü. Yani, köylü, bütün...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Sür, lütfen, toparlar mısınız.
ORHAN SÜR (Devamla) - Geliyorum Sayın Başkanım.
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - 470 bin oldu Burdur'da.
ORHAN SÜR (Devamla) - Evet, Burdur'da 470 bin olmuş, müjdeliyoruz. Daha sizin iktidara gelmeden önceki rakama ulaşamamışsınız demek ki. Köylünün hangi halde olduğu meydanda.
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Desteği de ekle.
ORHAN SÜR (Devamla) - Hep böyle desteklerden bahsediyorsunuz, niye kösteklerden bahsetmiyorsunuz? Niye hindicilik istasyonlarını kaldırdığınızdan bahsetmiyorsunuz? Niye devletin tohumculuk istasyonlarını kaldırdığınızdan, yandaş şirketlere peşkeş çektiğinizden bahsetmiyorsunuz? Ne oldu o güzelim araziler, ne kadar tohum üretiyorlar, gelip anlatsanıza burada. Geçtiğimiz hafta, bütün Türkiye'nin tarım il müdürlerini buraya çağırdınız, onlara sordunuz. Acaba memnun musunuz o tohumculuk işletmelerinin özel sektöre devrinden. Oralarda neler yetiştiriliyor, bunları gelip anlatsanıza burada, görelim bir. Elbet bunları anlatamazsınız; ama, masal anlatmak kolay.
Bakın, yanlış teşviklerle çiftçiyi ayağa kaldıramazsınız. Zeytinde teşvik veriyorsunuz zeytin ekilsin diye, Akdeniz Bölgesi'nin tamamına Gemlik tipi zeytin ekiliyor. Gemlik tipi zeytini zaten satamıyoruz. Yani, oradaki çiftçimiz bu zeytini yetiştirecek, ürün almaya başladığında ürün elinde kalacak. Yazık değil mi bu çiftçiye?! Bir de bunu teşvik vererek yapıyorsunuz, hektar başına teşvik veriyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, burada yasa çıkarmak sorun değil. IMF istiyor siz çıkarıyorsunuz, Avrupa Birliği istiyor siz çıkarıyorsunuz, ama, bunu uygularken neler yaptığınızı, köylüyü ne hale soktuğunuzu, elbette, köylü hepimizden iyi biliyor ve bunları hepimizden daha iyi bir şekilde size soracak. Ben inanıyorum ki, sizi iktidara getiren bu köylü, sizi iktidardan da götürecek.
MEMET ALİ SUÇİN (Batman) - Bir de önerinizi söyle!.. Öneriniz nedir?
ORHAN SÜR (Devamla) - Önerilerimizi söylüyoruz: Önerilerimiz gerçekçi davranın, köylünün yanında yer alın, köylünün yanında. Burada konuşarak değil, eylemlerinizle köylünün yanında yer alın.
AHMET YENİ (Samsun) - Öneri yok!
ORHAN SÜR (Devamla) - Yani, biraz önce örnek verdiğim, o, Sayın Başbakan'ın burada konuşup verdiği talimatları nasıl yerine getirmiyorsanız, burada geçenleri de yerine getirmiyorsunuz.
Bu ülkenin insanı için yasa çıkaralım...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sür.
ORHAN SÜR (Devamla) - Teşekkür edip ineceğim Başkanım.
BAŞKAN - Lütfen...
ORHAN SÜR (Devamla) - Sayın Başkanım çok teşekkür ediyorum.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sür.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN - 1 saniye Sayın Bakan.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... (AK Parti sıralarından "var var" sesleri) Sayın milletvekilleri, lütfen, niye heyecanlanıyorsunuz anlamadım! Önerge reddedilmiştir.
Sayın Bakan buyurun.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sataşmadan dolayı... Sayın Konuşmacı ismimden bahsederek bir sataşmada bulunmuştur.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Oylandı Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Bakan, yeni bir sataşmaya mahal vermeden buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
3 dakikalık süre veriyorum.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan oylandı geçti.
BAŞKAN - Lütfen sayın milletvekilleri...
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Başka maddeye geçtik Sayın Başkan. Başka maddeye geçtik efendim.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.
56
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, biraz önce, burada, Muhalefet Partisinin Değerli Sözcüsü konuşurken, tabii, aslında, ne Türkiye Büyük Millet Meclisinin mehabetine ne de usul ve adaba uygun olmayan bir sataşmada bulunmuştur. Öğleden önce de, yine, benim, arkadaşlarıma, milletvekili arkadaşlarıma verdiğim, vereceğim bir iftar yemeğini buranın gündemine getirmiştir. Ben, tabii, iftardan önce bu tür bir tartışmaya, doğrusu, cevap vermeyi lüzumsuz addettim. Çünkü, ne konuyla ilgilisi var ne herhangi bir şey. Ancak, görüyoruz ki, Sayın Vekil, bunu, ısrarla, tekrar dile getiriyor ve birtakım, tabii, nahoş birtakım çirkin yakıştırmalarda bulunuyor.
Türkiye Cumhuriyetinin tarım bakanı, arkadaşlarına vereceği, ikram edeceği yemeğin parasını verebilecek güçtedir. Ben de, bu akşam arkadaşlarıma verdiğim iftar yemeğini kendim ödedim, faturası buradadır. (AK Parti sıralarından alkışlar) Benim şahsi ikramımdır bu. Dolayısıyla, Bakanlığımla ilgili değildir ve o nedenle de, şahsen bunu ödedim, faturası burada. Öğrenmek isteyen de gelir, alır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin tarım bakanının, görüşülmekte olan bir kanun vesilesiyle, ilgili sektörden veya herhangi birinden yemek parası almaya ne ihtiyacı vardır ne böyle bir şeye tenezzül eder. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu, eğer, Cumhuriyet Halk Partili bir tarım bakanı olsa da bir şey değişmez, bir şey değişmez. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Bravo.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Dolayısıyla, bu kanunu, bu şekilde küçük meselelerle sulandırmaya kalkışmak, Türkiye Büyük Millet Meclisine saygısızlıktır, Türk Milletine saygısızlıktır.
MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin) - Yakışmıyor.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) -Ben, bunu, bu şekilde açıklama gereği duydum.
Yüce Heyeti saygılarla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Buyurun Sayın Sür.
ORHAN SÜR (Balıkesir) - Sayın Başkanım, ben adaba aykırı bir konuşma yapmadım. Ben, bir milletvekili olarak, denetim görevimi yapıyorum. Sayın Bakanıma saygısızlık yapmadım. Sayın Bakanım 3 tane lokanta değiştirmiştir benim konuşmamdan sonra, ondan sonra buraya fatura getiriyor. Dün akşam verilen, acaba, yemeğin faturası nerede? Onu sorarız o zaman başka bir bakana? (AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Lütfen sayın milletvekilleri...
Sayın Sür, anlaşılmıştır, sözleriniz tutanaklara da geçirilmiştir. Teşekkür ediyorum.
X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 21. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Enis Tütüncü (Tekirdağ) ve arkadaşları
Alt birlik yönetim kurulu
MADDE 21. - Alt birlik yönetim kurulu iki yıllık bir dönem için, genel kurul üyeleri arasından seçilen, en az yedi asıl ve aynı sayıda yedek üyeden oluşur. Yönetim kurulu asıl üyeleri, ilk toplantılarında yönetim kurulunun vereceği görevleri yürütmek üzere, gizli oyla, kendi aralarından bir başkan, bir başkan yardımcısı ve bir sayman üye seçerler. Yönetim kurulunun vereceği görevler ile alt birliğin işlerini yürütmek üzere bir genel sekreter tayin edilir. Genel sekreterin nitelikleri ile görevleri, alt birlik tüzüğünde belirlenir.
Yönetim kurulu başkanı; yönetim kuruluna başkanlık ve alt birliği temsil eder. Alt birliğin malî işlerinden ve bu konu ile ilgili defter ve kayıtların tutulmasından sayman üye ile birlikte, diğer defterler ve yazışmalarla ilgili olarak da genel sekreterle birlikte sorumludur. Başkanın yokluğunda kendisine başkan yardımcısı vekalet eder. Üst üste iki dönem başkanlık yapanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler.
Yönetim kurulu ayda bir defadan az olmamak üzere başkanın çağrısı ile salt çoğunlukla toplanır. Katılanların salt çoğunluğu ile karar alınır; eşitlik halinde kararı, başkanın oyu belirler.
Yönetim kurulu toplantılarına ilişkin usul ve esaslar, alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Yönetim kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
57
a) Genel kurul gündemini hazırlamak ve genel kurulu toplantıya çağırmak.
b) Alt birliğin dönem bilançosunu, faaliyet raporunu ve tahmini bütçesini hazırlayıp genel kurula sunmak.
c) Genel kurul kararlarını uygulamak,
d) Üyeler arasında iletişim ve dayanışmayı sağlamak.
e) Üyelerin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin meslekî bilgi ve görgülerinin artırılması ve geliştirilmesi için konferans, seminer, kurs, sempozyum ve benzeri eğitim işlerini düzenlemek.
f) Tohumculuk sektörünün geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak, sektörle ilgili inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak.
g) Üyeler hakkında disiplin cezasını gerektiren veya suç teşkil eden fiillerin varlığı hâlinde, disiplin kurulunu göreve çağırmak.
h) Alt birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü aynî hak tesis etmek.
ı) Genel kurulca verilecek diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
21. Maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "beş" ibaresi "yedi" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Alt birlik denetim kurulu
MADDE 22. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutup, aykırılıklarına göre işleme alacağım.
İlk önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 22. maddesinin aşağıdaki şekilde değişti-rilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Hüseyin Ekmekcioğlu Osman Kaptan Ahmet Yılmazkaya
Antalya Antalya Gaziantep
Ferit Mevlüt Aslanoğlu Muharrem Kılıç
Malatya Malatya
Alt birlik denetim kurulu
MADDE 22. - Denetim kurulu, genel kurul tarafından bir yıllık bir dönem için alt birlik üyeleri arasından seçilen, üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Denetleme kurulu yılda en az iki defa toplanır ve üyeler ilk toplantılarında kendi aralarından gizli oyla bir başkan seçerler.
Denetim kurulunun toplanma usul ve esasları alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Denetleme kurulunun görevleri şunlardır:
a) Alt birliğin tüm hesap ve işlemlerini incelemek.
b) Hesap ve işlemlerde gördüğü aksaklıkları en geç onbeş gün içinde yönetim kuruluna sunmak.
c) İki yıllık denetim sonuçlarını bir rapor hâlinde genel kurula sunmak.
d) Gerektiğinde genel kurulu olağan üstü toplantıya çağırmak.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup, işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 22. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
58
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakçan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Osman Kaptan Ahmet Yılmaz Kaya Ferit Mevlüt Aslanoğlu
Antalya Gaziantep Malatya
Alt birlik denetim kurulu
MADDE 22. - Denetim kurulu, genel kurul tarafından iki yıllık bir dönem için alt birlik üyeleri arasından seçilen, üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Denetleme kurulu yılda en az üç defa toplanır ve üye-ler ilk toplantılarında kendi aralarından gizli oyla bir başkan seçerler.
Denetim kurulunun toplanma usul ve esasları alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Denetleme kurulunun görevleri şunlardır:
a) Alt birliğin tüm hesap ve işlemlerini incelemek.
b) Hesap ve işlemlerde gördüğü aksaklıkları en geç onbeş gün içinde yönetim kuruluna sunmak.
c) İki yıllık denetim sonuçlarını bir rapor hâlinde genel kurula sunmak.
d) Gerektiğinde genel kurulu olağan üstü toplantıya çağırmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeyi katılıyor mu?..
TARIM ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Sayın Deveciler konuşacak mısınız?
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, ben konuşacağım efendim.
BAŞKAN - Malatya Milletvekili Sayın Muharrem Kılıç.
Buyurun Sayın Kılıç.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Tohum-culuk Kanununun 22 nci maddesiyle ilgili olarak vermiş olduğum önergeyle ilgili olarak söz almış bulun-maktayım. Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Tohumculuk Yasası, tohumculuk sektörünün, tohumların veriminin, kalitesinin yükseltilmesini amaçlayan bir kanun. Muhakkak ki, iyi niyetle hazırlanmış bir yasa. Ancak, burada, bu ya-sada, korunan yarar, acaba çiftçilerin mi, yoksa tohum tüccarlarının mı, tohumculuk sektöründe faaliyet gören şirketler mi? Bunu anlamak istiyoruz.
Yalnız değerli arkadaşlar, tohumculuk sektörünü düzeltiyoruz da, Yalnız, çiftçinin hali ne du-rumda, onu öğrenmek istiyoruz. Çünkü, çiftçi şu anda hangi ürünü ekse zarar ediyor. Çiftçi, kaderine terk edilmiş durumda; çünkü, üretim girdileri, maalesef, yok yüksek olduğu için, çiftçi yeteri kadar ürettiğinden randıman elde edemiyor.
AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Mazot düşüyor... Mazot düşüyor...
MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, mazot düşmüyor, mazot sürekli yükseliyor.
AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Düşüyor, düşüyor!..
MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Yalnız, ben Malatya milletvekiliyim. Malatya'da çiftçinin durumunu da çok iyi biliyorum; çünkü, Malatya'daki köylerimizi sürekli geziyoruz. Özellikle AKP iktidarı döneminde, emin olunuz, çiftçilerimiz hiç bu kadar kötü durumda olmamıştı. Çünkü, tohumculuğu ne kadar düzeltirse düzeltelim, Malatya'da şu anda tütün ekimi yok, tütün ekilmiyor Malatya'da; pancar ekimi kotadan dolayı durma noktasında.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Kayısı...
MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Zaten, kayısıyı da şu anda Malatya'da... Malatya'da kayısıyı, maalesef, iktidarınız döneminde kayısıyı, değerli arkadaşlar, öldürdünüz. Çünkü, 2006 yılında ilkbaharda meydana gelen don olayında, maalesef, Malatyalı çiftçinin kayısısı yok. Bununla ilgili olarak da, ne yazık ki, Hükûmetten hiçbir yetkili gelip, Malatyalının bu kayısı sorununa sahip çıkmadılar. 12 Temmuzda Sayın Başbakan Malatya'ya geldi. Malatya'ya geldiğinde, Malatyalılar heveslendiler, sevindiler, dediler ki: "Sayın Başbakan Malatya'ya geliyor, acaba, bizim sorunumuza çözüm üretecek mi?" Sayın Başbakan da, Malatyalıların beklentisini gördüğü için... Sanırım, gerekli dokümanlar kendisine iletildi; donla ilgili olarak 35 trilyon liralık bir zarar söz konusuydu.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Müjde... Müjde...
MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Sayın Başbakan da, müjde verdi Malatyalıya. Gazeteler çarşaf çarşaf yazdılar "Başbakandan müjde" diye. Ancak, 12 Temmuzdan sonra iki ay içinde ödeneceği bildirilen o yardımlar, henüz yapılmadı.
Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakan sizin Genel Başkanınız; ancak, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, bizim de Başbakanımız. Biz, Sayın Başbakanın yanlış beyanatta bulunmasını kabul etmek istemiyoruz. Sayın Başbakan, âdeta, Malatyalıları kandırdı. Çünkü, o zamanki beyanatında, bu paraları
59
iki ay içerisinde ödeyeceğini belirtmişti. Ancak, aradan iki aydan çok fazla zaman geçti, henüz ortada ödeme yok. Hem de Sayın Başbakandan sonra "biz bu ödemeyi 2090 sayılı Kanuna göre yapacağız" dediler. Ancak, Başbakan bundan bahsetmemişti. Sayın Başbakan, ne çiftçinin traktöründen ne çiftçinin ineğinden ne çiftçinin başka gelirinden bahsetmişti. Ancak, şu anda yapılan tespitlerde, çiftçinin diğer mal varlıkları araştırılıyor, onlarla ilgili olarak "tüm mal varlığının yüzde 40'ını kaybetmiş olursa, o zaman yardım yapacağız" diyorlar. Bununla ilgili ilçeleri gezdik; ilk yapılan tespitlerde, zararı yüzde 100'e yakın olan çitçiler bile, şu anda yapılan tespitlerde yüzde 20, yüzde 30'lara düştü, büyük çoğunluğu bu zararlarını alamıyorlar değerli arkadaşlar. Şu anda, bizim elimizde, ilçelerimizdeki çiftçilerimizden gelen belgeler var. İlk yapılan tespitlerde yüzde 80 zarar var, yüzde 90 zarar var. Şu anki yapılan tespitlerde de, maalesef, bu zararlar yüzde 40'lara...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Kılıç, lütfen toparlar mısınız.
Buyurun.
MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu durumlara karşı, ilçelerimizde muhtarlarımızdan, çiftçilerimizden çok büyük tepkiler var. Bu tepkileri yatıştırmak üzere, İktidar Partisinin bazı milletvekilleri ilçeleri gezdiler, bu sorunları çözeceklerini belirttiler. Kuluncak İlçemize gittim; ilçedeki çiftçiler "Sayın Vekilim, iktidardan milletvekili geldi 'sorunu çözeceğiz' dedi, köyden 20 kişi bu zarardan etkilendi diye rapor tutulmuşsa, bu, şu anda 10'a düştü. Yani, iktidar milletvekili geldikten sonra, sorunlar iyice arttı" diyorlar. Bu şu demektir: Çiftçilerimiz, kendi haline terk edilmiş durumda.
Değerli arkadaşlar, Malatyalılar, vefalı insanlardır; iyiliği de bilirler, kötülüğü de bilirler. Seçim yaklaşıyor; bu seçimlerin sonucunda da, Malatyalılar gereken dersi mutlaka İktidara vereceklerdir.
Bu duygularla Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kılıç.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 22. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Alt birlik denetim kurulu
MADDE 22. - Denetim kurulu, genel kurul tarafından bir yıllık bir dönem için alt birlik üyeleri arasından seçilen, üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Denetleme kurulu yılda en az iki defa toplanır ve üyeler ilk toplantılarında kendi aralarından gizli oyla bir başkan seçerler.
