ULUKIŞLA SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİ'NE DİRENİYOR Yazdır E-posta
Pazartesi, 22 Mart 2010

Image

ULUKIŞLA SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİ’NE DİRENİYOR

Ulukışla’da siyanürle altın işletme girişimlerine karşı düzenlenen mitinge katılan iki bin beş yüz kişi  “Susma Haykır Siyanüre Hayır” dedi. Mitinge köy meclisleri dışında sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de katıldı. Ulukışla otogarından, Ulukışla Kervansarayı’na kadar yapılan yürüyüşe ilçe dışından da katılım gerçekleşti. 

Altın işletmesi kurmak isteyen maden şirketine karşı uzun bir süredir mücadele veren Hasangazi, Porsuk, Beyağıl, Maden, İlhan, Tekneçukur, Emirler, Gümüş, Alihoca ve civar köy halkı 20 Mart 2010’da gerçekleştirdikleri miting ile altın işletmesi istemediklerini belirttiler.

Maden Yasası’na Karşı Tek Yürek

Mitingte sık sık “Siyanürcü şirket memleketi terk et”, “Ölüler altın takamaz”, “Ne Bergama ne Ulukışla siyanüre karşı omuz omuza”, “Ölmek Var Dönmek Yok”, “Susma Haykır, Siyanüre Hayır”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” sloganları atıldı. Altın’cı Filo Defol, Denizlerimizi Aldınız Derelerimizi Asla, Siyanüre Hayır, Yaşam Bizimdir gibi dövizlerin daşındığı miting saat on ikide başladı.

“Toprağına Suyuna Vatanına Sahip Çık! Siyanüre Hayır!” sloganıyla düzenlenen mitingde Hasangazi Köy Meclis Başkanı Hüseyin Özçelik yaptığı konuşmada, Meclis gündemine getirilen Madencilik Kanunu’nun mahkeme kararlarını hiçe sayacak nitelikte olduğunu, bu yasaya karşı hep birlikte mücadele edilmezse; siyanürlü altın madenciliği sonucunda köyleri terk etmek zorunda bırakılacaklarını vurguladı.  Özçelik’den sonra söz alan Porsuk Köy Meclisi Başkanı Bülent Erdem, Köylülerin yaşama haklarına saygı duyulmadığını, hukuk kurallarının şirketlerin lehine yorumlandığının altını çizdi ve siyanürün yaratacağı tahribata dikkat çekti. Maden Köyü adına söz alan, Ercan Özgüler ise Siyanür, arsenik gibi kimyasalların bu işletme ile hayatlarına gireceğini, bunun sonucunda önce arıların sonra da tüm canlı yaşamının olumsuz etkileneceğini vurguladı. “Havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için hep birlikte mücadele etmeliyiz, bu tehdit tüm bölgeyedir” diyen Özgüler’in ardından söz alan Av. Fevzi Özlüer, “davları avukatların değil halkın kazandığını” belirtti. Özlüer, “beş kişi ile çıkılan yolda şimdi beş bin kişi olduklarını, tekel direnişi gibi haklı ve güçlü bir mücadele yaratan tüm Ulukışla köylülerinin bu mücadeleyi kazanacaklarını, kendi öz örgütlerini yaratan bu halkın direnerek kazandığını”, vurguladı.

Tehdit tüm bölgeye

Bölgedeki halkı bölmek için iş vaadi teklif edildiğinin altını çizen İl Genel MECLİSİ Üyesi Birol Önder, Ulukışla halkı her türlü baskı ve tehdide karşı “yaşamak için direnmeye devam edecek” dedi. Bölge’de Maden işletme alanı olarak Hasangazi Köyü dışında, Porsuk Köyü’nde iki, Gümüş Köyü’nde iki, kirazıyla ünlü Darboğaz Kasabası’nda dört, Ulukışla’da iki, Maden Köyü’nde üç bölgenin gösterildiği belirtildi. Önder’in ardından, Maden Köyünde yaşayan ve Selanik göçmeni olan 80 yaşındaki Ümmühan Meydan söz alarak topraklarını tehdit eden şirkete karşı sitemlerini miting katılımcılarıyla paylaştı. Topraklarını siyanürcü şirketlere peşkeş çektirmeyeceklerini söyleyen Meydan uzun süre alkışlandı.

On İki Eylül Sonrası İlk Miting

On iki Eylül Sonrası Ulukışla’da gerçekleştirilen bu ilk mitinge, siyasi partiler dışında Eğitim Sen, Niçek, İçaçep, Ulukışla Çarşı Grubu, Ulukışla Meslek Yüksek Okulu öğrencileri yürüyüşe pankartlarıyla katıldı. Mitinge, Mersin, Adana, Niğde dışında Ankara, Yalova, İstanbul gibi illerden gelen katılımcılar da vardı. Miting sonrası, köylüler geldikleri araçlarla köylerine geri döndü.

Ekolojistler.org\Ulukışla

Image 

 
< Önceki   Sonraki >