Yeni Kapitalizmin Rüzgârları (Metin MÜNİR) Yazdır E-posta
Salı, 26 Haziran 2007

Uluslararası kapitalizm şekil değiştiriyor. Türkiye'ye yönelik rekor yabancı sermaye girişinin arkasındaki esas neden bu değişimdir.

 Özelleştirmeler, bankaların, sigorta şirketlerinin, orta boy ve büyük ü-retim şirketlerinin yabancılar tarafından satın alınması, İstanbul'un merkezindeki bazı gayrimenkullerin astronomik fiyatlara satılması hep bu olgunun sonuçlandır.
Hükümet, yabancı sermaye yatı-nmlanndaki artışı salt kendi ekono-
mik politikalarının bir sonucu olarak görmek istiyor* Ekonominin 2001'den beri istikrara kavuşmasının bu gelişmelerde rolü yok değil.
Ama esas olgu u-luslararası kapitalizmdeki başkalaşımın yarattığı iklim değişikliğinin bize yansıttığı finansal hava durumudur. Bu hava durumunu biz yaratmadık. Şemsiyesiz yağmura yakalanan biri gibi, sadece sonuçlarını yaşıyoruz.
Ve buna benzer gelişmeler sadece bizde olmuyor. Amerika Birleşik Devletlerinden Avrupa Birliğine, Brezilya'dan Rusya'ya, Çin'den Hindistan'a her yerde yeni kapitalizm rüz-gârlan esiyor.
Kapitalizmin geçirdiği değişimin arkasındaki en büyük neden, devasa boyutlarda ulaşan uluslararası likiditedir. Bazı devletlerin ve zenginlerin e-linde astronomik miktarlarda serbest
para birikti. Bu para, kamı gurulda-yan bir dev gibi, yatırım ve faiz anyor.
Geçen 25 yıl içinde Baü'da, özellikle ABD'de, muazzam bir sermaye birikimi meydana geldi.
Çin'in dış ticaret fazlasından biriktirdiği rezerv miktan 1,200 trilyon dolar civanndadır.
Beş sene önce varili 25 dolar olan pej/olün 70 dolara çıkması, petrol ü-reten ülkelerin kasalarında havadan 1,800 trilyon dolar depoladı.
Bütün bu fonlar faizleri düşürerek / global ekonomik aktiviteye müthiş bir ivme verdi.
Uluslararası finans dünyasında hiçbir şey eskisi gibi değil ve olmayacak. Yatırım bankacılığı, ortaya çıktıklarından beri bankaların esas faaliyet alanı olan ticari bankacılık faaliyetlerini arka plana itmeye başladı.
Bankalar kadar büyük işler yapan private eqıity (özel sermaye) şirketleri, hedge fund\ar var.
Derivatives, option features ve swaps gibi doğru dürüst Türkçe çevirileri bile bulunmayan finansal enstrü-
manlar, yüz trilyonlarca dolarlık hacimlere ulaştı.
Baü'da bu tür faaliyetlerden bir yıldan az sürelerde dolar milyarderi olan birçok insan var.
Geçen yıl şirket satın almalan ve birleşmelerinin toplam değeri 4,000 trilyon dolara yakındı. Artık hiçbir şirket, satın alınamayacak kadar büyük değildir.
Sermaye sahibi, önem sırasında endüstriyel üretim yapanın önüne geçti.
Saniyesinde haberleşmeyi mümkün kılan teknolojik gelişmeler ve Türkiye gibi uzun yıllar kapalı olan e-konomilerin liberalleşmeyle dünyaya açılmalan, bu olgulara zemin hazırlayan diğer unsurlardır.
Türkiye'ye 2005-2006'da giren 30 milyar civarındaki yabancı, toplamın içinde bir damla olmakla beraber, büyük gürültü kopardı. Şirketlerimiz elden gidiyor! Ama daha işin başındayız. İç istikrar sürer, uluslararası hava bozulmazsa yabancılar satın alınabilecek bütün şirketleri alabilirler.

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

kaynak: milliyet

 
< Önceki   Sonraki >