Denetim kurulunun toplanma usul ve esasları alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Denetleme kurulunun görevleri şunlardır:
a) Alt birliğin tüm hesap ve işlemlerini incelemek.
b) Hesap ve işlemlerde gördüğü aksaklıkları en geç onbeş gün içinde yönetim kuruluna sunmak.
c) İki yıllık denetim sonuçlarını bir rapor hâlinde genel kurula sunmak.
d) Gerektiğinde genel kurulu olağan üstü toplantıya çağırmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN- Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
22. Maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "iki yıllık" ibaresi "bir yıllık" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Komisyon Başkanının bir düzeltme talebi vardır.
Buyurun Sayın Başkan.
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
22'nci maddede geçen "denetleme kurulu" ifadelerinin madde başlığıyla uyumlu hale getirilebilmesi için "denetim kurulu" olarak değiştirilmesini teklif ediyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Not alınmıştır Sayın Başkan.
60
Düzeltmeyle birlikte maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Alt birlik disiplin kurulu
MADDE 23. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır.
Önergeleri önce geliş sıralarına göre okutup aykırılıklarına göre işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 23. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Hüseyin Ekmekcioğlu Ali Kemal Deveciler M.Mesut Özakcan
Antalya Balıkesir Aydın
Osman Kaptan Enis Tütüncü A.Kemal Kumkumoğlu
Antalya Tekirdağ İstanbul
Ahmet Yılmazkaya
Gaziantep
Alt birlik disiplin kurulu
Madde 23.- Disiplin kurulu, genel kurulca iki yıllık bir dönem için alt birlik üyeleri arasından seçilen beş asil ve beş yedek üyeden oluşur. Disiplin kurulu, yönetim kurulunun çağrısıyla toplanır. Disiplin kurulu üyeleri ilk toplantılarında gizli oyla kendi aralarından bir başkan ve bir de raportör seçerler.
Toplanma ve disiplinle ilgili usul ve esaslar alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Disiplin kurulunun görevleri şunlardır:
a) Yönetim kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine, inceleme yaparak disiplinle ilgili kararları uygulamak ve cezaları vermek.
b) Yönetim kurulunun vereceği diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 23. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler M.Mesut Özakcan A.Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın İstanbul
Ahmet Yılmazkaya Osman Kaptan Hüseyin Ekmekcioğlu Gaziantep Antalya Antalya
Enis Tütüncü
Tekirdağ
Alt birlik disiplin kurulu
Madde 23.- Disiplin kurulu, genel kurulca bir yıllık bir dönem için alt birlik üyeleri arasından seçilen üç asil ve üç yedek üyeden oluşur. Disiplin kurulu, yönetim kurulunun çağrısıyla toplanır. Disiplin kurulu üyeleri ilk toplantılarında gizli oyla kendi aralarından bir başkan ve bir de raportör seçerler.
Toplanma ve disiplinle ilgili usul ve esaslar alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Disiplin kurulunun görevleri şunlardır:
a) Yönetim kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine, inceleme yaparak disiplinle ilgili kararları uygulamak ve cezaları vermek.
b) Yönetim kurulunun vereceği diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Önerge üzerinde, Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Ekmekcioğlu.
HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, Türk tarımını çok yakından ilgilendiren bir Yasa Tasarısını görüşüyoruz. Bu Tasarı, aynı zamanda, Hükûmetin tarım politikasına bakışının en açık göstergesidir. Tarım ve tarımla ilgili tüm mekanizmaları uluslararası tekellere terk eden AKP Hükûmeti, bu Yasa Tasarısı'yla, üreticinin en önemli girdisi olan tohum alanını da, tamamen uluslararası tekellere bırakmaktadır. Tasarı, tohumculuk şirketlerinin temsilcilerinden oluşan Türkiye Tohumcular Birliğinin kurulmasını öngörürken, bu alandaki tüm yetkiler, tohum dağıtılan şirketlere bırakılacaktır. Tasarı'da, kamu bu işi yapamamıştır, eğer özel sektöre biz bu işi tamamen devredersek Türkiye'de tohumculuk konusunun önünü açmış
61
oluruz mantığı yatmaktadır; bu, çok yanlış bir mantıktır. Burada AKP Hükûmetinin amacı yerli üretimi teşvik etmek değil, tohum ithalatına dayalı bir sistem kurmaktır. Sadece tohumda değil, her türlü ürünü ithal eden bir anlayışın ekonomimizi getirdiği nokta ortadadır. Tarımda büyüme ve üretici gelirlerinin artırılmasını engelleyen en önemli sebeplerden birisi girdi fiyatlarındaki artışlardır. Son beş yılda, üretimde kullanılan girdilerin fiyatları anormal bir şekilde artmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 yılında, Toprak Mahsulleri Ofisi alış fiyatı 375 bin lira olan buğday, piyasada, yaklaşık 320 bin liraya alıcı bulmaktadır. Aynı şekilde, mısır 350, arpa 250 bin liradan zor alıcı bulabiliyor. Hububat üreticilerinin sıkıntıda olduğu önemli iki nokta var. Bunlardan biri, AKP hükûmete geldiğinde bu fiyatlar aşağı yukarı aynıydı; üzerinden dört yıl geçti, bu dönemde, mazot, gübre, ilaç, işçilik yüzde 100 artış gösterdi. Ülkemizde, halkın satın alma gücü gün geçtikçe düşüyor; ama, hububat satış fiyatı yerinde saymaya devam ediyor.
Sıkıntılardan ikincisi, bu ürünlere 2006 senesinde Bakanlık tarafından verilecek primlerle ilgili kararname hâlâ çıkarılmadı. Çiftçi bekliyor, ürünlerini kaç liradan satacağını bilmiyor. Durumu böyle olunca, çiftçi, tüccarın insafına bırakılıyor. Sadece bu ürünleri ekerek geçimini sağlayanlar var ülkemizde. Bunlar evlerine nasıl ekmek götürecekler? Türk çiftçisi, cumhuriyetin hiçbir döneminde AKP Hükûmeti döneminde olduğu kadar perişan olmamıştır ve zor günler geçirmemiştir.
Bunlara ek olarak, 2003 yılında 89 bin liraya alıcı bulunan pancar, bu yıl 80 bin liraya üreticinin elinden çıkarılmaktadır. Çiftçiler, ellerindeki pancarı devlete zararına satmaktadırlar. Aynı şekilde ayçiçeği 2006 yılında, geçen yılki fiyattan alıcı bulabilmektedir. Üç yıl önce 3 milyon 500 bin liradan alınan anason, şu anda 1 milyon 750 bin liraya alıcı bulabilmektedir. Ne yapsın tarımla uğraşan çiftçiler, köylüler! Adında "tarım" ve "köy" geçen bir Bakanlık olarak bu insanları hiç mi düşünmüyorsunuz Sayın Bakan? Bu insanlara hiçbir şey ekmeyin mi demek istiyorsunuz? Sizin Bakanlık olarak üretimi teşvik etmeniz gerekmez mi?
Bunlar böyleyken elmanın durumu içler acısıdır. Geçen yıl 200-250 bin liradan zararına elden çıkarılabilen elmanın bu seneki akıbeti de merakla beklenmektedir.
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Hepsi satıldı elmanın...
HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla) - Geçen yıl, yine bu ürünlerde, Mecliste yapmış olduğum konuşmada Hükûmeti uyarmıştım. Uyarımı bu yıl da tekrarlıyorum: İhracatın önündeki engelleri bir an önce kaldırın, ihracat primlerini artırın. Aksi halde, geçen yıldan daha da kötü bir dönem yaşanabilir. Lütfen, bu uyarılarımıza kulak veriniz ve gereğini yapınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Ekmekcioğlu, lütfen toparlar mısınız.
HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan, toparlıyorum.
Değerli milletvekilleri, tarımı kökünden yok etmeye çalışıyorsunuz. Şu günlerde tarımsal ürünlerin çoğu ithal ediliyor: Muz, elma, pamuk, buğday, tütün, pirinç. Örnekleri daha çoğaltabiliriz. Bu ülkenin tarım ülkesi olduğunu unutuyorsunuz. Lütfen, kendinize geliniz. Tarımı yok ederek ülkemizin kalkınmasının olanaksız olduğu herkes tarafından bilinmelidir. Sanayii yeteri kadar geliştirmeden tarımı küçültmeye çalışırsanız, bu ülkeyi büyük sıkıntılara sokarsınız. Şu anda yaşanan gerçekler de, bunun en iyi göstergesidir. Üreticiyi, çiftçiyi, köylüyü yok sayan AKP İktidarına, hiç şüphe yok ki halk yanıtı önümüzdeki seçimlerde verecektir. Bu halkı perişan edenler, her zaman perişan olmuşlardır.
Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, üreticinin, çiftçinin, köylünün yanında olacağız. Üretenleri destekleyeceğiz. Biz, ülkemizde yaşayan belli bir kesimin değil, tüm ülkenin hükûmeti olacağız. Üreticimizi ezdirmeyeceğiz, halkımızı soydurmayacağız, vatanı da böldürmeyeceğiz.
AHMET YENİ (Samsun) - Seçim meydanı mı burası!
HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla) - Önergemize olumlu oy vereceğinizi düşünür, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından alkışlar [!])
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ekmekcioğlu.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 23. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Alt birlik disiplin kurulu
Madde 23.- Disiplin kurulu, genel kurulca iki yıllık bir dönem için alt birlik üyeleri arasından seçilen beş asil ve beş yedek üyeden oluşur. Disiplin kurulu, yönetim kurulunun çağrısıyla toplanır. Disiplin kurulu üyeleri ilk toplantılarında gizli oyla kendi aralarından bir başkan ve bir de raportör seçerler.
Toplanma ve disiplinle ilgili usul ve esaslar alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
Disiplin kurulunun görevleri şunlardır:
62
a) Yönetim kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine, inceleme yaparak disiplinle ilgili kararları uygulamak ve cezaları vermek.
b) Yönetim kurulunun vereceği diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
23. maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "üç asil ve üç yedek" ibaresi "beş asil ve beş yedek" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Alt birlik gelir ve giderleri
MADDE 24. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır; önergeleri önce geliş sırasına göre okutup aykırılıklarına göre işleme alacağım.
İlk önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 24. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın Antalya
Osman Kaptan Hüseyin Ekmekcioğlu Ahmet Yılmazkaya
Antalya Antalya Gaziantep
Kemal Sağ Yakup Kepenek
Adana Ankara
Alt Birlik gelir ve giderleri
Madde 24.- Alt birliklerin gelirleri şunlardır:
a) Giriş aidatı ve yıllık aidat.
b) Üyelerin tohumculukla ilgili ürün, mal ve hizmet satışlarından binde üç oranında kesilecek komisyon.
c) Yatırım, ortaklık ve işletme gelirleri ile laboratuvar ve benzeri tesis gelirleri.
d) Fuar, organizasyon, reklam, tanıtım ve yayıncılık gelirleri.
e) İsim hakkı, logo, tohumluk etiketi, sözleşme ücretleri, hakemlik, arabuluculuk, danışmanlık, eğitim ve toplantı gelirleri.
f) Taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen her türlü gelirler.
g) Alt birlik yetkisinde bulunan işlemlerle ilgili izin, yetki belgesi ve tasdik ücretleri.
h) Faaliyet konuları ile ilgili diğer gelirler.
Alt birliğin giderleri, bu Kanun kapsamında verilen görevler ile kuruluş amaçları çerçevesinde yürütülen görevlerin ifasına yönelik faaliyetlerle ilgili giderlerdir.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup, işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 24. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan A. Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Aydın Antalya
Osman Kaptan Hüseyin Ekmekcioğlu Ahmet Yılmazkaya
Antalya Antalya Gaziantep
Yakup Kepenek
Ankara
Alt Birlik gelir ve giderleri
Madde 24.- Alt birliklerin gelirleri şunlardır:
a) Giriş aidatı ve yıllık aidat.
b) Üyelerin tohumculukla ilgili ürün, mal ve hizmet satışlarından binde dört oranında kesilecek komisyon.
c) Yatırım, ortaklık ve işletme gelirleri ile laboratuvar ve benzeri tesis gelirleri.
d) Fuar, organizasyon, reklam, tanıtım ve yayıncılık gelirleri.
63
e) İsim hakkı, logo, tohumluk etiketi, sözleşme ücretleri, hakemlik, arabuluculuk, danışmanlık, eğitim ve toplantı gelirleri.
f) Taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen gelirler.
g) Alt birlik yetkisinde bulunan işlemlerle ilgili izin, yetki belgesi ve tasdik ücretleri.
h) Faaliyet konuları ile ilgili diğer gelirler.
Alt birliğin giderleri, bu Kanun kapsamında verilen görevler ile kuruluş amaçları çerçevesinde yürütülen görevlerin ifasına yönelik faaliyetlerle ilgili giderlerdir.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Önerge üzerinde, Ankara Milletvekili Yakup Kepenek söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Kepenek.
YAKUP KEPENEK (Ankara) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan tasarının 24 üncü maddesi üzerine verdiğimiz değişiklik önergesi konusunda görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, şimdiye kadar yaptığımız görüşmelerde tarımın değişik konularına mikro diyebileceğimiz ürün düzeyinde ve bölge düzeyinde değinildi, birçok konu tartışıldı, vurgulandı. Ben, burada, tarımın genel bütünlüğüyle bir değerlendirmesini, bir çerçevesini tarihsel gelişimi içinde irdeleyeceğim ve kimi görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.
Değerli arkadaşlar, İkinci Dünya Savaşından hemen sonra dünyada gelişmiş, az gelişmiş ayırımı yapıldığında Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere bir görev verildi, denildi ki; Türkiye gibi ülkeler tarımda uzmanlaşsın, ağır sanayi işini, sanayi işini gelişmiş ülkelere bıraksın. Bu yolda, Türkiye tarımı 80'li yıllara kadar geldi; ama, 80'den sonra dünyadaki yapının, küreselleşmenin de katkısıyla değişmesi üzerine, gelişmiş ekonomilerin tutumu değişti. Demeye başladılar ki, tarımı da biz yaparız, siz yapamazsınız. Bu durum Türkiye'de şunu getirdi: Türkiye tüketicisi peynirden süte kadar pek çok konuda, pek çok alanda yabancı kaynaklı ürünü tüketir duruma geldi. Hiçbir gelişmiş ülkenin yapmadığı ölçekte ve ölçüde Türkiye tarımı dışarıya açıldı; denetimsiz açıldı, verimsiz açıldı. bir taraftan pahalı ve lüks gıda tüketimi, bir taraftan Türkiye toplumu kaçak tarım ürünleriyle dolduruldu. Diğer maddeler de var; ama, tarımda kaçak, ülke tarımını daha önemli bir biçimde kötüye götürdü, vurgun yedirdi, izin verirseniz.
Değerli arkadaşlar, tohumculuk, esas olarak, ileri teknoloji işidir. Türkiye'nin tarımsal araştırma ve geliştirme birimleri Hükümetiniz işbaşına geldiği zaman, 85 dolayındaydı; 88'di yanılmıyorsam. Şimdi ben -Sayın Bakan kendileri yok ama- Tarım Bakanından soruyorum: Bu yönetim döneminde; AK Parti İktidarında, kaç adet tarımsal araştırma, geliştirme birimi kapatıldı; bunların kaç tanesi tohum üretimiyle ilgiliydi ve kaç tanesi şu anda faaliyettedir? Korkarım -TELETAŞ'a 80'li yıllarda yaptığımız gibi- Türkiye, bu alanda da kendi elindeki, devletin elindeki üretim birimlerini kapatarak, o alanda yapabileceğini de yapamaz duruma gelecek ve pahalı teknolojiyi, yine, yabancılardan çok fazla bedel ödeyerek almak durumunda kalacaktır. Bu, kötüye kullanımın bir örneğidir.
Değerli arkadaşlar, bir başka kötüye kullanım, Türkiye'de tarım arazilerinin durumudur. Türkiye'deki tarım arazileri çok büyük ölçüde sanayiin, inşaatın, konutun, rantın alanı haline gelmiştir. Bu uygulamada çoğu kez mahkeme kararlarına uyulmamakta, yargı kararları yerine getirilmemektedir. Bunun çok somut bir örneği var, izninizle bunu burada belirteyim: Bursa'daki ünlü Kargil Firmasının işgal ettiği tarımsal alan 212 dönümdür ve 1998'den bu yana 8 yıldır bu alan üzerinde çok değişik mahkeme kararları, iptalleri, yürütmeyi durdurma kararları bir türlü uygulanamamaktadır. Şimdi, burada sorulması gereken bir soru var: Sayın Başbakanımızın son Washington gezisinde, Kargil Firmasının Bursa'daki durumunun ele alınması Amerika Başkanı Bush tarafından istendi mi? İstendiyse, ne yapıldı? Bunu bilmek durumundadır bu Meclis. Neden bilmek durumundadır; çünkü, bu, bir örnek. Kargil olur, margil olur, başkaları olur; ama, Türkiye'de tarım topraklarının kullanımında ve ileri teknolojiye dayalı üretimde yabancıların hukuk tanımaz, mahkeme kararlarının uygulanmasını engelleyen ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Sayın Başkan, bitiriyorum izninizle.
BAŞKAN - Sayın Kepenek, buyurun.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Bir cümle de önergeyle ilgili konuş.
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Sabredin.
...bir biçimde siyasiler tarafından korunan bir durumda olması ülke tarımı açısından çok kaygı vericidir, çok sakıncalıdır, çok tehlikelidir.
64
Değerli arkadaşlar, ülke tarımının önemli bir yarası daha var, yarası çok da, büyük bir yarası daha var. Burada dile getirmeye çalıştım, ülke tarımının önemli bir bölümü, izin verirseniz söyleyeyim, yüzde 88,2'si...
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Önergeyle ilgisi ne?
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Susar mısınız.
...kayıt dışıdır. Şimdi, tarımdaki ücretlilerin yüzde 51'i, yevmiyelilerin yüzde 98'i kayıt dışıdır; daha da önemlisi, tarımda 3 milyonun üzerinde ücretsiz aile işçisi vardır. Bu kürsüden birkaç kez dile getirdim: Çağımızda ücretsiz aile işçisi demek çağdaş köle demektir. Bu, ekonomik bağımlılığın, bu, bireyin özgürleşememesinin, bu, demokrasinin işlememesinin en önemli ögelerinden, nedenlerinden biridir. O yapıyı gözardı ederek, onu bir tarafa bırakarak Türkiye tarımını düzeltmeye kalkmak çok da uygun olmayacaktır.
Son bir nokta daha var. Hükûmetiniz, kanımca, doğru ve olumlu bir tavır aldı ve Et ve Balık Kurumunu -hani satılan, özelleştirilen, atılan Et ve Balık Kurumunu- yeniden canlandırmaya karar verdi. Bu, sağlıklı bir dönüşümdür. Umarım, diğer cumhuriyetin kurduğu tarımı korumaya, güçlendirmeye yönelik geçmiş iktidarların katkı yaptığı bu büyük kurumlar yeniden canlandırılır ve Türkiye tarımı güçlü kurumsal yapısına kavuşur.
Bu dileklerle hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kepenek.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 24'üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları
Alt Birlik gelir ve giderleri
Madde 24.- Alt birliklerin gelirleri şunlardır:
a) Giriş aidatı ve yıllık aidat.
b) Üyelerin tohumculukla ilgili ürün, mal ve hizmet satışlarından binde üç oranında kesilecek komisyon.
c) Yatırım, ortaklık ve işletme gelirleri ile laboratuvar ve benzeri tesis gelirleri.
d) Fuar, organizasyon, reklam, tanıtım ve yayıncılık gelirleri.
e) İsim hakkı, logo, tohumluk etiketi, sözleşme ücretleri, hakemlik, arabuluculuk, danışmanlık, eğitim ve toplantı gelirleri.
f) Taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen her türlü gelirler.
g) Alt birlik yetkisinde bulunan işlemlerle ilgili izin, yetki belgesi ve tasdik ücretleri.
h) Faaliyet konuları ile ilgili diğer gelirler.
Alt birliğin giderleri, bu Kanun kapsamında verilen görevler ile kuruluş amaçları çerçevesinde yürütülen görevlerin ifasına yönelik faaliyetlerle ilgili giderlerdir.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum.
Gerekçe:
24'üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan, ilk cümlesinde yer alan "taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen gelirler" ibaresi "taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen her türlü gelirler" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Fesih
MADDE 25. -
BAŞKAN - Madde üzerinde iki adet önerge vardır; önergelerin önce geliş sıralarına göre okutup, aykırılıklarına göre işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 25'inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Ahmet Yılmazkaya M. Mesut Özakcan
Balıkesir Gaziantep Aydın
Osman Kaptan Nail Kamacı Hüseyin Ekmekcioğlu
65
Antalya Antalya Antalya
Kemal Sağ Enis Tütüncü A. Kemal Kumkumoğlu
Adana Tekirdağ İstanbul
Fesih
MADDE 25. - Alt birlik genel kurulu, genel kurula katılma hakkına sahip tüm üyelerin dörtte iki çoğunluğu ile fesih kararı alabilir. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamaması hâlinde ikinci toplantıda yönetim, denetim ve disiplin kurulu üye sayısının iki katından az olmamak üzere katılan üyelerle toplantı yapılabilir. Bu durumda fesih kararı, toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğuyla alınır. Fesihle ilgili usul ve esaslar alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Ahmet Yılmazkaya M. Mesut Özakcan
Balıkesir Gaziantep Aydın
Osman Kaptan Nail Kamacı Hüseyin Ekmekcioğlu
Antalya Antalya Antalya
Kemal Sağ Enis Tütüncü A. Kemal Kumkumoğlu
Adana Tekirdağ İstanbul
Fesih
MADDE 25. - Alt birlik genel kurulu, genel kurula katılma hakkına sahip tüm üyelerin üçte iki çoğunluğu ile fesih kararı alabilir. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamaması hâlinde ikinci toplantıda yönetim, denetim ve disiplin kurulu üye sayısının üç katından az olmamak üzere katılan üyelerle toplantı yapılabilir. Bu durumda fesih kararı, toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğuyla alınır. Fesihle ilgili usul ve esaslar alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
Nail Kamacı, Antalya Milletvekili, söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Kamacı.
NAİL KAMACI (Antalya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Tasarının 25 inci maddesindeki öneri hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, öncelikle birkaç konuyu bir düzeltmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Meclis Başkanı dahil olmak üzere, Bakanımız ve Komisyon Başkanı arkadaşlarımız, Komisyonda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin tümüne, o Komisyonda bulundukları dönem içerisinde itiraz etmediklerinden dolayı burada konuşma hakkı yok diye söylediler. Belki İç Tüzük'te öyledir. Ama, şunu söyleyeyim, ikibuçuk yıl önce bu kürsülerde tartışılması gereken bir Tasarı, ikibuçuk yıl orada bekletiliyor ve ikibuçuk yıl sonra bu Meclis kürsüsüne gelebiliyor. Bunda bir yanlışlık olsa gerek değerli arkadaşlar. Eğer, Avrupa Birliği, bu süreçte bizden bu yasayı istememiş olsaydı, bu Tasarı diğer tasarılar gibi kadük olacaktı, gelecek döneme aktarılacaktı. Üstelik, her Meclis dönemi dört yılla sınırlıdır. Dört yılla sınırlı olmuş olsaydı, bugün bu tasarı kadük olmuş olacaktı değerli arkadaşlar.
AHMET YENİ (Samsun) - Beş yıla alışacaksınız, beş yıla.
NAİL KAMACI (Devamla) - Eğer öyle bir önemli tasarıysa Sayın Ahmet Yeni, o tasarı daha önce buraya gelir ve konuşulurdu.
Artı, bunun yanında, değerli arkadaşlar, komisyon üyesi arkadaşlarımızın konuşma hakkı yok diyorsunuz. Ben size söyleyeyim: Sayın Bakan o dönemde komisyon üyesiydi, bugün değişiklik üzerinde bir değişiklik için önerge verdi. Sayın Bakan bu önergeyi veriyor, Sayın Komisyon Başkanı da olur diyor. O nasıl diyor o dönemlerde, evet veya hayır diyen Komisyon Başkanı veya Sayın Bakan... Değerli arkadaşlarım, herkesin bu konuda hakkı vardır, önerge üzerinde de hakkı vardır, tasarının maddeler üzerinde de hakkı vardır. O yüzden, böyle bir olay olması düşünülemez.
İkinci konu: Sayın Bakan bilerek veya bilmeyerek kamuoyunu tamamen yanıltmıştır değerli arkadaşlar. Burada, Sayın Osman Özcan, Antalya Milletvekili, tohumluklar üzerinde alınan yüzde 8 KDV'nin yüzde 1'e düşürülmesini istemiştir ve bunu istemiştir, yerine oturmuştur. Daha sonra, Sayın Bakan kalkmıştır, kürsüde, bu madde üzerinde sayın milletvekillerimize, bilmediklerini, bu konuyu bilmediklerinden dolayı kamuoyuna yanlış aksettirdiklerini söylemiştir. İşte, buradan Türk Halkına söylüyorum: Yem bitkileri, yonca, fiğ, vesaire, arpa, buğdayda, evet, yüzde 8'den yüzde 1'e inmiştir; doğru. Sebzelerin tamamı, sadece taze fasulye haricinde, hepsi yüzde 8'de durmaktadır. O yüzden, Sayın Bakanın söylediklerinin gerçekle alakası yoktur değerli arkadaşlar. Bizim görevimiz, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin bakanlarının görevi, Türk Halkını, Türk Milletini yanıltmamaktır ve
66
onlara inanmaktır. O yüzden, Bakanı kınıyorum buradan, kınıyorum, kınıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, aynı şekilde bir şey daha söyleyeyim: Sayın Bakan, TİGEM arazilerinin yüzde 3'ünün, kiralama karşılığında verildiğini söylüyor. Değerli arkadaşlar, kaç yıllığına verilmiş; otuz yıllığına. Ben size söyleyeyim: 1983'ten sonra, bu ülkede, kiralama yapılan hiçbir arazi devlete döndü mü değerli arkadaşlar; Dönmedi, bunun da dönmesi beklenmiyor, daha bundan sonra, yeni arazilerin kiralanması olabilir değerli arkadaşlar.
Bunun yanında, bu kürsülerde, iktidar partisi milletvekilleri, sanki Türkiye'nin başka bir yerinde yaşıyorlarmış gibi veya Avrupa'da yaşıyorlarmış gibi, Türk çiftçisinin altın dönemini yaşadığını söylüyor değerli arkadaşlar.
AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Doğru.
NAİL KAMACI (Devamla) - O sizin görüşünüz olabilir, ona saygı duyuyorum; ama, Türk Milletini kandıramazsınız değerli arkadaşlar. Türk Milleti, yaşadığı zorlukları, yaşadığı sorunları biliyor değerli arkadaşlar. O yüzden, burada, Bakanlarınızla, Hükûmet Başkanınızla, Recep Tayyip Erdoğan'la, Sayın Başbakanla, insanları yanıltamazsınız değerli arkadaşlar.
Öncelikle söyleyeyim...
AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Sen gezmedin mi, ben gezdim.
NAİL KAMACI (Devamla) - Ben tarih söylüyorum, tarih. Otur orada! Yıl 2002, siz geldiğiniz zaman, potasyum nitrat 15 Yeni Türk Lirası, şu anda 32 Yeni Türk Lirası, oranını siz yapın değerli arkadaşım oradan.
AHMET YENİ (Samsun) - Petrol, petrol...
NAİL KAMACI (Devamla) - Evet, petrol fiyatları, 2 500 000 lira. Sayın Ahmet Yeni, bakın, bekleyin...
AHMET YENİ (Samsun) -Hammadde, varil.
NAİL KAMACI (Devamla) - Bakın, sizin Genel Başkanınız ya Tokat'ta ya Konya'da bir seçim toplantısında şöyle dedi: Bu hükûmet insafsızdır, 1 200 000 lira mazotun litresi, ÖTV vergisi bunun yüzde 70'i, haksızlıktır, adaletsizliktir, ben geldiğim takdirde 650 bin lira yapacağım. Dedi mi, demedi mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Demedi.
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Demedi.
NAİL KAMACI (Devamla) - Yalan söylüyorsunuz! Yalan söylüyorsunuz!
FİKRET BADAZLI (Antalya) - İspatla.
BAŞKAN - Lütfen toparlar mısınız.
Buyurun Sayın Kamacı.
NAİL KAMACI (Devamla) - Bitki koruma ilaçları, bunlar da, yüzde 250, yüzde 300 civarında artmıştır değerli arkadaşlar. Bunların hepsi kayıtlarda vardır. Hem de, nerede, biliyor musunuz; Kumluca İlçesi toptancı hal sebze fiyatlarıdır. Sayın...
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Ahmet Yeni...
NAİL KAMACI (Devamla) - Hayır, Ahmet Yeni değil.
1.3.2002 yılında domates fiyatı 90 Yeni Kuruş, 1.3.2006 yılında 60 Yeni Kuruş. Çarliston biber 2002 yılında 1,70 Yeni Türk Lirası, şu anda 2006 yılında 1.20. Bunlar, hep sizin döneminizde olanlar.
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Serbest piyasa...
NAİL KAMACI (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir şey daha söyleyeyim: Mademki sebzede veya tarımda herhangi bir sorun yok, neden burada araştırma komisyonu kurdunuz?! Kurmasaydınız ya!
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Beraber kurduk...
NAİL KAMACI (Devamla) - Madem bu ülkede tarımda sorun yok, sebze, narenciye ve çiçekte araştırma komisyonunu niye kurdunuz?!
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Beraber kurduk...
NAİL KAMACI (Devamla) - Demek ki, biz... O komisyonun kurulması için 2005 yılında Osman Kaptan önerge verdi, 2005 yılında. Dikkat edin, ne zaman? Sizin bakanınızın değiştiği günlerde. Ne zaman gündeme geldi? 2006 yılında gündeme getirildi değerli arkadaşlar.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Ancak!..
NAİL KAMACI (Devamla) - Tam bir yıl üç ay bekledi. Mademki sorun yoktu... Ziraatta sorun yok, esnafta sorun yok, çiftçide sorun yok...
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Kayısı da var, kayısı da var...
NAİL KAMACI (Devamla) - Onların hepsini diğer arkadaşlarım söyledi değerli arkadaşlar. Siz bu dönem içerisinde...
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Fındık ne oldu?!
NAİL KAMACI (Devamla) - Ben size hiçbir nasihat yapmayacağım, öyle bir şey yok, çünkü, size vermeyelim bu düşüncelerimizi.
67
AHMET YENİ (Samsun) - Saklayın!..
NAİL KAMACI (Devamla) - Biz, kendimiz, Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde bunları en iyi şekilde uygulayacağız değerli arkadaşlar.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar[!])
AHMET YENİ (Samsun) - 50 yıl daha!.. Rüya görmeye başladılar!
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kamacı.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 25. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler (Balıkesir) ve arkadaşları.
Fesih
Madde 25.- Alt birlik genel kurulu, genel kurula katılma hakkına sahip tüm üyelerin dörtte üç çoğunluğu ile fesih kararı alabilir. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamaması hâlinde ikinci toplantıda yönetim, denetim ve disiplin kurulu üye sayısının iki katından az olmamak üzere katılan üyelerle toplantı yapılabilir. Bu durumda fesih kararı, toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğuyla alınır. Fesihle ilgili usul ve esaslar alt birlik tüzüğü ile belirlenir.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
25. Maddede yer alan "üçte iki" ibaresi "dörtte üç" şeklinde değiştirilmiştir.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Türkiye Tohumcular Birliği
MADDE 26.-
BAŞKAN - Madde üzerinde 1 önerge vardır, okutup işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 26. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
A. Kemal Deveciler Ensar Öğüt Nurettin Sözen
Balıkesir Ardahan Sivas
M. Vedat Melik A. Kemal Kumkumoğlu Mehmet Yıldırım
Urfa İstanbul Kastamonu
Türkiye Tohumcular Birliği
MADDE 26.- Türkiye Tohumcular Birliği; alt birlikler arasındaki işbirliği ve dayanışmayı temin etmek, tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ile sektörde faaliyet gösterenler arasında meslekî dayanışma sağlamak ve mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek amacıyla alt birliklerce kurulan, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşudur. Birliğin kuruluşundan sonra alt birlikler, Birliğe üye olmak zorundadır.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU ... ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Ensar Öğüt, Ardahan Milletvekili, söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Öğüt. (CHP sıralarından alkışlar)
ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; vermiş olduğum önerge üzerine konuşma yapacağım.
Sözlerime başlamadan önce, Ardahan'ın Göle İlçesi'nin Balçeşme Köyü'nde on gün önce bir hortum olayı yaşandı, çok büyük bir fırtına. 80 tane ev hasar gördü, 300 tane hayvanımız telef oldu, çok sayıda da köy tahrip oldu; ot, saman da adeta bir yok oldu. Ama, şu ana kadar, hasar gören, çok mağdur olan Göle'nin Balçeşme Köyü'ne devlet elini, ne yazık ki, uzatmadı. Soru önergesi vermeme rağmen, yazı yazmama rağmen, şu ana kadar, Göle'deki Balçeşme Köyü insanları çok mağdur, çadırlarda yaşıyorlar, perişan bir durumda. Kış geliyor, lütfen, ben rica ediyorum Bayındırlık
68
Bakanından, derhal, acil bir ekip göndersin ve Göle'nin Balçeşme Köyü'ndeki evleri onarsın ve oradaki vatandaşlarımızın mağduriyetini gidersin.
Değerli arkadaşlar, çiftçilerin çok büyük sorunları var. Ülkemizin yüzde 40'a yakını köylü ve çiftçi; ama, ne yazık ki, bu Hükûmet, dört yıldan beri, çiftçiye, hiçbir şekilde, doğru dürüst kalkındıracak, doğru dürüst hiçbir hizmet yapmadı. Şimdi, bunu kabul etmemiz lazım. Niçin yapmadı? Kaçak hayvancılık hayvancılığı öldürdü, ithal tohumculuk tarımı öldürdü, ondan dolayı zarar gören ve 2001'de de yüksek faizden dolayı zarar gören çiftçilerimiz, maalesef ve maalesef, icra dairelerine de düştüler. 2003 Haziranında yapmış olduğumuz iyileşme de çiftçiyi kurtarmadı. Şu anda, Türkiye'nin her yerinde, çiftçinin malı mülkü satılıyor, tarlası satılıyor, traktörü satılıyor, evindeki eşyası satılıyor. İşte, şimdi, buradan, bana, lütfen, Sayın Bakan cevap versin, Hükûmet... 28.8.2006; yani, kırk gün önce, Erzurum'dan gönderiyor arkadaşımız Lütfi Tekman, Hüseyin Karadeniz, Sıtkı Öztürk, Ahmet Türkmen, Turgut Aksakal, Mevlüt Topal... Ahmet Türkmen, Sıtkı Öztürk, Ali Ateş ve buna benzer bir sürü icra evrakları.
Bakın, bunlar belge arkadaşlar. Ne zaman olmuş? Kırk gün önce olmuş. Bu belgeleri Sayın Bakana da vereceğim.
Sayın Bakanım, şu anda, Erzurum'un Tekman ilçesindeki köylerde, korkunç derecede vatandaşın üzerine giderek, herkesin elindeki malı mülkü ne varsa icra almış. On günlük -avukatlar bilir, siz de bilirsiniz Sayın Bakanım- eğer, mal bildirim beyanını bildirmese, on günde cezaevine giren bir sürü arkadaşlar var. Bir çiftçimiz de intihar etmiş, Erzurum Tekman'da bir kişi de intihar etmiş. İsmini tam, şu anda çıkaramıyorum; ama, onun belgesini Sayın Bakana vereceğim.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu Eskişehir'de de böyle, Ardahan'da da böyle, Kars'ta da böyle, Antalya'da böyle, Malatya'da da böyle...
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Balıkesir'de de...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Balıkesir'de de böyle, Aydın'da da böyle, Muğla'da da böyle. Türkiye'nin her tarafında var. Trakya, zaten biliyorsunuz...
Şunu söyleyeyim değerli arkadaşlar: Hakikaten, bizi gönderen halk, buraya, bizden medet umuyor. Bir şey çıkarsınlar, kanun... Bakın, 2003'te çıkardığımız kanun hiçbir işe yaramadı. Çiftçiler perişan. İşte, gidin, Malatya'da kaçak et var mı yok mu, bakın.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Evet!
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Antalya'da kaçak et var mı yok mu, bakın.
Şu anda... Bakın, sezon olarak, yayladan inen hayvanı, Ardahan, Kars bölgesine bir sürü tüccar gelip alırdı; şu anda, hiçbir tüccar gelip almıyor. Şimdi, biraz önce telefonla konuştum. Niçin almıyor? Çünkü, 8 milyon 500 bin liradan, et fiyatları 7 milyon 700'e düşmüş. Niye düşmüş? Çünkü, 5 milyon liraya Antalya'da kaçak satılıyor, Trakya'da kaçak katılıyor. Bulgaristan'dan, Romanya'dan otobüslerle, gemilerle, tırlarla kaçak et geliyor değerli arkadaşlar.
Ben, bunu, bakın, tespit ettim. Hatta, hörgüçlü bir hayvanın bile -bakın, hörgüçlü bir hayvan, düz hayvan değil- Kars'ta resmini çektim getirdim. O hayvan nerede yaşıyor? Hindistan'da yaşıyor, Hindistan'dan hayvan buraya kaçak getiriliyor. Niye? Çünkü, ucuz. Orada, hayvan, kutsal hayvan, kesmiyorlar, hayvana taptıkları için, ineğe taptıkları için, buraya getirip satıyorlar.
Şimdi, şunu söyleyeyim değerli arkadaşlar: Bu ülke bizim, bu insanlar bizim. Eli nasırlı, yüzü ayazdan kızarmış...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Sayın Başkanım, sürem bitti mi?
BAŞKAN - Sayın Öğüt, buyurun.
FİKRET BADAZLI (Antalya) - Yüzünü ayaz çarpmış...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Evet, yüzünü ayaz çarpmış...
FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa) - Ayaz çalmış...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - ...çalmış -öyle diyelim- yüreği sevgi dolu, vatanına, milletine bağlı bir köylüye, köylümüze, nüfusumuzun yüzde 40'ını temsil eden köylümüze, bu Meclis, ne yazık ki, doğru dürüst kanun çıkarıp, köylüyü rahat ettirmedi.
Faize karşıyız dediniz, geldiğimiz zaman faizleri sileceğiz dediniz, hiçbir faiz silinmedi değerli arkadaşlar.
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Sildik, sildik...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Yahu, yüzde 5 faiz sildin, yüzde 7 bine çıktı faizler 2001'de değerli arkadaşlar. Yüzde 7 bine çıkan faizin altında çiftçi inim inim inledi.
Bakın, bir şey söyleyeyim. Eskişehir'den bir arkadaşın hayvanları... Beypazarı ya, kulağımızın dibindeki Beypazarı'ndaki arkadaşımızın hayvanlarını icradan sattı bu devlet. Böyle bir devlet olabilir mi ya?!
Ve bakın, şimdi, rica ediyorum, Sayın Bakanım, burada, seçime de bir yıl var. Yine, puanı siz alın; ama, bu çiftçinin borcuna bir kolaylık getirin, çiftçinin 2005'teki, 2006'daki yem bitkileri parasını, doğrudan gelir destek parasını lütfen hemen bir an evvel ödeyin. Kış geliyor, mağdur vatandaşlarımız.
69
Bu anlamda, değerli arkadaşlar, politika yapmanın anlamı yok. Herkes bize şunu diyor: "Kırmızı koltukta oturuyor bunlar yan gelip yatıyorlar" Burası yan gelip yatma yeri değil kardeşim, burası çalışma yeridir.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öğüt.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Birliğin görevleri
MADDE 27. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutup, işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 27. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Nurettin Sözen M. Vedat Melik
Balıkesir Sivas Şanlıurfa
Hüseyin Ekmekçioğlu A. Mesut Özakçan Mehmet Semerci
Antalya Aydın Aydın
Birliğin görevleri
MADDE 27. - Birlik, ülkenin tohumculuk sektörünün geliştirilmesini sağlamak amacıyla aşağıda belirlenen görevleri yapar:
a) Tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ve tohumculuk politikalarının oluşturulmasına için Bakanlığa önerilerde bulunmak.
b) Ülkede ticareti yapılan tohumlukların kalite güvencesinin sağlanması için sistem oluşturmak.
c) Tohumculuk konusunda hazırlanan düzenlemelere ilişkin görüş bildirmek.
d) Üyeleriyle, kamu kurum ve kuruluşları ve diğer meslekî kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak.
e) Üyeleri arasında çıkacak uyuşmazlıklarda, tarafların talebi üzerine arabuluculuk yapmak.
f) Ulusal ve uluslar arası meslek örgütleri ile teknik işbirliği yapmak ve gerektiğinde bu örgütlere üye olmak.
g) Tohumculuk sektöründe araştırıcı ve ıslahçılara burs, hibe ve destek sağlayarak teknik kadroların oluşmasını sağlamak.
h) Üyelerin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösterenlerin uymaları gereken meslekî etik kurallarını belirlemek.
I) Tohumluk üretim sözleşmeleri düzenlemek ve uygulamasını izlemek.
i) Tohumculuk sektörü ile ilgili yatırım yapmak, menkul ve gayrimenkul almak, satmak, rehnetmek, ödünç para almak, kuruluş amaçları doğrultusunda sosyal yardımlarda bulunmak.
j) Bakanlıkça bu Kanun Kapsamında verilecek diğer iş ve işlemleri yapmak.
k) Mevzuatla verilecek diğer iş ve işlemleri yapmak
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Mehmet Semerci, Aydın Milletvekili, söz istemişlerdir; buyurun Sayın Semerci. (CHP sıralarından alkışlar)
70
MEHMET SEMERCİ (Aydın) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Tohumculuk Yasası'nın 27'nci maddesinde söz almış bulunuyorum; hepinize saygılar sunarım.
Sözlerime başlamadan önce, burada sık sık veya başka yerlerdeki toplantılarda, Sayın Başbakan dahil olmak üzere, bakanlar, AKP'nin değerli milletvekilleri "devrim" sözcüğünü sıkça kullanır hale geldiler. "Devrim" sözcüğü, ideolojik bir sözcüktür. Yani "devrim" sözcüğü, iddialı bir sözcüktür. Yasalarda yapılan günübirlik uygulamalarla ilgili hayatımızın her devresinde bize yenileştirmeye, bize çağdaşlaşmaya, bize daha güzel bir hayat, yaşam standardı sağlamak için hazırlanan yasalardan tutun da, Hükûmet uygulamalarına kadar bu çalışmalar, hep devrimle özdeşleştiriliyor.
Sevgili arkadaşlar, yani, burada "devrim" sözcüğünü pek kullanmayacak olan bir siyasî anlayış varsa, o da, özellikle sağ ve sığ politikaların, muhafazakâr politikaların ve Türkiye'de talanlar olurken, yalanlar olurken, Türkiye paylaşılırken, bunları söyleyecek sözcüler siz olmamalısınız. Yani, bunlara dikkat etmek gerekir. Bu sözcükler iddialı sözcüklerdir.
"Devrim" sözcüğü, eğer sizin tarafınızdan kullanılıyorsa, şunları söylememiz gerekir o zaman: Bugün cumhuriyete türban geçirmek isteyen çevreleri hiç görmemezlikten gelmek veya onların bu söylediklerini sanki destekler mahiyette "efendim, laiklik yeniden yorumlansın" diye söylem içine girmek, emperyalizmin içerdeki ve dışarıdaki taşeronlarının, ülkenin gelirlerini, ulusal kaynaklarını paylaşırken ve bunun adına "globalleşme" diyerek "özelleştirme" adı altında bunlara imkân sağlanırken, bu sözcükleri hiç siz kullanmamalısınız. Ayrıca, 2 tane düve ile 3-5 koyun vermek de bir devrim değildir. Siz, devrimi şurada bakın: Eğer, bir toplumun hayatını, iyi yönde, aydınlık yönde, gelişmeci, çağdaşlaşma, uygarca, insan haklarına saygılı, inancına saygılı, eğer, böyle bir anlayışı, Türk Toplumunu değiştiren bir yapı getiriyorsanız, o zaman, siz devrimden söz edebilirsiniz. Ayrıca, mağaraya doğru gitmek devrim değildir, güneşe doğru gitmek devrimdir. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Bunları, kısaca size hatırlattıktan sonra, bugün, bu maddeyle ilgili... Ben, Tarım Komisyonu üyesiyim; ama, bu yasa taslağı hazırlanırken, o Komisyonda görevli değildim. Bunu da Sayın Başkana hatırlatmakta fayda görüyorum.
Sayın milletvekilleri, Tohumculuk Yasası, günümüzde, en çağdaş biçimde, ulus çıkarları doğrultusunda çıkması, hepimizin haklı istediğidir. 1963 tarihli, 3008 sayılı Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Sertifikasyonu Hakkında Kanun günümüz ihtiyaçlarına ve gelişmelere hakikaten cevap vermemektedir; doğrudur bu. Bu nedenle hazırlanan yeni Tohumculuk Yasası, bu eksiklikleri gidermek, tohumculuk alanındaki gelişmeleri düzenlemek ve denetlemek gibi görevleri belirlemiştir. Bu Yasanın 27'nci maddesinde kurulmuş bulunan Türkiye Tohumcular Birliğinin görevleri ve bu anlayış içinde düzenlenmiştir.
Sayın milletvekilleri, tarımla ilgili çıkan ve bundan sonra çıkacak yasalar, hükûmetin uyguladığı tarım politikalarıyla paralellik taşımaktadır. Tohumculukla ilgili görüşülen bu yasa da Hükûmetin bakış açısını göstermektedir.
Ki, bugün, benim bölgem Aydın pamuk bölgesi. Bugün bütün bilgileri aldım. Toplama 250 bin lira. Piyasadaki pamuğun kilogramı -en kaliteli bölge pamuğudur bunlar- 800 bin lira. Şu anda piyasa, tüccarların alım fiyatı 800 bin lira, ki birçok hükûmet politikalarının verdiği zararlar yanında, bugünlerde, son kuşak, yağmur kuşağı olan bölgemizde de yağmurlar devam etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun; lütfen toparlar mısınız.
MEHMET SEMERCİ (Devamla) - Düşünün, bugün çiftçinin maliyeti pamukta 1 milyon 100 bin lira ile 1 milyon 200 bin lira arasındadır, toplama dahildir bunun içine, tahmini bir fiyattır bu. 800 bin lira pamuk satan bir pamuk çiftçisinin beli kırılmaz da ne olur?!
Demin, Sayın Bakanımız diyor ki, övünüyor:"İşte, 320 bin lira prim verdik." Sevgili Sayın Bakanım, senin de komşun 720 bin lira prim verdi, Yunanistan. Onu görmüyorsun, sosyal devleti unutuyorsun, ondan sonra da 1 katrilyon liralık dışarıdan pamuk alıyorsun, bunu da övünüyorsun.
Başka bir övünme, Türkiye'nin çiftçinin borçlanmasını, Ziraat Bankasına borçlanmasını övünüyor; ya bundan insan utanır. Yani, çiftçi, 10 katı bankalara borçlanmışsa bir Bakan utanır, bir Hükûmet utanır bunu söylemeye. Demek ki, siz, 10 kat fakirleştirmişsiniz Türk çiftçisini.
Bırakın, dört yıl önce en kötü hükûmetler döneminde dediğiniz, sizin eleştirdiğiniz dönemde enflasyon yüzde 68. Peki, Ziraat Bankası faizleri kaç? Yüzde 55.
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Yüzde 55 mi?
MEHMET SEMERCİ (Devamla) - Yüzde 13 puanla çiftçiyi bu hükûmetler koruyordu. Siz, bugün, enflasyon yüzde 9 diyorsunuz, Ziraat Bankası faizleri yüzde 18. DFİF kredileri bir ara TARİŞ'e de verdiniz, yüzde 25'ten, sonra indirdiniz yüzde 16'lara. Yani, günah değil mi? Bu insanlar fakirleşmiyor da zenginleşiyor mu? Tabii ki, siz, zenginleşiyor görüyorsunuz. Neden, biliyor musunuz? Siz, valilerle, kaymakamlarla gidiyorsunuz köylere. Bizim Aydın'da da öyle. Ama, biz, tek başımıza gidiyoruz, tek başımıza.
71
RECEP GARİP (Adana) - Geç bu hikâyeleri...
MEHMET SEMERCİ (Devamla) - Gitmeyin valilerle, kaymakamlarla.
Tek başınıza gidin de görün o insanların size anlatacaklarını.
Evet, bu düşüncelerle saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Semerci.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir. (CHP sıralarından gürültüler)
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Biz daha fazlayız!
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bir saniye...
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Say bak Sayın Başkan.
BAŞKAN - Lütfen sessiz olur musunuz sayın milletvekilleri.
Oturduğunuz yerden kendiniz de sayabilirsiniz; İktidar Partisinin 51 milletvekili, Muhalefetin 38 milletvekili var; burada sayıyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Nasıl saydınız bir dakikada!
BAŞKAN - Buyurun lütfen sayın.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Çok ayıp yani!
BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Hangi maddeye oy verdiklerini biliyorlar mı acaba?
BAŞKAN - 28''inci maddeyi okutuyorum:
Birliğin organları
Madde 28.-
BAŞKAN - Madde üzerinde bir adet önerge vardır; okutup, işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 28. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Ali Kemal Deveciler Nurettin Sözen Ali Kemal Kumkumoğlu
Balıkesir Sivas İstanbul
M. Vedat Melik Hüseyin Ekmekcioğlu M.Mesut Özakcan
Şanlıurfa Antalya Aydın
Nuri Çilingir
Manisa
Birliğin organları
Madde 28.- Birliğin organları; Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Hakem Kurulundan oluşur.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir; buyurun.
NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 662 sıra sayılı Tohumculuk Kanunu'nun 28'inci maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Ülkemizde, tohumculuk, 1963 yılında çıkarılan 308 sayılı
Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Sertifikasyonu Hakkında Kanun'la yürütülmektedir. Aradan geçen zaman içerisinde, ülkemiz ve dünyada, tohumculuk konusunda büyük gelişmeler olmuştur. Bu gelişmeler, özellikle Avrupa Birliğine üye ülkelerce çok yakından takip edilmiş, tohumculuk konusunda, bu ülkelerce büyük ilerlemeler sağlanmıştır. Ülkemizde ise, diğer konularda olduğu gibi, tohumculukta da gerekli düzenlemeler yapılmamıştır. Büyük bir tarımsal potansiyele sahip olan ülkemizde, tohum yetiştiriciliği için uygun iklim, toprak ve diğer üretim faktörü olmasına rağmen, maalesef, yeterli düzeyde üretim yapılmamaktadır.
Günümüz dünyasında her şey eskisine göre çok hızlı değişmektedir. Bu değişimde, iç dinamikler, politikalardaki belirleme gücünü yitirmektedir. Giderek her konuda daha belirgin olan küreselleşme süreci, tarımda da kendisini olabildiğince göstermektedir. ABD ve AB öncülüğünde saptanan politikalar bütün dünya devletlerinde dayatılmakta ve bir dünya politikası haline getirilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve AB, üreticilerine, her türlü desteklemeyi cömertçe kullanmaktadır. Söz konusu ülkeler, ulusal ihtiyaçlarının çok üzerindeki tarımsal üretimlerini dış satımla eritme konusundaki güçlükleri aşmak için, kendi menfaatlerine olan her türlü yolu kullanmaktadırlar. ABD ve AB'deki tarım potansiyelinin çıkarları, ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubunun çıkarlarıyla paralel değildir. Ulusal tarım politikalarımızı dış dinamiklerin belirleme gücü AKP İktidarı döneminde daha da artmıştır. Bu süreç, ülkemiz tarımı için
72
bir yıkım, üreticiler için büyük bir yoksullaşma olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde uygulanan destekleme politikalarının etkinlikten uzak yapısı herkes tarafından bilinmektedir.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde modern tarıma geçilemediği ve çiftçimize gerekli destek sağlanmadığı için, çiftçilerimiz dünyayla rekabet edemez duruma gelmişlerdir. Seçim bölgem olan Manisa'da, nüfusun büyük çoğunluğunu, geçimlerini tarımla sağlamaya çalışmaktadır. Bilindiği üzere, Manisa denince çekirdeksiz üzüm akla gelmektedir. Üzümün ana vatanı Türkiye'dir. Ülkemiz, çekirdeksiz kuru üzüm üreticisi ülkeler içerisinde, üretim ve ihracatta, dünyada birinci sırada yer almaktadır. Üretilen çekirdeksiz kuru üzümün yaklaşık yüzde 90'ı ihraç edilmektedir. Türkiye olarak dünyadaki çekirdeksiz kuru üzüm ticaret hacminden yüzde 50'ye yakın pay almaktayız. Bu durumda ülkemiz, dünya fiyatlarının oluşmasında belirleyici rol oynamakta, çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından yaklaşık her yıl 250 milyon dolar ihracat geliri elde etmektedir.
2006-2007 sezonu çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi geçen yıla göre biraz daha yüksektir. TARİŞ Üzüm Birliğince oluşturulan fiyat üreticiler tarafından referans olarak kabul edilmektedir.
Ülkemizde çekirdeksiz kuru üzümdeki arz fazlalığı nedeniyle oluşan stoklar, TARİŞ Üzüm Birliğince taşınmaktadır. Bu yük nedeniyle, Üzüm Birliğinin öz kaynakları gün geçtikçe zayıflamaktadır. 2006 ürün çekirdeksiz kuru üzüm alımları için TARİŞ Üzüm Birliğine DFİF kredisi çok geç açılmıştır ve çok düşük miktarda açılmıştır. Tariş'in istediği miktar 65 trilyon, devletin açmış olduğu yüksek faizli bu kredi 15 trilyondur ve geç açılmıştır. Üreticiler üzümlerini sattıktan sonra bu para TARİŞ'e aktarılmıştır. Piyasadaki arz fazlası üzümün çekilememesi nedeniyle, çekirdeksiz kuru üzümün piyasa fiyatı hızla düşmektedir. 26 Haziran 2006 tarihinde kilogramı 1,54 YTL olan çekirdeksiz kuru üzümün borsa fiyatı bu günlerde 1,15, hatta 1 YTL'ye kadar düşmüştür ki, bu, beş sene önceki fiyatın da gerisinde bir fiyattır. Müdahale edilmemesi durumunda bu düşüş devam edecektir.
Bu yeni sezonda fiyatların bu kadar aşağı olması, büyük bir özveriyle AB standartlarına uygun olarak üretim yapan üreticimizde büyük moral bozukluğu yaratmakta, dünyaca ünlü bu ürünümüzün üretimini ciddi bir tehlikeye sokmaktadır. Fiyatlardaki bu düşüşten sadece üretici değil, üzüm ihracatçısı da zor durumdadır. Bu kadar iyi bir kalitede üretilmiş üzümlerimiz ülkemizde olduğu gibi dünyada da hak ettiği değere satılamıyor; çünkü, iç piyasada fiyatların düşüşünden haberdar olan Avrupalı tüccarlar daha önceden yapmış oldukları kontratları iptal ederek düşük fiyatla yeniden bağlantı yapmaya çalışmaktadırlar. Her yıl ülkemize ciddi miktarda döviz girdisi sağlayan bu ürünün, bir an önce hak ettiği değerden satılması gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çilingir, buyurun.
NURİ ÇİLİNGİR (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının izlemiş olduğu yanlış özelleştirmeci politikalar yüzünden, ülkemizdeki bütün üreticilerimiz perişan edilmişlerdir. Üzüm üretim maliyetlerinin artışına karşılık, üzüm satış fiyatları aynı oranda artmamakta, aksine azalmaktadır. Üreticilerimiz, ürünlerini üretim maliyetlerinin altında satmak zorunda kalmaktadırlar.
Fındık, pamuk, mısır üreticilerinin durumları ortadadır. Dünya Bankası ve IMF'nin dayatmasıyla kabul edilen 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun, âdeta birliklerin ölüm fermanı olmuştur. Bu kanunla, mali açıdan bağımsız sayılan birlikler, devletin mali desteğinden yoksun bırakılmışlardır. Devletin etkin denetimi ve müdahalesi olmayınca, üreticiler kendi kaderiyle baş başa bırakılmışlardır.
Bunun için size son bir örnek vermek istiyorum. Daha bundan birkaç gün önce, Sarıgöl ilçemizde yağan yağmur neticesinde sofralık üzümler çatlamıştır. Bu üzümler, geçmişte Tekel tarafından alınmakta, şıra veya alkol yapımında kullanılmaktaydı; ancak, şu anda bu üzümleri alan hiçbir kuruluş kalmadığı için, Sarıgöl üreticileri perişan ve mağdur durumdadır.
Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çilingir.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...Kabul edilmiştir.
Birlik Genel Kurulu ve görevleri
MADDE 29. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 1 önerge vardır; okutup, işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 29. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Hüseyin Ekmekcioğlu A. Kemal Deveciler Nurettin Sözen
Antalya Balıkesir Sivas
A. Kemal Kumkumoğlu M. Mesut Özakcan Nail Kamacı
İstanbul Aydın Antalya
73
M. Vedat Melik
Şanlıurfa
Birlik Genel Kurulu ve görevleri
MADDE 29. - Birlik Genel Kurulu, alt birliklerin kendi üyeleri arasından üç yıl için seçecekleri temsilcilerden oluşur. Temsilcilerin alt birliklerden çıkması, çıkarılması, ölümü, istifası hâllerinde yerlerine yedek temsilciler Genel Kurula katılırlar. Temsilcilerin Genel Kurula katılma masrafları, temsil ettikleri alt birlik tarafından karşılanır.
Genel Kurul, yılda bir defadan az olmamak üzere yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanır. Yönetim kurulunun veya denetim kurulunun kararı yahut genel kurul üyelerinin beşte birinin yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak, ikinci toplantıya katılan temsilci sayısı; yönetim, denetim ve disiplin kurulları asıl üyelerinin toplamının iki katından az olamaz. Genel kurul temsilci tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve toplantılarında kararlar hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alınır. Genel kurulun toplantıya çağrılması ve toplantılarla ilgili usul ve esaslar Birlik tüzüğünde belirlenir.
Genel kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Alt birlikler arasında işbirliği kurmak ve bunların gelişimi için gerekli tedbir ve kararları almak.
b) Tohumculuk alt sektörünün geliştirilmesi için temel ilkeleri belirlemek.
c) Birlik organlarını seçmek.
d) Birliğin çalışmaları ve yönetilmesi ile ilgili genel ilkeleri belirlemek.
e) Yönetim kurulunca hazırlanan bütçeyi görüşmek ve onaylamak.
f) Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu raporlarını görüşmek ve ibra edilip edilmemesine karar vermek.
g) Alt birliklerce hazırlanan genel düzenlemeleri onaylamak.
h) Gerekli gördüğü hâllerde komisyonlar kurmak.
ı) Birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü ayni hak tesis etmek konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
i) Tohumculuk faaliyetleri ile ilgili tesis, laboratuvar, işletme, eğitim merkezi kurulması ve bu yerlerin alet, ekipman ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
j) Tohumculuk sektörünün güncel konularını görüşmek.
k) Alt birliğin gelirlerinden, Birlik için ayrılacak katkı payını belirlemek.
l) Mevzuatla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Katılmıyoruz Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN - Kemal Sağ, Adana Milletvekili...
Buyurun Sayın Sağ.
KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 662 sayılı Tohumculuk Yasası Tasarısının 29. maddesindeki öneri hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, biz, burada, sadece önerge değil, çok önemli bir kişinin sözünü veya başka bir kuralını getirsek, yine de az sonra oylarınızla reddedeceksiniz. O yüzden izniniz olursa, ben, önerge yerine, bu yasayla ilgili görüşlerimi açıklamak istiyorum.
Bitkisel bir üretim materyali olan tohumun, bir ülkenin tarım sektörü için ne kadar stratejik bir önemi haiz olduğu hepimizin malumudur. AB Uyum Paketi içerisinde bugün görüşmekte olduğumuz bu Yasa, kamu kuruluşlarını tohumculuk alanından dışlayarak, sektörü, tümüyle çok uluslu şirketler ve onların yerli taşeronlarının egemenliğine terk etmeyi amaçlamaktadır. Bu Tasarıyla, Türkiye'de, Tarımsal Araştırma Genel Müdürlüğüne bağlı enstitülerin tarımsal ar-ge faaliyetleri sonucunda, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait TİGEM çiftliklerinde tohum üretip, ucuz fiyatla ve zamanında üreticiye ulaştırma şeklinde işleyen kamu sistemi, bir bakıma demode olarak ilan ediliyor. Böylece, devlet, AKP'nin politikası uyarınca yaşamsal bir alandan daha çekilerek yabancı şirketler ile onlara taşeronluk edenlere yeni kâr alanları yaratma yolunu açmaktadır. AKP Hükûmeti, bir kez, daha AB uyum yasaları kandırmacasıyla, kendi yandaşlarına ayrıcalık verme hazırlığı yapmaktadır. AKP İktidarı döneminde, çoğu alanda olduğu gibi, bu alanda da yıllardır TAGEM ve TİGEM'lere yeterli kaynak aktarılmamış, teknik elemanlara gereken önem ve destek verilmemiş ve ayrıca TİGEM'e ait bazı
74
işletmeler ve arazilerin bir kısmı elden çıkarılarak bu kurumların içleri boşaltılmış ve adım adım tasfiye edilmeye başlanmıştır.
Değerli arkadaşlar, keşke, TİGEM ve özellikle TAGEM'de çalışanların çalışmalarını ve eğitim düzeylerini inceleseydiniz görürdünüz ki, bu personelin büyük bir çoğunluğu yabancı dil bilen, lisans üstü eğitim almış arkadaşlarımızdır. Bunların eğitim ve emeklerine yazık ediyorsunuz. Keşke bu personelin çalışmalarını yerinde görebilseydiniz, keşke ürettikleri yeni tohum çeşitlerini görebilseydiniz, sanırım tohumculukla ilgili görüşleriniz daha farklı olurdu.
Değerli arkadaşlar, bu personel çoğumuzun fark bile etmediği şekilde arazide çalışmaktadır; ama, ne yazık ki, bu personelin özlük hakları masa başındaki mühendisten farklı değildir. Bunlara, AKP Hükûmeti 4 yıldan beri herhangi bir farklılık getirmediği gibi, önem vermeyi dahi düşünmemiştir. Bir taraftan yurt dışına beyin göçünden şikâyet ediyoruz; diğer taraftan, elimizdeki değerli beyinlerin heba olmasına zemin hazırlıyoruz. Bu yapılanlar gerçekten yanlıştır değerli arkadaşlar.
Günümüz Türkiye'si sebze tohumluğunda yüzde 90'ın üzerinde dışa bağımlıdır. Sertifikalı hububat tohumluğunda ise yüzde 75 oranında dışa bağımlı durumdayız. Dün "devlet sucuk, pastırma yapar mı" diyerek, Et ve Balık Kurumunu tasfiye eden, bunun sonucunda hayvancılık sektörünü çökerten ve bu telaşla elde kalan et, balık kurumlarını, işletmelerini yeniden çalıştırma çabasına giren AKP zihniyeti, şimdi de, âdeta "devlet tohumculuk mu yapar" demeye getirmektedir. Dün "et, balık gereksizdir" diyordunuz; ama, bugün "et, balık gerekli" diyorsunuz. Bugün "tohumculuk gereksiz" diyorsunuz; emin olun ki, yarın "tohumculuk gerekli" diyeceksiniz; ama, ne yazık ki, geç olacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Sağ, lütfen, toparlar mısınız.
Buyurun.
KEMAL SAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, kamu tohumculuk yapar, yapmalıdır da. Tohumculuk işinden devletin çekilmesi sonucunda, tasarıda öngörülen ve üretici yaşamını perişan edecek birkaç noktayı belirtmek istiyorum. Örneğin "yetki devri" maddesinde, Tarım Bakanlığı, tohumluk üretimi sertifikasyonu ve ticareti ve diğer konuları alt birliklere bırakmaktadır; daha doğrusu, onlar tarafından kurulacak Türkiye Tohumcular Birliğine süresiz bırakmaktadır. Böylece, üretimi yapanın kendisini denetlemesi gibi akla ve kamu yararına aykırı bir hüküm yasa hükmü haline getirilmektedir.
Ayrıca, Birlik, tohumlukların kalite güvencesinin sağlanması için sistem oluşturmak, tohumluk üretim sözleşmeleri düzenlemek gibi yetkilerle donatılmakta, sermayenin üreticiyi ezeceği yeni bir yapı oluşturulmaktadır.
Türkiye'de üretimi ve dağıtımı yasak olan genetiği değiştirilmiş tohumlar, bu Yasa Tasarısı'yla yasallaştırılmakta ve ülkenin genetiği değiştirilmiş ürünle işgaline ortam hazırlanmaktadır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu Yasa çıktıktan sonra, artık, yabancı şirketler, doğal bir gen hazinesi olan ülkemizde herhangi bir tohumumuzun biyoteknolojik yöntemle kazandıkları küçük bir özelliğini gerekçe göstererek patent hakkını alacaklardır. Açıkça, ülkemizin aleyhine olan bütün bunlar AKP Hükûmeti için normaldir; çünkü, bu Hükûmet, Bursa'da Kargil Firmasının menfaatini korumak için yasa çıkartmayı bile denemiştir; ancak, bu yol doğru bir yol değildir değerli arkadaşlar. Bir iktidarın, uluslararası ilişkilerin bu kadar tesir altında kalmasının ileride bu ülkeyi telafisi imkânsız zarara sürüklemesi kaçınılmazdır. Ne yazık ki, bu konularda basireti bağlanmış bir iktidara bir süre daha katlanmak zorundayız. Bu düşüncelerle, hepinizi saygıyla selamlıyorum değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sağ.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 21.47
ALTINCI OTURUM
Açılma Saati: 21.56
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.
662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
75
BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.
30'uncu maddeyi okutuyorum:
Birlik Yönetim Kurulu ve görevleri
MADDE 30. -
BAŞKAN - Madde üzerinde bir önerge vardır; okutup, işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 30'uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Hüseyin Ekmekcioğlu Enis Tütüncü A. Kemal Deveciler
Antalya Tekirdağ Balıkesir
Muharrem Kılıç Kemal Kılıçdaroğlu M. Vedat Melik
Malatya İstanbul Şanlıurfa
Nurettin Sözen Mehmet Yıldırım A. Kemal Kumkumoğlu
Sivas Kastamonu İstanbul
Birlik Yönetim Kurulu ve görevleri
MADDE 30. - Birlik Yönetim Kurulu, iki yıllık bir dönem için, temsilciler arasından Birlik Genel Kurulunca her alt birlikten en az bir temsilci olmak üzere seçilen, asgari beş asıl ve aynı sayıda yedek üyeden oluşur. Asıl üyeler ilk toplantılarında, Yönetim Kurulunun vereceği görevleri yürütmek üzere, gizli oyla, kendi aralarından bir Başkan, bir Başkan Yardımcısı ve bir Sayman seçerler. Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Birliğin de başkanıdır. Yönetim kurulunun vereceği görevler ile Birliğin işlerini yürütmek üzere bir Genel Sekreter tayin edilir. Genel Sekreterin nitelikleri ile görevleri, Birlik tüzüğünde belirlenir.
Yönetim Kurulu Başkanı; Yönetim Kuruluna başkanlık ve Birliği temsil eder. Birliğin malî işlerinden ve bu konu ile ilgili defter ve kayıtların tutulmasından Sayman üye ile birlikte; diğer defterler ve yazışmalarla ilgili olarak da Genel Sekreterle birlikte sorumludur. Başkanın yokluğunda kendisine Başkan Yardımcısı vekalet eder. Üst üste üç dönem Başkanlık yapanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler.
Yönetim Kurulu ayda bir defadan az olmamak üzere Başkanın çağrısı üzerine, salt çoğunlukla toplanır ve katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Eşitlik halinde kararı, Başkanın oyu belirler.
Yönetim Kurulu toplantılarına ilişkin usul ve esaslar Birlik tüzüğü ile belirlenir.
Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Genel Kurul gündemini hazırlamak ve toplantıya çağırmak.
b) Birliğin dönem bilançosunu, faaliyet raporunu ve tahminî bütçesini hazırlayıp Genel Kurula sunmak.
c) Genel Kurul kararlarını uygulamak.
d) Alt birlikler arasında iletişim ve dayanışmayı sağlamak.
e) Üyelerin ve tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren kişilerin meslekî bilgi ve görgülerinin artırılması ve geliştirilmesi için konferans, seminer, kurs, sempozyum ve benzeri eğitim işlerini düzenlemek.
f) Tohumculuk sektörünün geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak, sektörle ilgili inceleme ve araştırma yapmak veya yaptırmak.
g) Üyeler hakkında disiplin cezasını gerektiren veya suç teşkil eden fiillerin varlığı hâlinde, Disiplin Kurulunu göreve çağırmak
h) Birlik adına taşınır ve taşınmaz mal almak, satmak, ipotek etmek ve bunlar üzerinde her türlü aynî hak tesis etmek,
ı) Alt birliklerin aidatlarını süresi içinde yatırmalarını sağlamak ve bu konuda gerekli denetimleri yapmak,
i) Genel kurulca verilecek diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN - Mevlüt Aslanoğlu, Malatya Milletvekili, söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Aslanoğlu.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılarımı sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, ben, konuşmamda yabancı sermaye, tabii bu şeyle ilgili ve 5084 sayılı Teşvik Kanununun tarıma etkisi konusunda birkaç kelime etmek...
76
Değerli milletvekilleri, yabancı sermaye bakalım nereye geliyor, nereye geldi? Dikkat ederseniz, Türkiye'de üretilen bir malı... Türkiye'de katma değer yaratacak bir malı üretmek üzere yabancı sermaye geldi mi; bir tek, gemi inşaat sektörü hariç... Orada çok güzel gelişmeler var. Yabancı sermaye, dikkat ederseniz, bankacılık, finansman kesimine geldi, sigorta, borsa ve hazine bonosu...
Şimdi, ülkenin kendi kaynaklarını, kendi dinamiklerini, ülkedeki katma değer yaratan ürünleri işleyecek, bunları ihraç edecek bir yabancı sermaye geldi mi? Genelde, gelen yabancı sermayeler, çoğunlukla, dışarıdan Türkiye'ye mal satmak üzere geliyor, ithal ikamesi olan yabancı sermayeler...
MUSTAFA DURU (Kayseri) - Demir-çelik...
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Birkaç tane örnek hariçtir Sayın Duru, birkaç örnek hariç. Yani, bu kadar şeyde üç beş örnek hariçtir. Ama, ülkenin kendi dinamiklerini, ülkenin kendi kaynaklarını dışarıya ihraç etmek üzere gelmiyor Sayın Duru. Ben bundan bahsetmek istiyorum. Onun için, bize bizden başkasının faydası yoktur.
5084 sayılı Yasa, aynı şekil tarımda da... Eğer, biz, bu Yasa'yı işlevsel hale getirmezsek... 5084 sayılı Yasa sadece yasak savmak için getirilmiştir. İşte, bazı milletvekillerim o zaman çok sevindiler kendi illerine bu Yasa uygulanacak diye. Soruyorum, soruyorum... Birkaç ilimize geldi bu. Örneğin, Malatya'ya geldi, Düzce'ye geldi, Afyon'a geldi... Ama, bunlar, yeni işletme değil, bazı illerden geldiler bir kısmı. Ama, Hakkâri'ye, Şırnak'a; Tunceli'ye, arkadaşlar, kaç işletme gitti, kaç işletme gitti arkadaşlar? Amaç, bu bölgeleri kalkındırmak değil miydi? Ama, biz, bu Yasa'yı tekrar Türkiye'nin gerçeğiyle... Yirmi yıl verin arkadaşlar, yirmi yıllık teşvik verin Hakkâri'ye. Niye korkuyorsunuz?! Oradan, asgarî ücretten vergi almayın; oradaki insanları harekete geçirelim, orada üretim yaptıralım. Eğer, biz, bu Tarım Teşvik Yasa'sını da Bu şekilde bu hale getirmesek arkadaşlar. Ne bu Tohumculuk Yasa'sı, ne diğer yasalar, hakikaten işlemez, hep parası olanın eline geçer; çünkü, adam, Türkiye'ye 2 yıl vadeli tohum ihraç ediyor KOFAS kredisiyle, HERMED kredisiyle; yani, kendi ihracatçısını iki yıl finanse ediyor arkadaşlar. Eğer, biz, Türkiye'de, bizim üreticimize uzun vadeli finansman sağlamazsak... Soruyorum, Türkiye'deki bankacılık sisteminde hangi banka artık uzun vadeli finansman yapıyor? Yani, bir işletmeye iki yıl ödemesiz beş yıl veya iki yıl ödemesiz yedi yıl, var mı? Böyle bir finansman sistemin olmayacak, o zaman, siz, Türkiye'de üretimden bahsedeceksiniz. Değerli arkadaşlarım, birbirimizi kandırmayalım. Eğer, burada finansman sistemi biz geliştirmezsek... Soruyorum, Ziraat Bankasının 38 katrilyon lira kaynağı var. Ziraat Bankasının görevi tarımı finanse etmektir arkadaşlar. Tarıma sübvansiyon yapsın demiyorum; tarımı finanse etsin arkadaşlar, uzun vadeli, iki yıl, üç yıl, beş yıl, yedi yıllık krediler versin. Sadece verdiği kredi 2 katrilyon lira, bununla övünmeyelim. Biz bu gerçekleri görmezsek, ne bu Yasa ne bir başka Yasa... Demin de söyledim, Depoculuk Kanunu çıkarken, bravo, herkes depo yapacak, ürünler artık para edecek... Arkadaşlar, nerede depo yapıldı? Çünkü finansman yok.
Ben size bir örnek vereyim arkadaşlar. Bazı pazarlarımız var, fındık, kayısı gibi. Dünya kayısı piyasasının yüzde 90'ına Türkiye sahip, dünya kuru kayısı piyasasının. Biz bunu değerlendiremiyoruz. Maalesef, üç tane yabancı alıcının elinde oyuncak olduk arkadaşlar, oyuncak olduk. Adamlar Hamburg'da oturuyor, fiyatı onlar belirliyor; çünkü, paramız yok. Biz kimseden inayet istemiyoruz. Sadece altı ay finansman istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu, lütfen toparlar mısınız; buyurun.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Arkadaşlar, 3 bin dolardı kayısı fiyatları yıllardır, şimdi, 1.200 dolara düştü. Yılda 150 milyon dolar, 200 milyon dolar Türkiye'ye para girmiyor artık. Aynı şekilde fındık.
Eğer, biz, kayısıya 30 trilyon bir ön finansman sağlasaydık -ön finansmandan bahsediyorum- kayısı fiyatları 3 bin doların altına düşmezdi. Hem ülkeye 200 milyon girer hem de Malatya'daki benim köylümün cebine 200 milyon dolar girerdi. Siz de mutlu olurdunuz, köylü de mutlu olurdu, bunları konuşmazdık arkadaşlar. Finansman bacağı olmayan hiçbir şey işlemez arkadaşlar, bunu böyle bilin. Yani, teşvik ancak finansman sistemini kurduğun zaman işler.
Hepinize saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Aslanoğlu.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Diğer maddeyi okutuyorum:
Birlik Denetim Kurulu ve görevleri
MADDE 31. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 2 adet önerge vardır.
Önergeleri önce geliş sıralarına göre okutup, aykırılıklarına göre işleme alıyorum.
İlk önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
77
Görüşülmekte olan 662 Sıra Sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 31 inci maddesinin 1 inci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
Mehmet Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
"Birlik denetim kurulu, birlik genel kurulunca iki yıllık bir dönem için temsilciler arasından seçilen iki asıl ve iki yedek üye ile Bakanlık tarafından belirlenen bir asil ve bir yedek üyeden oluşur."
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 31. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Hüseyin Ekmekcioğlu A. Kemal Deveciler Mehmet Yıldırım
Antalya Balıkesir Kastamonu
M. Vedat Melik Enis Tütüncü Nurettin Sözen
Şanlıurfa Tekirdağ Sivas
Birlik Denetim Kurulu ve görevleri
Madde 31.- Birlik Denetim Kurulu, Genel Kurul tarafından iki yıllık bir dönem için, temsilciler arasından seçilen üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Denetim Kurulu yılda en az üç defa toplanır, üyeler ilk toplantılarında kendi aralarından gizli oyla bir başkan seçerler.
Denetim Kurulunun toplanma usul ve esasları Birlik tüzüğü ile belirlenir.
Denetim Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Birliğin tüm hesap ve işlemlerini incelemek.
b) Hesap ve işlemlerde gördüğü aksaklıkları en geç onbeş gün içinde Yönetim Kuruluna sunmak.
c) İki yıllık denetim sonuçlarını, bir rapor hâlinde Genel Kurula sunmak.
d) Gerektiğinde Genel Kurulu olağan üstü toplantıya çağırmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN - Enis Tütüncü, Tekirdağ Milletvekili söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Tütüncü. (CHP sıralarından alkışlar)
ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği gibi, ülkemizde tarım alanlarını daha fazla artırmak, genişletmek olanağı yok. Hatta, verimli arazilerimiz dahi, birinci sınıf, ikinci sınıf verimli arazilerimiz dahi, her geçen gün yavaş yavaş elden çıkıyor. İşte bu nedenle, tohumculuğun, kaliteli, yüksek verimli tohumculuğun Türkiye açısından, Türk tarımı açısından yaşamsal önemde olduğu buradan da ortaya çıkıyor.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Türkiye'nin dışa bağımlılık açısından petrolden sonraki en büyük ithalat kalemi yağlı tohumlar ve bitkisel yağlardır. Dört yıldır iktidardasınız. Kaliteli ayçiçeği tohumculuğunun geliştirilmesi konusunda neler yaptınız ve görüştüğümüz bu tasarı, Türkiye'deki bitkisel yağ açığının kapatılması açısından, kaliteli, verimli ayçiçeği tohumunun yetiştirilmesi bakımından ne gibi olanaklar getirmektedir? Bu soruların yanıtları yoktur Sayın Başkan, değerli milletvekilleri.
Yine, bitkisel yağ açığının kapatılması için ayçiçeğinde nasıl bir fiyat ve nasıl bir destekleme politikası öngörülmelidir? Bu konuda düşüncelerimi sizle paylaşmak istiyorum.
Bu yıl, Trakyabirlik, ayçiçeği avans fiyatını kilogramı 500 bin Türk Lirası olarak açıkladı. Kilogram başına 37-38 bin Türk Lirası kesinti yapılıyor, 1 kilogram ayçiçeğinden çiftçinin eline net 462 bin Türk Lirası geçiyor. Ayçiçeği, şu anda, Tekirdağ'da, 475-480 bin Türk Lirasından işlem görüyor.
Şimdi, bakınız, AKP işbaşına geldiğinde, Trakya Birlik alım fiyatı 460 bin Türk Lirasıydı ve bunun üzerine 85 bin Türk Lirası da destekleme primi vardı; yani, iktidara geldiğiniz zaman, ayçiçeğinin fiyat artı prim toplamı 545 bin Türk Lirasıydı. O zaman, ayçiçeğinde genellikle kullanılan 20-20'lik gübre fiyatı 280 bin Türk Lirasıydı, mazot 1 milyon 200 bin Türk Lirasıydı. Gübre, şimdi, 20-20'lik gübre fiyatı 420 bine yükselmiş, mazot, son indirimleri dikkate aldığımızda, 2 milyon 300 bine çıkmış. Yani, mazotta, iktidara geldiğiniz güne göre, yüzde 92'lik bir artış, gübrede, 20-20'lik gübrede yüzde 20'lik bir artış meydana gelmiş.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işte, bu olumsuz tablo, ayçiçeği destekleme priminin ne kadar olması gerektiği konusunu ön plana çıkarıyor.
Bakınız, iktidara geldiğinizdeki ayçiçeği fiyatını, destek primiyle birlikte, gübre ve mazottaki ortalama fiyat oranını da artırırsak -ki, bu ortalama yüzde 70 oluyor- ayçiçeğinin fiyatı, destekleme primiyle birlikte, 2006 için 926 bin lira civarında çıkıyor. Buna göre, 2006 yılı için ayçiçeği destek
78
primi en az 360 bin Türk Lirası olmalıdır. Olmalı ki, çiftçimiz, AKP iktidara geldiğindeki ayçiçeği fiyatını yakalayabilsin. Hesap ortada, gerçekler bunu gösteriyor.
Eğer hem üreticinin mağduriyetini gidermek hem de Türkiye'nin bitkisel yağ açığını kapatmak istiyorsanız, sizden, ayçiçeği üreticisi ve Türkiye adına şunu talep ediyoruz: Destekleme primini en az 350 bin Türk Lirası olarak tespit ediniz ve bunu en kısa sürede ilan ediniz, açıklayınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tütüncü, buyurun.
ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
AKP İktidarı döneminde bitkisel ham yağ ve yağlı tohumlar ithalatına toplam kaç milyar dolar döviz ödenmiştir, buradan açıklanmasını talep ediyoruz.
Siz Türk çiftçisinden esirgiyorsunuz; ama, yabancı ülkelerin çiftçilerine, elin çiftçisine yağdırıyorsunuz. Halk deyimiyle, herkese şapır şupur, bize gelince Ya Rabbi şükür! Yapmayınız bunu. Artık, böyle yanlış politikaları bırakınız, terk ediniz. Eğer terk etmezseniz, bu çiftçi de size sandıkta "Ya Rabbi şükür" diyecektir!
Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi tekrar sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Tütüncü.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 Sıra Sayılı Tohumculuk Yasa Tasarısının 31 inci maddesinin 1 inci cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
Mehmet Mehdi Eker
Tarım ve Köyişleri Bakanı
"Birlik denetim kurulu, birlik genel kurulunca iki yıllık bir dönem için temsilciler arasından seçilen iki asıl ve iki yedek üye ile Bakanlık tarafından belirlenen bir asil ve bir yedek üyeden oluşur."
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Önerge katılıyoruz. Yalnız, bir imla hatası var. Birinci "asıl" doğru; ikinci "asil" olmuş, o da "asıl" olacak.
Arz ederim.
BAŞKAN - Not alınmıştır Sayın Bakan.
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe: Bakanlık ve sektör arasında iletişim sağlamak ve tohumculuk politikalarını ve stratejilerinin uygulanmasına katkıda bulunmak, denetlemek ve gerektiğinde uygulamada karşılaşılacak sorunların tespiti ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak üzere bu düzenleme yapılmıştır.
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda ve düzeltmeyle birlikte maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Birlik Disiplin Kurulu ve görevleri
MADDE 32. -
BAŞKAN - Madde üzerinde bir adet önerge vardır; okutup, işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sayılı Kanun Tasarısının 32. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Kemal Sağ Ali Kemal Deveciler Ali Kemal Kumkumoğlu
Adana Balıkesir İstanbul
Hüseyin Ekmekçioğlu Enis Tütüncü Nurettin Sözen
Antalya Tekirdağ Sivas
Mehmet Yıldırım M. Vedat Melik
Kastamonu Şanlıurfa
Birlik Disiplin Kurulu ve görevleri
79
MADDE 32.- Birlik Disiplin Kurulu, Genel Kurul tarafından üç yıllık bir dönem için, temsilciler arasından seçilen, üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Disiplin Kurulu, Yönetim Kurulunun çağrısı üzerine toplanır. İlk toplantılarında gizli oyla kendi aralarından bir başkan ve bir de raportör seçerler.
Toplanma ve disiplinle ilgili usul ve esaslar Birlik Tüzüğü ile belirlenir.
Disiplin kurulunun görevleri şunlardır:
a) Yönetim Kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine, inceleme yaparak disiplinle ilgili kararları uygulamak ve cezaları vermek.
b) Yönetim Kurulunun vereceği diğer görevleri yapmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLİ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, söz istiyorum.
BAŞKAN - Adana Milletvekili Sayın Kemal Sağ, söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Sağ. (CHP sıralarından alkışlar)
KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 662 sayılı Tohumculuk Yasasının 32 nci maddesi hakkında vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, ben, şimdi desem ki, size, bu disiplin kurulu ne işe yarar, şöyle olsun, böyle olsun, önergeyi kabul edin desem; acaba biriniz lehte oy kaldırır mısınız?! Deminki geçen önergenin, acaba, hiçbiri doğru değil miydi?! O yüzden, ben yine önerge hakkında konuşmak yerine, demin ki görüşlerimin devamını size sunmaya çalışacağım değerli arkadaşlar.
Tüm Avrupa'daki toplam bitki çeşidine yakın bir sayıda olmak üzere, 3 bini endemik, yani, aynı bölgede yetişen, başka bölgede yetişmeyen toplam 13 bin bitki çeşidine sahip olan Anadolu coğrafyası, doğal bir gen bankası niteliğindedir.
Genetiği değiştirilmiş ürün işgali, biyolojik çeşitliliğimiz üzerinde büyük bir tehdit oluşturacak, çiftçinin kendi üretimi için tohum ayırma şansını bile vermeyecektir. Türkiye'de giderek gerileyen sektör ve artan kırsal yoksulluk gerçeği, tohumculuk alanında yeni bağımlılık ilişkileri kurmayı değil, genetik potansiyeli bu denli zengin olan memleketimizde üreticiye, zamanında, ucuz, kaliteli ve yüksek verimli, çevreye uyumlu, hastalık ve zararlılara dayanıklı tohumluk temin etmeyi, yerli çeşitlerimizin inat ve ısrarla korunup geliştirilmesini gerekli kılmaktadır...
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...
Buyurun Sayın Sağ.
KEMAL SAĞ (Devamla) - Bu anlayışın tam zıddı bir yaklaşımla hazırlanmış olan bu tasarının yasalaşması, sektör ve üretici için yıkım anlamına gelirken, çok uluslu şirketler ile onların yerli taşeronları için yeni kâr alanları haline gelecektir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Hükûmetten, ülkemiz yararına olmayan, üreticimizi ortadan kaldırmaya yönelik olan bu tasarıyı geri çekmesini, ülke ve üretici yararını gözeten düzenlemeler yapmasını bekliyoruz. Yasaları, başkaları için değil, Türk Milleti için çıkarmanızı bekliyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde, tarım sektörünün ve çiftçinin, serbest piyasanın acımasız koşulları altında ezilmesine asla izin verilmeyecektir. Dayatmacı IMF ve Dünya Bankası politikaları yerine ülkemizin ihtiyacı olan doğru tarım politikaları uygulanacaktır. Çiftçimiz, sıkıştığı her anda, yanında Cumhuriyet Halk Partisini bulacaktır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu yasa çıktıktan sonra, artık, yabancı şirketler, doğal bir gen hazinesi olan ülkemizde, demin belirttiğim gibi, herhangi bir tohumumuzun biyoteknolojik yöntemlerle kazandıkları küçük bir özelliğini gerekçe göstererek patent hakkını olacaklardır.
Değerli arkadaşlar, açıkça ülkemiz aleyhine olan bu durum, belki size normal gelebilir; ama, bakın, demin de söyledim, siz, gerekirse, menfaat sağlayan bir firma için yasa çıkartmayı dahi düşünebiliyorsunuz. Bunlar yanlıştır değerli arkadaşlar.
Tekrar ediyorum: Bir iktidarın, uluslararası ilişkilerin bu kadar tesiri altında kalmasının, ileride, bu ülkeyi, telafisi imkânsız zararlara sürükleyeceğini göreceksiniz. Biz, her zaman uyarıyoruz; ama, siz, her defasında, bildiğinizi okuyorsunuz. Unutmayınız ki, tüm bunlar, Yüce Meclisin tutanaklarına geçmektedir. İleride de karşınıza çıkması kaçınılmaz olacaktır.
Sayın Bakanım... Sayın Tarım Bakanı burada yok ama, adaleti sağlamakla yükümlü Sayın Adalet Bakanı aracılığıyla...
AHMET YENİ (Samsun) - Millî Savunma Bakanı...
KEMAL SAĞ (Devamla) - Sayın Millî... O da değişmiş efendim, sürekli değişiyor; o da değişmiş. O yüzden, Sayın Bakan aracılığıyla, Sayın Tarım Bakanına bir olayı arz etmek istiyorum.
Sayın Bakanım, siz, daha önce, bundan epeyce bir süre önce, ama, 2006 yılı içerisinde, Çukurova'da ve diğer bölgelerde, havadan zirai ilaçlamaya yasak getirdiniz. Bu yasak sonucunda...
80
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Sağ, lütfen toparlar mısınız.
Buyurun.
KEMAL SAĞ (Devamla) - Bu yasak dolayısıyla, ülkemizde, 20 civarında zirai ilaçlama firması, 100 civarında uçak ve buna mümasil, pilot ve personel işsiz kaldı. Biz, Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Mustafa Özyürek ve ben, size bu konuyu sorduk, ama, hiçbir şekilde yeterli bir cevap vermediniz. Bu yetmedi, konuya bir çözüm de üretmediniz. Siz çözüm bulamayınca, Çukurova çiftçisi kendine göre bir çözüm üretti. Ne yaptı: Mevcut traktörlerin şeklini ve amortisörlerini değiştirerek uzun ayaklı, çok büyük bir böceğe benzeyen bir motor yaptı ve bununla ilaçlama yapmaya kalktı, ama, bu da olaya çözüm getiremedi.
Sayın Bakanım, siz, Türkiye'de üretim planlaması yapmıyorsunuz. Hangi bölgede, ne kadar ürün üreteceğinizi belirlemiyorsunuz, çiftçiyi buna göre yönlendirmiyorsunuz. Sonra da kalkıp ekolojik şartları korumak için havadan zirai ilaçlamayı yasaklıyorsunuz. Çiftçiye bu yapılır mı Sayın Bakanım?
Çiftçinin sizin için ne kadar güzel düşündüğünü, ne kadar güzel fikirler beslediğini, acaba, ilgililer size aktarıyorlar mı? Eğer aktarmıyorlarsa, lütfen, Çukurova çiftçisiyle yakın temasa geçin ve bu düşünceleri öğrenin. Eğer, bunu da yapmazsanız, şunun şurasında çok kalmadı, en geç oniki ay sonra öğreneceksiniz.
Son bir konuya değineceğim Sayın Bakanım.
ASIM AYKAN (Trabzon) - Birlikte...
KEMAL SAĞ (Devamla) - Evet, siz de öğrenin lütfen, sizin de öğrenmeniz lazım.
ASIM AYKAN (Trabzon) - Herkes öğrenecek.
KEMAL SAĞ (Devamla) - Çünkü, narenciyede ihracat primini hâlâ açıklamadınız.
ASIM AYKAN (Trabzon) - Niye?..
KEMAL SAĞ (Devamla) - Eğer, bu yıl da narenciye dalında kalırsa, üretici perişan olursa, herhalde, bunun vebalini biz çekmeyeceğiz, siz çekeceksiniz Beyefendi.
Onun için, bu düşüncelerle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sağ.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Birlik Hakem Kurulu ve görevleri
MADDE 33.-
BAŞKAN - Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutup işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 33. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Yaşar Tüzün Ferit Mevlüt Aslanoğlu A.Kemal Deveciler
Bilecik Malatya Balıkesir
Osman Kaptan Hüseyin Ekmekcioğlu Ahmet Yılmazkaya
Antalya Antalya Gaziantep
M. Vedat Melik M. Mesut Özakcan
Urfa Aydın
Birlik Hakem Kurulu ve görevleri
Madde 33.- Birlik Hakem Kurulu, alt birliklerin kendi üyeleri arasından iki yıl için seçecekleri, konu uzmanı en az üç temsilciden oluşur. Seçilen temsilci sayısı kadar da yedek temsilci seçilir. Temsilcilerin birliklerden çıkması, çıkarılması, ölümü, istifası hallerinde yerlerine yedek temsilciler Hakem Kuruluna katılır. Hakem Kurulu ve görevleri ile ilgili usul ve esaslar Birlik Tüzüğünde belirlenir.
Hakem Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Birlik ve alt birlikler, alt birlikler ve üyeleri ile alt birlik üyeleri ve üçüncü kişiler arasında ortaya çıkacak ihtilafları uzlaşma, arabuluculuk ve hakemlik yoluyla çözmek.
b) Birliğin uluslararası uzlaşma, arabuluculuk ve hakemlikle ilgili yükümlülükleri çerçevesindeki görevlerini yürütmek.
c) Çalışma raporlarını Genel Kurula sunmak.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞCİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
81
BAŞKAN - Önerge üzerinde Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Tüzün.
YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 33 üncü maddesinin değiştirilmesiyle ilgili vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, önergede istediğimiz durum, Birlik Hakem Kurulu alt birliklerin kendi üyeleri arasından seçecekleri iki kişinin, iki yıl arayla değil, üç yıl arayla seçilmesini istiyoruz. Bu konuda verdiğimiz önergeye sizlerden destek ve katkı bekliyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bugün, bu Yüce Çatı altındaki konuşmaların da birçoğunu, Başkanlık Divanı Üyesi olarak, dinleme şansımız oldu. Ancak, özellikle belirteyim ki, Sayın Bakanımızın konuşmalarına tanıklık ettim, maalesef, Tarım ve Köyişleri Bakanımızı tanımakta zorlandım. Gerçekten, bugün, özellikle iftar öncesi, çok sinirli, çok agresif ve çok bencil bir konuşma yaptı. Değerli arkadaşlar, Sayın Bakanımız, bugün, bu kürsüde yapmış olduğu konuşmada, kendisini, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Tarım ve Köyişleri Bakanı olarak hiç görmedi; aksine, AKP'nin bir il başkanı gibi, bir ilçe başkanı gibi konuşmalarda bulundu. Sayın Bakanım, siz, eski görevinizin etkisi altında kaldınız herhâlde! Siz, kendinizi, hâlâ, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Veteriner İşleri Müdürü mü zannediyorsunuz? Siz, konuşmanızda, defalarca -tutanaklardan baktım- tam oniki defa "AK Parti Hükûmeti" diye hitap etti. Değerli arkadaşlar, bu Hükûmetin adı AK Parti Hükûmeti mi, soruyorum, soruyorum, bileniniz var mı? Bu Hükûmetin adı, Türkiye Cumhuriyeti'nin 59'uncu Hükûmeti; herkes, böyle bilmek ve böyle konuşmak zorunda. Özellikle, Türkiye Cumhuriyeti'nin 59'uncu Hükûmetinin bir Bakanının böyle konuşması hiç yakışmadı.
ZAFER HIDIROĞLU (Bursa) - Aynı zamanda, AK Parti Hükûmeti...
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, elbette, tüm Türkiye'nin köylerinden sorumlu. Siz, Türkiye'nin tarımından sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin et ve balığından sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin hayvancılığından sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin arazi işlerinden sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin Toprak Mahsulleri Ofisinden sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin Atatürk Orman Çiftliğinden sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin meyveciliğinden sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin narenciyesinden sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin zeytinciliğinden sorumlusunuz; siz, Türkiye'nin tohumculuğundan sorumlusunuz; söylediğiniz her söz devleti bağlar, Hükûmeti bağlar.
Değerli arkadaşlarım, burada, iftar öncesi Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Orhan Sür'ün değindiği konuyu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Değerli arkadaşım dedi ki: "Bu akşam iftar yemeğini Dedeman Otelinde vereceksiniz." Elbette her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ve her Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin bakanının, her yerde, her istediği ortamda iftar yemeğine katılması veyahut başka toplantılara katılması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak "bu toplantının, bu iftar yemeğinin ücretini kim ödeyecek" dediğinde, siz kalkıp burada cevap veremediniz ve üstelik, iftara bir saat kala, Dedeman Otelinde yaptırmış olduğunuz rezervasyonu iptal ettirdiniz, gittiniz başka restoranda yemek verdiniz. Tabii ki verebilirsiniz, bundan doğal bir şey yok. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Bakanı bunu böyle, bu Yüce Çatı altında açıklamamalıydı değerli arkadaşlar. O nedenle, Sayın Bakanın bu konuşmasını ve bu tavrını burada kınıyorum.
BAŞKAN - Sayın Tüzün, lütfen toparlar mısınız, buyurun.
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; geçtiğimiz aylarda Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının yapmış olduğu bir faaliyet raporu kitapçığı elimize geçti. Burada Sayın Bakanlık veyahut Bakanlık mensuplarının ve Bakanın dört yıllık yapmış olduğu hizmetlerin tanıtımını gerçekleştirmiş, yani yapılan hizmetleri bir kitapçık halinde toplamış ve yapılan hizmetlerde, baktım ki, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının dört yıllık süre içerisinde yaptıkları var. Ancak, bu kitapçıkta, bundan önceki Sayın Bakanımız Sami Güçlü'nün hiçbir fotoğrafı ve lehinde hiçbir haberi yoktur. Hem dört yıllık icraatları anlatıyorsunuz hem de sizden önceki, bir önceki Bakan arkadaşınıza haksızlık yapıyorsunuz. Bu, ne kadar bencil olduğunuzun ve ne kadar vefasız olduğunuzun bir göstergesidir. (CHP sıralarından alkışlar) O nedenle, biz, bu ülkede, Türk köylüsüne ve Türk çiftçisine kimin ne kadar hizmet ettiğini en iyi şekilde biliyoruz değerli arkadaşlar.
Sayın Bakana buradan bir sorum daha olacak. Zannediyorum kendileri yok; ama, Genel Kurul tutanaklarından okuyunca göreceklerdir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 14 Mayıs tarihi tüm dünyada Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır. 14 Mayıs 2006 tarihinde, Türkiye'nin hiçbir yerinde Dünya Çiftçiler Günü kutlaması ve etkinliği yapılmadı. Neden yapılmadı biliyor musunuz; çünkü, Tarım ve Köyişleri Bakanı, bakan olarak görevinin başında değildi; Adalet ve Kalkınma Partisinin kongresinde misafir konuşmacıydı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tüzün, lütfen buyurun.
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - İşte, sizin Bakanlığınızın ve Bakanınızın, Türk çiftçisine, dünyada Çiftçiler günü olarak kutlanırken 14 Mayısın, ne kadar önem verdiğinin, ne kadar değer verdiğinin en büyük göstergesini, 14 Mayıs 2006 tarihinde hep birlikte gördük. Bu nedenle, Türk
82
köylüsüne ve Türk çiftçisine bunca sıkıntısının ve sorununun içerisinde değer verilmeyişinin en büyük göstergesini 14 Mayıs 2006'da görmüş olduk.
Değerli arkadaşlarım, burada, bakanlık ve milletvekilliği tartışması ve yarışması anlayışı içerisinde, bugüne kadar hiçbir konuşma yapmadım. Her zaman konuşmalarıma ve sözlerime dikkat etmeye çalıştım; ancak, bugün itiraf edeyim ki, çok üzgün olabileceğimiz birçok olaya şahit oldum.
Kırşehir Milletvekilimiz Sayın Bayındır "bu konuda elimde belge var, bu konuda elimde mahkeme kararı var" dediği halde, Sayın Bakanın "getir bu mahkeme kararını" dediği halde burada olmayışı ve bu kararı getiren arkadaşın belgesini sunmasına müsaade etmeyişini de bir kez daha kınıyorum.
HACI TURAN (Kırşehir) - Kırşehir'de öyle bir şey yok.
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, biraz da seçim bölgem Bilecik'ten bahsedeyim.
BAŞKAN - Lütfen, Sayın Tüzün...
HACI TURAN (Kırşehir) - Kırşehir'de öyle bir şey yok.
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; sözlerimi toparlıyorum.
Bilecik İli'nde, başta Gölpazarı İlçemizde, Osmaneli İlçemizde, Söğüt İlçemizde ve İnhisar İlçesinde, 2003 yılından bugüne kadar, 2006'nın bahar ayına kadar yaşanan, başta kuraklık, don ve doğal afet olaylarında tutulan raporların daha hiçbiri yerine getirilmemiştir. Buradan, Bilecik halkı adına istirhamım şudur: Bu afetteki tutulan raporların, en kısa zamanda...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tüzün, lütfen... Teşekkür için açıyorum Sayın Tüzün, lütfen...
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, son cümle olarak şunu söylüyorum: Biz, Türk köylüsünün, Türk çiftçisinin yanındayız. Benim bizzat vermiş olduğum ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun da onaylamış olduğu kanun teklifinin en kısa zamanda yerine getirilmesini talep ediyoruz. Talebimiz şudur: Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasından ve tarım kredi kooperatiflerinden Türk köylüsünün ve çiftçisinin almış olduğu kredilerin...
BAŞKAN - Sayın Tüzün...
YAŞAR TÜZÜN (Devamla) - ...1 yıl ertelenmesi konusunda talebimiz var. Bakanlığı bir kez daha buradan uyarıyorum, bu kanun teklifinin en kısa zamanda Genel Kurula gelmesini talep ediyorum.
Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Tüzün.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Birliğin gelir ve giderleri
MADDE 34. -
BAŞKAN - Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 662 sıra sayılı Kanun Tasarısının 34. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Hüseyin Ekmekcioğlu A. Kemal Deveciler M. Mesut Özakcan
Antalya Balıkesir Aydın
Osman Kaptan M. Vedat Melik Ahmet Yılmazkaya
Antalya Şanlıurfa Gaziantep
Birliğin gelir ve giderleri
MADDE 34.- Birliğin gelirleri şunlardır:
a) Genel Kurul tarafından 17 nci maddedeki sınırlar çerçevesinde belirlenecek giriş aidatı ve yıllık aidatlar ile alt birliklerin her yıl brüt gelirlerinden ayıracakları en yüzde onu oranında ödeyecekleri katılım payı,
b) Yatırım, ortaklık ve işletme gelirleri ile laboratuvar ve benzeri tesis gelirleri,
c) Fuar, organizasyon, reklam, tanıtım ve yayın gelirleri,
d) İsim hakkı, logo, tohumluk etiketi, sözleşme ücretleri, hakemlik, arabuluculuk, danışmanlık, eğitim ve toplantı gelirleri,
e) Taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen gelirler,
f) Yetkisinde bulunan işlemlerle ilgili izin, yetki belgesi ve tasdik ücretleri,
g) Faaliyet konuları ile ilgili diğer gelirler.
(a) Bendi hükmü uyarınca, Birlik Genel Kurulu tarafından belirlenen en az yüzde on oranındaki katılım payı, Birlik Yönetim Kurulunun belirleyeceği bankalardan birine Birlik adına, alt birlik tarafından yatırılır. Katılım payları, bir önceki yıl net gelirleri üzerinden hesap edilerek, izleyen yılın mart, haziran, eylül ve aralık aylarında eşit dört taksitle ödenir. Zamanında ödenmeyen katılım payları kanunî faiz ile birlikte tahsil edilir.
Birliğin giderleri, bu Kanun kapsamında verilen görevler ile kuruluş amaçları çerçevesinde yürütülen görevlerinin ifasına yönelik faaliyetlerle ilgili giderlerdir.
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
83
TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI VAHİT KİRİŞÇİ (Adana) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN - Önerge üzerinde, Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Deveciler.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 662 sıra Sayılı Tohumculuk Kanunu Tasarısı'nın 34 üncü maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Bu maddeye göre, birliğe genel kurul tarafından giriş aidatı maddemizde en az yüzde 10'u, bütçe gelirlerinin, brüt gelirlerinin yüzde 10'u oranında ödeyecekleri bir katılım payı var. Bunu yüzde 5'e, çok olduğu için yüzde 5'e düşürülmesini talep ediyoruz.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben, bir konuyla ilgili, seçim bölgemdeki bir konuyla ilgili, zeytinle ilgili bazı şeyler söylemek istiyorum. Balıkesir, körfez bölgesi, 250 bin insanımızın yaşadığı ve yüzde 70'inin gelir kaynaklarının zeytinden olduğu, zeytinle geçim sağladığı bir bölge.
Burada 12 000 000'a yakın bir ağaç var ve dünyanın en güzel en nefasetli zeytinyağları buradan elde ediliyor; ama, şunu da söylemek istiyorum: Buradaki zeytin üreticisi mağdur. Tarım Bakanını bana şikâyet ediyorlar. Neden şikâyet ediyorlar; burada Zeytin Zararlılarıyla Mücadele Birliği adında Türkiye'de kurulu tek bir birlik var, Türkiye'de başka bir birlik yok, kanunla kurulmuş bir birlik. Bu, 12 000 000 zeytin ağacının ilaçlamasını yapan bir birlik. Bu birliğin gelirleri sadece ilaçlamadan sonra oradaki zeytin üreticisinden ağaç başına alınan bir ücret. Bugüne kadar gelen tüm tarım bakanları... Burada ilaçlamada kullanılan Ziray adlı bir ilaç var -cezbedici- Bu Ziray ilacı sadece Tarım Bakanlığı tarafından üretilmekte, özel sektörde böyle bir ilaç yok. Yani, bu birlik bu ilacı Tarım Bakanlığından almak mecburiyetinde; ilaç, yılda da 350 milyar lira civarında tutuyor. 1 trilyon lira da -uçakla ilaçlama yapıyorlar- uçak kirası ödüyorlar; aşağı yukarı 1 trilyon 350 milyar lira; ama, ne yazık ki, ilk defa, bu sene, Tarım Bakanımız bu birliğe yardımcı olmadı.
Bundan evvelki Tarım Bakanımız Sami Güçlü'ye körfez zeytin üreticileri adına teşekkür ediyorum. Ziray ilacının bedelini almamıştır, zeytin üreticisine bir destek olarak, hibe olarak vermiştir. Geçen sene Tarım Bakanı Mehdi Eker geldiğinde ilacın 50 milyar liralık kısmını zar zor aldık. Bu sene de 350 milyar liralık ilacı istedik; çok gariptir ki -çünkü, özel sektörde olsa, birlik, vadeyle, senedini, çekini verip alacak; ama, özel sektör de üretmiyor devlet üretiyor- Aynen şunu dediler birliğe: "Önce parayı yatırınız, ondan sonra biz bu ilacı ürettirelim." Böyle saçma şey olur mu arkadaşlar? Nerede kaldı Tarım Bakanlığı, nerede kaldı zeytin üreticisini destekleme? Alt tarafı 350 milyar. Ondan sonra "efendim, teminat mektubu verin" o da olmadı. bizim takiplerimiz neticesinde kasım ve aralık ayına Zar zor iki tane çek alınarak -birlik başkanının özel çeki alınarak- bu birliğe bu ilaç verildi. Bakınız, ilaçlama bir hafta on gün geç olarak başlatıldı. Şimdi, bu arada ilaçlama olmadığı takdirde burada bir kere nefasette, asitte, büyük asit çıkacak. Zeytin, yeşil zeytin ve siyah zeytin, sofralık zeytinde büyük zarar oluyor. Zeytin sineği vurduğu zaman, o zeytin ilaçlama yapılmadığı için iflah etmiyor ve 90 trilyon lira zeytin üreticisinin cebinden bir para çıkıyor arkadaşlar.
Bakın, 0,5 dizyem yağı geçen sene 6 milyon liraya sattılar. Eğer bu ilaçlama yapılmasaydı 10 dizyem yağ çıkacaktı, 10 dizyem yağ 4 milyon liradan, 3,5 milyon liradan zor satılacaktı. 1 tonda 2,5 milyar lira para; yani, 2 ton imal eden zeytincinin zararı 5 milyar liradır arkadaşlar ve burada, bu bölgede 90 trilyon liralık bir zarar oluyor. Kaldı ki, nereden geliyor bu zarar; Tarım Bakanlığının 350 milyar liralık bir ilacı vermemesinden geliyor. Bu sene on gün geç yapıldı, inşallah, zarar biraz aza düşer; ama, Tarım Bakanlığı, herhalde, fındık üreticisine yaptığını zeytin üreticisine de yapmak istiyor.
Yine, Tarım Bakanlığının almış olduğu bir destekleme var, dönüm başına 250 milyon lira. Dönüm başına 250 milyon lira zeytin ağacı dikenlere destekleme veriliyor; yani, 1 dönümde 250 milyon, 10 dönümlük arazisine 2,5 milyar. Zaten, 10 dönümün altındakilere de destekleme vermiyorlar. Şimdi, ama, burada bir kota konmadı.
Bakınız, biz, Zeytin Komisyonu olarak, Güneydoğu Anadolu'ya, Doğu Anadolu'ya gittik...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Deveciler, lütfen toparlar mısınız; buyurun.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Her yerde Gemlik zeytini dikiliyor arkadaşlar. Şimdi, Gemlik zeytininin yetişeceği iklim şartları ayrıdır. Bunun önüne geçilmesi lazım, taban araziye, sulak araziye zeytin ağacı dikilmemesi lazım. Bu, ancak yamaç arazilere, dağdaki arazilere verilmesi lazım. Bu düzenlemenin bu şekilde yapılmasını istiyorum, değiştirilmesini istiyorum; ancak amacına ulaşacaktır. Herkes kendi bildiği gibi, her valilik, her özel idare kendi bildiği gibi hiçbir zaman için böyle zeytin fidanı dağıtmaması lazım.
Yine, ben, burada dikkatinizi çekmek istiyorum. Bakınız, aynı özelleştirme yaptığınız gibi, Millî Emlak'ın Zeytin dikimine elverişli arazilerini de yağmalattırıyorsunuz.
84
Ayvalık'ta Çakmak Köyü ve Kırcalar Köyü merasında bulunan 2.050 dönüm araziyi İstanbul'dan Gürsoy A.Ş. firmasına devredilmek üzere arkadaşlar. Ben, geçen hafta Ayvalık'ta bu köylerdeydim, köylü isyanda. Köylü diyor ki: Madem verilecekse, madem zeytin dikilecekse, neden köylülere verilmiyor diyorlar arkadaşlar. Çakmak Köyü ve Kırcalar Köyü buna talip. Lütfen, devletin malını peşkeş çekmeyelim, öncelikle oradaki köylülere verelim.
Hem 2 bin dönüm araziyi bunlara bedava vereceğiz hem de bunların üzerinden dönüm başına 250 milyon lira da destekleme alacaklar arkadaşlar, 500 milyar lira devlet bunlara bir de teşvik verecek. Böyle şey olmaz!
Ben, buradan, Sayın Bakan'ımın, Sayın Grup Başkan Vekili'min de dikkatini çekmek istiyorum, bu konuyla ilgili lütfen ilgileniniz. Lütfen, bu malı, İstanbul'daki bir holdinge... Kimlerin tanıdığı, kimlerin tanımadığı, yandaş mı, değil mi, artık onu bilemiyorum; ama, oradaki köylüye vermenizi istiyorum, köylü isyanlarda. Lütfen, bunun teminini istiyorum. Böyle bir işlemin de durdurulmasını istiyorum.
Yine, Küçükdere Köyü var Havran'ın, 1992 yılında altın aranmasıyla ilgili bir izin alınmış Madencilik Yasa'sına göre. 2002'ye gelmiş...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Deveciler, lütfen...
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Başkanım bitiriyorum.
BAŞKAN - Lütfen Sayın Deveciler...
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Önemli bir konu Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Teşekkür için...
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Bir dakika Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Deveciler, ek süreyi de verdim, lütfen; teşekkür eder misiniz.
Buyurun.
Teşekkür için açıyorum Sayın Deveciler.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Bu maden işleri Koza Limitet Şirketine geçmiş ve de ben burada bunu açık ve net olarak söylemek istiyorum: Fetullahçılara yakın bir şirket, burası peşkeş çekilmek isteniyor ve 4086 sayılı Yasa'nın 5'inci maddesi, zeytin alanlarına 3 kilometre mesafe olmasına rağmen ihlal ediliyor. Burada bununla ilgili gerekli hukukî işlemler yapılmakta.
BAŞKAN - Sayın Deveciler, lütfen...
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Lütfen, bununla ilgili de gerekli işlemin yapılmasını istiyorum.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Deveciler.
ASIM AYKAN (Trabzon) - Doğru bir cümle değil o cümle!
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Koza limitet Şirketi, Fethullah şirketi...
ASIM AYKAN (Trabzon) - İftira etmeyi çok iyi biliyorsun!
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 22.48
YEDİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 22.54
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7'nci Birleşiminin Yedinci Oturumunu açıyorum.
662 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3. X Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı 662) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
5'inci sıraya alınan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekilleri İstanbul Milletvekili Ali Topuz, İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Samsun Milletvekili Haluk Koç ile Anavatan Partisi Grup Başkan Vekili Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu'nun; Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporunun görüşmelerine başlıyoruz.
85
Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ali Topuz, İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Samsun Milletvekili Haluk Koç ile Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu'nun; Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/868) (S. Sayısı: 1240) (x)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Komisyon raporu 1240 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Teklifin tümü üzerinde söz isteyen, gruplar adına söz talebi? Yok.
Şahısları adına, İnci Özdemir...
İbrahim Hakkı Birlik, Şırnak Milletvekili...
Mustafa Nuri Akbulut, Erzurum Milletvekili...
İsmail Bilen, Manisa Milletvekili...
Ünal Kacır, İstanbul Milletvekili...
İrfan Riza Yazıcıoğlu, Diyarbakır Milletvekili...
Cemal Uysal, Ordu Milletvekili...
Haluk Koç, Samsun Milletvekili...
Ümmet Kandoğan, Denizli Milletvekili...
Mehmet Eraslan, Hatay Milletvekili...
Sayın vekillere teşekkür ediyorum.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, yeni 1'inci madde ihdasına dair bir önerge vardır. Malumları olduğu üzere, görüşülmekte olan tasarı ve teklife konu kanunun, komisyon metninde bulunmayan, ancak tasarı veya teklif ile çok yakın ilgisi bulunan bir maddenin değiştirilmesini isteyen ve Komisyonun salt çoğunlukla katıldığı önergenin üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açılacağı İç Tüzüğün 87'nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüdür. Bu nedenle, önergeyi okutup, Komisyona soracağım. Komisyon önergeye salt çoğunlukla, 13 üyesiyle katılırsa, önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açacağım. Komisyonun salt çoğunlukla katılmaması halindeyse, önergeyi işlemden kaldıracağım.
Şimdi, önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun teklifine aşağıdaki maddenin 1 inci madde olarak eklenmesini ve sonraki madde numaralarının teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.
Salih Kapusuz Ali Topuz Süleyman Sarıbaş
Ankara İstanbul Malatya
Madde 1- 10.06.1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 6 ncı maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
"Her seçim döneminin son toplantı yılının 20 Temmuz günü seçimin başlangıç tarihidir ve Kasım ayının ilk Pazar günü oy verilir."
BAŞKAN - Komisyon önergeye yeterli çoğunlukla katılıyor mu?
ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) - Sayın Başkanım, çoğunluğumuz var, katılıyoruz.
BAŞKAN - Sayın Hükûmet?..
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Komisyon önergeye salt çoğunlukla katılmış olduğundan, önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açıyorum.
Söz isteyen?.. Yok.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
1'inci maddeyi 2'nci madde olarak okutuyorum:
MADDE 2- 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 26 ncı maddesinin (b) bendinin birinci cümlesinde yer alan "Siyasî Partiler" ibaresi "Siyasî Partiler ve Bağımsız Adaylar" olarak, (d) bendi ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"d) Bağımsız adaylar, son sıradaki siyasî partiden sonra yer alır. Bir seçim çevresinde birden fazla bağımsız aday varsa, sıra aralarında çekilecek kura ile belirlenir. Başta ve ortada bağımsız adayın
86
adı ve soyadı yazılır. Belirli bir aralık veya çizgiden sonra çapı iki santimetre olan bir boş daire basılır ve bunların altı çizilir. Birden fazla bağımsız aday sütunları arasında, yarım santimetre ve iki çizgi ile belirlenmiş bir aralık bırakılır.
BAŞKAN - Söz isteyen?.. Yok.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
3'üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3- 2839 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Seçmen, "Evet" mührünü sadece tercih ettiği siyasî partiye veya varsa yalnızca oy vermek istediği bağımsız adaya ait özel daire içine basmak ve oy pusulasını zarfa koymak suretiyle oyunu kullanır."
"Seçmen, "Evet" mührünü bastığı siyasî partiye veya bağımsız adaya oy vermiş sayılır."
BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
4'üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 4- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
5'inci maddeyi okutuyorum:
MADDE 5- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Teklifin tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Teklif kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.
Sayın milletvekilleri, birleşime 10 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 23.01
SEKİZİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 23.13
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
----- 0 -----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 nci Birleşiminin Sekizinci Oturumunu açıyorum.
6 ncı sıraya alınan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan vekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 245 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporunun ikinci görüşmelerine başlıyoruz.
.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 245 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/869) (S. Sayısı: 1238 ve 1238'e 1 inci Ek) (x)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükûmet yerinde.
Sayın milletvekilleri, teklifin birinci görüşmeleri 10.10.2006 Salı günü saat 23.08'de tamamlanmıştı.
Bilindiği gibi, anayasa değişiklik tekliflerinin ikinci müzakerelerinde, gerek teklifin tümü üzerinde gerekse maddeleri üzerinde görüşme açılmamakta, yalnızca maddeler üzerinde verilmiş değişiklik önergeleri görüşülmekte, birinci görüşmede üzerinde değişiklik teklifi bulunmayan bir madde hakkında ikinci görüşmede önerge verilememektedir.
Teklifin birinci görüşmesinde herhangi bir önerge verilmemiştir. Bu nedenle, şimdi, teklifin 1 inci maddesini okutup, gizli oya sunacağım:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ
HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
MADDE 1.- 7.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki "Otuz" ibaresi "Yirmibeş" olarak değiştirilmiştir.
87
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, oylamaya başlamadan önce oylamanın yöntemiyle ilgili olarak bazı açıklamalarda bulunacağım.
Anayasanın 175 inci ve İçtüzüğün 94 üncü maddeleri gereğince, anayasa değişiklik tekliflerinin maddelerinin ve tümünün kabulü, üye tamsayısının en az beşte 3 çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür; yani, teklifin maddelerinin ve tümünün kabulü için en az 330 kabul oyu gerekmektedir. Genel Kurulun 5.7.1995 tarihli 134 üncü Birleşiminde oylanarak kabul edilen Başkanlık tezkeresi uyarınca, anayasa değişiklik teklifinin ikinci görüşmesinde;
1- Yapılan oylamada 330'un altında oy alan madde, birinci oylamada aldığı oy ne olursa olsun, kesin olarak reddedilmiş olacak ve düşecektir.
2- Yapılan oylamada 330'un üzerinde oy alan maddeler, birinci oylamada aldığı oy 330'un altında da olsa kabul edilmiş olacaktır.
3- Yapılan oylamada maddeler, 330'un ve 367'nin üzerinde oy almış olsalar da, tümünün oylamasında 330'un altında oy alırsa, teklifin tümü kesin olarak reddedilmiş olacak ve düşecektir.
4- Yapılan oylamada maddelerin bir kısmı 330'un üzerinde, fakat, 367'nin altında oy almış ol-sa, bir kısmı da 367'nin üzerinde oy almış olsa, tümünün oylamasında teklif, 367'nin üzerinde oyla ka-bul edilirse, teklifin hiçbir maddesi kendiliğinden halkoylamasına sunulmayacaktır. Aynı durumda, tümünün oylamasında teklif, 367'nin altında oyla kabul edilirse, teklifin tümü kendiliğinden halkoylamasına su-nulacaktır.
Gizli oylamanın ne şekilde yapılacağını da arz ediyorum:
Komisyon ve hükûmet sıralarında yer alan Kâtip Üyelerden komisyon sırasındaki Kâtip Üyeler, Adana'dan başlayarak Denizli'ye kadar (Denizli dahil) ve Diyarbakır'dan başlayarak İstanbul'a kadar (İstanbul dahil), hükümet sırasındaki Kâtip Üyeler ise, İzmir'den başlayarak Mardin'e kadar (Mardin dahil) ve Mersin'den başlayarak Zonguldak'a kadar (Zonguldak dahil), adı okunan milletvekiline biri beyaz, biri yeşil, biri de kırmızı olmak üzere 3 yuvarlak pul ile mühürlü zarf verecek ve pul ve zarf verilen milletvekilini ad defterinde işaretleyecektir. Milletvekilleri, Başkanlık kürsüsünün sağında ve solunda yer alan kabinlerden başka yerde oylarını kullanmayacaklardır.
Vekâleten oy kullanacak bakanlar da, yerine oy kullanacakları bakanın ilinin bulunduğu bölümde oylarını kullanacaklardır.
Bildiğiniz üzere, bu pullardan beyaz olanı kabul, kırmızı olanı ret, yeşil olanı ise çekimser oyu ifade etmektedir.
Oyunu kullanacak sayın üye, Kâtip Üyeden 3 yuvarlak pul ile mühürlü zarfı aldıktan ve adını ad defterine işaretlettikten sonra kapalı oy verme yerine girecek, oy olarak kullanacağı pulu burada zarfın içerisine koyacak, diğer 2 pulu ise ıskarta kutusuna atacaktır.
Bilahara oy verme yerinden çıkacak olan üye, oy pulunun bulunduğu zarfı Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne konulan oy kutusuna atacaktır. Oylamada adı okunmayan milletvekiline pul ve zarf verilmeyecektir.
Sayın Kâtip Üyeler yerlerini aldılar mı?
Şimdi, gizli oylamaya Adana İlinden başlıyoruz.
(Oyların toplanılmasına başlandı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Anayasanın Bir Maddesinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Teklifinin İkinci Tur oylamalarında, Devlet Bakanı Ali Babacan'a Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'e Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e Devlet Bakanı Nimet Çubukçu vekâleten oy kullanacaktır.
(Oyların toplanılmasına devam edildi)
BAŞKAN - Oyunu kullanmayan sayın milletvekilleri var mı? Yok.
Sayın milletvekilleri, oylama işlemi bitmiştir.
Oy kupalarını kaldıralım.
(Oyların ayrımı yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 245 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin 1 inci maddesinin gizli oylama sonucu:
Kullanılan oy sayısı : 451
Kabul : 414
Ret : 23
Çekimser : 5
Boş : 8
Geçersiz : 1
Böylece, 1'inci madde kabul edilmiştir.
88
2'nci maddeyi okutuyorum:
Madde 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına sunulması halinde oylanır.
BAŞKAN - 2'nci maddenin gizli oylamasına başlıyoruz.
Adana'dan itibaren okutuyorum:
(Oylar toplandı)
BAŞKAN - Oylarını kullanmayan sayın milletvekilleri lütfen oylarını kullansınlar. Ayrıca, Kâtip Üyeler de lütfen oylarını kullansınlar...
Oylama işlemi bitmiştir.
Lütfen, kupaları kaldıralım.
Sayın görevliler, lütfen, hiçbir sayın milletvekilimize pul ve zarf vermeyelim.
(Oyların ayırımı yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 245 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin 2'nci maddesinin gizli oylama sonucu:
Kullanılan oy sayısı : 446
Kabul : 413
Ret : 26
Çekimser: 2
Boş: 3
Geçersiz: 2
Böylece, 2'nci madde kabul edilmiştir.
Şimdi, Teklifin tümünün gizli oylamasına başlıyoruz.
Adana İlinden itibaren okutuyorum:
(Oylar toplanıldı)
BAŞKAN - Oylarını kullanmayan sayın milletvekilleri lütfen oylarını kullansınlar. Sayın kâtip üyeler de lütfen oylarını kullansınlar.
Oylama işlemi bitmiştir; lütfen kupaları kaldıralım.
(Oyların ayırımı yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekilleri Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 245 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin tümünün gizli oylama sonucu:
Kullanılan oy sayısı : 445
Kabul : 413
Ret : 19
Çekimser : 3
Boş : 5
Geçersiz : 5
Böylece, teklif kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.
Sayın milletvekilleri, Genel Kurulumuz bugünkü birleşimde de yoğun bir mesai yaparak, gençlerimize Parlamentomuzun güveninin göstergesi olan seçilme yaşının 25'e indirilmesine ilişkin Anayasa değişikliğini ve milletvekili Seçim Kanunu'yla ilgili teklifi kanunlaştırarak tarihî günlerinden birini yaşadı.
Gecenin bu geç saatlerine kadar büyük bir dikkat ve fedakârlıkla çalışmalara katılan tüm siyasî partilerimize, grup başkan vekillerine, milletvekillerimize, basın ve televizyon çalışanlarına, kavaslara, teknik personele, Tutanak ve Kanunlar ve Kararlar personeline ve Başkanlık Divanına teşekkür ediyorum ve iyi geceler diliyorum.
Böylece, sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularını sırasıyla görüşmek için, 17 Ekim 2006 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati: 00.40
89
TBMM 22. Dönem 5. Yasama Yılı 7. Birleşim Tutanağı (12/Ekim /2006 Perşembe- 5.Gün)
Diğer:
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı 3. Birleşiminde görüşülen Tohumculuk Yasası'nın (04/Ekim /2006 Çarşamba- 1.Gün) Görüşme Tutanağı
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı 4. Birleşiminde görüşülen Tohumculuk Yasası'nın (05/Ekim /2006 Perşembe- 2.Gün) Görüşme Tutanağı
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı 5. Birleşiminde görüşülen Tohumculuk Yasası'nın (10/Ekim /2006 Salı- 3.Gün) Görüşme Tutanağı
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı 6. Birleşiminde görüşülen Tohumculuk Yasası'nın (11/Ekim /2006 Çarşamba- 4.Gün)Görüşme Tutanağı
|